Genel Haberler
2016’da internette 2,5 trilyon fotoğraf paylaşılacak
Kullanıcıların %20’si akıllı telefonlarını arama yapmaktan ziyade sadece veri paylaşımı amacıyla kullanacak, internette ise 2,5 trilyon fotoğraf paylaşılacak.
Deloitte, 15’inci “Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon (TMT) Öngörüleri” raporunu yayımladı. Rapor; sanal gerçeklik, bilişsel teknolojiler, grafen kullanımı, reklam bloklama, medya gelirlerindeki değişim ve akıllı telefon pazarının bilinmeyen yüzlerine ilişkin çarpıcı detaylar sunuyor.
Deloitte Türkiye Teknoloji, Medya, Telekomünikasyon Endüstrisi Lideri Tolga Yaveroğlu raporla ilgili olarak; “2016 yılına ilişkin TMT öngörülerimiz inovatif teknolojilerin hayatın her alanında gittikçe benimsendiği, birçok alanda veri paylaşımının ön planda olduğu, hızın ve deneyimin her şey anlamına geldiği bir teknoloji dünyasına işaret ediyor. 2016 yılında sanal gerçeklik başlıklarının satışlarının düzenli teknoloji kullanıcıları tarafından 2,5 milyon adet seviyesine ve sanal gerçeklik pazarının ise bir milyar dolara ulaşmasını öngörüyoruz. Bununla birlikte, uzun vadede bakıldığında sanal gerçeklik, akıllı telefon, PC ya da televizyon gibi cihazların ölçeğine ya da yaygınlığına ulaşmakta zorlanacak. Ancak, sürükleyici, duyulara hitap eden teknoloji geliştikçe, bu teknolojinin daha geniş bir kapsamda benimsenmesi belki mümkün olabilir” dedi.
Bilişsel teknolojiler alanında ciddi bir büyüme potansiyeli gördüklerini ifade eden Yaveroğlu; “Bu yıl, ilk yüz yazılım şirketinin sekseninin bilişsel teknoloji şirketi olacağını tahmin ediyoruz. Bu durum, Nesnelerin İnterneti’nin sunduğu potansiyeli açığa çıkararak, bilişim sektörünü zaman içinde bugün bildiğimiz halinin çok ötesine taşıyabilir. Bilişsel teknolojilere, kısa dönemde yeni sanal gerçeklik başlıklarına nazaran tüketiciler tarafından daha az ilgi gösterilse de, bilişsel teknolojiler muhtemelen uzun vadede hem işletmeler hem de tüketiciler için çok daha büyük önem arz edecek” şeklinde konuştu.
Raporda öne çıkan trendler ise şu şekilde:
Teknoloji
• Bilgi teknolojileri (BT) pozisyonlarında kadınlar- eğitim önemli ancak konu eğitimden çok daha öte: 2016 sonu itibariyle gelişmiş ülkelerde kadınların, BT profesyonellerinin sadece %25’ini oluşturması bekleniyor. Bu rakam, 2015 yılındaki orana çok yakın, hatta altında bulunuyor.
• Bilişsel teknolojiler kurumsal yazılımları zenginleştirebilir: 2016’da, cirosal açıdan ilk 100 kurumsal yazılım şirketinin 80’inden fazlasının makine öğrenimi, doğal dil işleme ya da konuşma tanıma gibi bilişsel teknolojileri ürünlerine entegre etmesi bekleniyor. Bu, ilk 100 yazılım şirketinin 64’ünün bir ya da daha fazla bilişsel teknolojiyi içeren ürün ve hizmetler sunduğu 2015’e kıyasla %25’lik bir artışa karşılık geliyor.
• Dokunmatik Ticaret- mobil çevrimiçi ödeme işlemleri hız kazanıyor: Akıllı telefon ve tablet gibi mobil cihazlar üzerinden yaptıkları satın almalarda, üçüncü parti dokunmatik ödeme sistemi kullanan kişi sayısının 2016 yılında %150’lik bir artışla 50 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Dokunmatik ticaret, perakendecilerin, perakende web sitelerini gezen ancak bunu ödeme süreçlerini zahmetli bulduğu için alışverişe çevirmeyen ve sayısı hızla artan mobil ziyaretçilerden daha fazla faydalanmasına imkân sağlıyor.
