Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

En dar alanlarda maksimum manevra kabiliyeti

Editör
Abone Ol:

Linde MH’nin 1,4 ton’dan 2,0 ton’a yük kapasitesine sahip T14 – T20 model yaya kumandalı elektrikli transpaletleri özellikle kompakt tasarımları sayesinde en dar alanlarda bile kolay ve hızlı manevra yapabiliyor. Bu sayede deponuzda taşıma işlemlerini hızlandırarak, size intralojistik operasyonlarınızda zaman kazandırır.

Sağlam şasisi ve güçlendirilmiş çatalları sayesinde, modele bağlı olarak 2 tona kadar olan yükleri rahatlıkla taşıyabilir. Merkezi ve alçak konumlandırılmış kumanda kolu, ekipmanın manevra kabiliyetini artırırken, isteğe bağlı olarak sunulan orantısal hız kontrolü, kumanda kolu açısına göre sürüş hızını otomatik olarak azaltarak, gerek operatör gerekse yüklerin güvenliğini artırır.

Ergonomik tasarım

T14 – T20 model yaya kumandalı elektrikli transpaletler, konfor ve kullanım kolaylığı için tasarlanmıştır. Alçak konumlandırılmış kumanda kolu, yük merkezine yakın olması sebebiyle operatörün yükü daha rahat taşımasını sağlarken aynı zamanda ekipmanın manevra kabiliyetini artır.

Buna ilave olarak ergonomik kumanda kolundaki tüm kontroller her iki elle de kolayca erişilebilir ve rahat olduğu kadar hassas bir kullanım sağlar. Özellikle daha sessiz bir hidrolik pompa ile donatılan T14 – T20 model yaya kumandalı elektrikli transpaletler, konutların altındaki süpermarketlere veya zincir marketlere sabah çok erken veya geceleyin çok saatlerde ürün teslimatı sırasında konut sahiplerine rahatsızlık vermemesi için operasyon sırasında daha sessiz olabilmesi için optimize edilmiştir.

Çalışma saati sayacı, bakım programı, hata kodu ve akü şarj seviyesi göstergesine sahip çok işlevli ekran, operatörün dikkatini dağıtmadan her zaman tüm önemli bilgilere hakim olmasını sağlar.

Artırılmış güvenlik özellikleri sayesinde artan verim

T14 – T20 model yaya kumandalı transpaletlerin tasarımı operatör güvenliğini artırır. Alçak şasi eteği ayakları korurken, uzun, alçak konumlandırılmış kumanda kolu, operatörün çalışma sırasında transpaletle arasında her zaman yeterli güvenlik mesafesini korumasını sağlar.

Ayrıca ergonomik kumanda başlığı sayesinde operatörün eli operasyon sırasında her daim korunur. Kumanda kolundaki kelebek butonu serbest bırakıldığında veya sürüş yönünü değiştirildiğinde, ekipman otomatik olarak frenleme yapar, buna ek olarak otomatik park freni ise eğimlerde istem dışı kaymayı önler. Operasyon sırasında operatör kumanda kolu arasında sıkıştırma tehlikesiyle karşı karşıya kalırsa, kumanda kolundaki göbek butonu ile ekipmanı durdurabilir. Bu da operatörün ve yükün güvenliğine katkı sağlar.

İsteğe bağlı Lityum İyon enerji çözümü

Yeni model T14-T20 yaya kumandalı elektrikli transpaletler isteğe bağlı olarak Li-İYON aküyle de donatılabilir. Özellikle ara şarja elverişli Li-İYON aküler, ekipmanın kısa molalar sırasında bile şarj edilerek çalışmaya hazır hale getirilmesine imkan vermektedir. Ekipmanda görev yapan Lityum iyon akü çalışma süresini operasyonun özelliklerine bağlı olmak şartıyla 3 saate kadar uzatabilmektedir.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

CarrefourSA’dan “Kent Tarımı” Seferberliği

Editör

Yazar:

Türkiye’de 46 ilde 900’den fazla mağazası, 11 binden fazla çalışanı ve 14 deposuyla müşterilerine doğru ürünü, doğru üreticiden doğru fiyata ulaştıran CarrefourSA, yerel üretici ve sürdürülebilir tarım için hayata geçirdiği çalışmalarını “Kent Tarımı” projesi çatısı altında birleştirdiğini açıkladı.

Kent Tarımı Projesi’ne ilk olarak İstanbul’da bulunan Göçbeyli, Kızılcaali, Kadıllı ve Aydos’ta 310 dönümlük tarım arazilerindeki ürünlerin alımıyla başladıklarını söyleyen CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, “Kendi sektörümüzde ‘ilk’lere imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Sürdürülebilirlik vizyonumuzla uzun zamandır tarım ekonomisi ve yerli üreticiye desteklerimizi sürdürüyoruz. Şimdi bu çalışmalarımızı bir adım öteye taşıdık ve Kent Tarımı çatısı altında birleştirerek, önemli bir seferberlik başlattık. ‘Şehirde Üretiyoruz; Taze ve Güvenli Tüketiyoruz’ sloganıyla başlattığımız projemiz İstanbul’un ardından Ankara’da ve İzmir’de de büyüyecek. Sadece sebze değil bakliyat ürünlerinde de bölgenin özelliği ve toprak yapısına uygun kent tarımını destekleyeceğiz. Şu an yeşillik grubunda Kent Tarımı üretimi, İstanbul mağazalarımızdaki toplam satışlarımızın yüzde 5’ini karşılıyor. Mevcut ve potansiyel üreticilerle 1 yıl içinde hedefimiz bu oranı yüzde 50’ye çıkarmak” dedi.

Göçbeyli Köyü’nde çiftçileri ziyaret eden ve projenin detaylarını aktaran Kartallıoğlu, 2050 öngörüsüne göre dünya nüfusunun 10 milyara, Türkiye nüfusunun ise 105 milyona ulaşmasıyla birlikte dünyada bozulan üretim ve tüketim dengesinin daha ciddi boyutlara ulaşacağını söylerken, “Gıda talebine dayalı üretim 2050 yılına geldiğimizde %65, gıda üretimi için ihtiyaç duyulan su tüketimi ise %15 artacak. Bu rakamlar, gıdanın ve suyun sürdürülebilirliğini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bu kapsamda gıdanın temeli olan tarımsal üretimlerin sürdürülebilirliği için hayata geçirdiğimiz Kent Tarımı Projesi, her gün raflarımıza gelen ve müşterilerimizin sofrasına ulaşan gıdanın taze, uygun fiyatlı ve sürdürülebilir olması amacımızdaki kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi.

“CarrefourSA olarak, her gün yüzbinlerce müşterimizi mağazalarımızda ağırlıyoruz. Bu yüzden raflarımıza taşıdığımız her ürünün ‘doğru’ olması önceliğimiz. Kent Tarımı’nda da bu hedef doğrultusunda ilerliyoruz” diyen Kartallıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu projemizle kentin etrafında bulunan tarım alanlarında sürdürülebilir üretim hedefliyoruz. Bu model, tüketici için de üretici için de fırsatlar barındırıyor. Mesafelerin kısalmasıyla lojistik ve akaryakıt başta olmak üzere gıda fiyatlarına yansıyan birçok maliyet kaleminden de tasarruf edeceğiz. Bu tasarruf elbette raflara da yansıyacak. Bu ürünlerin raf fiyatlarında yüzde 20 civarında bir tasarruf öngörüyoruz.”

“Ekonomik kayıpların önüne geçiyoruz”

Kent Tarımı’nın aynı zamanda tarımın ve dünyanın sürdürülebilirliğine katkılarından da bahseden Kartallıoğlu, “Kent Tarımı projesi ile İstanbul’un içinde 30 km uzaklıkta yer alan köylerde tarım yapan çiftçilerimizle garantili alım anlaşmaları yapmaya başladık. Kent Tarımı kapsamında çiftçilerimizin üretim süreçlerini kontrol ediyor, planlı ve sürekli bir şekilde üretim yapılmasını ve hasadın gerçekleşmesini sağlıyoruz. Depolarımıza ve mağazalarımıza yakın olan tarım alanlarından alım yapıldığı için lojistik, depoda bekleme süresi, soğutma, işleme ve paketleme gibi konularda tasarruf sağlıyoruz. Ekonomik kayıpların önüne geçerken tüm süreçleri kontrol ederek karbon ayak izimizi azaltıyoruz. 4 aylık hesaplamalarımıza göre 19 ton CO2e azaltımdan söz edebiliriz. Bunun yanı sıra biyoçeşitliliğin artması, bilinçli tarımla birlikte doğru gübre ve su kullanımı da bu projenin dünyaya faydaları. Ancak daha önemlisi bu projemiz, uzun dönemdir sürdürdüğümüz gıda atığı yönetiminin en somut kanıtı. ‘Yerinde Üretim Yerinde Tüketim’ vizyonuyla bu projemizde gıdanın tazeliğini korurken, planlı üretim ve satış süreçleri ile de ihtiyaç fazlası üretimin önüne geçerek, gıda kaybını azaltacağız. Tedarik zincirini kısaltarak, limitli kaynakların yönetimini kontrol edecek, ekonomik kayıpların önüne geçeceğiz. Kent Tarımı ile mevsimsel üretime göre ürün ekimlerinin yapılmasını sağlayarak bölgedeki biyoçeşitliliğin korunmasını ve artmasını destekleyeceğiz.” dedi.

‘Yerin Üretim Yerinde Tüketim’ modelini destekleyecek

Kartallıoğlu, “2023 yılında 100 çiftçi ile kent tarımını desteklemeye başladık. Önümüzdeki süreçte daha fazla çiftçi ile çalışarak bu sayının artmasını sağlayacağız. Toplamda 310 dönümde sezon üretimi kapsamında kara lahana, pazı, fındık turp, tere, dere otu, maydanoz, kıvırcık ekimleri yapılıyor. Bu ürünler 24 saatte raflara taşınıyor ve raftaki ömür süresi de uzak lokasyondan gelen ürüne göre 2 gün daha fazla oluyor. Bu aynı zamanda ürünün buzdolabında da daha uzun süreli kalması demek.  Bu alanlarda yapılan üretimler ise talebe, ekim alanına ve mevsimsel şartlara göre değişim gösterecek.  Hedefimiz farklı illerde kent tarımı projemizi yaygınlaştırarak yerinde üretim yerinde tüketim modelini desteklemek.” ifadelerini kullandı.

Kent Tarımı projesi, aynı zamanda kentin içinde yer alan kırsal bölgelerde ekonomik kalkınma ve istihdam sağlanması için de önemli bir rol oynuyor. Kartallıoğlu, “CarrefourSA olarak çiftçiye alım garantisi veriyor, satış noktası sunuyoruz. Böylelikle yerli üreticiyi destekleyerek gönül rahatlığıyla tarımsal üretimine devam etmesini sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Devamını Oku

Firmalardan

Gedik Piliç, kanatlı sektörünün ihracat şampiyonu

Editör

Yazar:

Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Ticaret Sanayi A.Ş., Türkiye’nin dört bir yanından gelen bayileriyle bir araya geldi. 2022 yılında gerçekleştirdiği 137 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde kanatlı sektörünün şampiyonu olan Gedik Piliç’in 4. Bayi Buluşması, Kıbrıs’ta geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

Anadolu’nun her bir köşesinden buluşmaya katılan iş ortaklarına teşekkür eden Gedik Piliç Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Müdürü Nihat Özbey, Gedik Piliç’in bugünlere gelmesinde bayi katkısının çok büyük olduğunu söyledi. Gedik Piliç’i başarılara yolculuk yapan kocaman bir aile olarak nitelendiren Özbey, “2020 yılının Mart ayında pandemiyle birlikte başlayan olumsuzluklar sağlığımızın yanı sıra hiç şüphesiz ki sosyo ekonomik anlamda da hepimizin hayatını olumsuz yönde etkiledi. Bu beklenmedik durum hepimizde ister istemez her alanda gelecek kaygısı oluşturdu. Tüm dünyada üretime ara verilmesi, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, artan enerji maliyetleri ve ani gelişen kur hareketi ve Türk lirasındaki yüksek değer kaybı, beraberinde yüksek enflasyonu getirerek satın alma talebinde kırılmalar yaşadık. Geçtiğimiz yıl tam da kurtulduk derken, bu seferde malum Rusya-Ukrayna savaşı başladı. Tabi bu da maalesef yine tedarik zincirini ve tahıl ulaşımını, enerji ulaşımını tetikleyerek birçok ülkede olduğu gibi bizde de ekonomik olumsuzluklara yol açtı. Türk insanı olarak daha önceki küresel ve ulusal kriz atmosferinde yaşadığımız süreçler ve normalleşme için en zor şartlarda dahi ortaya koyduğumuz çabalar, çalışkanlığımız ve hiç bitmeyen azmimizle bundan önce olduğu gibi bugün de bundan sonraki süreçte de hep birlikte bu zorlukların üstesinden gelmeyi başarıyoruz” dedi.

“2023 hedefimiz aylık 3 bin ton satış yapmak”

Gedik Piliç’in geride kalan 2 yıla 2 önemli büyük başarı sığdırmayı başardığına işaret eden Nihat Özbey, “Üst üste ihracatta 2 şampiyonluğu yakaladık. Bir önceki yıl Ege Bölgesinin birincisi, Türkiye’nin ikincisi iken, 2022 yılı sonu itibariyle ihracatta sektör şampiyonu olduk ve ödüllerimiz aldık. Ayrıca bir önceki yıla göre tam 45 basamak yükselerek Türkiye’nin ilk 500 Sanayi devi sıralamasında 168. Sıraya yükseldik 2022 sonuçlarına göre de tahmini olarak ilk 100 firmaya yakın bir yerde yer alacağız gibi gözüküyor. Bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bu tablo gerçekten çok büyük bir alkışı hak ediyor. 2022 yılında bu başarılarla da taçlandırarak hem taze piliç hem de ileri işlenmiş kategorisinde hedeflerimizi gerçekleştirdik ve 2023 yılı hedeflerimizi belirledik. Üretimimizi yüzde 100 tam dikey entegrasyonla, üstün hijyen ve uluslararası kalite standartlarına göre taze piliç eti kategorisinde günlük 400 bin tavuk kesim sayısı ile gerçekleştiriyoruz. İleri işlenmiş, pişmiş pratik ürün kategorisinde ise aylık 2 bin ton satış yapıyoruz. Pandemi ile başlayan bu kategorideki tüketici ve pazar talebi nedeniyle 2023 yılında satışlarımızı 3 bin ton, 2025 yılında ise 7 bin ton seviyelerine taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“2025 yılına kadar 200 bin noktaya ulaşmayı hedefliyoruz”

Gedik Piliç olarak Türkiye’nin 7 bölgesinde pazarlamanın en önemli 4 saç ayağı olan ürün geliştirme, fiyat konumlandırması, reklam tanıtım promosyon ve dağıtım süreçlerinin titizlikle takip edildiği bir organizasyon kurduklarının altını çizen Özbey, şu bilgileri paylaştı:

“Sistemin içinde 52 siz değerli iş ortağımız olan bayilerimiz, 26 kurumsal büyük müşteriler ve 55 tane de ulusal yerel market zincirler var. Uluslararası araştırma şirketi verilerine göre, Türkiye’de tavuk ve tavuk ürünlerinin satıldığı nokta uzayı var. Biz Gedik Piliç olarak ana omurgasını sizlerin oluşturduğu yaklaşık 1000 kişilik satış ekibi, 1200 araçlık dağıtım filosu ile ürünlerimizi global araştırma şirketlerinin verilerine göre Türkiye’de 100 bin noktaya taşıyoruz. Ancak 2023’te hedefimiz 150 bin ve 2025 yılına kadar ise 200 bin noktaya ulaşmayı hedefliyoruz. Çizgi üstü reklam tanırım çalışmalarının başarıya ulaşması için ve sağlıklı bir marka yaşam süreci için Türkiye’de minimum yüzde 50-60 satış noktasına ulaşmak gerekmektedir. Gedik Piliç olarak sektörde rakiplere göre en büyük farkımız; Türkiye’nin en fazla tabaklı, özel gramajlı ve parça tavuk üreten firmasıyız. Üretimimizin yaklaşık yüzde 75’i tabaklı ve özel gramajlı ürünlerden oluşmaktadır.”

“Gedik Piliç olarak gençlere büyük önem veriyoruz”

Marka olarak gençlere büyük önem verdiklerinin altını çizen Gedik Piliç Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Gedik de “Gedik Piliç olarak tanıtım çalışmalarımızda Survivor ve Masterchef aktivitelerimizle, özellikle gençleri hedefliyoruz. Çünkü gençler, bu ülkenin yarınları. Yine dünyada ve ülkemizdeki yenilenebilir yeşil enerjinin önemini hem ekonomik hem de sağlık açısından çok önemiyoruz. Bu nedenle 3 fabrikamızın da çatılarını güneş panelleri ile donattık. Sosyal sorumluluk çerçevesinde bölgemizdeki çeşitli etkinliklere sponsorluklar yapmaya devam ediyoruz.”

Gedik Piliç’in Türkiye ekonomisi ve istihdama katkı sağladığına işaret eden Yönetim Kurulu Başkanı Osman Gedik ise şunları kaydetti:

“55 yıl önce başladığımız heyecandan bir parça dahi kaybetmeden, köklerimizi daha derin salarak büyümenin verdiği gururu hep birlikte yaşıyoruz. Babam Halil Gedik’in vizyonu ile kurulmuş Gedik Piliç ikinci nesil ben ve benden sonraki üçüncü kuşakta oğullarım Halil ve Yağız Gedik. Geleceğe hiçbir şüphem yoktur. Sözün özü geçmişimizden aldığımız güç ile yarınlara güvenim tamdır.”

Devamını Oku

Firmalardan

A101 ve Şef Somer Sivrioğlu’ndan workshop etkinliği

Editör

Yazar:

A101 ve Şef Somer Sivrioğlu iş birliği kapsamında düzenlenen etkinlikte, A101 ürünleriyle özel olarak hazırlanan menü tadımı ve workshop etkinliği organize edildi. Somer Şef’in sunumuyla, ünlü şefin kendi restoranı olan Efendy’de düzenlenen workshop, 24 Ocak’ta gerçekleştirildi.

A101’in sosyal medyada iş birliği yaptığı isimlerin de katıldığı buluşmaya; Burak Altındağ, Bengi Kurtcebe, İdil Yazar, Berat Çokal (Mösyö Şokola), Ümit Karalar gibi ünlü isimler katılırken, Somer Şef davetlilere kendi elleriyle hazırladığı humusu sunarak özel bir tadım deneyimi yaşattı.

A101 için özel olarak üretilen ürünlerin, kalitesi ve çeşitliliği sayesinde şefler tarafından da güvenilerek tercih edildiğinin altını çizen ve kendisinin de severek A101 ürünlerini kullandığını aktaran Somer Şef, “A101 tarafından üretilen ürünlerin %101 arkasındayım” ifadesini kullandı.

A101 Pazarlama Müdürü Yeliz Yahşi Bilgiç’in markayı temsilen davetlileri ağırladığı etkinlikte, Somer Şef’in A101 ürünleriyle hazırlamış olduğu yemeğin püf noktaları ve farklı uygulamaları üzerine de bilgiler verildi.

A101 Pazarlama Müdürü Yeliz Yahşi Bilgiç; ‘’A101 olarak ürünlerimizin kalitesinin her zaman %101 arkasında olduk. Kalite, çeşit ve fiyatlarımızın mutfağın ustaları tarafından da tasdik edilmesi bizi ayrıca mutlu ediyor.’’ şeklinde konuştu.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER