Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Ekim ayı üretici market fiyatları

Editör
Abone Ol:

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ekim ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını, girdi fiyatlarında yaşanan değişimleri ve tarımsal destekleme ödemelerini yaptığı görüntülü basın açıklamasında değerlendirdi.

Bayraktar, ekim ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 253 ile maydanozda görüldüğünü belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Maydanozdaki fiyat farkını yüzde 216 ile elma, yüzde 212,5 ile marul, yüzde 170 ile limon, yüzde 163,3 ile havuç, yüzde 159,2 ile salatalık takip etti.

Maydanoz 3,5 kat, elma 3,2 kat, marul 3,1 kat, limon 2,7 kat, havuç ve salatalık ise 2,6 kat fazlaya tüketiciye satıldı.

Üreticide 1 lira 64 kuruş olan maydanoz 5 lira 79 kuruşa, 4 lira 45 kuruş olan elma 14 lira 6 kuruşa, 4 lira 32 kuruş olan marul 13 lira 50 kuruşa, 8 lira 17 kuruş olan limon 22 lira 6 kuruşa, 4 lira 25 kuruş olan havuç 11 lira 19 kuruşa, 6 lira 25 kuruş olan salatalık ise 16 lira 20 kuruşa markette satıldı.”

Market fiyatları

“Ekim ayında markette 37 ürünün 31’inde fiyat artışı, 6’sında ise fiyat azalışı görüldü.

Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 33,4 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 30,6 ile salatalık, yüzde 29,3 ile kuru fasulye, yüzde 28,8 ile yeşil soğan, yüzde 26,7 ile kuru soğan, yüzde 23 ile kuru üzüm takip etti.

Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 10,2 ile sivri biber oldu. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 6,9 ile domates, yüzde 4 ile pirinç, yüzde 3,3 ile ayçiçek yağı, yüzde 3,1 ile toz şeker izledi.”

Üretici fiyatları

“Ekim ayında üreticide fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 15,4 ile kuru incir oldu. Kuru incirdeki fiyat düşüşünü yüzde 3,6 ile kuru fasulye, yüzde 3,3 ile elma izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 74 ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 41,5 ile domates, yüzde 35,4 ile ıspanak, yüzde 33 ile salatalık, yüzde 32,8 ile kabak, yüzde 22,5 ile limon, yüzde 20,6 ile maydanoz, yüzde 18,3 ile yeşil fasulye takip etti.

Ekim ayında üreticide 29 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4 üründe ise fiyat düşüşü görüldü. 4 üründe de fiyat değişimi görülmedi.”

Fiyat değişimlerinin sebepleri

“Kuru incirde talepteki azalma fiyatların düşmesine neden oldu.

Kuru fasulye ve elma arzındaki artıştan dolayı fiyatlar geriledi.

Sivri biber, domates, salatalık, patlıcan, kabak, marul ve yeşil fasulyede arzdaki azalma ürünlerin fiyatlarını yükseltti.

TMO’nun çeltikte üretici fiyatlarını artırması pirinç fiyatlarına yansıdı.

Havuçta yüksek fiyat, ürünün yeni sezona ait olması ve maliyetlerinin artmasından kaynaklandı.

Nohut fiyatındaki yükselişte ise ihracat artışı etkili oldu.

Yeşil soğan ve limon arzındaki düşüşler fiyatlara artış olarak yansıdı.”

“Tüketicilerimizin ucuz gıdaya ulaşmasının yolu, üreticilerimizin maliyetlerinin düşürülmesinden ve üretici ile tüketici fiyatları arasındaki makasın daralmasından geçiyor”

“Türkiye İstatistik Kurumu’nun ağustos ayı için yayımladığı Girdi Fiyat Endeksi’nde yer alan mazot, gübre, elektrik, tohum, ilaç ve yem fiyatlarında yaşanan önemli artışlar, tarım ürünleri üretici fiyat endeksini yüzde 142 oranında artırdı.

TÜİK verilerinde yer alan gübre endeksindeki artış yüzde 238’i, mazot endeksindeki artış ise yüzde 227’yi buldu.

Tarım üretici fiyatlarında görülen artışlar, girdi fiyatlarının yüksekliği sebebiyle artan maliyetlerden kaynaklandı. Tarımsal üretici fiyatlarındaki artışların çok üzerinde seyreden tarımsal maliyetlerdeki artışlar, çiftçilerimizin gelirlerinin düşmesine sebep oldu.

Diğer yandan, tüketicinin tarım ürünlerine ödediği fiyatlardaki artışın önemli bir kısmı üretici ile market arasındaki farktan kaynaklanıyor. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürmeden, üretici ile tüketici arasındaki fiyat makasını daraltmadan ve üreticilerimiz ürünlerinin pazarlamasında daha çok söz sahibi olmadan tüketicilerin de ucuz gıdaya ulaşması mümkün değildir.

Bunlar yapıldığı takdirde tüketiciye sağlanan faydanın yanında, Avrupa başta olmak üzere dünyada ürün talebinin arttığı bu dönemde dünya pazarlarındaki ürün ihracatında rekabet gücümüz artacak, üreticimiz ve ülkemiz kazanacaktır.”

Ekim ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarındaki değişim

“Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız verilere göre, ekim ayında, eylül ayına göre gübre fiyatları kalsiyum amonyum nitrat gübresinde yüzde 3,4, üre gübresinde yüzde 0,7 artarken, amonyum sülfat gübresinde yüzde 4,7, DAP gübresinde yüzde 3 ve 20.20.0 kompoze gübresinde ise yüzde 1,6 düşüş gösterdi.

Geçen yılın ekim ayına göre ise son bir yılda, üre gübresi yüzde 83, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 92,7, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 153, DAP gübresi yüzde 133, amonyum sülfat gübresi ise yüzde 72 oranında arttı.

Mazot fiyatı aylık olarak yüzde 14, son bir yıla göre ise yüzde 221 oranında arttı.

Besi yemi ekim ayında eylül ayına göre yüzde 1,3, süt yemi yüzde 1,4, son bir yılda besi yemi yüzde 107, süt yemi ise yüzde 109 oranında arttı.

Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 140 oranında arttı. Zirai ilaç fiyatları ise yıllık bazda yüzde 95 artış gösterdi.

Üreticilerimiz temel tarımsal ürünlerimizden olan buğday, arpa ve kırmızı mercimek ekimine başladı. Bu dönemde bu ürünler için önemli ölçüde gübre ve mazot kullanılıyor. Mazot ve gübre gibi iki maliyet kalemi üretim için oldukça önemlidir. Tedariklerinde yaşanacak kesinti tarımsal üretimi düşürecektir. Dolayısıyla bu girdilerin fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi üretime olumlu yansıyacak ve arz açığı verdiğimiz bu ürünlerde ülkemiz döviz kaybına uğramayacak, üreticilerimiz kazanacaktır. Kazanan üreticilerimiz de üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacaktır.”

Destekler sezon sonunda değil, sezon başında ilan edilmelidir

“2021/2022 sezonu tarımsal destekleme ödemeleri 20 Ekim 2022 tarihinde yani sezon bitmeye yakın açıklandı. En önemli tarım politikası aracı olan tarımsal desteklemelerde önemli olan; kalem bazında destek miktarlarının ürün ekimi ve dikiminden önce ilan edilmesidir.

Örneğin, 18 üründe 2021/2022 dönemi için açıklanan prim desteklerinde çay dışında artış olmadı. Bunu baz alan üreticilerimiz kalan 17 ürünün üretiminden uzaklaşacaktır. Bu ürünlerin birçoğu arz açığı verdiğimiz ürünlerdir. Bunların üretimlerinin ön plana çıkarılması ve üretim planlarına dahil edilmesi gerekiyor.

Bunun gibi yem bitkilerine verilen desteğin de artırılmamasının hayvansal üretime sekte vurmasının ihtimal dahilinde olduğu göz ardı edilmemelidir.

Doğrusu şudur ki, 2022/2023 üretim sezonuna başlayacağımız bugünlerde çiftçinin önünü görebilmesi açısından en azından kışlık ekimi yapılan ürünler için 2023 destekleri açıklanmalıdır.

Diğer yandan, gübre ve mazotta 2022 destek ödemelerinin öne çekilmesi önemli bir gelişmedir.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

A101 sosyal medyada zirveye yerleşti

Editör

Yazar:

Marketing Türkiye ve BoomSonar iş birliği ile Deloitte Türkiye’nin uzman katkılarıyla gerçekleştirilen Brandverse Awards’da bu yılki değerlendirme süreci tamamlandı. A101, “Veri Analitiği Ödülleri” bölümü altında yer alan “Zincir Marketler” kategorisinde aldığı Altın Ödül ile sosyal medya dünyasındaki liderliğini sürdürdü.

Yıl boyunca markaların sosyal medya performanslarını tarafsız ve veriye dayalı olarak değerlendirilmesiyle hazırlanan SocialBrands sosyal medya marka indeksi sonuçlarının katkılarının da dahil olduğu SocialBrands Veri Analitiği Ödülleri’nde A101, sosyal medyada gösterdiği üstün performansla dikkat çekerek altın ödülü kazandı.

A101 Pazarlama Müdürü Yeliz Yahşi Bilgiç, elde edilen başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: “Brandverse Awards’da geçtiğimiz yıllarda da ödül kazanmış bir marka olarak, bu yıl da liderliğimizi sürdürerek tekrar Altın Ödül’e layık görülmek bizim için büyük bir gurur. Her geçen gün gelişen dijital çağı yakından takip ederek; başarılarımızı sürdürmek ve yenilerini eklemek aynı zamanda müşterilerimizi memnun etmek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği geçen tüm takipçilerimize, ekip arkadaşlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Nuri Şapkacı: Yanlış ciro beyan edenleri biz ne yapacağız?

Editör

Yazar:

ECE Türkiye Eş Genel Müdürü ve COO’su Semet Yolaç Canlıel ile ECE Türkiye Eş Genel Müdürü ve CFO’su Nuri Şapkacı, Birleşik Markalar Derneği (BMD) yönetim kurulu ve markaların ‘AVM’lerde fahiş kira artışları, aidatlarda suistimal ve uyarlama davalarında hile’ gibi birçok iddiasına cevap verdi. Semet Yolaç Canlıel, “Biz şeffafız. Genelleme yapmak doğru bir şey değil” derken aynı zamanda Alışveriş merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı da olan Nuri Şapkacı ise, “Biz onların beyan ettikleri ciroları bakanlığa denetlettiremiyoruz. Bakanlığın mevzuatında böyle bir şey yok. Yanlış ciro beyan edenleri biz ne yapacağız? Onlar bizi denetlettirebiliyor. Cirolarını kaçıran insanlar kamudan da bir şeyler kaçırıyorlar. Ciro kaçıranlar tespit edildiğinde bize fesih hakkı verilsin o zaman” diye konuştu.

AYD Başkanı Şapkacı, ortak alanlar ile ilgili Ticaret Bakanlığı’nın mevzuatı olduğunu hatırlatarak, şu görüşleri paylaştı: “Her sene bütün yatırımcılar tescilli kamu denetçisi tarafından denetlenmek zorunda. Ben denetleniyorum, tüm detayların yazıldığı raporları da zamanında tüm perakendecilere gönderiyorum. Eğer bunu yapmayan herhangi bir yatırımcı varsa bakanlık ceza ne ise kessin. AVM’lerde ortak alan giderlerinde metrekare başına 50 TL suistimal yapılıyor dediler. Bunu nasıl tespit etmişler? Tüm kurumları suçlamış durumdalar. Şimdi ben de ‘Tüm perakendeciler cirolarını doğru beyan etmiyor’ desem doğru olur mu? Olmaz, ama beyan etmeyenler var. Burada bir tek biz değil kamu da kaybediyor. Maalesef bakanlığın mevzuatında bu tarz durumlar için denetim mekanizması yok. Biz ne yapalım?”

Bazı yatırımcıların ortak alan masraflarının yüzde 40’ını kendi cebinden ödediğini dile getiren Şapkacı, “Yüzde 70’ini ödeyen bile var” dedi.

Uyarlama davası konusunda hileli uygulama iddiası için ise AYD Başkanı Şapkacı şu görüşleri dile getirdi: “Perakendeciler AVM’ye girdiklerinde genelde ortalama 5 yıllık sözleşme yapılıyor. Son zamanlarda TÜFE’deki artışının nerelerde kaldığı çok açık. Rayiçler yukarı çıktı ama yatırımcılar artışlarını yapamadılar. Yatırımcılar da ‘Çok düşük kaldı, ben bu kirayı istiyorum’ diyor. Bunu kiracı ödemek zorunda mı, değil. Hakim yatırımcıdan da kiracıdan da uygulama örnekleri istiyor. Kendisi de başka AVM’lerden bilgi istiyor. Hakim bu şekilde genele bakıyor ve rayici de yüzde 10-15 aşağıda belirliyor. Biz perakendecilerin yüzde 90’ı ile anlaşıyoruz. Onlar bizim iş ortaklarımız. Ama rasyonel olarak oturmayan, irrasyonel davrananlar da bizim geçici kiracılarımız. Bizim 2 bin 500 kontratımız var ama mahkemeleştiğimiz sadece 2-3 insan var.”

Devamını Oku

Genel Haberler

BMD’den AVM’lere şeffaflık talebi!

Editör

Yazar:

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) Başkanı Sinan Öncel, geçtiğimiz hafta içinde perakende yazarlarıyla bir araya geldi. Toplantıya Yönetim kurulu üyeleri Roberto Bravo Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Akgün, Karaca Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karaca, Faik Sönmez Yönetim Kurulu Başkanı Mete Sönmez, TAB Gıda Genel Müdürü Özgür Çetinkaya ve BMD Genel Sekreteri Levent Yalçın katıldılar.

Öncel, sektörün en önemli sorunlarını fahiş kira artışı, suistimal edilen aidatlar ve referans fiyat uygulaması olarak sıraladı. Öncel’in açıkladığı bilgiye göre perakende sektörünün yüzde 90’ında sabit kiranın yanında ciro kirası ödeniyor. Yani bir marka bir mağaza için 100 bin TL kira ödüyor ise yine ortalamada cirosunun yüzde 8’i kadar da ciro kirası veriyor.

Yasal kira artış oranının 12 aylık TÜFE ortalaması olmasına rağmen yüzde 400’ü aşan artış talepleri ile karşılaştıklarını dile getiren Öncel, “Mülk sahipleri ‘Ya kirayı artırın ya da çıkın, yoksa uyarlama davası açarız’ tehdidi ile geliyor. Markalar çok ciddi yatırım yapmış. Öyle bir anca çıkıp gidemez. Biz diyoruz ki kanun değişikliği olmalı ve ciro kirası varsa mülk sahibinin uyarlama davası açma hakkı olmamalı. Ciro kirası olan bir sistemde mülk sahibinin zarar etmesi mümkün değil” diye konuştu.

Öncel sektörde uyarlama davalarının sayısının hızla arttığını söyledi.  Kamar ise uyarlama davalarına emsal oluşturması için AVM’lerin yüksek kiralı yeni kiracı almaya başladığını ve bu şekilde rayiç bedellerin yüksek görünmesini sağladıklarını dile getirdi. Kamar, şöyle devam etti: “Yeni markalar AVM’lere yüksek kiradan giriyor. Bu markalar girdikten sonra AVM diğer markalara ‘Ben senin kiranı 300’den 600’e çıkardım’ diyor. Neden diye sorduğunuzda ‘Yanındaki 600 veriyor’ diyor. Uyarlama davasını bir yerden yakalıyor. Bu da art niyet. Türkiye’de bütün sektörlerde enflasyon fırsatçılığı başladı. Önlem alınmadığı takdirde ciddi sıkıntılar yaşanacak. Benim 15-16 ülkede mağazam var. Her ülkenin kendi parasıyla kira ödüyorum. Rusya’da hiç kimse kirayı 100 bin rubleden 300 bin rubleye çıkarıyorum demedi. Türkiye’deki yabancı AVM’ler de yurt dışında bir şey demiyor. Türkiye’de içlerinden canavar çıkıyor.”

Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Üyesi Yiğit Akgün ise Avrupa’da kira ücretlerinin Türkiye’nin altında olduğuna vurgu yaptı. Berlin’de en önemli ve turistik noktalarından birinde yer alan bir AVM’de de mağaza açtıklarını anlatan Akgün, “Bu AVM, pandemi sonrası inşa maliyetleri ile Mayıs 2023’te açıldı. İçinde 90 mağaza var. Bize de davet geldi. Metrekaresi 71 euro’ya mağaza kiraladık. İstanbul Bayrampaşa’da bir AVM’de Aralık ayında zam yaptık. Aradan dört ay geçti. Kiranın 4,5 katını istediler. Bu rakam 215 euro’ya tekabül ediyor. Burada bir fırsatçılık ekonomisi var. Buna göz yumarsak maliyet açısından başımıza çok büyük sıkıntılar çıkacak” diye konuştu.

Referans fiyat uygulamasının sektörde maliyetleri çok ciddi oranlarda artırdığına da değinen Öncel, şöyle devam etti: “Referans fiyat canımıza okuyor. Çok ciddi maliyet artışımız var. Ham maddeciyi korumak bütün yükü perakendeciye yüklemek olmamalı. İstihdam yaratın, üretimi artırın deniyor. Tamam yapalım ama biz bir ticaret ve geçiş ülkesiyiz. Turist satışları yüzde 10 iken bu yıl 3 ayda yüzde 4,03 oldu. Çünkü pahalıyız. Dolayısıyla referans fiyat konusu çözülmeden enflasyon ile ilgili sorunlarımız da çözülmez.”

Öncel, üçüncü önemli sorunlarının ortak alan giderleri olduğunu vurguladı ve şöyle konuştu: “Kimsenin kazancında gözümüz yok. Biz bu konuda AVM’ler şeffaf olsun diyoruz. Metrekare başına 380 TL alan AVM var. Bizce ortalama 225 TL olan metrekare başına ortak alan giderlerinin 50 TL’si suiistimal ediliyor. 14 milyon metrekarelik bir alandan söz ediyoruz. Bu da kaba bir hesapla yıllık 37 milyar 800 milyon TL olan AVM’lerin yıllık gelirinin 8,4 milyar TL’sinin suiistimale konu olduğu anlamına geliyor.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER