Genel Haberler
Düşük petrol zayıf doları destekliyor, TL’yi güçlendiriyor
Petrol fiyatlarında 2014 yılından bu yana yaşanan düşüş tüm dünya ekonomilerini etkilerken TL varlıklarına ise pozitif bir etki yapıyor.
Cari açığı olumlu etkilyen düşük petrol fiyatları doların düşük seyrini destekliyor. Destek Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Kutay Gözgör, Suudi Arabistan’ın son hamlesinin bir süre daha düşük petrolün dünya ekonomisine yön vereceğini gösterdiğini kaydetti.
Petrol fiyatlarının 2014 yılının Haziran ayında bu yana yaklaşık % 65 gerilemesinin, küresel ekonomilerin görüntülerinde önemli değişiklikler yaşanmasına neden olduğunu kaydeden Gözgör, “Son görüntüde, Brent petrol fiyatı 27 Dolar ile son 13 yılın en düşük seviyesine gerilemesi sonrası bir miktar yükseliş kaydetti. Petrolün yükseliş yaşamasında dünyanın iki büyük petrol üreticisi olan Rusya’nın ve Suudi Arabistan’ın üretimlerini Ocak ayı seviyelerinde dondurma kararı alması etkili oldu. Suudi Arabistan’ın 2016 yılı Ocak ayı günlük petrol üretimi 10.230 milyon varil, Rusya’nın ise 10,9 milyon varil seviyesinde yer alıyor. Petrol üretiminin dondurma kararı alınmasında Venezüella, Nijerya gibi küçük petrol üreticisi olan ülkeler etkili oldu. Düşük petrol fiyatları bu ülkelerin kamu bütçelerini olumsuz etkileyerek ekonomilerinin yavaşlamasına neden oluyor. Petrol fiyatlarının 2 yıl içinde yaklaşık % 65 gerilemesinde petrol arzının yüksek olması etkili oldu.” diye konuştu.
Arz ve talep görüntüsüne bakıldığında halen günlük 1,5 milyon varillik arz fazlası bulunduğuna dikkat çeken Gözgör, “Bu arz fazlası stok artışına neden oluyor ve petrol fiyatlarındaki yükselişleri engelliyor. Küçük petrol üreticisi ülkeler petrol arzının dondurulması yerine üretimin kesilmesini istiyor ancak, Arabistan üretim kesintisine sıcak bakmıyor. Bu konuyu görüşmek üzere Iran ve Libya hariç diğer petrol üreticisi ülkeler 17 Nisan’da bir araya gelecek. Ancak, bu toplantıda petrol üretiminde bir değişiklik yaşanması ufak ihtimal görünüyor. Bu da petrol fiyatlarının önümüzdeki 30 -50 Dolar gibi aralıkta seyretmesine neden olabilecektir.” dedi.
Petrol Fiyatları Enflasyon ve Faiz Politkalarını Etkiliyor
Petrol fiyatlarının sadece petrol üreten ülkelerin ekonomilerini etkilemekle kalmadığını, tüm dünya ekonomisinin görüntüsünü değiştirdiğini belirten Gözgör, “Petrol fiyatlarının düşmesi hemen hemen tüm gelişmiş ülkelerin enflasyon oranının % 0 seviyelerine kadar gerilemesinde etkili oldu. Hatta Avrupa Bölgesinde enflasyon oranının negatif olduğunu görüyoruz. Dünya ekonomileri mevcut durumda büyüme sorunuyla birlikte düşük enflasyon ile mücadele ediyor. Bunu gören Merkez Bankaları da ekonomiyi desteklemek için negatif faiz, varlık alım programı gibi genişleyici para politikaları uyguluyor. Gelişmiş ülkelerin arasında Amerika Birleşik Devletleri bir miktar pozitif ayrıldı ve dokuz yıl aradan sonra 2015 yılının Aralık ayında faiz oranını % 0,25 seviyesinde % 0,50 seviyesine yükseltti. Ancak, Amerika Merkez Bankası (FED) Mart ayında yaptığı toplantıda, düşük enflasyon nedeniyle faiz artışının sınırlı olacağını ifade etti.” ifadlerini kullandı.
Düşük petrol FED’in faiz artışını engelliyor
FED’in faiz yükseltmesinin sıcak para olarak bilinen portföy yatırımlarının Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerden çıkmasına neden olduğunu belirten Gözgör “Bu da doların yükselmesinde etkili oluyor. Bu yüzden petrol fiyatlarının önümüzdeki süreçte zayıf seyrine devam edecek olması FED’in faiz artışını engelleyecek bir faktör olarak karşımıza çıkabilecektir. FED’in yavaş adımlar atması TL varlıklarını bir süre daha olumlu etkileyebilecektir. Öte yandan düşük petrol fiyatlarının cari açığın azalmasına katkı sağlamaya devam edecektir. Böyle bir senaryoda Dolar / TL’de düşüşler 2,8000 seviyesinin aşağısına geçilmesi halinde 2,7650’ye doğru devam edebilir.” Dedi.
BİST100 86.400 seviyesi gündeme gelebilir
Petrol fiyatlarının bu şekilde seyretmesi durumunda BİST 100 endeksinde ise 85500 – 86400 aralığının gündeme gelebileceğine dikkat çeken Gözgör “Petrol fiyatları düşük olasılıkta olsa üretimin kısılmasıyla birlikte yükselişlerini 50 Dolar seviyesinin üzerine taşıması halinde TL’de değer kayıpları yaşanabilir. Bu da doların 2,88 – 2,90 seviyelerine yükselmesine neden olabilir. Petrol fiyatları küresel olarak merkez bankalarının para politikalarını etkiliyor. Petrol fiyatlarının düşük kalmasıyla birlikte genişleyici adımların uzun bir süre devam etmesini bekleyebiliriz. Düşük petrol fiyatı dünya ekonomilerin yeni normaller yaratmasına neden oluyor.” ifadelerini kullandı.
Düşük petrol zayıf doları destekliyor, TL’yi güçlendiriyor
Petrol fiyatlarında 2014 yılından bu yana yaşanan düşüş tüm dünya ekonomilerini etkilerken TL varlıklarına ise pozitif bir etki yapıyor.
Cari açığı olumlu etkilyen düşük petrol fiyatları doların düşük seyrini destekliyor. Destek Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Kutay Gözgör, Suudi Arabistan’ın son hamlesinin bir süre daha düşük petrolün dünya ekonomisine yön vereceğini gösterdiğini kaydetti.
Petrol fiyatlarının 2014 yılının Haziran ayında bu yana yaklaşık % 65 gerilemesinin, küresel ekonomilerin görüntülerinde önemli değişiklikler yaşanmasına neden olduğunu kaydeden Gözgör, “Son görüntüde, Brent petrol fiyatı 27 Dolar ile son 13 yılın en düşük seviyesine gerilemesi sonrası bir miktar yükseliş kaydetti. Petrolün yükseliş yaşamasında dünyanın iki büyük petrol üreticisi olan Rusya’nın ve Suudi Arabistan’ın üretimlerini Ocak ayı seviyelerinde dondurma kararı alması etkili oldu. Suudi Arabistan’ın 2016 yılı Ocak ayı günlük petrol üretimi 10.230 milyon varil, Rusya’nın ise 10,9 milyon varil seviyesinde yer alıyor. Petrol üretiminin dondurma kararı alınmasında Venezüella, Nijerya gibi küçük petrol üreticisi olan ülkeler etkili oldu. Düşük petrol fiyatları bu ülkelerin kamu bütçelerini olumsuz etkileyerek ekonomilerinin yavaşlamasına neden oluyor. Petrol fiyatlarının 2 yıl içinde yaklaşık % 65 gerilemesinde petrol arzının yüksek olması etkili oldu.” diye konuştu.
Arz ve talep görüntüsüne bakıldığında halen günlük 1,5 milyon varillik arz fazlası bulunduğuna dikkat çeken Gözgör, “Bu arz fazlası stok artışına neden oluyor ve petrol fiyatlarındaki yükselişleri engelliyor. Küçük petrol üreticisi ülkeler petrol arzının dondurulması yerine üretimin kesilmesini istiyor ancak, Arabistan üretim kesintisine sıcak bakmıyor. Bu konuyu görüşmek üzere Iran ve Libya hariç diğer petrol üreticisi ülkeler 17 Nisan’da bir araya gelecek. Ancak, bu toplantıda petrol üretiminde bir değişiklik yaşanması ufak ihtimal görünüyor. Bu da petrol fiyatlarının önümüzdeki 30 -50 Dolar gibi aralıkta seyretmesine neden olabilecektir.” dedi.
Petrol Fiyatları Enflasyon ve Faiz Politkalarını Etkiliyor
Petrol fiyatlarının sadece petrol üreten ülkelerin ekonomilerini etkilemekle kalmadığını, tüm dünya ekonomisinin görüntüsünü değiştirdiğini belirten Gözgör, “Petrol fiyatlarının düşmesi hemen hemen tüm gelişmiş ülkelerin enflasyon oranının % 0 seviyelerine kadar gerilemesinde etkili oldu. Hatta Avrupa Bölgesinde enflasyon oranının negatif olduğunu görüyoruz. Dünya ekonomileri mevcut durumda büyüme sorunuyla birlikte düşük enflasyon ile mücadele ediyor. Bunu gören Merkez Bankaları da ekonomiyi desteklemek için negatif faiz, varlık alım programı gibi genişleyici para politikaları uyguluyor. Gelişmiş ülkelerin arasında Amerika Birleşik Devletleri bir miktar pozitif ayrıldı ve dokuz yıl aradan sonra 2015 yılının Aralık ayında faiz oranını % 0,25 seviyesinde % 0,50 seviyesine yükseltti. Ancak, Amerika Merkez Bankası (FED) Mart ayında yaptığı toplantıda, düşük enflasyon nedeniyle faiz artışının sınırlı olacağını ifade etti.” ifadlerini kullandı.
Düşük petrol FED’in faiz artışını engelliyor
FED’in faiz yükseltmesinin sıcak para olarak bilinen portföy yatırımlarının Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerden çıkmasına neden olduğunu belirten Gözgör “Bu da doların yükselmesinde etkili oluyor. Bu yüzden petrol fiyatlarının önümüzdeki süreçte zayıf seyrine devam edecek olması FED’in faiz artışını engelleyecek bir faktör olarak karşımıza çıkabilecektir. FED’in yavaş adımlar atması TL varlıklarını bir süre daha olumlu etkileyebilecektir. Öte yandan düşük petrol fiyatlarının cari açığın azalmasına katkı sağlamaya devam edecektir. Böyle bir senaryoda Dolar / TL’de düşüşler 2,8000 seviyesinin aşağısına geçilmesi halinde 2,7650’ye doğru devam edebilir.” Dedi.
BİST100 86.400 seviyesi gündeme gelebilir
Petrol fiyatlarının bu şekilde seyretmesi durumunda BİST 100 endeksinde ise 85500 – 86400 aralığının gündeme gelebileceğine dikkat çeken Gözgör “Petrol fiyatları düşük olasılıkta olsa üretimin kısılmasıyla birlikte yükselişlerini 50 Dolar seviyesinin üzerine taşıması halinde TL’de değer kayıpları yaşanabilir. Bu da doların 2,88 – 2,90 seviyelerine yükselmesine neden olabilir. Petrol fiyatları küresel olarak merkez bankalarının para politikalarını etkiliyor. Petrol fiyatlarının düşük kalmasıyla birlikte genişleyici adımların uzun bir süre devam etmesini bekleyebiliriz. Düşük petrol fiyatı dünya ekonomilerin yeni normaller yaratmasına neden oluyor.” ifadelerini kullandı.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
