Genel Haberler
Japon gıda firmalarının İstanbul çıkarması
Japonya gıda firmaları 18 Mart 2015 tarihinde gerçekleştirilen “JETRO Gıda Etkinliği İstanbul 2015″de olası ticari anlaşmalara yönelik temaslarda bulundu.
Japonya’nın büyük gıda firmaları “JETRO Gıda Etkinliği İstanbul 2015″de Türkiye’nin önde gelen ithalatçı firmaları, restoranları ve Japon mutfağı ile yakından ilgilenenlerle bir araya gelme şansı yakaladı.
Mövenpick Hotel Levent’te gerçekleştirilen etkinliğe; Sake (Fermente edilmiş pirinç şarabı), Japon çayı, işlenmiş sebze ürünleri, organic yeşil çay, sushi yapımında kullanılan çeşitli malzemeler, farklı baharatlar, sirke, çeşitli unlar, soslar ve şekerlemeler gibi ürünlerini tanıtmak amacıyla Ajinomoto, Gassan Shuzo, Gekkeikan Sake ve Kaneka gibi Japonya’nın önde gelen gıda firmaları katıldı.
Japon Dış Ticaret Teşkilatı (JETRO) İstanbul Ofisi Genel Müdürü Yasuyuki İSHİGA, söz konusu etkinliğin iki ülke arasında uzun yıllara dayanan dostluğun ve son yıllarda artan ticari ilişkilerin devamı niteliğinde olduğunun altını çizerek;
“Etkinlik çok verimli geçti ve gördüğümüz yoğun ilgiden çok memnun kaldık. JETRO olarak, Türkiye’de bütün Japon firmalarına, gerek belirli sürelerde ofis desteği, gerek yatırımlar gerekse hukuki alanda destek veriyoruz. Son yıllarda Japon firmaların Türkiye’ye ilgisi artıyor, hali hazırda Türkiye’de 160 adet Japon şirketi faaliyet gösteriyor. Gerçekleştirdiğimiz bu tür etkinlikler, Türkiye yatırımlarında öncelikle ortaklık şeklinde ilerlemeyi tercih eden Japon kuruluşları için olası işbirliklerinin ön adımlarını oluşturuyor” diye konuştu.
Ishiga; Japon firmalarının öncelikli olarak gıda, finans ve otomotiv sektörleri için Türkiye’de yatırım hedeflediklerini belirterek, “JETRO olarak tüm sektörlere yönelik hareket ediyoruz. 2013 yılında Japonya’dan Türkiye’ye toplam 493 milyon dolar doğrudan yatırım geldi, bu tutar bir önceki yıla göre 4,5 kat artışa işaret ediyor. Bu çok sevindirici ve geleceğe yönelik büyük umut veren bir durum” dedi.
Japon firmaları ile işbirliği yapmak isteyen Türk firmalara yönelik tavsiyelerini de paylaşan JETRO İstanbul Ofisi Genel Müdürü Yasuyuki İshiga şunları söyledi: “Japonları iyi anlamak gerekiyor, Türk firmalarına 2 ülke arasındaki çalışma yöntem ve prosedürlerindeki farkları göz önünde bulundurarak sabırlı olmalarını tavsiye ediyoruz. Japon firmaları karar verirken uzun dönemli düşünüyor, bu da zaman alıyor.
Türkiye, Japon firmalar için 2 şekilde cazibe teşkil ediyor. İlk olarak gıda, otomotiv gibi sektörlerde yatırım yapılarak Türkiye ve çevresindeki ülkelere ihracatın artması ile Türkiye bölgesel merkez olarak görülüyor Türkiye’nin diğer bir avantajı ise tüketici pazarının büyümesidir. Türk insanının gelir düzeyi artmakta, bu sayede Türk tüketicisinin yeni düşüncelere, yeni ürünlere açık ve ilgili olmaya başladığını düşünmekteyiz. Bu doğrultuda da Japon yatırımlarının Türkiye pazarı ilgisi artarak devam edecektir.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
