Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Saysha, franchise atağında!

Editör
Saysha Ten Takıları’nın kurucusu Özlem Taş
Abone Ol:

2018’de hedef;10 şube

Türkiye’nin önemli AVM’lerindeki Kiosk’larıyla özellikle kadın girişimcilerin ilgisini çeken marka, 2018 yılında toplam 10 şube açma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.

Taş: Saysha kategorisini kendisi yaratmış fashion bir ürün

Global pazarda adından daha sık söz ettirmek için fırsat kolladıklarının altını çizen Saysha Ten Takıları’nın kurucusu Özlem Taş, Saysha’nın kalitesi ile mücevher kadar iddialı, kendinden yapışma özelliği ile sınırsızca özgür ve yaratıcı olduğunu aktardı. 5 yıllık bir Ar-Ge çalışmasından sonra Türkiye’de bir ilki başardıklarının altını çizen Taş, “Bu zaman diliminde markayı büyütmek adına gerek yurt içinde gerekse global pazarda 5 milyon doların üzerinde bir yatırım gerçekleştirdik. Saysha, sektör tecrübesiyle güçlenen ve uluslararası platformda adından söz ettirerek yatırımları katlanarak devam eden bir marka. Saysha kategorisini kendisi yaratmış fashion bir ürün. Aksesuar, mücevher, hazır giyim, iç giyim, kozmetik ve güzellik kategorilerinin hepsine dahil olabilen çok fonksiyonelli niş bir ürün olduğunu söylesek yanılmayız” dedi.

Franchise şartları

Yatırımcılardan franchise giriş bedeli ve royalty talep etmediklerinin altını çizen Özlem Taş, Kiosk açılışı için öngördükleri stok bedelinin 100bin TL olduğunu ve aylık ortalama 30bin TL’lik RPT siparişi ile ürün desteğinin kolay bir şekilde sağlandığını söyledi. Ortalama 10-15 m2 alan için kiosk proje çizimi, üretimi ve kurulumu dahil anahtar teslim çalıştıklarını belirten Taş, franchise yatırım detaylarını;

  • Teşhir ünitelerini tasarlanması ve üretimi, kiralama ve teminat bedelleri ile ortalama 50-70 bin TL,
  • Yatım sermayesinim min. 200 bin TL,
  • Bayiler için ortalama hedefledikleri aylık min. karın 50 bin TL,
  • Yatırımcısına yatırımının yüzde 50 gibi ciddi bir geri dönüş sağladığını,
  • Amortisman süresinin ise maksimim 1 yıl olduğunu açıkladı.

2018 yılı hedeflerinde 10 kadar Saysha Shop ile gerek bayilik vererek gerekse globalde mass gruoplar ile anlaşmalarıyla büyüme planları olduğunu açıklayan Taş, global pazarda Katar, Dubai, Amerika, İran, İsviçre ve Almanya’da satış noktalarının olduğunu ayrıca müşterilerinin birçok multibrand mağazadan Saysha satın alabildiklerini belirtti.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Firmalardan

Pozitera, 15. yıldönümünde hastane sınıfı açtı

Editör

Yazar:

Perakende geliştirme hizmetleri sağlayan, sektörün öncü firmalarından Pozitera, 15. yıldönümünde örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Pozitera’nın öncülüğünde Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde “hastane sınıfı” açıldı.

Pozitera, ulusal ve uluslararası birçok perakende firmasına hizmet veriyor. Satış noktalarındaki perakende ürünlerin tüketicilere ulaştırılması için çeşitli stratejiler ve çözümler sunan perakende geliştirme şirketi, 15. yılını kutluyor. Pozitera, bu çerçevede önemli bir sosyal sorumluluk projesine öncülük etti.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ve Hayata Renk Ver Derneği iş birliği ile yürütülen “Öğretmenim Elimi Tut” projesi kapsamında, tedavisi devam eden çocukların eğitimlerine devam edebilmeleri için Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde “hastane sınıfı” hizmete girdi.

Pozitera öncülüğünde açılan hastane sınıfı, hastanede uzun süreli tedavi gören ve bu süreçte örgün eğitimlere katılamayan çocukların eğitime erişimlerini sağlayacak. Sınıfta, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün görevlendirdiği öğretmenler eğitim verecek. Pozitera’nın desteği ile açılan sınıf, tedavi gören çocukların birer hasta değil, öğrenci olduklarını hatırlatmayı sağlayacak.

Özel stratejiler geliştiriyor

Pozitera, 81 il ve birçok ilçede faaliyet gösteriyor. Ayda 15 binden fazla mağaza ziyareti gerçekleştiren firma, 100’den fazla saha yöneticisi ile hizmet veriyor. Pozitera Group bünyesinde; Perakende Akademi, Perakende Digital, Pozitera Sağlık, Bir Adım Sağlık ve SNG Digital platformları bulunuyor. Perakende satış noktalarında yer alan ürünlerin bir an önce tüketicilere ulaşması için özel stratejiler geliştiren Pozitera, perakende mağazası çalışanlarını eğitiyor; kaynakları doğru kullanmak için satış noktalarına özel yenilikler sunuyor; perakende operasyonlarına uygun raporlamalar sağlıyor.

Devamını Oku

Firmalardan

İşinizi özgürleştirin!

Editör

Yazar:

Linde MH’nin 2 tondan 3,5 tona kadar taşıma kapasitesine sahip, en son teknolojiyle tasarladığı E20-E35 model akülü forkliftleri hem performans hem de dayanıklılığı bir araya getirdiği gibi tesisinizin hem iç hem de dış depolama alanlarında rahatlıkla kullanılabilmesi sayesinde gerek sizi gerekse işinizi özgürleştiriyor.

Günümüzde intralojistiğin giderek gelişmesiyle, birçok şirket sürdürülebilir enerji modelleri kullanılan ürünleri tercih etmektedir. Akülü forkliftlerin çalışma sırasında karbon ayak izinin muadil dizel motorlu veya LPG motorlu forkliftlere göre çok daha düşük olması onları çevre dostu ve emisyon standartlarına tam uygun olmalarını sağlar.

Ürünün geliştirilmesi süreci ile ilgili basına yapılan açıklamada Linde MH Ürün Müdürü Björn Walter ‘Müşterilerimizin büyük bir çoğunluğu akülü forklifti tercih etme konusunda istekli, ancak performans, dayanıklılık, yükten bağımsız operatör kabinleri ve Linde MH’nin hidrostatik transmisyonunun sunduğu ergonomik özelliklerden vazgeçme konusunda çekimser davrandıklarını ifade etti.

Walter açıklamalarına “Linde MH proje mühendisleri işte tam da bu noktada devreye girerek, güçlü, dayanıklı akülü forklift geliştirmenin sadece sürüş motorlarının gücünü artırarak elde edilemeyeceğini dizel forkliftlerin olumlu özelliklerini akülü forkliftlerin avantajları ile birleştirerek tamamen yeni bir model serisi tasarlamaya karar vermeleri ile süreç bambaşka bir boyut kazandı.” diye belirtti.

Bu bağlamda Linde MH’nin geliştirdiği 2 tondan 3,5 tona kadar taşıma kapasitesine sahip yeni nesil 1252 serisinde bulunan E20 – E35 modelleri, maksimum performans, güç ve dayanıklılığı sayesinde size zamandan ve operasyon maliyetinden kazandırır.

Kendi sınıfında en fazla ağır ticari araç yükleme/boşaltma rekoru kırmak için tasarlandı

Yeni 1252 serisi E20-E35 model akülü forkliftler, konvansiyonel ASM-Teknolojisine göre %22 daha güçlü SRM-Teknolojisine sahip sürüş motorları, daha ergonomik ve dayanıklı tasarımı sayesinde muadil rakiplerine göre %30* daha fazla kamyon yükleme/boşaltma performansı sağlarken, operasyon maliyetlerinizi de %30* oranında düşürür. Yeni 1252 serisi E20-E35 model akülü forklift ile tesisinizin hem içinde hem de dışında en zorlu şartlar da çalışırken daha yüksek performans gösterir ve operasyonel verimliliğinizi de artırırsınız.

Müşteri talep ve ihtiyaçlarına göre tasarlandı

Müşterilerin, yeni bir forkliftten tasarım açısından genel beklentileri, ergonomi, görüş açısı ve güvenlik olarak özetlenebilir.

Yeni 1252 serisi, şasiden ayrılmış bileşenler (akslar, asansör ve tilt silindirleri) operatörü darbelere ve titreşimlere karşı daha fazla koruyarak, operatörün çalışma şartlarını geliştiri. Böylece bu zorlu şartlarda uzun vardiyalar şeklinde çalışan operatörlerin yorulmadan çalışması işlerin sürdürülebilirliğini de üst seviyeye çıkarır.

Buna ek olarak, yenilenmiş tasarım, her yönde olağanüstü görüş sağlamakla birlikte, temperli cam tavan, büyük kaldırma yüksekliklerinde geniş görüş açısı nedeniyle çalışmayı kolaylaştırır. Operatör için daha iyi görüş açısı, işletmenizde birçok açıdan daha iyi iş güvenliği demektir.

Yeni seride, servis konusunda da önemli gelişmeler sağlanmıştır. Uzaktan arıza teşhisi ve ekipman yazılımı güncellemeleri servis teknisyeni olmadan tesis içinde gerçekleştirilebilir ve bu şekilde servis maliyetleri azaltılmış olur.

İsteğe bağlı enerji çözümü seçenekleri

Yeni 1252 serisinde birden çok enerji çözümü seçeneği olması ekipmanı çalıştırdığınız durum veya mekan olarak değişik enerji çözümleriyle optimum performansı yakalamanızı sağlar. Kurşun asit, lityum iyon veya hidrojen yakıt hücresi enerji sistemleri seçim olanağı sayesinde işletmenizde maksimum sürdürülebilirlik ve verimliliği yakalarsınız.

