Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Papara’dan yeni kurumsal kart

Editör
Papara Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed F. Karslı ve Ceo'su İlker Diker

Elektronik para kuruluşu Papara, Papara Business Card’ı kurumların hizmetine sundu.

Mevcut çözümlerde kurumların personellerinin harcamalarını yönetebilmek için ya personellerine kuruma ait kredi kartı veya avans vermeleri ya da personelin kendi cebinden yaptığı harcamayı sonradan personele ödeyerek muhasebeleştirmeleri gerekiyor.
Yönetimi ve kontrolü oldukça zor olan bu yöntemler Papara Business Card sayesinde tarihe karışıyor. Tek bir ürünle kurumlar çalışanlarının tüm masraflarını, giderlerini tek bir panelden yönetirken yemek kartlarına da elveda diyor.
Papara’da kurumsal hesap açan şirketler, çalışanlarına teslim ettikleri Papara Card’lar ile çalışanlarının hangi kategoride ne kadar harcama yapabileceğini kendi panelleri üzerinden yönetiyor.
Papara Business Card tüm POS ve ATM’lerde kullanılabiliyor. Kurumlar ise çalışanlarının nerelerde harcama yapabileceğini kendileri belirliyor.
Örneğin bir lojistik şirketi, satış departmanı personelinin yemek kategorisinde aylık 300 TL, ulaşımda 200 TL, konaklamada 750 TL harcama yapabileceğini; pazarlama departmanı personelinin ise yalnızca 500 TL yakıt harcaması yapabileceğini belirleyebiliyor.
Daha da ötesinde şirketler kart kullanıcısı bazında kartların kullanılabileceği mağazalara kadar belirleyebiliyorken (Örn. belirli bir kafede günlük 20 TL gibi) yine kullanıcı bazında aylık, haftalık, günlük ve hatta saatlik limit belirleyebiliyor.
“Papara Business Card projesi, 20 aylık süreçte kurumların ihtiyaçlarını dinleyerek ortaya çıktı” diyen Papara Yönetim Kurulu Başkanı Ahmed F. Karslı, şu bilgileri veriyor:
“Bildiğiniz üzere biz ağırlıklı olarak bireysel kullanıcılar ve özellikle “unbanked/underbanked” dediğimiz hiçbir şekilde finansal ürünler ile tanışmamış ya da bu ürünleri kullanmak istemeyen kullanıcılar için ürünlerimizi geliştiriyoruz. Yaşattığımız kullanıcı deneyimi ve sağladığımız fayda ile kısa süre içerisinde kullanıcı sayımızı 1.2 milyonun üzerine taşıdık ve hızla büyümeye devam ediyoruz. 20 aylık serüvenimizde gördük ki Papara yalnızca gençlere ve banka hesabı olmayanlara ait bir ürün olmamalı.
Nitekim Papara Card kullanmaya başlayan ve banka hesabı da bulunan kullanıcılarımız ayda ortalama 11 alışveriş işlemini Papara Card ile gerçekleştiriyorlar. Pazardan gelen talep ve kullanıcılarımızın davranışlarından yola çıkarak bugün tanıttığımız Papara Business Card ürününü çıkardık. Bugün bu ürün sayesinde kurumlar tüm personellerinin harcamalarını tek bir panelden yönetebiliyor, sınırlandırabiliyor ve takip edip muhasebeleştirebiliyorlar.
Papara Ceo’su İlker Diker “Bunun ilk olmasının birkaç sebebi var. Bir tanesi, bankaların bu tarz ürünleri var fakat bu ölçüde parametrik ve esnek değil. Bir diğer sebep ise, bu sistemde kullanılan bir banka alt yapısı yok, tamamen kendi geliştirdiğimiz elektronik para altyapımızı kullanıyoruz. Yurtdışında benzer iş modelleri yapan elektronik para kuruluşları var ama bu kadar esnek şekilde saatlik/işyeri bazlı sınırlamalar yapabilecek ikinci bir şirket yok şu anda. Klasik, konvansiyonel bankacılık ürünlerinden farklılaşmış bir ürün, bu da bizi çok gururlandırıyor. Bankaların çıkardığı ürünler karlılık beklentisi nedeniyle hep kredili ürünler üzerine yoğunlaşıyor. Bizim amacımız kredi bazlı ürünlerden kurumları uzaklaştırabilmek. Dolayısıyla kurumlar hiç kredi riskine girmeden, hatta çalışanlarının da kredi risklerine girmeden tamamen kendi bakiyeleriyle bir ana hesap altından yönetebiliyorlar Papara Business Card’ı. Hiçbir kartın üstünde limit ve bakiye yok, sadece harcama hakkı var. Yani kurumunuzca sizin kartınıza 500 TL tanımlandığı zaman siz 500 TL’lik harcama yapabiliyorsunuz.
Sunduğumuz ürün o kadar esnek bir ürün ki aslında bugün anlattığımız ve hedeflediğimiz sektörlerin dışında, hiç hedefimizde olmayan bir sektörün ihtiyacını da çözümleyebilecek nitelikte. Şimdiden yemek kartlarına veda diyebiliriz. Kuruma hiçbir maliyeti olmayan ve restoran/lokantadan hiçbir komisyon alınmayan bir yemek kartını kim istemez ki?”

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Firmalardan

Mcdodo, Türkiye’de üretime hazırlanıyor

Editör

Yazar:

Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum

Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum

Son dönemde mobil aksesuar pazarında hızlı bir büyüme grafiği yakalayan Mcdodo, planları arasına Türkiye’de bir üretim tesisi açmayı da aldı. Mcdodo markasının Türkiye’ye geldiğinden beri hızlı ve ayakları yere basan bir büyüme içinde olduğunu söyleyen Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum, “Türkiye’de üretim yapma planlarımız var. 2020 ciro hedefimiz 20 milyon TL idi ve bunu yüzde 90-95 oranında gerçekleştirdik. 2-3 yıl içinde de yıllık ciro hedefimiz 10 milyon dolar. Eğer her şey planlandığı gibi gider ve bu hedefe ulaşırsak, lojistik avantajları sebebiyle Kayseri’de bir fabrika kurmayı planlıyoruz” dedi.

Bu fabrikanın sadece yurtdışından gelen parçaların birleştirildiği sınırlı bir üretim tesisi olmayacağının altını çizen Uçurum sözlerine şöyle devam etti: “Her şeyi sıfırdan burada ürettiğimiz, teknolojiyi ve altyapıyı da getirip uyguladığımız bir fabrika olacak. Çünkü artık bu aksesuarlarda, özellikle hızlı şarjlarda çok yüksek bir teknoloji kullanılıyor. Bizim amacımız da o yüksek teknolojiyi sağlayacak bir üretim altyapısı kurup, dünyada gelişen tüm teknolojileri anında uygulayabildiğimiz ürünler üretmek. Yani aslında yapacağımız şey önce teknoloji transferi, sonra üretim olacak. Başlangıç aşaması için 1 milyon dolarlık bir yatırım ön görüyoruz. Sonrasında kademeli olarak artacak.”

“İlk etapta Türkiye pazarındaki payımızı daha da artırdıktan sonra, hali hazırda ihracat yaptığımız Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelere ihracat yapmayı planlıyoruz. Daha sonraki dönemde Avrupa, Ortadoğu ve hatta Amerika da ihracat planlarımız arasında var. Çünkü Mcdodo halihazırda bu ülkelerin hepsine ürün gönderiyor ve bu marka şu an sadece Çin’de üretiliyor. Biz Türkiye’de üretim planlarımızı hayata geçirdiğimizde lojistik avantajlar sebebiyle de bu ülkelere yüklü ihracatlar yapmayı hedefliyoruz” diyen Uçurum sözlerini şöyle sürdürdü: “İstihdam olarak da ilk etapta 50-100 arası bir çalışan sayısıyla başlayıp, üretim bantlarının artışına göre bu sayı da artacaktır.

Mcdodo gibi Çin menşeili bir marka olan Xiaomi’nin 30 milyon dolarlık bir yatırımla Türkiye’de fabrika kurması bizi çok motive etti ve bu konudaki çalışmalarımızı hızlandırdık.”

Mcdodo olarak şu an piyasada satışı yapılan tüm akıllı telefon markalarıyla uyumlu aksesuarlar ürettiklerini söyleyen Uçurum, “Araç içi aksesuarlardan, şarj kabloları ve adaptörlere ve kulaklıklara kadar her markaya uyan ürün seçeneklerimiz var. Özellikle yeni nesil hızlı şarj adaptörleri ve kablolar konusunda da iddialı bir markayız. Yeni ürün planlamalarımız da oluyor. Mcdodo üretim merkeziyle görüşerek, özellikle Türkiye pazarına özel, ihtiyaç duyulan ve talep edilen ürünlerle ilgili görüşmeler yapıp portföye yeni ürünler ekliyoruz. Mottomuz; varolanı tekrar eden değil, her zaman bir yenilik ve katma değer yaratan, varolanın üzerine yeni şeyler ekleyen sıradan olmayan ürünler ortaya çıkarmak” dedi.

Aksesuar pazarının büyüklüğünün pandemiyle birlikte 25 milyon adet yani ortalama 10 milyar TL’ye ulaştığını vurgulayan Uçurum, “Satış olarak ilk sırada akıllı telefonların artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası olması ve kesintisiz ulaşım ihtiyacı nedeniyle şarj adaptörleri ve kabloları var. İkinci sırayı ise ekran koruyucu camlar ve kılıflar alıyor. Araç içi aksesuarlar da çok satan ürünlerde ilk sıralarda” dedi.

Uçurum sözlerini şöyle bitirdi: “Bu pazarın tahminimizden de fazla büyüyeceğini öngörüyorum çünkü akıllı telefonların hayatımızda kapladığı yer her geçen gün daha da artıyor. Artık neredeyse diğer elektronik aletleri kullanmaya vakit kalmıyor. Dolayısıyla mobil aksesuarlara olan talep ve ihtiyaç da aynı hızla büyüyecektir.”

Devamını Oku

Firmalardan

Linde MH ile sipariş toplamak artık daha kolay!

Editör

Yazar:

Linde MH

Günümüzde E-ticaretin gelişmesiyle, birçok şirket yeni bir pazarlama imkanı oluşturarak daha çok tüketiciye kesintisiz bir biçimde tanıtım, pazarlama ve satış imkanı sağlamaktadır. Bu rekabet içerisinde müşterilerinin taleplerine en hızlı şekilde yanıt verebilen şirketler ise daha öne çıkmaktadır.

Buna bağlı olarak müşteri ihtiyaçlarını önceden görüp, bu yönde aksiyon alan Linde MH sipariş toplama süresini kısaltan ürünlerle pazarda güçlü bir şekilde varlığını hissettirmektedir.

2020 yılında Avrupa’da satılan sipariş toplayıcılardaki pazar payını bir önceki yıla oranla %5,5 arttıran Linde MH’nin pazardan aldığı pay %21’e kadar yükseldiğini söyleyen Türkiye distribötüröü Hasel İstif Makinaları San. Ve Tic. A.Ş. yetkilileri geliştirilen ürünün artılarını şöyle özetlediler:

Linde MH, yeni yarı otonom sipariş toplayıcısı N20 SA ve N20 C SA’ı müşterileri ile buluşturdu!

Sipariş toplama süresinin %20’ kısalıyor

“Ürünün raftan alınıp depo içindeki dağıtım alanına götürülmesi işlemi sipariş toplama olarak adlandırılmaktadır. Sipariş toplama ise kendi içerisinde birkaç adımdan oluşur ‘durma ve toplama” ayrıca “toplama arasındaki seyahat” bu işlemlerin her ikisinde de hız son derece önemlidir.

Linde MH, yeni N20 SA ve N20 C SA model yarı otonom sipariş toplayıcıları, operatörün ekipmana inme binme sürelerini azalttığından sipariş toplama süresini %20’ye kadar oranda kısaltmaktadır.

Uzaktan kumanda ve sensörler

Standart N20 modeline ek olarak N20 SA ve N20 C SA modellerinde ekipmanla beraber tedarik edilen bir adet uzaktan kumanda, ekipman üstünde yer alan bilgilendirme ışıkları, kumandayla haberleşebilmesi için ve ekipmanın konumunun belirlenmesi amacıyla dört adet anten ve güvenlik sensörü bulunmaktadır. Kumanda ve sensörler yardımı ile operatör ekipmanla uzaktan bağlantı kurabilmektedir.

Güvenlik

Güvenlik bütün Linde MH modellerinde olduğu üzere N20 SA ve N20 C SA modellerinde de standart olarak, tasarımının nüvesinde yer alır. Ekipmanın güvenliği üzerinde bulunan üç adet acil durum butonunun yanı sıra sensörler sayesinde sağlanmaktadır. Sensörler, ekipmanın yoluna çıkan nesneleri belirleyerek, önce aynı tam otonom ekipmanlardaki gibi yavaşlar, daha sonra engelin yaklaşmasıyla beraber durur.

Ekipmanda sesli ve görsel uyarılar mevcut olup, sesli uyarı, yarı otonom moda geçtiği zaman etraftakileri ve operatörü uyarır.

Buna ek olarak, ekipman toplama yapılan rafın sonuna geldiğinde otomatik olarak durur ve operatörün manuel seçim yapmasıyla tekrar harekete geçer.”

Devamını Oku

Firmalardan

Özhan’dan Uluslararası Bursa Festivali’ne destek

Editör

Yazar:

Uluslararası Bursa Festivali

Amerikalı ünlü şarkıcı Della Miles, 59. Uluslararası Bursa Festivali’nde, hem sahne performansı hem de şarkılarıyla herkesi mest etti. Özhan Marketler Zinciri’nin sponsorluğunda düzenlenen konserde Bursalılar kendinden geçti.

Uzun yıllar Michael Jackson ve Whitney Houston’ın vokalistliğini yapan Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Della Miles, söylediği Türkçe ve yabancı şarkılarla Bursa Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda izleyenleri büyüledi. Dansçılarıyla yaptığı sahne şovuyla seyircilerin beğenisini toplayan Miles, seslendirdiği Şebnem Ferah’ın “Sil Baştan” şarkısıyla ayakta alkışlandı. Uzun yıllar iki ünlü starla birlikte dünyanın dört bir tarafındaki festivallerde şarkılarını seslendiren Miles, Bursalı müzikseverlere muhteşem bir gece yaşattı. Zaman zaman şarkılarını seyircilerin arasına inerek onlarla birlikte söyleyen Miles, bu güzel gecenin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Özhan Marketler Zinciri’nin sponsorluğunda yapılan konser renkli görüntüler sahne oldu. Mağazalar Zinciri Kurumsal İletişim Müdürü Ayşen Yılmaz, “Bursamızda sadece faaliyet gösterdiğimiz market sektöründe değil kültür sanat projelerinde de yer almaktan ve bu organizasyona sağladığımız katkıdan dolayı gurur duyuyoruz. Bu sahnede unutulmayacak saatler ve müzik coşkusu yaşadık.  Markamız mutluluğa önem veriyor,  bunu her fırsatta dile getiriyoruz.  Türkiye olarak geçirdiğimiz sıkıntılı dönemlerden sonra müşterilerimizin ve Bursalıların bu akşamki mutluluğuna şahit olmak bizim için çok değerliydi. Kültür sanat faaliyetleri şehrimiz için çok kıymetli. Dünyanın ve ülkemizin renklerini Bursalılarla buluşturmak için kültür ve sanat projelerine desteğimiz sürecek” diye konuştu.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER