Genel Haberler
2018’den yüksek beklenti!
Sektörün önde gelen şirketleri 2018 beklentilerini ve hedeflerini paylaştı.
Soysal ve Perakende Güneşi Ödülleri 2017 sponsoru ATÜ’nün ev sahipliğinde 22 Ocak Pazartesi günü Ferahfeza’da düzenlenen toplantıya ATÜ İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Pınar Şener Harput, Vakko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, Boyner Grup CEO’su Cem Boyner, Yataş Genel Müdürü Nevzat Yıldız, Hopi Genel Müdürü Onur Erbay, McDonald’s İnsan Kaynakları Direktörü Mehmet Büyükçolak ve McDonald’s Eğitim Yöneticisi Derya Teker katıldı.
ATÜ’nün yurtdışı yatırımı artıyor
ATÜ İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Pınar Şener Harput: “2016 zor bir sene oldu, 2017’de hızlıca toparlandık. 2018 sürprizlerle dolu olacak bizim için… İstanbul’da yeni havaalanı açıldığında İstanbul mağazalarımızı kapatıyor olacağız. Yurtdışında büyümemiz devam ediyor. 2017’de bazı ülkelerde 2 haneli büyüdük. Gürcistan, Makedonya, Letonya, Ankara, İzmir, Gazipaşa çok iyi gidiyor. 2018 için gözümüzü yurt dışına çevirdik: İhaleleri takip ediyoruz. TAV’ın aldığı, duty freesini bizim işletmediğimiz havalimanları var Suudi Arabistan gibi… Oralarda olmayı hedefliyoruz. Hareketli bir sene bizi bekliyor” dedi.
Yataş’ın 2023 hedefi en az 3 ülkede lider olmak
En Başarılı Profesyonel Yönetici Ödülü’nün sahibi Yataş Genel Müdürü Nevzat Yıldız: “Yataş mobilya sektörünün en büyük 2. grubu… Başlattığımız dönüşüm programının meyvelerini fazlasıyla aldık. Satışlarımızın %90’ını perakendeden sağlıyoruz diyebilirim. 2016 yılında yaklaşık %54 büyümüştük, 2017’de de yaklaşık %59 büyüdük. Türkiye’de şu anda 350 yurtdışında da 51- 52 mağazamız oldu. 2018 ile 2023 arasında yurt dışında en az 3 ülkede lider olma amacımız var. İran’da 14 mağazamız var ve şu anda Yataş olarak en bilinen 2. markayız. Suudi Arabistan’da çok iyi gidiyoruz. Romanya’da 4-5 mağaza açma hedefimiz var. Bu seneki büyüme hedefimiz % 50… Birebirde ise %28. 2023’de de Türkiye’deki ilk 20 şirket arasına girmeyi hedefliyoruz. Bu yıl Kasım ayında yeni bir marka çıkarmayı planlıyoruz. Bununla birlikte 2021 yılında yaklaşık 3 milyar ciro hedefimiz var” ifadelerini kullandı.
“Hopi kullanarak tek seferde 60 bin TL’ye yakın ödeme yapılıyor”
ATÜ Perakendeye Katkı Özel Ödülü’nün sahibi ‘Hopi’ adına toplantıda söz alan Hopi Genel Müdürü Onur Erbay: “Hopi ile araba da alınabiliyor, maydonoz da, milli piyango bileti de… Bugün Hopi, perakende müşterilerinin şirketlere katkısını %30’a kadar artırabilecek noktaya geldi. Geçen sene mobil ödemenin ölçeklemesini yaptık. Şu ana kadar yaklaşık 300 bin kişi Hopi’nin mobil ödeme özelliğini kullandı. Kahve Dünyası ile başladık buna… Kahve Dünyası ile ilgili çok büyük hedeflerimiz var. Hopi kullanarak tek seferde 60 bin TL’ye yakın ödemeler var. 2017’de Hopi ile alınan moda ürünlerinin % 40’ının içinde ‘siyah’ var. Geçen sene en fazla ayakkabı, sonra pantolon ve tişört alınmış. Hopi’de an fazla alışveriş yapılan saat aralığı 16.00 -18.00 aralığı ve en fazla Aralık ayında alışveriş yapmışız. En fazla alışveriş yapılan gün de pazar iken hafta içi en fazla ise çarşamba günü alışveriş yapıyoruz. Hopi’de yapılan alışverişlerin %42’si 36-45 yaş arasındaki insanlar tarafından yapılıyor. En fazla tercih edilen tarz ise casual idi. 2018’in ilk 3 ayında Vestel, Vatan Bilgisayar ve Tekzen de aramızda olacak” yorumlarında bulundu. Hopi’nin 2018’de katlanarak büyüyeceğini dile getiren Erbay, üye sayısının 7,5 milyona, üye iş yeri sayısının 170’e çıkacağını bildirdi.
Cem Boyner, 2018’den temkinli olmakla birlikte fevkalade pozitif beklenti içinde
Toplantıya katılan Boyner Grup CEO’su Cem Boyner, perakende sektörünün 2017’yi çok iyi geçirdiğini belirterek, 2018’de temkinli olmakla birlikte fevkalade pozitif bir beklenti olduğunu söyledi. Alışverişin yeni icadı olarak tanımladıkları Hopi’nin her geçen gün daha iyiye gittiğini dile getiren Boyner, geçen yıl Hopi ile 1,75 milyon ayakkabı, 1 milyon pantolon, 1 milyon tişört satıldığını söyledi. Boyner: “Black Friday’de Hopi üzerinden 27 otomobil satıldı ama Aralık ayında on binin üzerinde piyango bileti de satıldı. 2018’de 300 milyon litre akaryakıt satmaya programlanmış durumda.”
Boyner sözlerine şöyle devam etti: “Perakende sadece perakende olmaktan uzun süredir çıktı. İnternetle birlikte alışveriş dalgası mağaza dışına çıktı, mobille birlikte her yer ve her saat perakendenin yeri ve saati oldu. Müşterinin üye markalarla olan ilişkisini 24 saat kesintisiz sürdürmek istiyoruz. Burada önemli olan datayı anlamlı kullanmak. Sizin ilgi alanınızda sizle konuşması çok önemli. Çok büyük planlarımız var, datayı çok daha akıllı kullanıyoruz. Yapay zeka ile bu becerimizi katlamak istiyoruz.”
Cem Boyner, Hopi’nin hızla büyüyeceğini kaydederek mevcut verilerin önlerinin çok açık olduğunu gösterdiğini söyledi. Boyner: “Geçen yıl büyümeler sert ve güçlü oldu. Perakendeci aslında fırtına kaptanıdır, sakin su kaptanı değildir. Dolayısıyla hazırlıklar her zaman çok iyi yapılmıştır. Her türlü sürprize çok hazır sektördür. 2017’de çok hızlı bir büyüme yaşadık. 2018’de temkinli olmakla birlikte fevkalade pozitif bir beklenti olduğunu söylemem lazım. Tedbirli diyorum çünkü bu coğrafyada hiçbir veriye sonsuza kadar kalıcı diye bakamayız. Her an değişebilir ve biz de kendimizi buna adapte ederiz. Yeni bir formülle, tedbirle büyümeyi ve genişlemeyi garantilemeye çalışırız. 2018 için dikkatli, tedbirli ama pozitifiz.”
McDonald’s: servis sahnemizdir
En Başarılı İnsan Kaynakları Uygulaması Ödülü’nün sahibi McDonald’s adına toplantıya katılan McDonald’s İnsan Kaynakları Direktörü Mehmet Büyükçolak: “Ben üniversitede yaptığımız çalışmaları tek bir formülle anlatıyorum: Sunduğumuz değer eşittir deneyim bölü fiyat… Fiyatı etkileyen pek çok faktör olduğu gibi deneyimi etkileyen de pek çok faktör var; restoranlarımızın dizaynı, teknolojiyi nasıl kullandığımız gibi… Ama deneyim için olmazsa olmaz faktör insan… Bu formülde payı ne kadar artırabilirsek değer de o kadar artıyor. ‘Servis Sahnemizdir’ projemiz de insana dokunmak ve değer katmak için hayata geçirdiğimiz bir proje… 2016 ve 2017 zor yıllardı, 2018 daha zor bir yıl olacak. Biz de tedbirliyiz ama pozitifiz. 2016 yılından bu yana hazırladığımız dönüşüm planını istikrarlı bir şekilde uyguluyoruz. Bunun 3 tane saç ayağı var. Bir tanesi müşteri segmentini yeniden tanımlamaktı. İş modelimizi değiştirdik; malı alırken kazanmak ve tüketiciye fiyatlarımızı buna göre yansıttık. Sonuncusu ise bunu birleştirecek bir çimento olarak nitelendirdiğimiz kurum kültürünü oluşturmaktı. Bunu da birtakım projelerle destekledik. Son iki yıldır çift haneli büyüyoruz” dedi.
Cem Hakko’da 2018’e pozitif bakıyor
Vakko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko da sektörün büyümeye devam ettiğini belirterek, “Bizler çalıştıkça sektör büyüyor. Türkiye’nin geleceği de çok büyük… Dolayısıyla bizim için de güzel bir yıl geçti” dedi. Hakko, iyi günlerin kendilerini beklediğini ifade ederken 2018’e pozitif baktıklarını ve Vakko’nun bu yılın Eylül ayında Katar’da büyük bir mağaza açacağını ifade etti.
Genel Haberler
Dev satın alma tamamlandı
CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.
Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.
Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”
Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.
Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı
Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.
Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:
“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”
Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:
“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”
CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:
“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.
Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.
Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.
Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.
Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.
Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.
Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”
Yeni CEO Hatice Evren kimdir?
CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.
2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi. 2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.
Genel Haberler
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma
İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.
Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.
Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.
Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.
İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr
Genel Haberler
Müşteri ilişkilerinde yapay zeka devrimi
Küresel pazar verilerine göre, müşteri ilişkileri yönetimi dünyada en hızlı büyüyen yazılım segmenti olmayı sürdürürken pazar büyüklüğünün 2026 yılında 126,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırım getirisinin (ROI) her 1 dolarlık harcama için yaklaşık 8,71 dolar kazanç sağladığı bu yeni ekonomik düzende, veri odaklı stratejiler bir tercih olmaktan çıkarak her ölçekteki işletme için stratejik bir gereklilik haline geliyor. Özellikle hiper-kişiselleştirme ve deneyim ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde, müşterinin bir sonraki adımını tahmin edebilen yapay zeka destekli sistemler rekabetin ana belirleyicisi konumunda bulunuyor.
Nitekim Nobel ödüllü davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “hızlı ve yavaş düşünme” teorisine göre insan kararlarının yaklaşık yüzde 95’i bilinçaltında ve anlık şekilleniyor; yalnızca yüzde 5’i bilinçli bir akıl yürütmeden geçiyor. Geleneksel CRM sistemleri ise büyük ölçüde bu yüzde 5’lik katmanı, yani müşterinin ne aldığını kaydedebiliyor; kararın arkasındaki asıl tetikleyiciyi, nedeni ise büyük ölçüde kaçırıyor.
Yapay Zeka destekli müşteri yönetiminin kurumsal gelecekteki rolünü vurgulayan OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, konuyu şu sözlerle özetliyor: “CRM sistemleri sayesinde uzun süredir müşterilerimizin davranışsal verisini yüksek doğrulukla gözlemleyebiliyoruz. Müşterilerin neye, ne zaman, ne kadar ve ne sıklıkta para harcadığını ölçebilir durumdayız. Makine öğrenmesi tabanlı modellerle bir sonraki satın alma davranışını tahmin edebiliyor, ‘ne satın alabilir?’ sorusuna güçlü cevaplar üretebiliyoruz.”
Geleneksel yöntemlerin kurumsal veriyi analiz etme yeteneğine sahip olduğunu ancak arka plandaki derin motivasyonu çözme noktasında yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirten Dal, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük Dil Modelleri (LLM) artık bu süreci kökten değiştiriyor; müşteri etkileşimlerini sayısal verilerin ötesine taşıyarak anlamsal veri olarak işliyor. Sohbet kayıtları, çağrı merkezi transkriptleri, e-posta içerikleri ve sosyal medya mesajları aracılığıyla müşterinin gerçek ‘niyetini’ ve motivasyonunu kavramak artık mümkün hale geliyor. Böylece CRM sistemleri, sadece davranışsal hareketleri izleyen yapılar olmanın ötesine geçerek gerçek anlamda kurumsal motivasyonları anlayan yepyeni bir mimariye dönüşüyor. Örneğin bir müşteri ‘hafta sonu misafirlerim gelecek, glutensiz tarifler için neler önerirsin?’ diye sorduğunda, aslında yalnızca bir sepet değil; kalıcı bir beslenme hassasiyeti hakkında bilgi veriyor. Ya da bir kutlama için ürün ararken, taraftarı olduğu takımı ve katılmaktan keyif aldığı etkinlik türünü de bizimle paylaşmış oluyor. Bu bilgiyi elinde tutan perakendeci, müşterisini artık çok daha derinden tanıyor.”
AIR ile CRM teknolojileri öğrenen yapılara dönüşüyor
AIR Yapay Zeka Platformu, CRM sistemlerini yalnızca analiz yapan araçlar olmaktan çıkarıp sürekli öğrenen sistemlere dönüştürüyor. Geleneksel sistemlerde müşteri davranışının pasif olarak izlendiği dönem, yerini yapay zeka destekli aktif öğrenme süreçlerine bırakıyor. Kullanıcıdan gelen tüm bilgileri bağlamsal olarak ele alıp işleyen bu yeni mimaride; müşteri, ürün arama sürecinde satın alma gerekçesini kendi ifadeleriyle ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyor. Satın alma sürecine eşlik eden yapay zeka araçları, müşteriye doğrudan ‘Bu ürünü neden tercih ettiniz?’ diye sorarak bu kıymetli bilgiyi kurumsal hafızanın resmi ve sistematik bir parçası hâline getiriyor.
Obase AIR; yapay zekanın kurumlarda güvenli, anlamlı ve sürdürülebilir biçimde çalışabilmesi için gereken tüm bileşenleri tek bir mimaride bir araya getiren uçtan uca bir platformdur. Kurumun dağınık veri kaynaklarını, iş süreçlerini ve yapay zekâ modellerini ortak bir zeminde buluşturarak teknolojiyi operasyonların ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor.
Büyük dil modellerini (LLM) kurumun kendi verisiyle çalışacak şekilde konumlandıran platform, yapay zeka profesyonellerine genel geçer cevaplar üreten bir araç sunmanın ötesine geçerek kurumun bağlamını, terminolojisini ve müşteri gerçekliğini anlayan güçlü bir iş ortağına dönüşüyor. Güvenli veri yönetişimi, yapılandırılmamış veriyi anlamlandıran bağlamsal zeka yardımı ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyon bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bu bütünleşik ekosistemde kurumlar artık sadece ‘ne olduğunu’ değil, ‘neden olduğunu’ yani davranışın altındaki gerçek motivasyonu da anlayan, ölçeklenebilir ve kalıcı bir kurumsal yeteneğe kavuşuyor.
