Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Perakende sektöründe ürün kayıpları 128 milyar dolara ulaştı

Editör
murat keklik
Abone Ol:

Küresel Perakende Hırsızlık Barometresi’ne göre, 2013 yılında global perakende sektörünün 9,9 trilyon USD olan cirosu, mağaza hırsızlığı ve kötü niyetli personel gibi nedenlerle %1,29 (128 Milyar USD) kayba uğradı.

4 coğrafi bölgedeki 24 ülkede, toplam 744 milyar USD ciroya sahip 222 perakendeciyle gerçekleştirilen “Küresel Perakende Hırsızlık Barometresi”ne göre, 2013 yılında perakende endüstrisi, mağaza ve personel hırsızlığı, tedarikçi hataları ve idari hatalar nedeniyle, 128 milyar USD’lik (satışların %1,29’u) kayıp yaşadı. Fire yönetimi, ürün bulunurluğu ve tekstil etiketleme çözümleri alanında dünya lideri olan Checkpoint’in desteğiyle, bu yıl 13.’sü hazırlanan rapora göre, satışlardaki %1,29’lik fire oranı, bir önceki yıla oranla %4,8’lik düşüş sergiledi. Ocak – Aralık 2013 dönemini kapsayan çalışmaya göre en düşük fire oranları sırasıyla, Norveç (%0,83), Japonya ile İngiltere (%0,97) ve Türkiye’de (%0,99) kaydedildi. Türkiye, 1,626 milyon dolarlık ürün kaybı maliyeti ile en iyi ülkeler arasında gösterilirken, en yüksek fire oranına sahip ülkeler, Meksika (%1,70), Çin (%1,53) ve ABD (%1,48) oldu. 2013 yılında birçok ülkede fire oranlarında yaşanan azalmanın nedeni olarak, ürün güvenlik sistemlerine yapılan harcamalar gösterildi. Kayıp önlemede en etkili yöntem olan kaynakta etiketleme çözümlerinin kullanımı global olarak artışa geçerken, özellikle ABD’deki perakendeciler satışların yüksek olduğu yılbaşı, bayram, okula dönüş dönemlerinde bu yöntemi kullanarak maksimum kayıp önledi.

Perakende Hırsızlığı Türkiye’de Geriledi
Türkiye’de 2011 yılında 2.020 milyar dolar (satışların %1,63) olan fire maliyetinin, 2013 yılında 1,626 milyon dolara (%0,99) gerilediği saptandı. Türkiye’de ürün kayıplarında yaşanan azalma en çok gıda perakendeciliğinde görülürken, bu düzelmenin en büyük nedeni olarak yine ürün güvenlik sistemlerine yapılan yatırımlar gösterildi. Checkpoint’in 1998’den beri Türkiye temsilciliğini yürüten Detay Güvenlik A.Ş. Kurucusu ve Genel Müdürü Murat Keklik, “Fire yönetiminde etkin bir yöntem olan EAS (Elektronik Ürün Gözetleme) sistemleri ile müşterilerimizin kayıplarını önleyen çözümler sunarak, karlılıklarını arttırıyoruz” dedi.
En Çok Çalınan Ürünler
Rapora göre en çok çalınan ürünler arasında; tekstil ürünleri, mobil aksesuarları gibi kolay saklanabilecek/satılabilecek ürünler yer alıyor. Diğer sık çalınan ürünler ise, elektrikli el aletleri, akıllı telefonlar, mücevherler, kozmetik ve cilt bakım ürünleri, alkollü içecekler ve gurme gıda ürünleri. Rapora göre, hacklenme ve gizlilik ihlalleri gibi hırsızlık dışı faktörler nedeniyle oluşan kayıplar da bu yıl arttı. EFT güvenlik protokollerinin ihlali ile tüketicilerin kredi kartı verilerinin elde edilmesi için hedef seçilen perakende sektörü, bu gibi dış hırsızlık faktörleri nedeniyle de büyük kayıp maliyetleri yaşadı.

