Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Nestlé Türkiye’de 120’nci yılını kutluyor

Editör
Abone Ol:

Nestlé Türkiye, “Ortak Değer Yaratma” anlayışı doğrultusunda 120’nci yılını geniş ölçekli sosyal fayda hareketlerinden biri olan 120 Bin İyilik Hareketi ve ülkemiz tarımının geleceğini gençlerle birlikte şekillendireceği “Genç İşi Tarım” projesi ile kutluyor. “120 Bin İyilik Hareketi” ile doğanın korunmasından eğitimde fırsat eşitliğine, gıdaya erişimden toplumsal gönüllülüğe ve meme sağlığı farkındalığının artırılmasına kadar pek çok alanda paydaşlarıyla güç birliği yaparak kalıcı etki yaratıyor. Şirket aynı zamanda 5 yılda 20 bini aşkın gence ulaşacak “Genç İşi Tarım” projesiyle üretimin niteliği, dayanıklılığı ve uzun vadeli sürdürülebilirliğinde dönüşüm ihtiyacına katkıda bulunmayı hedefliyor.

Bugün 9 farklı kategoride 800’ü aşkın ürünü ve 50’den fazla markasıyla Türkiye’deki 120’nci yaşını kutlayan Nestlé Türkiye’nin CEO’su Leszek Wacirz, şirketin 120 yıllık köklü geçmişinden aldığı güçle sürdürülebilir büyümesine kararlılıkla devam ettiğini ifade etti.

Dünya genelindeki gıdanın geleceğine de değinen Wacirz, “Nestlé küresel bir şirket olarak, bugünün ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini artırmak için gıdanın ve içeceğin gücünü ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Gıdanın geleceğini güvence altına almak ekonomik bir gereklilik olduğu kadar, kolektif bir yükümlülük. Önümüzdeki on yılın olası riskleri arasında yer alan hava olayları, biyoçeşitliliğin etkilenmesi ve doğal kaynakların azalması sorunlarına yalnızca bir risk bakış açısıyla değil, sorumluluk bilinciyle odaklanıyoruz. Bu doğrultuda, portföyümüzü daha sağlıklı ve besleyici alternatifler ile yeniliyoruz. Teknoloji ve inovasyonla hazırladığımız kaliteli ürünlerimizi tüketicilerimizle buluşturuyoruz” dedi.

Türkiye’de tarım girişimciliğinde yeni dönem: Genç İşi Tarım

Gıdanın geleceğinin tarım ve teknolojiyle güvence altına alınabileceğini vurgulayan Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal, Türkiye’nin tarımda küresel ölçekte yedinci sırada yer aldığını, sektörün gayri safi milli hasılaya yaklaşık yüzde 7 katkı sağladığını ve ülke nüfusunun yüzde 20’sinin hâlâ tarım sektöründe istihdam edildiğini belirtti. Bu göstergelerin Türkiye’nin tarım alanındaki güçlü potansiyeline işaret ettiğini ve Nestlé Türkiye olarak köklü miraslarından aldıkları ilhamla yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Ünal, “‘Burası Yuvamız’ yaklaşımımızla, yerel değerleri gözetiyor ve toplum için kalıcı etki yaratmayı hedefliyoruz. Nestlé çatısı altında, gıdanın geleceğini güvence altına almak, çiftçileri desteklemek ve gençlerin istihdamına katkı sağlamak amacıyla uzun yıllardır pek çok çalışma yürütüyoruz. Şimdi de bu vizyonu genç kuşağın dinamizmiyle birleştirip tarım ve girişimcilik sektörüne yeni bir soluk getirmeyi hedefleyerek, ‘Genç İşi Tarım’ projesini hayata geçiriyoruz. Impact Hub İstanbul oyun kuruculuğuyla başlattığımız ‘Genç İşi Tarım’ projemizde, tarım sektörüne yenilikçi ve girişimci bir bakış açısı getirecek genç yetenekleri bir araya getiriyoruz. ‘Genç İşi Tarım’ projemiz, küresel ölçekte gençlerin ekonomik hayata katılımını destekleyen Nestlé Needs YOUth girişiminin Türkiye’deki güçlü bir yansıması” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

Blend 1601’e İtalya’dan tasarım ödülü

Editör

Yazar:

İzmir merkezli butik kahve markası Blend 1601, uluslararası tasarım dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen A’ Design Award’da önemli bir başarıya imza attı. Markanın “Shade-Grown” (gölgede yetişen) kahve felsefesinden ilham alan ambalaj tasarımı, Ambalaj Tasarımı kategorisinde verilen Iron A’ Design Award ödülüne layık görüldü.

Uluslararası jüriden tam not

A’ Design Award jürisi tarafından verilen Iron Ödülü; profesyonel standartları başarıyla karşılayan, işlevselliği estetikle birleştiren ve sektöre değer katan tasarımlara veriliyor. Blend 1601’in ödüllü ambalaj tasarımı; sürdürülebilirlik yaklaşımı, kullanıcı deneyimini kolaylaştıran ikon sistemi, ölçeklenebilir marka mimarisi ve güçlü hikâye anlatımıyla öne çıktı. Tasarımdaki her detay, gölgede yetişen kahvenin doğallığını ve zanaatkâr üretim anlayışını yansıtacak şekilde kurgulandı. Dokulu yüzeyler, çevre dostu malzemeler ve el işçiliğini hissettiren uygulamalar, markanın premium konumlandırmasını güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.

Gölgede yetişen kahvenin hikayesi dünyaya açıldı

Blend 1601, kurucusu Armağan Portakal tarafından nitelikli kahve kültürüne farklı bir bakış açısı kazandırmak amacıyla hayata geçirildi. Marka, 1500 ila 2100 metre rakımda, doğal bitki örtüsünün içinde ve ağaç gölgelerinde yetişen Arabica çekirdeklerini kahveseverlerle buluşturuyor. Tam olgunluğa ulaşan kahve meyvelerinin elle toplanmasıyla başlayan süreç, çekirdeğin karakterini koruyan özenli üretim aşamalarıyla devam ediyor. Bu yaklaşım, markanın ambalaj tasarımında da kendine güçlü bir karşılık buluyor.

“Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor”

Blend 1601 Kurucusu Armağan Portakal, kazanılan ödülün markanın kuruluş felsefesinin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu belirterek, “Blend 1601’i kurarken amacımız sadece iyi kahve üretmek değildi. Doğaya saygılı üretimi, estetik anlayışı ve sosyal faydayı aynı potada buluşturan bir marka yaratmak istedik. Bugün dünyanın en saygın tasarım ödüllerinden birinde bu yaklaşımın takdir görmesi bizim için son derece değerli. Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor. Bu da başlı başına bir ödül bizim için. Bu başarıda büyük emeği bulunan Burak Şahin’e ve Istanbul French Fries ekibine teşekkür ediyoruz. Onlarla çalışmak bizim için büyük bir keyif.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Firmalardan

Hayhay, Perakende Günleri’nde

Editör

Yazar:

Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün  ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.

2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.

Aklın yolu Hayhay

Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.

2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.

Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”

Devamını Oku

Firmalardan

“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”

Editör

Yazar:

Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.

Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijital­leşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”

Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için ope­rasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.

Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü

Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.

Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.

Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER