Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Hepsiburada.com, en çok karne hediyesi alışverişi yapılan illeri açıkladı

Editör
Abone Ol:

Cep telefonlarından bilgisayarlara, oyun konsollarından kitaplara, müzik aletlerinden bisikletlere ve çocuk odası ürünlerine kadar pek çok hediye seçeneği, yaz tatiline gören öğrencilerin yüzünü güldürecek.

Yoğun bir eğitim öğretim dönemi boyunca ders çalışan öğrenciler için yaz tatili zamanı geldi. Çocukların tatil sevincini çoğaltacak birbirinden güzel karne hediyeleri hepsiburada.com’da yer alıyor.
Hepsiburada.com tarafından yapılan analizlere göre karne döneminde oyun konsolları, cep telefonları, bilgisayarlar ve dijital fotoğraf makineleri gibi teknolojik ürünler en popüler hediye seçenekleri arasında bulunuyor. Çocuklar teknoloji ürünlerini sevmekle birlikte, güzel yaz günlerinde sokaklarda oynamayı da özlüyor. Bu nedenle teknoloji ürünleri ile beraber bisikletler de en çok ilgi gören hediye seçenekleri arasında yer alıyor.
Bunlarla birlikte klasik ama vazgeçilmez kol saatleri, pek çok eğlenceli oyuncak çeşidi, genç odası mobilya ve dekorasyon ürünleri, hobi ürünleri, kitaplar, yetenekli çocuklar için gitarlar, orglar gibi müzik aletleri, kulaklıklar ve spor ürünleri hepsiburada.com’daki sayısız hediye seçeneği arasında yer alıyor. En çok karne hediyesi alışverişinin yapıldığı iller ise İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Kocaeli, Muğla, Balıkesir, Tekirdağ ve Konya olarak sıralanıyor. Hepsiburada.com zengin ürün çeşitliliğinin yanı sıra süper hızlı gönderi, bedava kargo ya da sürpriz indirimlerle karne hediyesi alışverişine keyif katıyor. Kullanıcılar aradıkları tüm ürünlere hem hepsiburada.com web sitesinden hem de hepsiburada.com’un mobil sitesinden ve uygulamasından kolayca ulaşabiliyor.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

Pet perakendesinin geleceğinde uzmanlık yer alıyor

Editör

Yazar:

Bilimi ve inovasyonu merkeze alan Royal Canin, kedi ve köpeklerin ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılamayı hedeflerken, hayvan sahiplerine de daha bilinçli ve kaliteli bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Türkiye’deki petshop iş birliklerinden online satış kanallarına ve küresel Perfect Store vizyonuna kadar her adımda, hayvanların ve sahiplerinin değişen beklentilerini odağına alan marka, geleceğin perakende modelini bugünden inşa ediyor.

Kedi ve köpek sahipliği Türkiye’de hızla gelişirken, petshoplar da yalnızca ürün satışı yapılan noktalar olmaktan çıkarak danışmanlık, eğitim ve deneyim merkezlerine dönüşüyor. Bilim temelli beslenme yaklaşımını perakende deneyimiyle buluşturan Royal Canin, petshop kanalını sektörün sürdürülebilir büyümesinin temel unsurlarından biri olarak görüyor.

Royal Canin Türkiye Perakende Kanalı Satış ve Pazarlama Direktörü Mahir Balabanlı ile mama sektöründe petshop kanalının geleceğini, değişen tüketici beklentilerini ve sektörün dönüşümünü konuştuk.

Bize Royal Canin’in çalışmalarından ve petshoplara, pet perakende kanalına yaptığı yatırımların arkasındaki stratejiden bahseder misiniz?

Royal Canin olarak misyonumuz, “Hayvanlar İçin Daha İyi Bir Dünya” yaratmak. Bu doğrultuda yalnızca ürün geliştirmiyor, aynı zamanda hayvan sahiplerinin doğru bilgiye ve doğru yönlendirmeye ulaşmasını sağlayacak ekosistemler oluşturuyoruz.

Hayvan sahiplerinin beslenme çözümlerimize kolaylıkla erişebilmesi ve tüm kanallarda bütüncül bir müşteri deneyimi sunabilmek bizim için çok değerli. Bu kapsamda online ve fiziksel varlığımıza ve buradaki satış kanallarımıza yatırımlarımıza devam ediyoruz.  Özellikle petshoplar bu ekosistemin en önemli temas noktalarının başında geliyor. Çünkü hayvan sahipleri çoğu zaman ilk beslenme tavsiyesini, ürün yönlendirmesini ve bakım önerilerini buradan alıyor. Bu nedenle petshopları yalnızca bir satış kanalı olarak değil, aynı zamanda eğitim, danışmanlık ve deneyim merkezi olarak görüyoruz.

Aynı zamanda Royal Canin olarak bugün dünyanın birçok ülkesinde uzman pet perakendesine yapılan yatırımların arttığını görüyoruz. Özellikle Avrupa pazarlarında uzman pet mağazaları, markalar ile tüketiciler arasında güven ilişkisi oluşturan en önemli kanallar arasında yer alıyor. Royal Canin Türkiye olarak biz de pet shoplarımıza sadece ticari yatırım yapmıyoruz, aynı zamanda vizyon ortaklığımızı vurgulayacak farklı gelişim alanları da yaratıyoruz.

Türkiye petshop ve pet retail kanalı açısından nasıl bir gelişim gösteriyor?

Türkiye, pet food sektörü açısından dinamik ve gelişimini sürdüren önemli pazarlardan biri. Hayvan sahiplenme oranlarının artmasıyla birlikte tüketicilerin beklentileri de önemli ölçüde değişiyor.

Geçmişte fiyat odaklı tercihlerin daha belirleyici olduğu bir yapı söz konusuyken, bugün tüketiciler ürün içeriğine, bilimsel yaklaşıma, sağlık faydalarına ve uzman tavsiyelerine çok daha fazla önem veriyor. Bu noktada veteriner hekimlerin rolü hayvan sağlığı açısından kritik bir öneme sahip. Royal Canin olarak doğru beslenme önerisinin veteriner hekimler tarafından verilmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyoruz. Ancak biliyoruz ki birçok hayvan sahibi, günlük alışverişlerinde ve ürün seçimlerinde pet shop çalışanlarının yönlendirmelerinden de önemli ölçüde etkileniyor. Bu nedenle pet shopların rolü yalnızca ürün satışıyla sınırlı değil; doğru bilgiye erişim sağlayan, hayvan sahiplerini bilinçlendiren ve onları ihtiyaçlarına en uygun çözümlere yönlendiren güvenilir danışmanlar haline geliyor. Özellikle premium beslenme kategorisinde bu rehberlik çok daha büyük önem taşıyor.

Pet retail kanalına baktığımızda ise hem fiziksel mağazacılıkta hem de omnichannel yapıda hızlı bir dönüşüm yaşandığını görüyoruz. Tüketiciler artık yalnızca ürün çeşitliliği değil; uzmanlık, danışmanlık, alışveriş deneyimi ve güven unsurlarını da ön planda tutuyor. Dolayısıyla sektör, daha profesyonel, daha bilgi odaklı ve katma değer yaratan bir yapıya doğru evrilmeye devam ediyor.

Dünyadaki pet perakende trendleri Türkiye’yi nasıl etkiliyor?

Uluslararası pazarlarda uzman petshoplarınçok daha güçlü konumlandığını görüyoruz. Avrupa ve Kuzey Amerika’da petshoplar; eğitim etkinlikleri ve kişiselleştirilmiş hizmetlerle tam anlamıyla deneyim merkezlerine dönüşmüş durumda.

Türkiye’de de benzer bir dönüşüm yaşanıyor. Önümüzdeki yıllarda dijital ve fiziksel kanalların daha fazla entegre olduğu, omnichannel yapının güçlendiği bir dönem göreceğiz.

Perfect Store yaklaşımınız nedir, biraz bahseder misiniz?

Perfect Store yaklaşımımız, petshop perakende kanalında tüketicinin mağaza deneyimini en ideal seviyeye taşımayı hedefleyen bütüncül bir perakende mükemmelliği modelidir.

Bu yaklaşımın merkezinde, hayvan sahiplerinin ihtiyaç duydukları ürüne en doğru şekilde, en kolay ve en hızlı biçimde ulaşabilmeleri yer alıyor. Çünkü satın alma kararlarının önemli bir bölümü mağaza içinde, raf önünde veriliyor. Bu nedenle mağaza deneyimini doğru kurgulamak, satış performansını doğrudan etkileyen kritik bir unsur.

Perfect Store modeli; doğru ürün çeşitliliği, kategori bazlı raf yönetimi, güçlü ürün görünürlüğü, etkili mağaza navigasyonu ve eğitimli satış ekipleri gibi temel bileşenlerden oluşuyor. Amaç yalnızca ürünün rafta bulunması değil, doğru şekilde konumlandırılması ve doğru şekilde anlatılması.

Biz Royal Canin olarak bu modeli sadece bir görsel mağaza standardı olarak değil, aynı zamanda bir “retail iş ortaklığı geliştirme sistemi” olarak görüyoruz. Petshopların kendi performanslarını artırmalarına yardımcı olurken, tüketici tarafında da daha tutarlı ve güvenilir bir alışveriş deneyimi oluşturmayı hedefliyoruz.

Kısacası Perfect Store yaklaşımı hem petshopların sürdürülebilir büyümesini destekleyen hem de hayvan sahiplerinin daha doğru seçimler yapmasını sağlayan bir perakende mükemmelliği çerçevesidir diyebiliriz.

Royal Canin’in Perfect Store yaklaşımı petshoplara nasıl katkı sağlıyor?

Perfect Store yaklaşımımızın temelinde tüketicinin ihtiyaç duyduğu ürüne hızlı, kolay ve doğru şekilde ulaşabilmesi bulunuyor. Doğru ürün yelpazesi, etkili raf yönetimi, kategori bazlı yerleşim, mağaza navigasyonu ve görünürlük gibi kriterler satın alma kararlarını doğrudan etkiliyor.

Uluslararası araştırmalar mağaza içi satın alma kararlarının önemli bölümünün raf önünde verildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle mağaza deneyimini optimize etmek hem tüketici memnuniyeti hem de perakendecilerin büyümesi açısından kritik öneme sahip.

Royal Canin, petshop iş ortaklarına hangi alanlarda destek veriyor?

İş ortaklarımızın gelişimini kendi gelişimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Kategori yönetimi, satış ekiplerinin eğitimi, mağaza içi görünürlük çözümleri, tüketici içgörüleri ve ticari gelişim programlarıyla petshoplarımızın büyümesine katkı sağlıyoruz. Ayrıca düzenlediğimiz PetShop Academy gibi platformlarla sektör profesyonellerini bir araya getirerek bilgi paylaşımını ve ortak gelişimi destekliyoruz.

Önümüzdeki dönemde petshop kanalında hangi değişimleri göreceğiz?

2030’a doğru ilerlerken petshopların rolü daha da genişleyecek.

Geleceğin başarılı petshopları yalnızca ürün satan işletmeler olmayacak; eğitim veren, topluluk oluşturan, dijital çözümleri kullanan ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunan merkezler haline gelecek.

Biz de Royal Canin olarak bu dönüşümün önemli bir parçası olmaya ve iş ortaklarımızla birlikte sektöre değer katmaya devam edeceğiz.

Çünkü inanıyoruz ki sektörün geleceği güçlü üreticiler kadar güçlü perakendecilerle de şekillenecek. Petshoplara yapılan yatırım, aslında sektörün geleceğine yapılan yatırımdır.

Peki biraz da ürünlerinizden bahsedelim. Royal Canin’in Petshop kanalında öne çıkan kategorileri nelerdir? Bu kategorilerde nasıl bir dönüşüm yaşanıyor?

Petshop kanalı son yıllarda oldukça hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Geleneksel olarak kuru mama kategorisinin ağırlıklı olduğu bir yapıdan, daha geniş ve uzmanlaşmış bir kategori yönetimine doğru ilerliyoruz.

Bugün petshop kanalında başlıca kategorileri; kuru mama, yaş mama, ödül mamaları, takviyeler, bakım ve hijyen ürünleri, aksesuarlar ve oyuncaklar oluşturuyor. Özellikle yaş mama ve fonksiyonel beslenme kategorilerinde önemli bir büyüme görüyoruz.Bununla birlikte tüketiciler artık yalnızca ürün satın almak istemiyor; hayvanlarının yaşına, yaşam evresine, ırkına ve özel ihtiyaçlarına uygun, kişiselleştirilmiş beslenme çözümleri arıyor. Bu durum da premium ürünlere ve uzman danışmanlığa olan talebi artırıyor.

Royal Canin Türkiye olarak kategori yönetimi yaklaşımımız hayvan sahibinin bu ihtiyaç ve beklentileri ile birebir uyuşuyor.  Yavru, yetişkin ve yaşlı hayvanların farklı ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizin yanı sıra, belirli ırklara ve özel beslenme gereksinimlerine yönelik ürünlerimizle petshop iş ortaklarımızın müşterilerine daha doğru yönlendirmeler yapmalarını destekliyoruz.

Önümüzdeki dönemde fonksiyonel beslenme ve supplement ürünlerinin petshop kanalındaki büyümenin temel itici güçleri arasında yer alacağını öngörüyoruz.

Son dönemde Royal Canin portföyüne eklenen yeni ürünler ve kategoriler neler oldu?

Hayvanların yaşam evresi, ırkı ve özel ihtiyaçlarına yönelik beslenme çözümleri geliştirmeye devam ediyoruz. Son dönemde özellikle fonksiyonel beslenme kategorilerinde portföyümüzü genişlettik.

Bu kapsamda ilk kez Türkiye’de satışa sunduğumuz tamamlayıcı ödül maması serimiz, köpeklerin farklı yaşam evreleri, ihtiyaçları ve sağlık öncelikleri dikkate alınarak geliştirilmiş fonksiyonel bir ürün grubu olarak ön plana çıkıyor.  Bu seri ile amacımız, ödül kullanımını yalnızca bir ödüllendirme aracı olmaktan çıkararak, günlük beslenme rutinini destekleyen bir yapıya dönüştürmek.

Petshop kanalında yer alan serimiz; bağışıklık ve sindirim desteğinden deri-tüy sağlığına, eklem fonksiyonlarından sağlıklı yaş almaya ve eğitim süreçlerine kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunuyor. Veteriner kliniklerinde konumlanan özel seri ise kilo kontrolü, üriner sistem sağlığı, bağırsak sağlığı ve alerji yönetimi gibi daha spesifik sağlık ihtiyaçlarına yönelik formüle edilmiş kuru mama serilerimizle uyumlu şekilde geliştirildi. Serinin en önemli özelliklerinden biri de günlük beslenme planına entegre edilebilmesi.

Royal Canin olarak odağımız, her zaman olduğu gibi bilimsel veriler ışığında, her hayvanın kendine özgü ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmeye devam etmek olacak.

Sektörün geleceğine ilişkin öngörüleriniz neler? Önümüzdeki dönemde petshop kanalını nasıl bir dönüşüm bekliyor?

Evcil hayvan sektörünün önümüzdeki yıllarda büyümesini sürdüreceğine inanıyoruz. Ancak bu büyümenin yalnızca hacimsel değil, aynı zamanda niteliksel bir dönüşümü de beraberinde getireceğini düşünüyoruz.

Hayvan sahipleri artık onların sağlığı, yaşam kalitesi ve mutluluğu için daha bilinçli tercihler yapıyor. Bu değişim, premium beslenme, fonksiyonel ürünler, kişiselleştirilmiş çözümler ve sağlık odaklı kategorilerin önemini artırıyor.

Petshoplar da bu dönüşümün merkezinde yer alacak. Geleceğin başarılı petshopları yalnızca ürün satan noktalar değil; eğitim veren, danışmanlık sunan, dijital çözümleri kullanan ve hayvan sahiplerine bütüncül bir deneyim yaşatan merkezler olacak.

Aynı zamanda dijital ve fiziksel kanalların daha fazla entegre olduğu, veri ve teknoloji destekli bir perakende yapısı göreceğiz. Tüketiciler ürünlere her kanaldan ulaşmak isterken, uzman yönlendirme ve güvenilir bilgiye duyulan ihtiyaç da artmaya devam edecek.  Biz de Royal Canin olarak bilimi merkeze alan yaklaşımımızla, iş ortaklarımızın gelişimini destekleyerek ve hayvan sahiplerinin değişen ihtiyaçlarına uygun çözümler sunarak sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Çünkü inanıyoruz ki sektörün geleceği; bilgi, uzmanlık ve güçlü iş birlikleri üzerine inşa edilecek.

Devamını Oku

Firmalardan

Mutlu Makarnacılık, un kategorisine Mutlu Un ile giriş yaptı

Editör

Yazar:

Türkiye’nin köklü gıda üreticilerinden Mutlu Makarnacılık, ürün portföyünü genişleterek un kategorisine giriş yaptı. Şirket, yeni markası Mutlu Un ile hem perakende hem de ev tipi tüketim pazarında yer almaya başladı.

Yarım asrı aşkın üretim deneyimini yeni kategoriye taşıyan şirket, Mutlu Un’u Tekirdağ’daki Endüstri 4.0 standartlarında faaliyet gösteren tam otomasyonlu tesislerinde üretiyor. Günlük 4.400 ton buğday kırma ve 1.600 ton un üretim kapasitesine sahip tesislerde gerçekleştirilen üretim, gelişmiş kalite kontrol ve Ar-Ge süreçleriyle destekleniyor.

Markanın öne çıkan üretim yaklaşımı ise Çift Eleme Teknolojisi. İki kez eleme işleminden geçirilen buğday unu, daha ipeksi bir doku kazanırken; hamurun daha homojen yapıya ulaşmasına katkı sağlayarak ev kullanıcılarına daha kolay işlenebilir bir ürün sunuyor.

Mutlu Un; kek, poğaça, börek, kurabiye, ekmek ve pizza gibi farklı tariflerde kullanılabilecek şekilde geliştirildi. Marka, ilk etapta Migros mağazaları ve Migros Sanal Market’te tüketicilerle buluşurken, ilerleyen dönemde dağıtım ağını genişletmeyi hedefliyor.

Mutlu Makarnacılık, yeni yatırımıyla un kategorisinde de kalite odaklı üretim anlayışını tüketicilerle buluşturmayı amaçlıyor.

Çift eleme teknolojisi

Evde yapılan kekten poğaçaya, börekten ekmeğe kadar birçok tarifte başarılı sonucun en önemli unsurlarından biri kullanılan unun kalitesi oluyor. Son yıllarda ise yalnızca buğdayın kalitesi değil, unun üretim teknolojisi de tüketicilerin dikkat ettiği kriterler arasında yer alıyor.

Bu alanda öne çıkan uygulamalardan biri olan Çift Eleme Teknolojisi, unu iki aşamalı eleme sürecinden geçirerek daha ipeksi bir un dokusu elde edilmesini sağlıyor. Daha homojen yapıdaki bu un, suyla daha dengeli buluşurken hamurun daha kolay yoğrulmasına, daha pürüzsüz bir kıvam kazanmasına ve şekillendirme sürecinin kolaylaşmasına katkı sunuyor.

Mutlu Makarnacılık tarafından geliştirilen Mutlu Un, bu üretim teknolojisini tüketici faydasına dönüştüren yeni nesil un ürünleri arasında yer alıyor. Marka, Çift Eleme Teknolojisi sayesinde elde edilen ipeksi un dokusuyla; kek, poğaça, börek, kurabiye, ekmek ve pizza hamurlarında daha pürüzsüz hamurlar hazırlanmasına yardımcı olmayı hedefliyor.

İlk etapta Migros mağazaları ve Migros Sanal Market’te tüketicilerle buluşan Mutlu Un, üretim teknolojisini günlük mutfak deneyimine taşıyarak evde hamur işi hazırlayan tüketicilere daha pratik ve güvenilir bir kullanım deneyimi sunmayı amaçlıyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Mutlu Makarna, TİM 1000’de makarna ihracat lideri oldu

Editör

Yazar:

Mutlu Makarna, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasında da önemli bir başarı elde etti. 17,4 milyar TL’yi aşan üretimden satış rakamıyla araştırmada 147’nci sırada yer aldı.

Günlük 4.400 ton buğday kırma, 1.850 ton makarna ve 1.600 ton buğday unu üretim kapasitesine sahip olan Mutlu Makarna, yaklaşık 900 kişilik istihdamıyla bölgesel kalkınmaya da katkı sunuyor. Şirket, üretim altyapısına yaptığı yatırımlar ve enerji alanındaki çalışmalarıyla sürdürülebilir büyüme hedeflerini destekliyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Mutlu Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Göymen şunları söyledi: “TİM 1000 ve İSO 500 araştırmalarında elde ettiğimiz sonuçlar, üretimden ihracata uzanan değer zincirimizde ortaya koyduğumuz istikrarlı büyümenin bir göstergesidir. Makarna ihracatındaki liderliğimizi korurken, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer almaktan da gurur duyuyoruz. Bu başarıda büyük emekleri bulunan çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza, tedarikçilerimize ve ürünlerimizi tercih eden tüketicilerimize teşekkür ediyorum. Mutlu Makarna olarak köklü tecrübemizi yenilikçi bakış açısıyla birleştirerek üretmeye, istihdam yaratmaya ve ülkemizin gıda sanayisine değer katmaya devam edeceğiz.”

Mutlu Makarna, ihracat odaklı büyüme stratejisiyle ürünlerini 100’den fazla ülkeye ulaştırıyor. Un, irmik, makarna ve kuskustan oluşan geniş ürün yelpazesini daha da güçlendirmeyi hedefleyen şirket, yenilikçi ürün geliştirme çalışmaları ile mevcut ve gelecekteki yatırımlarını sürdürerek Türkiye ekonomisine ve gıda sanayisinin gelişimine katkı sunmayı hedefliyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER