Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

TouchMalls mobil uygulamalarıyla AVM’leri cebe taşıyor

Editör
Abone Ol:

AVM’lere özel tasarlanan TouchMalls Kiosk ve Mobil Uygulamaları hem firmalara hem de kullanıcılara büyük avantaj sağlıyor.

Kullanıcıların cebine AVM’yi taşımayı başaran uygulama ziyaretçilere alışılmışın dışında bir alışveriş deneyimi yaşatıyor.

Mobil G Bilişim Teknojileri’nin kuruluş öyküsü ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği bölümü mezunu olan 3 girişimcinin 2009 yılında Yeni İşler Yeni Fikirler yarışmasını kazanmasıyla başlar. Beyin dalgaları ve yüz ifadeleriyle bilgisayar yönetimi projesiyle yarışmada birinci olan ekip maddi desteğin yanısıra ODTÜ Teknokent’te şirket kurma hakkı kazanır. Minder Bilişim adıyla ilk şirketlerini kuran inovasyon tutkunu mühendisler bir yandan yapay zeka projelerini başarıyla yürütürken diğer yandan T.C Sanayi Bakanlığı Teknogirişim programı çerçevesinde Alışveriş Merkezlerinde kullanılacak mobil uygulamalar ile ilgili bir proje hazırlar. Bu projesi de ilk 100 proje arasına girerek kabul edilen ekip yeni bir maddi destek alır ve bu destekle daha önceden birlikte çalıştıkları 2 girişimciyi de takıma katarak ODTÜ Teknokent’te bir şirket daha kurma imkanı bulur. Genç ekip yeni projeler hazırlamaya devam ederken şu an 10 kişilik grubuyla MobilG’nin projelerini yürütmeye devam ediyor. Mobil G Bilişim Teknolojileri’nin Satış ve Pazarlama Direktörü Sinan Solak, TouchMalls Mobil ve Kiosk uygulamalarının özelliklerini, avantajlarını ve ziyaretçilerin alışveriş alışkanlıklarına yapacağı etkiyi Retail Turkiye’ye anlatıyor.

AVM’lere özel uygulama

MobilG isminden de anlaşılabileceği gibi mobil uygulamalar yapma amacıyla yola çıkmış bir firma olduklarını belirten Solak, bu bağlamda öncelikle Iphone, Ipad ve Itouch’larda kullanılacak bir AVM uygulaması hazırladıklarını ve bu ürüne TouchMalls ismini verdiklerini dile getiriyor. Solak, “AVM yöneticilerinden aldığımız feedbackler doğrultusunda akıllı telefonu olmayan müşterilerin de bu hizmetlerden yararlanabilmesi amacıyla mobil cihazlarla entegre yada tamamen bağımsız çalışabilecek şekilde dokunmatik ekran kiosk yazılımını geliştirdik. Sonuç olarak TouchMalls akıllı telefonlarla veya AVM’lere yerleştirilecek kiosklarla her profildeki AVM müşterisi tarafından kullanılabilecek” sözleriyle projelerini nasıl geliştirdiklerini anlatıyor. AVM yazılımlarının yüklendiği dokunmatik ekran kiosklarının Türk Telekom bünyesindeki İnnova A.Ş. tarafından üretildiğine dikkat çeken yönetici, Türk Telekom’un çözüm ortağı olduklarını ve onların güvencesiyle çalışmalarını yürüttüklerini belirtiyor. TouchMalls mobil uygulamasının müşterilerine akıllı telefonlar ve mobil cihazlarla aracılığıyla hizmet verdiğini anlatan Solak, üyelerin AVM’ye özel hazırlanmış uygulamaları Iphonelarına, Ipadlerine veya Itouchlarına internetten ücretsiz olarak indirebileceğini kaydediyor. Bu uygulamayla AVM’de yer alan tüm mağazaların iletişim bilgilerine, kat planlarına, mağazalardaki promosyonlarına ve AVM’deki etkinlik gibi duyurularına erişebileceklerini söyleyen yönetici, bu özelliklerin yanısıra Müşteri Sadakat Yönetimi amacıyla kullanıcılar dilerlerse kendilerine özel oluşturdukları profilleriyle yada facebook ve twitter hesaplarıyla sisteme giriş yapabildiklerini açıklıyor. Solak, ”sistemde olan kullanıcılar çevrimiçi olup o anda AVM’de olduklarını arkadaşlarıyla paylaşabiliyorlar. Ayrıca bu sistem ile her müşteriye özel barkod üretilebiliyor. AVM’lere yerleştirilecek dokunmatik ekranlı kiosklar ile eş zamanlı ve entegre çalışabilen uygulama ile Iphone ekranındaki barkodu kioska okutarak kendilerine özel promosyonlardan haberdar olup, biriktirdikleri puanları ve kazandıkları hediyeleri kontrol edebiliyorlar” sözleriyle uygulamanın avantajlarını anlatıyor. Solak, reklam ve promosyonların sürekli güncellenmesi ve avantajlardan anında haberdar olması sebebiyle hem tüketicilerin hem de firmaların büyük avantaj yaşadığını dile getirirken facebook ve twitter aracılığıyla arkadaşlarıyla paylaşabiliyor olmasının duyuru açısından büyük kolaylık sağladığının altını çiziyor.