En Çok Hırsızlık Yılbaşı ve Bayramlarda Oluyor
Global perakende firesinin %67’si mağaza hırsızlığı ve kötü niyetli personel kaynaklı. Türkiye’de ise kayıpların %42,6’sı mağaza hırsızlığı, %33,7’si ise personel hırsızlığı olarak ölçüldü. Diğer bir faktör ise, idari hatalardan kaynaklanan (fiyatlandırma hataları, muhasebe hataları ve hatalı işlemler vb.) kayıplar. Ürün kayıpları en çok yılbaşı ve bayram gibi yoğun satış dönemlerinde yaşanırken, hırsızlığın en yüksek olduğu mağazalar, İndirim Marketleri (%2,65) ve Kırtasiyeler/Ofis Store’lar (%1,60) oldu. En düşük fire oranları ise Elektronik/Elektrikli Eşya Mağazaları (%0,50) ile Oyuncak Mağazaları’nda (%0,65) görüldü. Global gıda perakendeciliğinde ise, Süpermarketler/Marketler’de %1,20, Hipermarketler/Büyük Perakende Mağazalarında ise %0,85 oranında kayıp yaşandı.

Detay Güvenlik: “Ürün kayıpları, kar marjlarını %40 oranında düşürüyor”
Türkiye’nin 81 ilinde, yıllık toplam 25 milyar TL ciroya sahip 3000’in üzerinde farklı noktadaki müşterilerine hizmet veren Detay Güvenlik A.Ş, gıda perakendeciliğinde fire yönetimi alanında Türkiye’de sektör liderliğini üstlenmiş durumda. Fire yönetiminde müşterilerinin ihtiyaçlarına teknolojik ve yaratıcı çözümler sunduklarını belirten Detay Güvenlik Genel Müdürü Murat Keklik, “Perakendeciler uzun vadeli stratejilere odaklanırken, günün ‘kayıp’larını da en iyi şekilde idare etmeliler. Fire yönetimi, hırsızlığı önlemenin çok ötesinde, elektronik cihazlar ve know-how ile kayıpları azaltarak, karlılığı artıran bir sistem. Bu noktada doğru yöntemlerin uygulanması için öncelikle kayıpların nereden kaynaklandığının belirlenmesi gerekiyor. Böylelikle, kayıp maliyetlerinde ciddi düşüşler sağlanabiliyor. Detay Güvenlik olarak EAS (Elektronik Ürün Gözetleme) sistemlerinin verimli şekilde kullanılması için uygulamalı eğitimler vererek, müşterilerimizin envanterlerini ve firelerini en iyi şekilde yönetmelerine katkıda bulunuyoruz. 1998 yılından bu yana, fire yönetiminde dünya lideri olan Checkpoint’in Türkiye’deki temsilciliğini yürütüyoruz. Bu sayede Checkpoint’in uluslararası standartlardaki kalitesini, uzman teknik ve hizmet ağımızla, Türkiye’nin her yerine 365 gün, 24 saat hizmet vererek ulaştırabiliyoruz.” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Dev satın alma tamamlandı

Editör

Yazar:

CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.

Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.

Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”

Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.

Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.

Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı

Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.

Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:

“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”

Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:

“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”

CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:

“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.

Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.

Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.

Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.

Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.

Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.

Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”

Yeni CEO Hatice Evren kimdir?

CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.

2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi.  2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.

Devamını Oku

Genel Haberler

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma

Editör

Yazar:

İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.

Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.

Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.

Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.

İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr

Devamını Oku

Genel Haberler

Müşteri ilişkilerinde yapay zeka devrimi

Editör

Yazar:

Küresel pazar verilerine göre, müşteri ilişkileri yönetimi dünyada en hızlı büyüyen yazılım segmenti olmayı sürdürürken pazar büyüklüğünün 2026 yılında 126,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırım getirisinin (ROI) her 1 dolarlık harcama için yaklaşık 8,71 dolar kazanç sağladığı bu yeni ekonomik düzende, veri odaklı stratejiler bir tercih olmaktan çıkarak her ölçekteki işletme için stratejik bir gereklilik haline geliyor. Özellikle hiper-kişiselleştirme ve deneyim ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde, müşterinin bir sonraki adımını tahmin edebilen yapay zeka destekli sistemler rekabetin ana belirleyicisi konumunda bulunuyor.

Nitekim Nobel ödüllü davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “hızlı ve yavaş düşünme” teorisine göre insan kararlarının yaklaşık yüzde 95’i bilinçaltında ve anlık şekilleniyor; yalnızca yüzde 5’i bilinçli bir akıl yürütmeden geçiyor. Geleneksel CRM sistemleri ise büyük ölçüde bu yüzde 5’lik katmanı, yani müşterinin ne aldığını kaydedebiliyor; kararın arkasındaki asıl tetikleyiciyi, nedeni ise büyük ölçüde kaçırıyor.