• Grafen- şimdi araştır, önümüzdeki on yılda faydasını gör: 2016 yılında, grafen materyal pazar büyüklüğü muhtemelen 10-15 milyon dolar seviyesinde kalacak olsa da, bu alandaki Ar-Ge faaliyetleri yüz milyonlarca dolar büyüklüğünde olacak. Orta vadede, grafen, yıllık değeri milyarlarca dolara ulaşan ürünlere eklenebilir; ancak bu materyalin sunduğu potansiyelin tam olarak değerlendirilmesi onlarca yıl alabilir.
Medya
• Mobil reklam bloklama: 2016 yılı sonunda, mobil reklam bloklamayı tercih eden kullanıcı sayısı, toplamın sadece %0,3’ü olacak. Yani, toplam 70 milyar dolarlık mobil (akıllı telefon ve tablet) reklam pazarının sadece 100 milyon dolarlık kısmı olası bir tehlikede.
• Mobil oyunlar lider ama daha az kârlı: 2016’da akıllı telefon ve tablet gibi mobil cihazların yazılım gelirleri itibariyle lider oyun platformu haline gelmesi ve 2015’dekine kıyasla %20’lik artışla 35 milyar dolar gelir getirmesi bekleniyor. PC oyunları ve oyun konsollarından elde edilecek gelirin ise bir önceki yıla göre %5 ve %6’lık artışlarla, sırasıyla 32 milyar ve 28 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Ancak, oyun başına ortalama gelire bakıldığında, platformlar arasında ciddi farklar olması muhtemel.
• eSpor- düşündüğünüzden hem daha büyük hem daha küçük: eSpor, 400 milyon dolar gelir yarattığı 2015’e göre %25’lik bir artışla 2016’da 500 milyon dolarlık bir küresel gelir yaratacak. eSpor yaklaşık 150 milyonluk düzenli veya aralıklı takip eden izleyici kitlesine ulaşacak. Öte yandan bu rakam aslında; futbol, Amerikan futbolu, basketbol, beyzbol ya da buz hokeyi gibi sporlardan elde edilen ve 4 ila 30 milyar dolar arasında seyreden lig gelirlerinin sadece çok küçük bir bölümüne tekabül ediyor.
• Avrupa futbol gelirleri 30 milyar dolara ulaştı: Avrupa futbol pazarı, 2011-2012 dönemine kıyasla 8 milyar dolarlık bir artış ve yıllık %7’lik bileşik büyüme ile 2016-2017 döneminde ilk kez 30 milyar dolar seviyesine ulaşacak.
• Dijital medya istikrarlı gişe hasılatında düşüşe yol açıyor: 2016’da ABD ve Kanada’da, toplam 1,3 milyar bilet satışı ile gişe hasılatlarının %3’lük bir düşüş kaydetmesi ve 10,6 milyar dolara gerilemesi bekleniyor.
• ABD’de TV alanında erozyon var: 170 milyar dolarlık 2016 beklentisi ile dünyanın en büyüğü olan ABD geleneksel TV pazarının 2016’da en az beş cephede erozyona uğraması bekleniyor: öde izle aboneleri, öde izle penetrasyonunun toplam nüfusa oranı, öde izle aboneliği için ödenen aylık ortalama bedel, antenli TV’ye geçiş yapan tüketiciler, genel nüfusun (özellikle 18-24 yaş grubunun) yayınları canlı ve banttan izlenmesi.
Genel Haberler
Dev satın alma tamamlandı
CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.
Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.
Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”
Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.
Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı
Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.
Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:
“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”
Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:
“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”
CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:
“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.
Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.
Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.
Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.
Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.
Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.
Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”
Yeni CEO Hatice Evren kimdir?
CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.
2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi. 2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.
Genel Haberler
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma
İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.
Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.
Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.
Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.
İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr
Genel Haberler
Müşteri ilişkilerinde yapay zeka devrimi
Küresel pazar verilerine göre, müşteri ilişkileri yönetimi dünyada en hızlı büyüyen yazılım segmenti olmayı sürdürürken pazar büyüklüğünün 2026 yılında 126,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırım getirisinin (ROI) her 1 dolarlık harcama için yaklaşık 8,71 dolar kazanç sağladığı bu yeni ekonomik düzende, veri odaklı stratejiler bir tercih olmaktan çıkarak her ölçekteki işletme için stratejik bir gereklilik haline geliyor. Özellikle hiper-kişiselleştirme ve deneyim ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde, müşterinin bir sonraki adımını tahmin edebilen yapay zeka destekli sistemler rekabetin ana belirleyicisi konumunda bulunuyor.
Nitekim Nobel ödüllü davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “hızlı ve yavaş düşünme” teorisine göre insan kararlarının yaklaşık yüzde 95’i bilinçaltında ve anlık şekilleniyor; yalnızca yüzde 5’i bilinçli bir akıl yürütmeden geçiyor. Geleneksel CRM sistemleri ise büyük ölçüde bu yüzde 5’lik katmanı, yani müşterinin ne aldığını kaydedebiliyor; kararın arkasındaki asıl tetikleyiciyi, nedeni ise büyük ölçüde kaçırıyor.
Yapay Zeka destekli müşteri yönetiminin kurumsal gelecekteki rolünü vurgulayan OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, konuyu şu sözlerle özetliyor: “CRM sistemleri sayesinde uzun süredir müşterilerimizin davranışsal verisini yüksek doğrulukla gözlemleyebiliyoruz. Müşterilerin neye, ne zaman, ne kadar ve ne sıklıkta para harcadığını ölçebilir durumdayız. Makine öğrenmesi tabanlı modellerle bir sonraki satın alma davranışını tahmin edebiliyor, ‘ne satın alabilir?’ sorusuna güçlü cevaplar üretebiliyoruz.”
Geleneksel yöntemlerin kurumsal veriyi analiz etme yeteneğine sahip olduğunu ancak arka plandaki derin motivasyonu çözme noktasında yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirten Dal, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük Dil Modelleri (LLM) artık bu süreci kökten değiştiriyor; müşteri etkileşimlerini sayısal verilerin ötesine taşıyarak anlamsal veri olarak işliyor. Sohbet kayıtları, çağrı merkezi transkriptleri, e-posta içerikleri ve sosyal medya mesajları aracılığıyla müşterinin gerçek ‘niyetini’ ve motivasyonunu kavramak artık mümkün hale geliyor. Böylece CRM sistemleri, sadece davranışsal hareketleri izleyen yapılar olmanın ötesine geçerek gerçek anlamda kurumsal motivasyonları anlayan yepyeni bir mimariye dönüşüyor. Örneğin bir müşteri ‘hafta sonu misafirlerim gelecek, glutensiz tarifler için neler önerirsin?’ diye sorduğunda, aslında yalnızca bir sepet değil; kalıcı bir beslenme hassasiyeti hakkında bilgi veriyor. Ya da bir kutlama için ürün ararken, taraftarı olduğu takımı ve katılmaktan keyif aldığı etkinlik türünü de bizimle paylaşmış oluyor. Bu bilgiyi elinde tutan perakendeci, müşterisini artık çok daha derinden tanıyor.”
AIR ile CRM teknolojileri öğrenen yapılara dönüşüyor
AIR Yapay Zeka Platformu, CRM sistemlerini yalnızca analiz yapan araçlar olmaktan çıkarıp sürekli öğrenen sistemlere dönüştürüyor. Geleneksel sistemlerde müşteri davranışının pasif olarak izlendiği dönem, yerini yapay zeka destekli aktif öğrenme süreçlerine bırakıyor. Kullanıcıdan gelen tüm bilgileri bağlamsal olarak ele alıp işleyen bu yeni mimaride; müşteri, ürün arama sürecinde satın alma gerekçesini kendi ifadeleriyle ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyor. Satın alma sürecine eşlik eden yapay zeka araçları, müşteriye doğrudan ‘Bu ürünü neden tercih ettiniz?’ diye sorarak bu kıymetli bilgiyi kurumsal hafızanın resmi ve sistematik bir parçası hâline getiriyor.
Obase AIR; yapay zekanın kurumlarda güvenli, anlamlı ve sürdürülebilir biçimde çalışabilmesi için gereken tüm bileşenleri tek bir mimaride bir araya getiren uçtan uca bir platformdur. Kurumun dağınık veri kaynaklarını, iş süreçlerini ve yapay zekâ modellerini ortak bir zeminde buluşturarak teknolojiyi operasyonların ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor.
Büyük dil modellerini (LLM) kurumun kendi verisiyle çalışacak şekilde konumlandıran platform, yapay zeka profesyonellerine genel geçer cevaplar üreten bir araç sunmanın ötesine geçerek kurumun bağlamını, terminolojisini ve müşteri gerçekliğini anlayan güçlü bir iş ortağına dönüşüyor. Güvenli veri yönetişimi, yapılandırılmamış veriyi anlamlandıran bağlamsal zeka yardımı ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyon bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bu bütünleşik ekosistemde kurumlar artık sadece ‘ne olduğunu’ değil, ‘neden olduğunu’ yani davranışın altındaki gerçek motivasyonu da anlayan, ölçeklenebilir ve kalıcı bir kurumsal yeteneğe kavuşuyor.
