Firmalardan
Metro Türkiye’den Sıfır Atık Projesi
Hedef, 13 şehirdeki 25 mağazada 2025 yılının sonuna kadar operasyonel süreçler dolayısıyla yaşanan gıda kaybını yüzde 50 oranında azaltmak.
Sürdürülebilirliği, iş yapış biçimlerinin bir parçası olarak gördüklerini dile getiren Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, “Metro Türkiye olarak yerel üreticilerden tedarikçilerimize, HoReCa profesyonellerinden son tüketiciye kadar tüm paydaşlarımızla sürdürülebilir ve birlikte büyüyen çalışmalara odaklanıyoruz. Sürdürülebilir bir dünya için çıktığımız yolda, kendi ürünlerimizde ambalaj malzemesini azaltarak bu alanda ciddi bir tasarruf gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl 18,6 tonluk ambalaj tasarrufu sağlamıştık, bu yıl şimdiden 12,2 tona ulaştık. Bununla birlikte, dünyada ikinci en çok kullanılan, çevreye ciddi zararlar veren PVC’yi, yine kendi markalı ürünlerimizin 322’sinin ambalajından tamamen çıkardık. Bu sayı yüzde 89’a tekabül ediyor. Tüm ambalajlarımızdan PVC’yi çıkarmak için de çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz” dedi.
Küresel gıda talebinin karşılanması için üretimden ziyade kayıp ve atıklara odaklanılması gerektiğine dikkat çeken Boris Minialai, sözlerini şöyle sürdürdü, “Nüfusun taleplerinin karşılanabilmesi için küresel gıda üretiminin 2050 yılına kadar yüzde 60 artması gerektiği hesaplanıyor. Ancak odaklanmamız gereken konu daha fazla üretmek değil, kayıp ve atıkların sürdürülebilir bir şekilde azaltılması olmalı. Bugün rakamlara baktığımızda, insan tüketimi için üretilen gıdanın neredeyse üçte birinin boşa gittiğini görüyoruz. TÜBİTAK verilerine göre de, Türkiye’de üretilen 49 milyon ton meyve ve sebzenin yüzde 25 ila 40’ı arasında değişen miktarı ya üretim ya da dağıtım zinciri aşamasında kayba uğruyor. Bu da yaklaşık 11,6 milyon ton ürünün kaybedildiği anlamına geliyor. Bu atığı önlemenin yolu, hiç kuşkusuz iyi tedarik zinciri uygulamaları. Biz de gıda kayıp ve atıklarının önlenmesi ve milli kaynak israfının son bulması için Metro Gıda Hareketi adını verdiğimiz bir proje yürütüyoruz. Bu alanda farkındalık yaratmak için yerel üreticilerden restoran şeflerine ve işletmecilere kadar geniş bir kesimle işbirliği yapıyoruz.”
Metro Türkiye mağazalarındaki atık yönetimini iyileştirmek için yeni nesil dijital atık yönetimi platformu olan Fazla Gıda ile işbirliği yaptıklarını belirten Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai, “Bu işbirliğiyle reyondan çekme süresi gelmiş ancak son kullanma tarihi geçmediği için hala satılabilir olan ürünleri israf olmaktan kurtarıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. 2018’de 250 bin öğün yemeğe denk gelen 110 ton gıdayı, 35 gıda bankası aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. 13 şehirdeki 25 mağazamızda uyguladığımız proje ile 2025 yılının sonuna kadar operasyonel süreçler dolayısıyla yaşanan gıda kaybını yüzde 50 oranında azaltmayı amaçlıyoruz. Şu anda hedefimiz bağışlanamayacak durumda olan gıdaları çöpe atmak yerine kompost alanlarına göndermek. Böylece bu gıdaları hem toprağın yapısını zenginleştiren gübre haline getirebilecek hem de sıfır atık üreten bir sisteme öncülük etmiş olacağız” diye konuştu.
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
Firmalardan
Çamlı Yem Besicilik A.Ş.’den açıklama var
- sayımızda yayımlanan Dosya Konumuzda Markam Danışmanlık yöneticisi Güven Borca, Yaşar Grubu şirketlerinden Çamlı Yem Besicilik’in satıldığı yönünde bir yazıyı gündeme getirmişti. Bu yazı sonrası Çamlı Yem Besicilik A.Ş. Yönetim Kurulu’ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Son günlerde, şirketimiz Çamlı Yem Besicilik’in satışına ilişkin olarak çeşitli mecralarda yer alan haber ve söylemler üzerine açıklama gereği duyulmuştur.
Söz konusu haber ve söylemler gerçeği yansıtmamakta olup, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.
Çamlı Yem Besicilik, tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin öncüsü olarak; deniz işletmesi, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yem işletmesi ve organik süt işletmesi ile, 40 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Faaliyetlerimiz, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda güçlü ve istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.
Şirketimizle ilgili doğru ve güncel bilgiler yalnızca resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Asılsız iddialara itibar edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