Yapay Zeka destekli müşteri yönetiminin kurumsal gelecekteki rolünü vurgulayan OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, konuyu şu sözlerle özetliyor: “CRM sistemleri sayesinde uzun süredir müşterilerimizin davranışsal verisini yüksek doğrulukla gözlemleyebiliyoruz. Müşterilerin neye, ne zaman, ne kadar ve ne sıklıkta para harcadığını ölçebilir durumdayız. Makine öğrenmesi tabanlı modellerle bir sonraki satın alma davranışını tahmin edebiliyor, ‘ne satın alabilir?’ sorusuna güçlü cevaplar üretebiliyoruz.”

Geleneksel yöntemlerin kurumsal veriyi analiz etme yeteneğine sahip olduğunu ancak arka plandaki derin motivasyonu çözme noktasında yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirten Dal, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük Dil Modelleri (LLM) artık bu süreci kökten değiştiriyor; müşteri etkileşimlerini sayısal verilerin ötesine taşıyarak anlamsal veri olarak işliyor. Sohbet kayıtları, çağrı merkezi transkriptleri, e-posta içerikleri ve sosyal medya mesajları aracılığıyla müşterinin gerçek ‘niyetini’ ve motivasyonunu kavramak artık mümkün hale geliyor. Böylece CRM sistemleri, sadece davranışsal hareketleri izleyen yapılar olmanın ötesine geçerek gerçek anlamda kurumsal motivasyonları anlayan yepyeni bir mimariye dönüşüyor. Örneğin bir müşteri ‘hafta sonu misafirlerim gelecek, glutensiz tarifler için neler önerirsin?’ diye sorduğunda, aslında yalnızca bir sepet değil; kalıcı bir beslenme hassasiyeti hakkında bilgi veriyor. Ya da bir kutlama için ürün ararken, taraftarı olduğu takımı ve katılmaktan keyif aldığı etkinlik türünü de bizimle paylaşmış oluyor. Bu bilgiyi elinde tutan perakendeci, müşterisini artık çok daha derinden tanıyor.”

AIR ile CRM teknolojileri öğrenen yapılara dönüşüyor

AIR Yapay Zeka Platformu, CRM sistemlerini yalnızca analiz yapan araçlar olmaktan çıkarıp sürekli öğrenen sistemlere dönüştürüyor. Geleneksel sistemlerde müşteri davranışının pasif olarak izlendiği dönem, yerini yapay zeka destekli aktif öğrenme süreçlerine bırakıyor. Kullanıcıdan gelen tüm bilgileri bağlamsal olarak ele alıp işleyen bu yeni mimaride; müşteri, ürün arama sürecinde satın alma gerekçesini kendi ifadeleriyle ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyor. Satın alma sürecine eşlik eden yapay zeka araçları, müşteriye doğrudan ‘Bu ürünü neden tercih ettiniz?’ diye sorarak bu kıymetli bilgiyi kurumsal hafızanın resmi ve sistematik bir parçası hâline getiriyor.

Obase AIR; yapay zekanın kurumlarda güvenli, anlamlı ve sürdürülebilir biçimde çalışabilmesi için gereken tüm bileşenleri tek bir mimaride bir araya getiren uçtan uca bir platformdur. Kurumun dağınık veri kaynaklarını, iş süreçlerini ve yapay zekâ modellerini ortak bir zeminde buluşturarak teknolojiyi operasyonların ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor.

Büyük dil modellerini (LLM) kurumun kendi verisiyle çalışacak şekilde konumlandıran platform, yapay zeka profesyonellerine genel geçer cevaplar üreten bir araç sunmanın ötesine geçerek kurumun bağlamını, terminolojisini ve müşteri gerçekliğini anlayan güçlü bir iş ortağına dönüşüyor. Güvenli veri yönetişimi, yapılandırılmamış veriyi anlamlandıran bağlamsal zeka yardımı ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyon bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bu bütünleşik ekosistemde kurumlar artık sadece ‘ne olduğunu’ değil, ‘neden olduğunu’ yani davranışın altındaki gerçek motivasyonu da anlayan, ölçeklenebilir ve kalıcı bir kurumsal yeteneğe kavuşuyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER