Firmalardan
Provel, “Parex” ile temizlik ürünleri kategorisinde büyüyecek
Provel %100 yerli sermaye ile Ekim 2010’da Parex markası ile ürettiği üstün kaliteli ürünleri iki farklı kategoride tüketicilere sunuyor.
İlk kategoriyi kimyasal olmayan ev temizlik ürünlerinin oluşturduğunu söyleyen Provel Genel Müdürü Ferhat Sucu, “Bu kategori kendi içinde ovma, silme ve yer bakım ürünleri olarak 3’e ayrılmaktadır. Süngerler, fiberler, ovma telleri, düz ve rulo temizlik bezleri, mikro fiber temizlik bezleri, bulaşık ve yer bezleri, temizlik kovaları, paspaslar ve sopalar gibi 50’den fazla ürün çeşidi bulunmaktadır. İkinci kategorimizi ise çöp torbaları ve gıda yardımcıları oluşturmaktadır. Bu kategoride standart çöp torbaları, büzgülü çöp torbaları, yeni nesil büzgülü ve kokulu 13 çeşit çöp torbamız ile streç film, alüminyum folyo, pişirme kağıtları, fırın torbaları, buzdolabı poşetleri gibi gıda yardımcılarımızla beraber 30’dan fazla ürünümüz mevcut” dedikten sonra Parex’in doğuş öyküsünü şöyle açıkladı:
“Araştırma ekibimiz, tüketici ve perakendecilerin ihtiyaçları doğrultusunda titizlikle çalıştı, uzun ve titiz çalışmalar neticesinde, üstün ürün ve hizmet kalitesini tüketicilere sunmak için sektörün yakından tanıdığı profesyonellerce Parex ürün portföyü oluşturuldu. Ürünlerini üstün üretim teknolojisi ile üreten Parex, inovatif ürünleri, farklı aktivite ve promosyonları ile hem müşterilerine hem de tüketicilerine fayda sağlayacak bir marka olacaktır. Parex markası sektörde ürün kalitesi, ambalaj kalitesi ve hizmet kalitesi ile kısa sürede hak ettiği yeri almayı hedefliyor. Ayrıca Nisan ayında yapacağımız lansman ile piyasaya sunacağımız ürünlerimiz içerisindeki bazı ürünleri de Türk tüketicisine ilk kez Parex sunuyor olacaktır.
Hedefimiz 2011 sonunda pazarda %8-10 pay almaktır. Öncelikli hedefimiz tüketicilere ürünlerimizi denetmek, kalitemizi ve ürünlerimizin farklılığını onlara göstermek olacaktır. Nisan ayında yapacağımız lansmanda piyasaya sunacağımız ürünlerimiz ile farklılığımızı bir kez daha ortaya koyacağız. Yapacağımız tüketici promosyonları ve mağaza içi pazarlama aktiviteleri ile sektörün farklı oyuncusu olmayı hedefliyoruz. Mevcut ürün portföyümüzdeki tüm çöp torbalarında %100 doğada çözünür serimiz ile ilk farklılığımızı yaratmış bulunuyoruz aslında. Tüm serisini doğada çözünür üreten ilk ve tek firmayız. Hazırladığımız özel standlar, pop malzemeleri, özel ürünler, müşteriye özel aktiviteler ile bakkal ve orta ölçekli marketler için hazırladığımız karma koliler, hediyeli ürünler de bizi rakiplerimizden ayıracaktır.”
Satış ve dağıtım
81 ilde hizmet vermek üzere kurulmuş uzman bir satış kadrolarının olduğunu kaydeden Sucu, “Dağıtım işimizi ulusal zincirler hariç distribütörlerimiz ile sağlayacağız. Ulusal zincirlere bizzat kendimiz servis vereceğiz. Bölgelerinde çok güçlü ve etkin distribütörlerle anlaşarak distribüsyon ayağımızı kurmuş bulunmaktayız. Böyle profesyonellerle çalışmak bizi çok heyecanlandırıyor. Hem distribütör hem de ulusal zincir dağıtım ve lojistik işlerimizi CEVA firması ile yürütmekteyiz” dedikten sonra gelecekle ilgili hedeflerini şöyle açıkladı:
“İlk hedefimiz raflarda ve pazarda hak ettiğimiz yeri almaktır. İnovatif, kaliteli ve yüksek teknoloji ile üretilen ürün yelpazemizi genişleterek sektörde söz sahibi olan ulusal bir firma olmayı amaçlıyoruz. Bu hedeflerimizi gerçekleştirdikten sonra ihracat yoluyla markamızı dış pazarlara taşıyacağız. İçinde bulunduğumuz kategorilere değer katan bir marka olmayı başardığımızda ana hedefimize ulaşmış olacağız.
Biz çıkardığımız ürünlerin perakendeciye değer katacağını ve kategoriye ilave ciro getireceğine inanıyoruz. İçinde bulunduğumuz kategorilerde yaşanacak tatlı rekabetin kategori büyümelerini tetikleyeceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda biz perakendecilerden Parex’e mağaza içinde destek vermelerini bekliyoruz.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
Firmalardan
Çamlı Yem Besicilik A.Ş.’den açıklama var
- sayımızda yayımlanan Dosya Konumuzda Markam Danışmanlık yöneticisi Güven Borca, Yaşar Grubu şirketlerinden Çamlı Yem Besicilik’in satıldığı yönünde bir yazıyı gündeme getirmişti. Bu yazı sonrası Çamlı Yem Besicilik A.Ş. Yönetim Kurulu’ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Son günlerde, şirketimiz Çamlı Yem Besicilik’in satışına ilişkin olarak çeşitli mecralarda yer alan haber ve söylemler üzerine açıklama gereği duyulmuştur.
Söz konusu haber ve söylemler gerçeği yansıtmamakta olup, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.
Çamlı Yem Besicilik, tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin öncüsü olarak; deniz işletmesi, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yem işletmesi ve organik süt işletmesi ile, 40 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Faaliyetlerimiz, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda güçlü ve istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.
Şirketimizle ilgili doğru ve güncel bilgiler yalnızca resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Asılsız iddialara itibar edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
Firmalardan
Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem başlıyor
Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.
Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.
Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.
Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.
Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi
Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.
Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.
Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.
Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.
Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.
Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.
