Genel Haberler
GPD,“Değişen Müşteri” temasını masaya yatırdı
“Ortak Gelişim Kongresi”ne 800’ü aşkın perakendeci ve tedarikçi katıldı. Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), “Değişen Müşteri” temasıyla “GPD – Ortak Gelişim Kongresi”nin üçüncüsünü gerçekleştirdi. Kongreye tüm Türkiye’den 800’ün üzerinde perakendeci ve tedarikçi katıldı.
Türkiye’de market zincirleri, gıda servis zincirleri ve tedarikçilerini bir araya getiren tek organizasyon olan “GPD – 3. Ortak Gelişim Kongresi”nde değişen müşterinin sektörde yarattığı ve yaratmaya devam edeceği değişim ana konu oldu. Dr. Fatoş Karahasan’ın sunuculuğunu üstlendiği kongrede ulusal ve uluslararası oyuncular, perakende trendleri, yeni nesil müşteriyi anlamak, fijital deneyimin gıda perakendesine etkileri, perakendedeki dijital dönüşüm, müşteri bağlılığı, sektörde değişmeyen temel kurallar, eski ihtiyaçlara yeni çözümler konu başlıklarında, pek çok alandaki tecrübelerini paylaştılar.
“GPD – 3. Ortak Gelişim Kongresi” ele alınan konular kadar konuşmacılarıyla da dikkat çekti. Açılış konuşmalarını Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın yaptığı kongrede sektörün önde gelen isimlerinin görüşlerini aktardığı panel ve oturumlar yer aldı.
Kongrenin dikkat çeken konuşmacıları arasında, müşteri sadakati programlarına odaklanan değerlendirmeleriyle Amerikalı danışmanlık firması Oliver Wyman’dan Dr. Nordal Cavadini ve Gökhan Öztürk yer aldı. Cavadini, “Müşteri Bağlılığı Yaratma”nın çözüm bulmuş uluslararası şifreleri konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Oturumda dikkat çeken konulardan biri de son 40 yılda müşteri sadakatinde yaşanan değişim oldu. Bu süreçte “kuruma bağlılık”in “kişilere bağlılık”a dönüştüğüne işaret edilirken, “mağaza temelli sadakat”in yerini ise “müşteri ilişkisi temelli sadakat”e bıraktığı vurgulandı. Oturumda dikkat çeken bir diğer başlık ise dünyadan gıda perakendecilerin müşteri bağlılığını esas alan sadakat programlarından örnekler oldu.
Sektöre yönelik dijital çözümleriyle dikkat çekici girişimlerde bulunan Obase Kurucu Ortağı ve CEO’su Dr. Bülent Dal “Fijital Deneyimin Gıda Perakendesine Etkileri” başlıklı konuşmasında, dijitalin mağazaiçi davranışa etkilerini anlattı. Dijitalleşmenin perakendeye ana etkilerini mobil kasların gelişimi, online araştırmanın satın alma üzerindeki etkisi, bilgi ve sosyal perakendenin yükselişi olarak özetleyen Dal’ın altını çizdiği bir diğer konu, gıda alışverişindeki dönüşüm oldu. Dal, gıda alışverişinde müşterinin mağazayı ziyareti öncesi akıllı telefon kullanım oranının yüzde 59’a ulaştığını vurguladı.
Cem Seymen ve konukları
800’ü aşkın perakendeci ve tedarikçinin katılımıyla düzenlenen kongrenin bir başka konuğu ise CNN Türk Ekonomi Editörü olmasının yanı sıra tarım ve finans alanındaki programlarıyla da tanınan Cem Seymen oldu.Cem Seymen’in Metro Toptancı Market CEO’su Kubilay Özerkan ve yerel üreticilerden oluşan diğer konuşmacılarla gerçekleştirdiği “Toprağı İşleyen, Ekmeği İşler!” panelinde yapılan değerlendirmeler, büyük bir ilgi uyandırdı.
Oturumun ana konusu Türkiye’de tarım alanındaki olanaklar, destekler, yapılanlar, yapılması gerekenler, belki de tarımın doğduğu toprak olan Anadolu’daki coğrafi işarete sahip olan ve olması gereken potansiyel ürünler ve bugüne kadar bu yönde yapılan çalışmalardı. Oturumdaki konuşmalar, üreticilerle marketlerin gelecekteki olası işbirliklerine de ışık tuttu. Türkiyenin farklı yerlerinden; Trakya’dan, Hatay’dan gelen çiftçiler, üretim güçleri ve bilinçli yaklaşımlarıyla kongreye renk kattılar. Cem Seymen, Kubilay Özerkan ve konukları Finike Meyve Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Celal Bülbül, çiftçi, işletmeci ve öğretim görevlisi Elif Teoman Obalı ile çiftçi ve işletmeci Nazan Kurtan akıllara yeni tohumları ektiler.
