Firmalardan
Yellow Medya’dan perakendecilere fark yaratan hizmetler
Devir değişti. Artık tüketiciler, sahip olmak istedikleri ürün ve hizmetleri nereden alacaklarını bulmak için dijital ve mobil platformları kullanıyor.
Bu yüzden rakiplere göre daha bulunur olmak, aramalarda üst sıralarda yer almak, online haritalarda doğru noktada bulunmak markalar için büyük önem taşıyor. Bu bağlamda Yellow Medya’nın markalarının online, mobil, harita, navigasyon platformlarının yanı sıra sosyal medyadaki varlığını ve görünürlüğünü artıran ürünler geliştirdiğini söyleyen Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Reyhan Çelik, “Lokasyon bazlı pazarlama ve yerel arama çözümleri sunuyoruz. Bu sayede firmalar aranınca bulunuyor, bulundukça daha fazla müşteriye ulaşıyor ve daha çok kazanıyor” dedi.
Özellikle online ve mobil varlığı olmayan firmalara özel ürünler hazırladıklarını ve arama motorlarında oldukça yüksek performans sağlayan ürünler sunduklarını ifade eden Çelik, şu açıklamada bulundu:
“Yellow Medya`nın 7 ana ürün grubu bulunmaktadır. Yellow Web de bunlardan biri. Tüm Yellow Web ürünleri mobil cihazlara uyumludur. Böylece mobil cihazlarda bulunabilirlik ve sorunsuz görüntülenme sağlanır. Hem Türkçe hem de İngilizce olarak üretim yapıyoruz. Özel talep dahilinde farklı dillerde de web siteleri yapabiliyoruz. İhracat odaklı şirketler için ideal bir çalışma oluyor. Türkiye`nin en güncel ve en doğru firma rehberi Yellow.com.tr’de 1 milyon 340 bin endekslenmiş sayfa ve 700 binden fazla firma bilgisi bulunuyor. 650 kategorimiz var. Google’da ise 1 milyon 340 bin sayfamız endekslenmiş durumda. Dünyaca ünlü harita ve navigasyon firmaları ile anlaşmalarımız ve işbirliklerimiz bulunmakta.”
Güncel ve doğru bilgiler sağladıkları için dünyaca ünlü markaların Yellow Medya’yı tercih ettiklerini söyleyen Çelik, “Alışveriş merkezleri ve perakendecilerin Yellow Medya ürünleri ile hem harita platformlarında yer almalarını, hem de mobil uygulamalarını bir an önce geliştirmelerini öneriyoruz. Pazarlama trendleri buraya doğru ilerliyor. Örneğin iPhone Store Finder (Mağaza Bulucu) uygulaması ürünümüz ise markalara özel hazırlanmaktadır. Bu uygulama özellikle perakendeciler için ideal bir çözüm. Tüketiciler cep telefonlarından hem firma ile ilgili detaylı bilgi alabiliyor, hem de en yakınlarındaki marketleri, mağazaları görüntüleyebiliyor. Yellow Medya, birden fazla mağazası ya da şubesi bulunan firmalar için hazırladığı bu iPhone uygulamasıyla hem müşterilerin hayatını kolaylaştırıyor hem de uygulamanın sahibi firmalara prestij kazandırarak müşteri sadakatini artırmalarına yardımcı oluyor. Uygulama, son kullanıcıların belli bir markanın tüm satış ve hizmet noktalarını aynı anda ve aynı uygulama içinde listeleyebilmesini, belli bir bölgede aradığı satış/hizmet noktasını iletişim bilgileriyle birlikte bulmasını ya da GPS teknolojisi ile kendisine en yakın satış/hizmet noktasına ulaşmasını sağlıyor. iPhone Store Finder uygulaması, firma lokasyonlarının Google haritalar üzerinde kolayca rota çizilebilmesini sağlamak için iPhone’un dahili GPS fonksiyonunu kullanıyor. Bu sayede müşteriler, uygulamayı kendilerine sunan firmanın şehrin farklı bölgelerine yayılmış mağaza ve şubeleri arasında istedikleri bir bölgedekini ya da o an kendilerine en yakın olanı, haritada belirtilen rota ve yönlendirmeler aracılığıyla adres arama sorunu yaşamadan kolayca bulabiliyorlar” dedi.
3 boyutlu uygulama
Mağazaları, hizmet ve satış noktalarını tüm detayları ile Google Earth üzerinde üç boyutlu olarak internete taşıyarak, firmaların dünyanın her yerinden potansiyel müşterilerle buluşmalarına yardımcı olduklarını kaydeden Satış Eğitimi Pazarlama Uzmanı Gül Elitaş Araser, “Bu hizmetten yararlanan firmalar, ürün, hizmet ve satış noktalarını, ulaşım güzergahlarından bulundukları lokasyona kadar tüm detayları ile her gün milyonlarca kişi tarafından kullanılan Google Earth üzerinde üç boyutlu modellerle sunabiliyorlar. Google Earth üzerinden sunulan bu yeni nesil tanıtım ve pazarlama modeli, firmalar açısından çok önemli avantajlar sağlıyor. Başta perakende ve AVM’ler olmak üzere tüm sektörlerde uygulanabilir ve potansiyel müşterilerin dikkatini çekecek benzersiz bir teknolojiye sahip” diye konuştu.
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
Firmalardan
Çamlı Yem Besicilik A.Ş.’den açıklama var
- sayımızda yayımlanan Dosya Konumuzda Markam Danışmanlık yöneticisi Güven Borca, Yaşar Grubu şirketlerinden Çamlı Yem Besicilik’in satıldığı yönünde bir yazıyı gündeme getirmişti. Bu yazı sonrası Çamlı Yem Besicilik A.Ş. Yönetim Kurulu’ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Son günlerde, şirketimiz Çamlı Yem Besicilik’in satışına ilişkin olarak çeşitli mecralarda yer alan haber ve söylemler üzerine açıklama gereği duyulmuştur.
Söz konusu haber ve söylemler gerçeği yansıtmamakta olup, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.
Çamlı Yem Besicilik, tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin öncüsü olarak; deniz işletmesi, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yem işletmesi ve organik süt işletmesi ile, 40 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Faaliyetlerimiz, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda güçlü ve istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.
Şirketimizle ilgili doğru ve güncel bilgiler yalnızca resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Asılsız iddialara itibar edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
Firmalardan
Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem başlıyor
Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.
Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.
Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.
Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.
Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi
Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.
Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.
Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.
Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.
Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.
Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.
