Firmalardan
“Arı Varsa Hayat Var” projesi ile balın adresi oluyor
CarrefourSA Gıda Kategori Genel Müdür Yardımcısı Ayşin Işıkgece, “Reyonlarımıza doğru ve kaliteli bal getirebilmek amacıyla Adana, Ardahan ve Kars’ta 40’ı kadın olmak üzere 200 arıcıya toplam 20 gün teorik ve pratik eğitimler verdik” dedi.
CarrefourSA, arıcılık ve bal üreticiliğinde verdiği eğitimlerle kovan verimliliğini artırarak yerel üretime destek vermek ve arıcılık mesleğini gelecek nesillere taşımak amacıyla Arı Varsa Hayat Var Projesi’ni başlattı.
Arı Varsa Hayat Var projesi çerçevesinde kadın arıcıların sayısı artırılarak istihdama katkı sağlanırken ürün güvenliği ve izlenebilirliği sağlanmış doğru ve kaliteli ballar, tüketicilerle buluşuyor.
“Arı Varsa Hayat Var” projesinin detayları CarrefourSA Gıda Kategori Genel Müdür Yardımcısı Ayşin Işıkgece ile Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu’nun katılımıyla 26 Nisan 2018, Perşembe günü CarrefourSA’nın İstinye’deki Hipermarketinde düzenlenen toplantıyla kamuoyuna duyuruldu.
Türkiye’nin dünya ballı bitkiler florasının yüzde 75’in sahip bir ülke olduğunu ve Avrupa ülkelerinde bulunan yaklaşık 11 bin 500 çiçekli bitki türünün 9 binden fazlasının Türkiye’de bulunduğunu belirterek konuşmasına başlayan CarrefourSA Gıda Kategori Genel Müdür Yardımcısı Ayşin Işıkgece, şunları dile getirdi:
“Dünyada bilinen 22 arı ırkının beşine ev sahipliği yapan Anadolu, sahip olduğu flora ile de binlerce yıldır bal denince akla gelen sayılı coğrafyalardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu çerçevede ülkemizde arı ırkının devamını sağlamak ve kaliteli balın üretimini desteklemek amacıyla Adana, Ardahan ve Kars’ta “Arı Varsa Hayat Var” projesini başlattık. Proje kapsamında öncelikle Adana’yı seçtik çünkü Adana’da doğan, Adanalı bir marka olan Sabancı Holding’in perakende markasıyız. Bir diğer tercihimiz Ardahan oldu. Çünkü Ardahan Balı, ülkemizde coğrafi işaret tesciline sahip nadir ballardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Kars ise sahip olduğu zengin bitki örtüsü ve dünyanın sayılı ana ırklarından biri olan Kafkas Arı Irkı’na ev sahipliği yapmasıyla doğru ve kaliteli bal için uygun şartlara sahip illerin başında geliyor. Özellikle Ardahan ve Kars’taki faaliyetlerimizle başta kırsal kalkınmaya, dolayısıyla da sürdürülebilir tarıma destek oluyoruz. Biyoçeşitliliği koruyarak işlenmeyen tarım alanlarının değerlendirilmesini sağlıyoruz. Böylelikle bölgeyi hareketlendirerek kalkınmasına katkı sağlayacağız, yeni istihdam imkânları oluşturularak bölgeye olan talebi artıracağız. Proje kapsamında bir sonraki adımımız dünya çam balının yüzde 80’inin üretildiği Muğla olacak. Böylelikle toplam bal üretimi 114 bin ton olan ve yıllık 2 milyar TL ciroya sahip ülkemizde dört koldan hem bal üretimini verimli hale getirerek artıracağız hem de zamanla yurt dışındaki Carrefour marketlerine Türk balı ihraç edebilir bir duruma geleceğiz.”

Arı Varsa Hayat Var projesi kapsamında tüketicilere doğru ve kaliteli bal sunmak amacıyla Adana, Ardahan ve Kars’ta 40’ı kadın olmak üzere 200 arıcıya toplam 20 gün teorik ve pratik eğitimler verdiklerini dile getiren Ayşin Işıkgece, şöyle konuştu:
“Ülkemizde arıcılık ve bal üreticiliği ile uğraşanların yaş ortalaması 50’nin üzerinde olduğu için bu mesleği genç nesillere aktarmak amacıyla eğitim verdiğimiz arıcıların 18 – 45 yaş arasında, Arıcılar Birliği’ne bağlı ve en az 30 adet kovanları olmasına dikkat ettik. Daha çok erkek ağırlıklı bir meslek kolu olan arıcılık ve bal üreticiliğinde hem kadın istihdamını artırmak hem de balın yanı sıra polen – propolis – arı sütü gibi katma değerli ürünlerle daha fazla gelir elde edebilmelerini sağlamak amacıyla çalıştığımız arıcıların eşli olarak projeye katılmasına ya da arıcıların kadın olmasına önem verdik. Bir yandan eğitimler devam ederken diğer yandan da reyonlarımızdaki balları testlere tabi tuttuk. Bal ürünlerine dair kalite kontrol mekanizmamızı güçlendirdik. Bal üretiminin verimliliğini ve insan sağlığını gözeterek reyonlarımızda doğru ve kaliteli ballara yer veriyoruz. CarrefourSA olarak bu yıl toplam 450 ton bal satmayı ve 16 milyon TL ciro elde etmeyi hedefliyoruz. Hedeflediğimiz satış miktarının 160 ton ve 6 milyon TL cirosunun Carrefour markalı ballarımızdan elde edeceğimizi düşünüyoruz.”
Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu da konuşmasında Türkiye’de arıcılık ve bal üreticiliği sektörüne ilişkin rakamlar ile CarrefourSA’nın Arı Varsa Hayat Var projesi kapsamında arıcılara verilen eğitimler ve balda doğru bilinen yanlışlara değindi. Doğaroğlu, şunları dile getirdi:
“Toplam 7,8 milyon kovanın bulunduğu ülkemizde 600 bin kişi, bu sektörden ekmek kazanıyor. Dünyanın üçüncü bal üreticisi olan ülkemizde kişi başı yıllık bal tüketimi, 1,3 kilogramla AB ülkelerine oranlara neredeyse iki katı fazladır. Ancak bu sektörün en önemli sorunlarının başında kovan başına verimlilik geliyor. Arıcılara verdiğimiz eğitimlerle, geleneksel arıcılık yöntemleri yerine modern teknik arıcılık yöntemlerinin kullanılmasını sağlayarak mevcut verimliliği artırmayı hedefliyoruz. Bu vesileyle CarrefourSA’nın başlattığı Arı Varsa Hayat Var projesi kapsamında Adana, Ardahan ve Kars’taki arı üreticilerine yalnızca doğru bal üreticiliği değil, propolis – polen – arı sütü gibi farklı ürünlerin nasıl üretileceğini, bugün 14 kilogram kovan verimliliğini doğru yöntemlerle Kanada veya Avrupa ülkelerinde olduğu üzere 50 – 60 kilogram seviyesine nasıl çıkarabileceklerini, ilaç kullanmadan zararlılarla nasıl mücadele edileceğini, kovanın devamlılığı için önemli olan doğru kışlatma şartları ve en önemlisi de arının dolaştığı yerlerdeki hijyen şartlarının ne olması gerektiğini anlattık.”
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
Firmalardan
Çamlı Yem Besicilik A.Ş.’den açıklama var
- sayımızda yayımlanan Dosya Konumuzda Markam Danışmanlık yöneticisi Güven Borca, Yaşar Grubu şirketlerinden Çamlı Yem Besicilik’in satıldığı yönünde bir yazıyı gündeme getirmişti. Bu yazı sonrası Çamlı Yem Besicilik A.Ş. Yönetim Kurulu’ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Son günlerde, şirketimiz Çamlı Yem Besicilik’in satışına ilişkin olarak çeşitli mecralarda yer alan haber ve söylemler üzerine açıklama gereği duyulmuştur.
Söz konusu haber ve söylemler gerçeği yansıtmamakta olup, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.
Çamlı Yem Besicilik, tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin öncüsü olarak; deniz işletmesi, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yem işletmesi ve organik süt işletmesi ile, 40 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Faaliyetlerimiz, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda güçlü ve istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.
Şirketimizle ilgili doğru ve güncel bilgiler yalnızca resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Asılsız iddialara itibar edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