Diğer yandan, “GPD – 3. Ortak Gelişim Kongresi”ndeki sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada etkin firmaların temsilcileri gerçekleştirdikleri değerlendirmelerle “Değişen Müşteri”nin izini süren kongre konukları için ufuk açıcı değerlendirmelerde bulundular. Günün ilk paneli olan “2016 Yılı Hızlı Tüketim Ürünleri Pazarı Perakende ve Alışverişçi Trendleri”nde Nielsen Genel Müdür Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan ve Nielsen Perakendeci Hizmetleri Direktörü Yankı Yalçın açıklamalarıyla hızlı tüketim ürünlerindeki trendleri paylaştılar.
Günün ikinci paneli “Yeni Nesil Müşteri Anlamak”ta ise, sadece ulusal değil, uluslararası faaliyetleriyle de yeni neslin beklentileri ortaya konuldu. Capital – Start Up dergileri yazarı ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fatoş Karahasan’ın moderatörlüğündeki panelin konukları Pladis Turkey&MENA&CA Pazarlama Başkan Yardımcısı Başak Kluznick, P&G Türkiye&Kafkaslar Satış Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Celal Artüz, MİGROS Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Cem Rodoslu ve PepsiCo Türkiye Pazarlama Kıdemli Direktörü Evrim Şen oldu.
Panelde şehirleşmenin ve internetin dünyasına doğan ve “Y kuşağı” olarak nitelendirilen yeni nesil tüketici ele alındı. Y kuşağını oluşturan 15-30 yaş arası gençler, Türkiye nüfusunun yüzde 25’ini temsil ediyor. Bu gençlerin yüzde 39’u üniversite öğrencisi ve bu oranın 5 yıl sonra yüzde 50’ye ulaşması bekleniyor.
E-ticaret gerçekten de fiziksel mağazaları yok mu edecek?
Moderatörlüğünü McDonald’s Türkiye Pazarlama Direktörü Bora Tanrıkulu’nun üstlendiği günün üçüncü paneli “Perakende Kendini Dijital Hissediyor”da ise dijital uygulamalarıyla trend yaratacak gelişmelere imza atan isimler konuk edildi. Panelde 4129Grey Chief Happiness Officer’ı Alemşah Öztürk, Unilever Türkiye Satış ve Müşteri Geliştirme Başkan Yardımcısı Ali Fuat Orhonoğlu, Hepsiburada.com Ticari Grup Başkanı / CCO’su Emre Ekmekçi ve Makro Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Songör deneyimlerini ve öngörülerini paylaştı.
Panelde internetin artık hayatın her alanına girmesi, gün geçtikçe sayısı katlanarak artan akıllı telefonların, yeni kavramların, yeni trendlerin sosyal medya üzerinden milyonlarca kullanıcıya sadece birkaç saat içerisinde ulaşmasının perakendeye etkileri tartışıldı.Konuşmacıların üzerinde durduğu konulardan biri “e-ticaret fiziksel mağazaları yok mu edecek tartışmaları” sürerken “fiziksel ve online perakendeciliği entegre eden yeni perakende konseptleri”nin hızla yayılmaya başlaması üzerinde durdular. Dikkat çeken bir diğer konu, tüm tüketici trendlerini ve yaşam tarzını en çok belirleyen unsurların başına yerleşen “sosyal medyanın perakende sektöründeki etkileri ve bu yöndeki uygulamalar”la sektörün öncü rolü üstlenmesi oldu.
Duayenler, değişen sektörün değişmeyenlerini anlattı
“Herşey Değişir Ama Temel Kurallar Değişmez… Söz, Sektörümüzün Duayenlerinde!” panelinde Ali Pehlivanoğlu A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Pehlivanoğlu, Üçge A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Gökçin Aras ve Kent A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Akça; uzun yıllara dayanan deneyimlerinin ortaya çıkardığı değişmeyen kuralları anlattılar.
Kongrenin son oturumunda ise girişimleriyle sektörde trend yaratan değişimlere imza atan Boyner Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cem Boyner yer aldı. Cem Boyner, “Eski İhtiyaçlara Yeni Çözümler” konusunda ufuk açıcı değerlendirmelerde bulundu.
Genel Haberler
Dev satın alma tamamlandı
CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.
Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.
Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”
Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.
Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı
Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.
Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:
“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”
Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:
“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”
CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:
“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.
Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.
Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.
Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.
Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.
Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.
Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”
Yeni CEO Hatice Evren kimdir?
CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.
2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi. 2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.
Genel Haberler
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma
İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.
Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.
Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.
Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.
İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr
Genel Haberler
Müşteri ilişkilerinde yapay zeka devrimi
Küresel pazar verilerine göre, müşteri ilişkileri yönetimi dünyada en hızlı büyüyen yazılım segmenti olmayı sürdürürken pazar büyüklüğünün 2026 yılında 126,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırım getirisinin (ROI) her 1 dolarlık harcama için yaklaşık 8,71 dolar kazanç sağladığı bu yeni ekonomik düzende, veri odaklı stratejiler bir tercih olmaktan çıkarak her ölçekteki işletme için stratejik bir gereklilik haline geliyor. Özellikle hiper-kişiselleştirme ve deneyim ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde, müşterinin bir sonraki adımını tahmin edebilen yapay zeka destekli sistemler rekabetin ana belirleyicisi konumunda bulunuyor.
Nitekim Nobel ödüllü davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “hızlı ve yavaş düşünme” teorisine göre insan kararlarının yaklaşık yüzde 95’i bilinçaltında ve anlık şekilleniyor; yalnızca yüzde 5’i bilinçli bir akıl yürütmeden geçiyor. Geleneksel CRM sistemleri ise büyük ölçüde bu yüzde 5’lik katmanı, yani müşterinin ne aldığını kaydedebiliyor; kararın arkasındaki asıl tetikleyiciyi, nedeni ise büyük ölçüde kaçırıyor.
Yapay Zeka destekli müşteri yönetiminin kurumsal gelecekteki rolünü vurgulayan OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, konuyu şu sözlerle özetliyor: “CRM sistemleri sayesinde uzun süredir müşterilerimizin davranışsal verisini yüksek doğrulukla gözlemleyebiliyoruz. Müşterilerin neye, ne zaman, ne kadar ve ne sıklıkta para harcadığını ölçebilir durumdayız. Makine öğrenmesi tabanlı modellerle bir sonraki satın alma davranışını tahmin edebiliyor, ‘ne satın alabilir?’ sorusuna güçlü cevaplar üretebiliyoruz.”
Geleneksel yöntemlerin kurumsal veriyi analiz etme yeteneğine sahip olduğunu ancak arka plandaki derin motivasyonu çözme noktasında yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirten Dal, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük Dil Modelleri (LLM) artık bu süreci kökten değiştiriyor; müşteri etkileşimlerini sayısal verilerin ötesine taşıyarak anlamsal veri olarak işliyor. Sohbet kayıtları, çağrı merkezi transkriptleri, e-posta içerikleri ve sosyal medya mesajları aracılığıyla müşterinin gerçek ‘niyetini’ ve motivasyonunu kavramak artık mümkün hale geliyor. Böylece CRM sistemleri, sadece davranışsal hareketleri izleyen yapılar olmanın ötesine geçerek gerçek anlamda kurumsal motivasyonları anlayan yepyeni bir mimariye dönüşüyor. Örneğin bir müşteri ‘hafta sonu misafirlerim gelecek, glutensiz tarifler için neler önerirsin?’ diye sorduğunda, aslında yalnızca bir sepet değil; kalıcı bir beslenme hassasiyeti hakkında bilgi veriyor. Ya da bir kutlama için ürün ararken, taraftarı olduğu takımı ve katılmaktan keyif aldığı etkinlik türünü de bizimle paylaşmış oluyor. Bu bilgiyi elinde tutan perakendeci, müşterisini artık çok daha derinden tanıyor.”
AIR ile CRM teknolojileri öğrenen yapılara dönüşüyor
AIR Yapay Zeka Platformu, CRM sistemlerini yalnızca analiz yapan araçlar olmaktan çıkarıp sürekli öğrenen sistemlere dönüştürüyor. Geleneksel sistemlerde müşteri davranışının pasif olarak izlendiği dönem, yerini yapay zeka destekli aktif öğrenme süreçlerine bırakıyor. Kullanıcıdan gelen tüm bilgileri bağlamsal olarak ele alıp işleyen bu yeni mimaride; müşteri, ürün arama sürecinde satın alma gerekçesini kendi ifadeleriyle ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyor. Satın alma sürecine eşlik eden yapay zeka araçları, müşteriye doğrudan ‘Bu ürünü neden tercih ettiniz?’ diye sorarak bu kıymetli bilgiyi kurumsal hafızanın resmi ve sistematik bir parçası hâline getiriyor.
Obase AIR; yapay zekanın kurumlarda güvenli, anlamlı ve sürdürülebilir biçimde çalışabilmesi için gereken tüm bileşenleri tek bir mimaride bir araya getiren uçtan uca bir platformdur. Kurumun dağınık veri kaynaklarını, iş süreçlerini ve yapay zekâ modellerini ortak bir zeminde buluşturarak teknolojiyi operasyonların ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor.
Büyük dil modellerini (LLM) kurumun kendi verisiyle çalışacak şekilde konumlandıran platform, yapay zeka profesyonellerine genel geçer cevaplar üreten bir araç sunmanın ötesine geçerek kurumun bağlamını, terminolojisini ve müşteri gerçekliğini anlayan güçlü bir iş ortağına dönüşüyor. Güvenli veri yönetişimi, yapılandırılmamış veriyi anlamlandıran bağlamsal zeka yardımı ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyon bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bu bütünleşik ekosistemde kurumlar artık sadece ‘ne olduğunu’ değil, ‘neden olduğunu’ yani davranışın altındaki gerçek motivasyonu da anlayan, ölçeklenebilir ve kalıcı bir kurumsal yeteneğe kavuşuyor.
