Genel Haberler
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı: Esnafa sağlanan kredi artıyor
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürü Necmettin Erkan, Kocaeli’nde düzenlenen Esnaf ve Sanatkârları Bilgilendirme Toplantısı’nda konuştu.
Düzenlenen toplantı münasebetiyle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Genel Müdür Erkan; “Esnaf ve sanatkârlarımızın, ekonominin temel aktörlerinden olduğu hepimizce aşikârdır. Mikro sermayeleriyle ve çoğunlukla bireysel emekleriyle iş üretmeye çalışan, ekonomiye katkı sağlayan esnaf ve sanatkârlarımızın ülkemize sağladıkları sayısız hizmetler düşünüldüğünde elbette ki bizlerin görevi de onları hizmetlerimizin odağına almaktır.Biz esnaf ve sanatkârlarımızı yalnızca ekonomik değerler olarak görmüyoruz, bizim farkımız esnaf ve sanatkârlarımızın bir topluluktan, bir toplum oluşturma gücüne sahip olduğunu bilmemizdir.
-
Esnaf ve sanatkârlarımız tarih boyunca köklü gelenekleri ile gençlere, topluma örnek olmuş; zor zamanlarda vatanın bölünmesinin, toplumun dağılmasının önüne geçmişlerdir” dedi.
Esnafın, gerektiğinde toplum içinde edep ve ahlakın koruyucusu olduğunu ifade eden Necmettin Erkan; “Esnaf olmak hak için, adalet için gerektiğinde Ahi Evran, Şeyh Edebali, Fatih Sultan Mehmet ve Çanakkale ruhu olmak demektir” diye konuştu.
Erkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elindeki sermayesini alnının teriyle, bileğinin gücüyle birleştirmiş bir girişimcilik ruhunun adıdır. Esnafımız, toplumsal hayatımızın bir parçası, iktisadi ve sosyal yapımızın omurgasıdır. Mahalledeki bakkal amcamız, sanayideki kaynakçımız, sokak başındaki kuruyemişçimizdir. Apartmandaki komşumuz, semtimizdeki dostumuz, ya da en yakın akrabamızdır esnaf. Belki ağabeyimiz, belki de yıllardır hayatını bize adayan babalarımızdır. Öyle ki esnaf demek aslında ‘biz’ demektir.
Esnaf; Çanakkale’de Seyit Onbaşı, İstanbul’da Ulubatlı Hasan, Erzurum’da Nene Hatun, Kahramanmaraş’ta Sütçü İmam, Kocaeli’nde Fatma Seher Hanım’dır. Esnaf, vatan, millet ve din sevgisinin harmanlanması demektir. Esnaf ve sanatkârlarımız, birçok kişinin aklına geldiği gibi yalnızca erkeklerimiz değildir. Yeri geldiğinde kendi yemeyip bize yediren annelerimiz gibi, elinde avucunda yokken veresiye verip mahallelisini doyuran bakkalımızdır esnaf. Ahilik kültürünün bir kolu olan Bacıyan-ı Rum kadınlar kolunun, yetim, kimsesiz genç kızlarını himayesine alıp, onların eğitimlerinden ev bark sahibi olmalarına kadar her türlü konuda sorumluluk duymaları, savaş zamanlarında ordunun ihtiyacı olan elbise ve savaş malzemelerinin bakım onarımını yapmaları, kadın esnaf ve sanatkârlarımızın vatanına, toprağına, o toprak üstünde yaşayan geleceğin annelerine nasıl sahip çıktıklarının bir vesikasıdır”
“İşine, aşına, eşine sahip ol”
Anadolu’nun eşsiz bir kültür mirasına sahip olduğunu ve bunun farkında olduklarını vurgulayan Erkan; “Anadolu kadın teşkilatının şu telkini tarihimizden bugünlere gelen ahilik kültürünü ve Türk toplumunun temelinin nasıl böylesine güçlü atıldığının ispatı niteliğindedir. “İşine, aşına, eşine sahip ol.” Bu söz ahi kadın teşkilatının ana ilkesidir. İşine sahip ol; yani bilge ve becerikli ol ki, evinin düzenini koruyabilesin. Tasarruf et, fazla savurgan olma ki, ocağın devamlı tütsün. Eşine sahip ol ki, evine bağlı kalsın” şeklinde konuştu.
Bu telkinlerin günümüze kadar genişleyerek geldiğini ve toplumumuz için bir mihenk taşı olduğunu ifade eden Erkan; “Siz esnaf ve sanatkârlarımız evimize yani toprağımız, vatanımız Türkiye’ye sahip çıkacaksınız ki ocağımız devamlı tütsün. Eşinize, dostunuza sahip olacaksınız ki birlik ve beraberliğimiz bozulmasın” şeklinde konuştu.
Genel Müdür Necmettin Erkan, Esnaf ve Sanatkârımıza sağlanan kredi ve destek sisteminin şimdiye dek görülmemiş boyutlara ulaştığını hatırlattı. Bu miktarın 17,8 Milyar TL seviyesinde olduğunu vurgulayan Erkan, yine esnaf ve sanatkârımıza Halkbank eli ile %100 destekli kredi sağlandığını, bu destek türünde şimdiye kadar 696 milyon TL’lik kredi verildiğini, sadece Halkbank aracılığıyla verilen desteklerle yetinilmeyip KOSGEB’den de esnaf ve sanatkârlarımıza destekler sağlandığını ifade etti. Erkan, 20 milyon TL tutarında kredi de KOSGEB eli ile esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırıldığını belirtti.
Genel Müdür konuşmasına şöyle devam etti:
“Son dönemde yeni bir müjde olan genç girişimci kredi desteğinden de bahsetmek istiyorum. KOSGEB tarafından sağlanan hibe ve faizsiz kredi desteğinden yararlananlar hariç olmak üzere; KOSGEB Girişimcilik Destek Programını bitiren, başvuru tarihinde 30 yaşını tamamlamamış olan genç girişimci esnaf ve sanatkârlarımıza, KOSGEB tarafından onaylanan projelerini Banka’ya sunmaları durumunda 100.000 TL’ye kadar % 100 faiz indirimli kredi kullandırılmaktadır. Şimdiye kadar bu destekten sadece 3 girişimci gencimiz yararlanmıştır. Bizim beklentimiz daha çok esnaf ve sanatkârımızın bu desteklerden faydalanmasıdır. Biz gençlerimizin girişimci olduğu, kendi işinin sahibi ve çocuklarına da kendi işlerini bırakabilecekleri bir yapı istiyoruz. Bizler esnaf ve sanatkârımızın yetenekleri ve ahlakları ile dünya devleri olan aile işletmeleri ile yarışabilecek yapılar kurabileceklerine inanıyoruz.”
Perakende ticaretin düzenlenmesi hakkında kanun yasalaştırıldı
Erkan bu başlık altında şunları söyledi;
- Alışveriş merkezlerinde, esnaf ve sanatkâr işletmecilerine rayiç bedel üzerinden kiraya verilmek üzere, toplam satış alanının en az yüzde beşi oranında yer ayrılacaktır.
- Esnaf ve sanatkâr işletmelerinin çalışma saatlerinin belirlenmesinde, meslek kuruluşunca ilgili esnaf ve sanatkâr odasının görüşü alınacaktır.
- Esnaf ve sanatkâr işletmelerince satışa sunulan malların etkin bir şekilde piyasadan temini amacıyla tedarik ve dağıtım kooperatifleri kurulabilecektir.
- Odaya kayıt sırasında, ustalık belgesi veya muadili belgeler istenmeyecektir.
Vergi ve sosyal güvenlik konularında yapılan çalışmalar
Genel Müdür Erkan, bu alanlarda yapılan çalışmaları şu şekilde sıraladı:
- Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişiler için, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75 bin liraya kadar olan kısmı, kanunda belirlenen şartlarda gelir vergisinden istisna tutulmuştur.
- Basit usule tabii vergi mükelleflerinin ticari kazançlarının yıllık 8.000 Türk Lirasına kadar olan kısmı Gelir Vergisinden müstesna hale getirilmiştir.
- Esnaf ve sanatkârları da kapsayan, çalışanlar için 2015’te %15’ten %10’a indirilen Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) kesintisi tamamen kaldırılmıştır.
- Hâlihazırda gerçek usulde vergilendirilen mükellef, hiç bir şeklide basit usulden yararlanamazken kabul edilen Kanunun ilgili maddelerine göre gerekli şartlara haiz olunması durumunda gerçek usulden basit usule geçiş imkânı getirilmiştir.
- Geleneksel, kültürel ve sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutan mesleklerin vergiden muaf olarak destekleneceği bir sistem oluşturulmuştur.
- Esnaf muaflığı kapsamındaki meslek kolları için, “Vergiden muaf esnaf belgesi uygulaması getirilmiştir.
Genel Haberler
Dev satın alma tamamlandı
CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.
Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.
Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”
Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.
Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı
Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.
Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:
“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”
Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:
“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”
CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:
“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.
Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.
Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.
Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.
Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.
Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.
Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”
Yeni CEO Hatice Evren kimdir?
CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.
2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi. 2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.
Genel Haberler
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma
İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.
Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.
Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.
Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.
İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr
Genel Haberler
Müşteri ilişkilerinde yapay zeka devrimi
Küresel pazar verilerine göre, müşteri ilişkileri yönetimi dünyada en hızlı büyüyen yazılım segmenti olmayı sürdürürken pazar büyüklüğünün 2026 yılında 126,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırım getirisinin (ROI) her 1 dolarlık harcama için yaklaşık 8,71 dolar kazanç sağladığı bu yeni ekonomik düzende, veri odaklı stratejiler bir tercih olmaktan çıkarak her ölçekteki işletme için stratejik bir gereklilik haline geliyor. Özellikle hiper-kişiselleştirme ve deneyim ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde, müşterinin bir sonraki adımını tahmin edebilen yapay zeka destekli sistemler rekabetin ana belirleyicisi konumunda bulunuyor.
Nitekim Nobel ödüllü davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “hızlı ve yavaş düşünme” teorisine göre insan kararlarının yaklaşık yüzde 95’i bilinçaltında ve anlık şekilleniyor; yalnızca yüzde 5’i bilinçli bir akıl yürütmeden geçiyor. Geleneksel CRM sistemleri ise büyük ölçüde bu yüzde 5’lik katmanı, yani müşterinin ne aldığını kaydedebiliyor; kararın arkasındaki asıl tetikleyiciyi, nedeni ise büyük ölçüde kaçırıyor.
Yapay Zeka destekli müşteri yönetiminin kurumsal gelecekteki rolünü vurgulayan OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, konuyu şu sözlerle özetliyor: “CRM sistemleri sayesinde uzun süredir müşterilerimizin davranışsal verisini yüksek doğrulukla gözlemleyebiliyoruz. Müşterilerin neye, ne zaman, ne kadar ve ne sıklıkta para harcadığını ölçebilir durumdayız. Makine öğrenmesi tabanlı modellerle bir sonraki satın alma davranışını tahmin edebiliyor, ‘ne satın alabilir?’ sorusuna güçlü cevaplar üretebiliyoruz.”
Geleneksel yöntemlerin kurumsal veriyi analiz etme yeteneğine sahip olduğunu ancak arka plandaki derin motivasyonu çözme noktasında yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirten Dal, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük Dil Modelleri (LLM) artık bu süreci kökten değiştiriyor; müşteri etkileşimlerini sayısal verilerin ötesine taşıyarak anlamsal veri olarak işliyor. Sohbet kayıtları, çağrı merkezi transkriptleri, e-posta içerikleri ve sosyal medya mesajları aracılığıyla müşterinin gerçek ‘niyetini’ ve motivasyonunu kavramak artık mümkün hale geliyor. Böylece CRM sistemleri, sadece davranışsal hareketleri izleyen yapılar olmanın ötesine geçerek gerçek anlamda kurumsal motivasyonları anlayan yepyeni bir mimariye dönüşüyor. Örneğin bir müşteri ‘hafta sonu misafirlerim gelecek, glutensiz tarifler için neler önerirsin?’ diye sorduğunda, aslında yalnızca bir sepet değil; kalıcı bir beslenme hassasiyeti hakkında bilgi veriyor. Ya da bir kutlama için ürün ararken, taraftarı olduğu takımı ve katılmaktan keyif aldığı etkinlik türünü de bizimle paylaşmış oluyor. Bu bilgiyi elinde tutan perakendeci, müşterisini artık çok daha derinden tanıyor.”
AIR ile CRM teknolojileri öğrenen yapılara dönüşüyor
AIR Yapay Zeka Platformu, CRM sistemlerini yalnızca analiz yapan araçlar olmaktan çıkarıp sürekli öğrenen sistemlere dönüştürüyor. Geleneksel sistemlerde müşteri davranışının pasif olarak izlendiği dönem, yerini yapay zeka destekli aktif öğrenme süreçlerine bırakıyor. Kullanıcıdan gelen tüm bilgileri bağlamsal olarak ele alıp işleyen bu yeni mimaride; müşteri, ürün arama sürecinde satın alma gerekçesini kendi ifadeleriyle ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyor. Satın alma sürecine eşlik eden yapay zeka araçları, müşteriye doğrudan ‘Bu ürünü neden tercih ettiniz?’ diye sorarak bu kıymetli bilgiyi kurumsal hafızanın resmi ve sistematik bir parçası hâline getiriyor.
Obase AIR; yapay zekanın kurumlarda güvenli, anlamlı ve sürdürülebilir biçimde çalışabilmesi için gereken tüm bileşenleri tek bir mimaride bir araya getiren uçtan uca bir platformdur. Kurumun dağınık veri kaynaklarını, iş süreçlerini ve yapay zekâ modellerini ortak bir zeminde buluşturarak teknolojiyi operasyonların ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor.
Büyük dil modellerini (LLM) kurumun kendi verisiyle çalışacak şekilde konumlandıran platform, yapay zeka profesyonellerine genel geçer cevaplar üreten bir araç sunmanın ötesine geçerek kurumun bağlamını, terminolojisini ve müşteri gerçekliğini anlayan güçlü bir iş ortağına dönüşüyor. Güvenli veri yönetişimi, yapılandırılmamış veriyi anlamlandıran bağlamsal zeka yardımı ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyon bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bu bütünleşik ekosistemde kurumlar artık sadece ‘ne olduğunu’ değil, ‘neden olduğunu’ yani davranışın altındaki gerçek motivasyonu da anlayan, ölçeklenebilir ve kalıcı bir kurumsal yeteneğe kavuşuyor.
