Genel Haberler
Türkiye perakende sektörünün büyüklüğü 2013 yılında 300 milyar doları aştı
Sektörün önümüzdeki 5 yılda ortalama %7 yıllık bileşik büyüme oranında büyümesi bekleniyor.
Deloitte Türkiye, perakende sektörünü mercek altına aldığı yeni raporunu yayınladı. Türkiye perakende sektörünün büyüklüğünün 2013 yılı sonu itibariyle 300 milyar doları aştığı belirtilen raporda, sektörün 2014-2018 yılları yıllık bileşik büyüme oranının %7 olacağı öngörülüyor. Raporda ayrıca süpermarket ve AVM’lerde kredi ve para kartlarla yapılan perakende alışverişlerinin ise son beş yılda ortalama %15 büyüyerek 2013 yılında 34 milyar dolarlık seviyeye ulaştığı belirtiliyor.
Raporu değerlendiren Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Başak Vardar konuyla ilgili olarak,“Türkiye ekonomisi zorlu geçen bir dönemde büyümeye devam etti. Organize perakendenin payındaki artış, şehirleşme ve genç nüfus nedeniyle değişen tüketim alışkanlıkları ve alternatif ödeme kanalları, tüketimdeki artışı tetikliyor. Sayısı her geçen gün artan AVM’ler ve hızla gelişen online pazar da perakende harcamalarını etkileyen unsurlar. Önümüzdeki dönemde perakendenin her alanının, ekonomik büyüme öngörülerinin üzerinde bir büyümeye sahip olacağını tahmin ediyoruz. Hem yerli hem yabancı yatırımcının sektöre olan ilgisi de kriz sonrası dönemin en üst seviyesinde. Perakende sektörü Deloitte’un en önde gelen uzmanlık alanlarından biri; bu alanda müşterilerimize her türlü danışmanlık hizmetini sunabilecek yetkinliğe sahibiz” dedi.
Gıda perakendeciliği %5 büyüyecek
Rapora göre, gıdanın %44 paya sahip olduğu perakendecilik sektöründe, organize perakendeciler de %55’lik paya ulaşarak, gıda dağıtım alanında liderliği ele almış bulunuyor. 2014-2018 yılları arasında yıllık bileşik büyüme oranının %5 olması beklenen sektörde, ucuzluk marketlerinin aktif büyüme stratejileri benimseyeceği ve sektör genelinde bir konsolidasyon olacağı değerlendiriliyor.
Diğer kategorilerde de büyüme hâkim
2013 yılında 51 milyar dolar hacme ulaşan ev perakendeciliği sektörünün, kentsel dönüşüm ve şehirleşme oranındaki artışa paralel olarak 2018 yılına kadar yıllık ortalama %6 büyümesi beklenirken, son yıllarda önemli ölçüde yatırımcı ilgisi çeken giyim ve ayakkabı kategorisi büyüklüğünün de önümüzdeki 5 yılda yıllık ortalama %8 büyümesi bekleniyor. Öte yandan, akıllı telefon ve dizüstü bilgisayar satışlarının başını çektiğini elektronik ürünler kategorisinin, 2013 yılında 16 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı ifade ediliyor. Son 5 yılda yıllık ortalama %40 büyüyerek 18 milyar dolarlık hacme ulaşan sanal ortam harcamalarının yaklaşık 4 milyar dolarını internet perakendeciliği harcamaları oluştururken, bu sektörün önümüzdeki dönemdeki potansiyeline dikkat çekiliyor.
AVM’ler büyümeyi tetikleyecek
Türkiye’deki perakende sektörünü birçok farklı açıdan masaya yatıran rapor, bu yıl AVM yatırımlarına odaklanıyor. Buna göre, son 10 yılda dört kat artarak 333’e ulaşan ülke genelindeki toplam AVM sayısının, 2015 yılı sonunda 409’a çıkması bekleniyor. Önümüzdeki yıllarda İstanbul’un AVM yatırımlarındaki öncü pozisyonunu koruyacağı ifade edilirken, Ankara ve İzmir gibi şehirlerde bir doygunluğa ulaşılacağı ve bu nedenle Marmara, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde Çanakkale, Edirne, İzmit, Mersin, Ordu, Sinop vb. gelişmekte olan şehirlerde AVM yatırımlarının hız kazanacağı öngörülüyor.
İnternet perakendeciliğine yatırımcılar yoğun ilgi gösteriyor
Son yıllarda sektörde artarak devam eden yerli-yabancı stratejik yatırımcı ve özel sermaye fon ilgisinin kriz sonrası dönemde işlem hacmi bakımından en yüksek seviyeye ulaştığına dikkat çekiliyor. Rapora göre, 2013 yılında perakende alanında toplam büyüklüğü 1,2 milyar dolar olan 31 adet işlem yapıldı. Bu işlemlerin 13 tanesi, finansal yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği internet perakendeciliği alanında gerçekleşti. Benzer şekilde, 2014 yılının ilk beş ayında perakende sektöründe üçü internet perakendeciliği olmak üzere toplam 12 adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştiği görüldü.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