Devamını Oku

Firmalardan

Mcdodo, Türkiye’de üretime hazırlanıyor

Editör

Yazar:

Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum

Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum

Son dönemde mobil aksesuar pazarında hızlı bir büyüme grafiği yakalayan Mcdodo, planları arasına Türkiye’de bir üretim tesisi açmayı da aldı. Mcdodo markasının Türkiye’ye geldiğinden beri hızlı ve ayakları yere basan bir büyüme içinde olduğunu söyleyen Mcdodo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Uçurum, “Türkiye’de üretim yapma planlarımız var. 2020 ciro hedefimiz 20 milyon TL idi ve bunu yüzde 90-95 oranında gerçekleştirdik. 2-3 yıl içinde de yıllık ciro hedefimiz 10 milyon dolar. Eğer her şey planlandığı gibi gider ve bu hedefe ulaşırsak, lojistik avantajları sebebiyle Kayseri’de bir fabrika kurmayı planlıyoruz” dedi.

Bu fabrikanın sadece yurtdışından gelen parçaların birleştirildiği sınırlı bir üretim tesisi olmayacağının altını çizen Uçurum sözlerine şöyle devam etti: “Her şeyi sıfırdan burada ürettiğimiz, teknolojiyi ve altyapıyı da getirip uyguladığımız bir fabrika olacak. Çünkü artık bu aksesuarlarda, özellikle hızlı şarjlarda çok yüksek bir teknoloji kullanılıyor. Bizim amacımız da o yüksek teknolojiyi sağlayacak bir üretim altyapısı kurup, dünyada gelişen tüm teknolojileri anında uygulayabildiğimiz ürünler üretmek. Yani aslında yapacağımız şey önce teknoloji transferi, sonra üretim olacak. Başlangıç aşaması için 1 milyon dolarlık bir yatırım ön görüyoruz. Sonrasında kademeli olarak artacak.”

“İlk etapta Türkiye pazarındaki payımızı daha da artırdıktan sonra, hali hazırda ihracat yaptığımız Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelere ihracat yapmayı planlıyoruz. Daha sonraki dönemde Avrupa, Ortadoğu ve hatta Amerika da ihracat planlarımız arasında var. Çünkü Mcdodo halihazırda bu ülkelerin hepsine ürün gönderiyor ve bu marka şu an sadece Çin’de üretiliyor. Biz Türkiye’de üretim planlarımızı hayata geçirdiğimizde lojistik avantajlar sebebiyle de bu ülkelere yüklü ihracatlar yapmayı hedefliyoruz” diyen Uçurum sözlerini şöyle sürdürdü: “İstihdam olarak da ilk etapta 50-100 arası bir çalışan sayısıyla başlayıp, üretim bantlarının artışına göre bu sayı da artacaktır.

Mcdodo gibi Çin menşeili bir marka olan Xiaomi’nin 30 milyon dolarlık bir yatırımla Türkiye’de fabrika kurması bizi çok motive etti ve bu konudaki çalışmalarımızı hızlandırdık.”

Mcdodo olarak şu an piyasada satışı yapılan tüm akıllı telefon markalarıyla uyumlu aksesuarlar ürettiklerini söyleyen Uçurum, “Araç içi aksesuarlardan, şarj kabloları ve adaptörlere ve kulaklıklara kadar her markaya uyan ürün seçeneklerimiz var. Özellikle yeni nesil hızlı şarj adaptörleri ve kablolar konusunda da iddialı bir markayız. Yeni ürün planlamalarımız da oluyor. Mcdodo üretim merkeziyle görüşerek, özellikle Türkiye pazarına özel, ihtiyaç duyulan ve talep edilen ürünlerle ilgili görüşmeler yapıp portföye yeni ürünler ekliyoruz. Mottomuz; varolanı tekrar eden değil, her zaman bir yenilik ve katma değer yaratan, varolanın üzerine yeni şeyler ekleyen sıradan olmayan ürünler ortaya çıkarmak” dedi.

Aksesuar pazarının büyüklüğünün pandemiyle birlikte 25 milyon adet yani ortalama 10 milyar TL’ye ulaştığını vurgulayan Uçurum, “Satış olarak ilk sırada akıllı telefonların artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası olması ve kesintisiz ulaşım ihtiyacı nedeniyle şarj adaptörleri ve kabloları var. İkinci sırayı ise ekran koruyucu camlar ve kılıflar alıyor. Araç içi aksesuarlar da çok satan ürünlerde ilk sıralarda” dedi.

Uçurum sözlerini şöyle bitirdi: “Bu pazarın tahminimizden de fazla büyüyeceğini öngörüyorum çünkü akıllı telefonların hayatımızda kapladığı yer her geçen gün daha da artıyor. Artık neredeyse diğer elektronik aletleri kullanmaya vakit kalmıyor. Dolayısıyla mobil aksesuarlara olan talep ve ihtiyaç da aynı hızla büyüyecektir.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER