Firmalardan
Kibar Holding: Gıda sektöründe yatırımlarımız devam edecek
Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, çiftçilere emekleri için teşekkür etti.
Kibar Grubu şirketlerinden Assan Gıda, mevsimin ilk domateslerinin fabrikaya gelişiyle üretim sezonunu açtı. Assan Gıda’nın Susurluk’ta bulunan fabrikasında 26 Temmuz 2016 tarihinde düzenlenen törende sezonun ilk domatesleri karşılandı.
Törene Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Kibar Holding CEO’su Tamer Saka, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Kibar ve Serdar Koçtürk,Kibar Holding COO’su Haluk Kayabaşı ile Assan Gıda Genel Müdürü Hakan Koçoğlu, Assan Gıda Fabrikalar Direktörü Mustafa Erdoğan, firma yöneticileri ve çalışanları ile bölgeden pek çok çiftçi katıldı.
Assan Gıda’nın kuruluşundan bu yana her yıl düzenleyerek geleneksel hale getirdiği törende, son 3 yıldır taahhütlerini eksiksiz yerine getiren çiftçiler de ödüllendirildi.
Burada konuşan Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, verimli geçmesini ümit ettiğimiz yeni sezonu karşılamanın mutluluğu yaşadıklarını belirterek, yıl boyunca en kaliteli domateslerin üretilmesi için büyük emek veren çiftçilere ve çalışanlara teşekkür etti.
Çiftçinin desteklenmesinin sektörün en önemli konulardan biri olduğuna dikkat çeken Kibar, “Faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde domates üreticilerini ve tarımı desteklemeyi görev kabul ediyoruz ve üretimin her aşamasını kontrol ederek çiftçilerimize eğitimler veriyoruz. Devletimiz de özellikle domateste iyi tarım uygulamalarında çiftçinin yanında. Assan Gıda olarak fideden, gübreye, sulama, zirai mücadeleye kadar üretimin her aşamasında çiftçimizi destekliyoruz.” dedi.
Türkiye’nin endüstriyel domates üretiminde dünyada 5. sırada yer aldığını söyleyen Kibar, “Kaliforniya 12 milyon, Çin 6 milyon, İtalya ve İspanya 4-5 milyon, Türkiye 2.6 milyon ton ile bu ülkeleri izliyor. Bu payın önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Dünya talebinin yüzde 7’sini karşılayan Türkiye, bu pazardaki en güçlü oyuncular arasındadır. Bu sebeple biz de önümüzdeki yıllara yönelik stratejiler geliştiriyoruz. Fabrikamızda üretim optimizasyonu ve genel iyileştirmeleri kapsayan 6 milyon euro’luk yeni yatırımlarımızla otomasyonu artırmakla birlikte istihdamı da artıracağız” diye konuştu.
Türkiye’nin en büyük ketçap sos ihracatçısı Assan Gıda halen ürünlerinin yüzde 50’sini ihraç etmektedir. 2015 rakamlarıyla dünyada en fazla domates işleyen fabrikalar içinde 38. sırada yeralan Assan Gıda, dünyanın dört bir yanında 56 müşterisine, 30’un üzerinde ülkeye ihracat yapıyor. 2014’ten 2015’e satışlarını yüzde 18 artıran Assan Gıda, Ar-Ge merkezinde tüketicilerinden gelen talep ve beklentiler doğrultusunda yeni ürünler geliştirmeye ve yatırımlarına devam etmeyi planlıyor.
1998 yılından bu yana faaliyet gösteren Assan Gıda, Türkiye’nin en büyük ketçap ve sos ihracatçısı. Dünyada en fazla domates işleyen fabrikalar içinde 38. sırada bulunan Assan Gıda, Türkiye’de ve Avrupa’da birçok müşteriye, özel markalı ürünleri ve kendi markaları Kingtom ve Colorado ile salça, ketçap, mayonez ve sos kategorilerinde geniş bir ürün portföyü sunuyor. Sadece ketçapta 90’a yakın değişik lezzetlerde ürünü bulunan Assan Gıda, 4 kıtada 30’dan fazla ülkeye ihracat yapıyor. Ortadoğu, Kafkaslar ve Afrika’da birçok ülke için salça, Avrupa’da özellikle büyük zincir marketler için ketçap ve sos ürünleri üreten firma, dünyanın birçok ülkesindeki çok uluslu şirketlere hammadde olarak salça, biber salçası ve biber suyu veriyor.
Firmalardan
Blend 1601’e İtalya’dan tasarım ödülü
İzmir merkezli butik kahve markası Blend 1601, uluslararası tasarım dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen A’ Design Award’da önemli bir başarıya imza attı. Markanın “Shade-Grown” (gölgede yetişen) kahve felsefesinden ilham alan ambalaj tasarımı, Ambalaj Tasarımı kategorisinde verilen Iron A’ Design Award ödülüne layık görüldü.
Uluslararası jüriden tam not
A’ Design Award jürisi tarafından verilen Iron Ödülü; profesyonel standartları başarıyla karşılayan, işlevselliği estetikle birleştiren ve sektöre değer katan tasarımlara veriliyor. Blend 1601’in ödüllü ambalaj tasarımı; sürdürülebilirlik yaklaşımı, kullanıcı deneyimini kolaylaştıran ikon sistemi, ölçeklenebilir marka mimarisi ve güçlü hikâye anlatımıyla öne çıktı. Tasarımdaki her detay, gölgede yetişen kahvenin doğallığını ve zanaatkâr üretim anlayışını yansıtacak şekilde kurgulandı. Dokulu yüzeyler, çevre dostu malzemeler ve el işçiliğini hissettiren uygulamalar, markanın premium konumlandırmasını güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.
Gölgede yetişen kahvenin hikayesi dünyaya açıldı
Blend 1601, kurucusu Armağan Portakal tarafından nitelikli kahve kültürüne farklı bir bakış açısı kazandırmak amacıyla hayata geçirildi. Marka, 1500 ila 2100 metre rakımda, doğal bitki örtüsünün içinde ve ağaç gölgelerinde yetişen Arabica çekirdeklerini kahveseverlerle buluşturuyor. Tam olgunluğa ulaşan kahve meyvelerinin elle toplanmasıyla başlayan süreç, çekirdeğin karakterini koruyan özenli üretim aşamalarıyla devam ediyor. Bu yaklaşım, markanın ambalaj tasarımında da kendine güçlü bir karşılık buluyor.
“Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor”
Blend 1601 Kurucusu Armağan Portakal, kazanılan ödülün markanın kuruluş felsefesinin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu belirterek, “Blend 1601’i kurarken amacımız sadece iyi kahve üretmek değildi. Doğaya saygılı üretimi, estetik anlayışı ve sosyal faydayı aynı potada buluşturan bir marka yaratmak istedik. Bugün dünyanın en saygın tasarım ödüllerinden birinde bu yaklaşımın takdir görmesi bizim için son derece değerli. Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor. Bu da başlı başına bir ödül bizim için. Bu başarıda büyük emeği bulunan Burak Şahin’e ve Istanbul French Fries ekibine teşekkür ediyoruz. Onlarla çalışmak bizim için büyük bir keyif.” şeklinde konuştu.
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