 

 

 

“Otopark uygulaması, park sıkıntısına son veriyor”

 

AVM’lerde arabanın park edilmesi ve dönüşte nereye park edildiğinin hatırlanmaması ziyaretçilere büyük sorun yaşattığını ifade eden yönetici, TouchMalls ile bu sorunun önüne geçtiklerini belirtiyor. Solak, “Arabanın yerini hatırlamak için park edilen yerin numarasını akılda tutmak yerine mobil cihazınıza kaydediliyor. Uygulamaya daha önceden yüklenmiş olan AVM’nin otopark planı üzerinde arabanın yeri işaretleniyor ve AVM’den çıkarken arabamızı kolayca bulabiliyoruz” sözleriyle uygulamanın nasıl işlediğini açıklıyor. Alışveriş Sepeti’nin de benzer şekilde çalıştığına dikkat çeken yönetici, müşterilerin alacakları ürünleri alışveriş sepetine kaydettiğini alınmayan ürün olduğunda ekranda uyarı çıktığını ve böylelikle eve eksik alışverişle dönme sorununun ortadan kalktığını açıklıyor.

 

Kiosk uygulaması gelişti, alışveriş keyfi arttı

“AVM sektör duayenlerinden aldığımız talep ve tavsiyeler doğrultusunda kiosk uygulamasını geliştirdik. AVM’lerdeki stratejik lokasyonlara yerleştirilecek dokunmatik ekran kiosklar sayesinde ziyaretçiler mağaza arama, kat planı üzerinde etkin mağaza konumu belirleme, AVM etkinlikleri, mağaza promosyonları ve multimedya özellikleri sayesinde TouchMalls Kiosk le yepyeni bir alışveriş deneyimi yaşayacaklar” sözlerini ifade eden Solak, bu uygulamanın alışveriş keyfini artırdığını belirtiyor.TouchMalls kiokslarını diğer kiosk sitemlerinden ayıran en belirgin özelliğinin mobil uygulamalarla entegre çalışması olduğuna dikkat çeken Solak,Digital Signage’ninonun kadar etkili bir özellik olduğunu ifade ediyor. TouchMalls kiosklar kullanıcılar için yepyeni bir reklam mecrası yarattığını anlatan yönetici, etkinlik, ürün, promosyon ve kampanyaların reklam videoları kioskun ekranında gösterildiğini ifade ediyor. Dokunmatik ekranların günde binlerce insan tarafından kullanıldığı için AVM yönetimleri bir süre sonra diğer sistemlerden şikayetçi olabildiğini ifade eden Solak, “Biz Türk Telekom ile yaptığımız çözüm ortaklığıyla kullanıcılara en kaliteli donanımı sağlayarak bu sorunu ortadan kaldırdık. Diğer kiosk sistemlerinden farklı olarak bizim kiosklarımız kızılötesiyle çalışıyor, yani kullanıcının parmağını hafifçe yaklaştırması yeterli. Küçük bir temasla işlem gerçekleşiyor” sözleriyle soruna çözüm getirdiklerini kaydediyor. Farklılaşmaya devam ettiklerini belirten Solak, özel bir içerik yönetim sistemi sayesinde Kiosk ve Mobil uygulamalarda sergilenecek tüm dinamik içeriğin yönetimini sağlayan web tabanlı uygulamanın kullanıcı temelli kimlik denetimi ile güvenli sistem erişimi sağlarken rol tanımlamaları ile de ileri düzey yetkilendirme kabiliyetleri sunduğunu dile getiriyor.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem başlıyor

Editör

Yazar:

Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.

Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.

Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.

Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.

Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi

Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.

Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.

Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.

Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.

Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.

Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Difaş’tan çocuklarda ağız sağlığına dikkat çeken yaklaşım

Editör

Yazar:

Ağız sağlığı eğitiminin erken yaşta başlaması büyük önem taşıyor. İlk dişin çıkmasıyla birlikte başlayan bakım süreci, çocuğun ilerleyen yaşlarda sürdüreceği alışkanlıklarının temelini oluşturuyor. Difaş, her yaşa uygun ürün geliştirme yaklaşımını bu bilinçle şekillendiriyor.

Difaş Genel Müdürü Yalçın Kaynak, “Difaş olarak çocukların ağız sağlığını bir halk sağlığı meselesi olarak görüyoruz. Erken yaşta kazanılan alışkanlıkların bireyin tüm yaşamını etkilediğinin bilinciyle hareket ediyor, her yaş grubuna uygun ürünler geliştirirken çocukların gelecekteki sağlık davranışlarına da katkı sağlamayı hedefliyoruz.  Süt dişleri geçici olsa da çocukların beslenme, konuşma ve çene gelişimi açısından kritik bir rol üstleniyor. Bu süreçte ailelerin bilinçli yaklaşımı ve çocuklara rol model olması belirleyici oluyor. Aynı zamanda dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri de ağız sağlığının korunmasında önemli bir yer tutuyor. Ağız bakımını, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biri olarak görüyoruz. Bu nedenle çocukların doğru alışkanlıkları küçük yaşta edinmesini desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çünkü sağlıklı gülüşlerin, erken yaşta atılan bilinçli adımlarla mümkün olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu

Kaynak “Difaş olarak 0-3 bebek, 4-7 & 8-14 çocuk ve 15+ yaş çocuk, genç ve yetişkin bireyler için geliştirdiğimiz ürün çeşitleri ile ağız bakımını yaşa uygun hale getiriyoruz. Alanında uzman ekipler tarafından geliştirilen bu ürünler, yumuşak, yuvarlatılmış kıllarıyla çocukların hassas diş etlerini korumaya yardımcı olurken; ergonomik, sapları sayesinde de kolay tutuş sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de çocuklarda ağız sağlığı farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Devamını Oku

Firmalardan

Yapay zekada yeni dönem: Pilottan değere, veriden karara

Editör

Yazar:

Küresel ekonomik dalgalanmaların kalıcı hale geldiği yeni dönemde, rekabet avantajı hızlı ve tutarlı karar alabilme kapasitesiyle şekilleniyor. Türkiye’nin önde gelen yazılım ve bilgi teknolojileri çözüm sağlayıcılarından Obase, yapay zekanın kurumlarda ölçülebilir iş sonuçları üreten stratejik bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor.

Obase CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, yapay zeka yatırımları ile gerçek iş sonuçları arasındaki uçurumu kapatmanın mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor: “Deloitte araştırmasına katılan yapay zeka liderlerinin yalnızca yüzde 20’si somut gelir büyümesi elde ettiğini söylüyor; yüzde 74’ü halen ‘hedefliyoruz’ aşamasında. Büyük AI kurumsal yazılım devlerinin dahi ücretli kullanıcı tabanına penetrasyonu yüzde 3’te kalıyor. Yatırımlar ile sonuçlar arasındaki bu boşluk, yapay zekanın kurumsal karar süreçlerine gerçek anlamda entegre edilememesinden kaynaklanıyor. Obase AIR, mevcut sistemlerle tümleşerek veriyi doğrudan aksiyona dönüştüren ve ölçülebilir sonuç taahhüt eden bir karar zekası platformu olarak bu noktada çözüm sunuyor. Hayata geçirdiğimiz karar zekası projeleri sayesinde şirketlerde ciro artışı, maliyet yönetimi, işgücü verimliliği ve müşteri deneyimi alanlarında dramatik iyileşmeler kaydediyoruz. Nitekim 2025 yılında müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik hayata geçirdiğimiz bir projemizde, operasyonel verimlilikte 80 katın üzerinde bir iyileşme sağladık.”

Karar ve sonuç odaklı yeni iş modelleri öne çıkıyor

Yapay zeka olgunluğunda küresel tablo endişe verici: Şirketlerin yüzde 78’i yapay zeka kullandığını söylerken, yalnızca yüzde 1’i kendini gerçek anlamda olgun kabul ediyor. Bu “pilot tuzağının” temel nedeni, yapay zekanın iş süreçlerine ve karar mekanizmalarına entegre edilememesi. Teknoloji dünyasında önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor: Yazılım lisansı satmaktan, ölçülebilir iş sonucunu taahhüt etmeye doğru hızlı bir geçiş var. Artık yatırımlar; lisans bedeli, altyapı maliyeti veya “sistem kuruldu mu?” sorusuyla değil, üretilen somut iş değeriyle ölçülecek bir döneme giriyoruz. Obase AIR’ın temelindeki Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) modelleri bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor.

Result-as-a-Service (RaaS) modeli, artan satış oranları, optimize edilen operasyonel giderler ve iyileşen müşteri deneyimi gibi ölçülebilir sonuçlara odaklanan bir yaklaşım sunuyor. Yapay zekanın kritik görevler üstlendiği yeni dönemde karar süreçlerinin tutarlılığı iş sürekliliği açısından belirleyici rol oynuyor.  Decision-as-a-Service (DaaS) yaklaşımı, yapay zeka modellerini kurumsal iş kurallarıyla entegre ediyor. Bu sayede fiyat optimizasyonu, stok planlama, kredi değerlendirme ve risk analizi gibi alanlarda kararlar otomatik ve ölçeklenebilir biçimde üretiliyor.

Bülent Dal, bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “McKinsey, yapay zeka ve analitiğin sektörler genelinde yıllık 9,5 ila 15,4 trilyon dolar katma değer potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. Bu potansiyeli  gerçekleştirebilmeninyolu karar hızını ve karar kalitesini artırmaktan geçiyor. Obase AIR ile tam olarak bunu yapıyoruz. Müşterilerimizde veriyi aksiyona, kararı rekabet avantajına dönüştüren projeler hayata geçiriyor ve RaaS ve DaaS yaklaşımlarıyla ölçülebilir iş değeri üretiyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER