Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

“Kırtasiye perakendeciliği kayıyor”

Editör
Abone Ol:

Ülkemizde perakende sektöründeki tüm iş kollarında hızlı bir değişim yaşanıyor. Bu değişim sonucu esnaf olarak tabir ettiğimiz çoğunlukla tekil perakende firmalarının sektörlerinden aldıkları paylar giderek azalıyor. Geleneksel perakendecinin kaybettiği bu payı çoğunlukla birden çok mağazası olan organize perakendeciler alıyor. Ancak geçmiş dönemde birkaç organize perakende yatırımının denendiği kırtasiyecilikte bu mümkün olmadı. Kırtasiye perakende zincirinin yerli ve uluslararası yatırımcıları ülkemizde başarılı olamadı.

1 milyar dolara yakın Türkiye kırtasiye pazarından organize perakendecilerin payı % 10. Pehlivan Kırtasiye Yönetim Kurulu Başkanı Pehlivan Öztürk, bu payın çok fazla artmayacağına inanıyor. Öztürk, kırtasiye perakendeciliğini büro, okul ve sanatsal-hobi olarak üçe ayırıyor. Bu üç kırtasiye perakendeciliğinin de bilgi birikimi istediğine dikkat çeken Öztürk, “Kırtasiye perakendeciliği devletin okul kitaplarını bastırıp ücretsiz dağıtması ile birlikte kabuk değiştirdi. Daha önce çok fazla sayıda olan okul çevrelerindeki kırtasiyecilik bitti. Sadece İstanbul’da bu türden 3 bine yakın kırtasiye yok oldu. Kırtasiyecilik artık müşterilerine sadece zorunlu okul ders kitaplarını satan perakendecilikten çıktı. Yeni kırtasiyecilikte artık perakendeci zorunlu ihtiyaç satan değil, var olan kırtasiye ihtiyaçlarına bilgi birikimi ile hizmet eden bir yapıya kavuştu” diyor. Öztürk, kırtasiye müşterisine değişen bu yeni hüviyeti ile organize perakendecilerin daha da zor hizmet vereceğine şöyle dikkat çekiyor: “Eğitimin de gelişmesi ile kırtasiye müşterisi çok bilinçli, seçici bir yapıya kavuştu. Bu nedenle müşteriye hizmet edecek personelin de bilgi birikiminin çok iyi olması gerekiyor. Örneğin, okul kırtasiyeciliği yapan satıcı eskiden devletin tüm okullarında standart olan kitabı gelen müşterisine satarken, şimdi yardımcı ders kitabı satmak zorunda. Bu yardımcı ders kitapları her bölge, her okul, her sınıf, her ders için ayrı ayrı yüzlerce ayrı kitaptan oluşuyor. Satıcı hem bunların hepsini bulundurmak, hem de bunlar hakkında en az müşterisi kadar bilgi sahibi olmak zorunda. Bu kadar bilgi birikimi ile bu kadar çok çeşidi hem de yılın sadece çok kısa bir döneminde satabilmek, organize perakendecinin yapabileceği bir şey değil.”

Kırtasiye zincirleri başarılı olamadılar

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kırtasiye perakende zinciri denemelerinin başarılı olamadığına dikkat çeken Öztürk, “Ben böyle başarı şansı görmüyorum. Ülkemizde daha önce denenen birkaç örneğin başarısızlığı da bunu kanıtlıyor. Ancak farklı sektörlerdeki organize perakendecilerin daha önce sadece okul dönemlerinde kırtasiye pazarından pay aldığı bir yapının yanında, özellikle teknoloji marketlerinin gelişmesi ile büro kırtasiyeciliğinin sarf malzeme satışlarından da pay aldıklarını görmezlikten gelemeyiz. Buna rağmen bu oranın toplam pazarın % 15’ini geçeceğini sanmıyorum” dedi.

Öztürk, AVM içinde açılan kırtasiyelerin uzun dönemde yaşama şanslarının olmadığına inanıyor. Öztürk, artık kırtasiyeciliğin caddelere kaydığına şu sözlerle ifade etti: “Mahalle aralarında, okul yakınlarında bulunan kırtasiyelerin giderek hızlı bir şekilde yok olması gibi, AVM’lerde bulunanların da dayanabileceğine inanmıyorum. Artık kırtasiyecilikte cadde dönemi başladı. Yeni dönemde kırtasiyecilik artık caddelerde yapılacak. Var olan cadde kırtasiyeleri metrekare, cephe, çeşit olarak gelişip sayılarını artırırken, toplam kırtasiye sayısının azalmaya devam edeceğini tahmin ediyorum.”

pehlivan_ozturkSektörel değişim yaşanıyor

Kırtasiye perakendeciliğinin bu değişiminin tüm sektörü etkilemiş. 10 yıl önce kırtasiye sektöründe var olabilmek için Tahtakale’de olmak zorunlu idi. Oysa şimdi Tahtakale’de kırtasiyecilikle ilgili olarak oradan çıkamayan birkaç firma kaldı. Kendisi de Tahtakale’den çıkan Pehlivan Kırtasiye bugün sayısı 15’i geçmeyen sektörün dağıtıcı firmalarından biri olarak, Atakent’ten tüm Türkiye’ye dağıtım yapıyor. 400 bin dolarlık yatırım ile 2000 metrekarelik kapalı alanda tam bir otomasyon sistemine sahip olan Pehlivan Kırtasiye Yönetim Kurulu Başkanı Pehlivan Öztürk, kırtasiye sektörünün dağıtım yapısı hakkında da şu bilgileri verdi:

“Kırtasiye sektörünü bir piramit gibi düşünürsek, piramidin en tepesinde üretici ve ithalatçılar yer alır. Bunların altında bizimde içinde bulunduğumuz sayıları 15’i geçmeyen dağıtıcı firmalar yer alırken bizim altımızda da 50 civarında toptancı vardır. En altta da kurumsal müşterilerine ofis malzemeleri satan kırtasiyelerle okul kırtasiyecileri yer alır.

Bundan 10 yıl öncesine kadar bu piramidin tamamı Tahtakale’de yer alırdı. Ancak hem mekanların artan ihtiyaca cevap verememesi hem de ulaşım, teknoloji, iletişimin gelişmesi sayesinde Tahtakale önemini yitirdi. Tahtakale’de olma zorunluluğu ortadan kalktı. İstanbul’un değişik semtlerinde toptancılar oluşurken illerde de oluşum başladı. Perakendeci Türkiye’nin neresinde olursa olsun hem bölgesel toptancıdan hem de İstanbul’dan ihtiyaçlarını kolaylıkla temin edebilir hale geldi. Biz de Pehlivan Kırtasiye olarak Tahtakale’de 20 metrekarede başladığımız faaliyetlerimize önce 40 daha sonra 320 metrekare alanda devam ettikten sonra, 2000 metrekarelik İstanbul Atakent’teki yeni yerimize 2008’in ilk günlerinde taşındık. Tam bir otomasyon sistemi ile çalıştığımız depomuzda 40 bin çeşidi bir arada bulundurarak tüm Türkiye’ye hizmet ediyoruz. Artık kırtasiyecinin toptancıya gelerek mal alıp dükkanına götürme dönemi bitti. Tedarikçiler her yıl Nisan ayında otellerde müşterilerini (toptancı, kırtasiyeci) bir araya toplayarak ürünlerini tanıtıp siparişlerini toplamaktalar. Yıllık anlaşmaları yapılan mallar daha sonra ihtiyaç oldukça müşterilere sevk edilmekte. Ayrıca yeni çıkan ihtiyaçlar da modern iletişim kanalları ile toplandıktan sonra müşteriye teslim edilmektedir.”

Çin üretimi kalite artırdı

“Ülkemiz de kırtasiyeler 365 gün açık olmalarına rağmen okul kırtasiyecilerin cirolarının %90’nı Eylül-Ekim-Kasım-Aralık aylarında, kurumsal müşterilerle çalışan büro kırtasiyecilerinin de cirolarının % 35’ni Aralık ayında yaparlar. Bu da kırtasiye sektörünün ne kadar zor çalışma şartlarının olduğunun bir göstergesidir” diyen Öztürk, kırtasiye pazarının % 60’ının ithal ürünlerden oluşmasına rağmen yerli üretimin de kağıt konfeksiyon ve kalem imalatında iyi olduğunun altını çizdi. Çin üretimi ve ithalatının denetim yetersizliği nedeni ile sektörü olumsuz etkilediği gerçeğine de değinen Öztürk, “Çin’in artık markalı ve kaliteli üretimi benimsemeye başlaması ile olumlu gelişmeler yaşamaktayız” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Genel Haberler

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Editör

Yazar:

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Her yıl sonbahar aylarının gelmesi ile birlikte hem alışverişçiler hem de pazar yerleri için heyecanlı bir döneme giriş yapıyoruz. Yüzlerce indirim ve kampanya ile karşı karşıya kaldığımız Black Friday döneminde birçoğumuz elbette ihtiyaçlarımızı da karşılamak istiyoruz. Normal dönemde çok daha yüksek meblağlar ödeyeceğimiz bir ürüne uygun fiyatlarla sahip olma şansı doğal olarak hepimizi cezbediyor. Söz konusu indirimlerden faydalanmak bu noktada mantıklı olduğu kadar gerekli de ancak yine indirimlerin gerçek olup olmadığını kontrol etmek ve ihtiyacımızdan fazlasını almamaya dikkat etmek gerekiyor.

Bu noktada bilinçli bir alışveriş süreci için iyi bir pazar araştırması yapmak gerekliliği aşikar. Birçok pazar yeri büyük indirim oranları ile kampanyalar yaptığını ilan etse de fiyat değişikliği noktasında bu indirimlerin göründüğü kadar büyük olmadığını fark ettiğimiz durumlar olabiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak adına fiyat karşılaştırmaları yaparak ve ürünlerin fiyat değişim grafiklerini inceleyerek Black Friday indirimleri dönemini avantajlı şekilde tamamlayabilirsiniz.

Elektronik, giyim, kozmetik, spor… her kategoride ihtiyacımız olabilir mi?

Sonbahar aylarında kuruyan yaprakların arasında yürümekten sonra belki de en heyecanla beklenen etkinlik alışveriş yapmak. Hem indirim ve kampanyalar hem de bir ürünü ucuza almanın vermiş olduğu heyecanı bastırmak elbetteki kolay değil. Ancak indirim dönemleri bir illüzyon mu yoksa gerçekten bizlerin indirimli ürün alabilmesi için planlanmış bir fırsat mı?

Elbetteki alışverişçiler kadar markalar için de önemli bir dönem Black Friday. Yıl içerisindeki kazançların birçoğunun söz konusu dönemlerde elde edildiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. O nedenle markalar satışlarını artırmak adına indirimler yaparken, elbetteki kendi bütçelerini de düşünerek hareket etmek durumundalar. Buradan yola çıkarak kampanya dönemleri bizler için bir avantaj iken bütçemizi aşan bir soruna da dönüşebilir. Bu nedenle bilinçli bir alışverişçi olmakta fayda var.

Peki bu süreci doğru kararlar ile tamamlayabilmek adına neler yapabiliriz? İlk sıraya liste hazırlamayı yazabiliriz. Sadece 11.11 indirimleri için değil, günlük rutinimiz içerisinde market alışverişi dahi yaparken bir liste ile yola çıkmak her zaman sağlıklı bir alışveriş süreci sağlayacaktır. Tüketim toplumları ve değişen dünya parametreleri nedeniyle her şeyin ihtiyacımız gibi geldiğini hissedebiliyoruz ve özellikle indirim dönemleri bu duygularımızı çok daha derinden tetikleyebiliyor.

Bu nedenle üzerine düşünülmüş bir alışveriş listesi ile hareket etmek hem israfı önleyecektir hem de bütçemizi koruyacaktır. Söz konusu bilinçli alışverişin tek nedeni elbette bütçemizi korumak değil. Böylesine büyük bir tüketim alışkanlığından kaçınmamızın tek nedenini bütçemizi korumak olarak gördüğümüz taktirde içinde yaşadığımız Dünyada yalnız olduğumuzu zannedebiliriz.

Ama unutmamalıyız ki Dünya üzerinde milyarlarca insan bir arada yaşıyoruz ve sadece ürettiklerimizi değil doğanın bize sunduklarını da son sürat tüketmeye devam ediyoruz. İhtiyacımız dışında aldığımız her bir ürün bütçemizden götürdüğü kadar geleceğimizden ve doğamızdan da bir şeyler koparmaktadır. Hele ki yenilenebilir ve doğada çözünebilir ürünler tüketme konusunda pek de dikkatli bireyler değilsek, Dünyaya olan borcumuzu artırıyoruz denilebilir.

Elbette alışveriş dönemleri hepimiz için birer fırsat ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bu günlerde söz konusu indirimleri kaçırmak istemiyoruz. Hepimizin zaruri ihtiyaçları veya istekleri olabiliyor. Bunları karşılamak adına Black Friday indirimleri de önemli bir fırsat. O nedenle sunulan fırsatları değerlendirmek hepimizin hakkı. Ama bütçemizi koruyarak alışveriş yaptığımızı zannederken diğer taraftan cebimizden ve Dünyamızdan da fazlasını götürmemeye dikkat etmemiz gerekiyor.

Güvenilir adreslerden şaşmayın!

İndirim dönemlerinin karşımıza çıkardığı fırsatlar kadar yaratabileceği sorunlar da olabiliyor. Özellikle güvenli bir alışveriş süreci yaşamak adına dikkatli olmakta fayda var. Online alışverişte kredi kartı bilgilerimizi paylaştığımızı düşünürsek güvenilir adresleri tercih etmek aslında bir zorunluluk denebilir. Bu noktada SSL sertifikalı bir site üzerinden alışveriş yapmak kredi kartı bilgileri noktasında güvenli bir alışverişin kapılarını açmaktadır.

Bununla birlikte güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak her zaman ilk koşul olarak hatırlanmalı. Geçmiş alışveriş alışkanlıklarımızda da güvendiğimiz esnaf ve markaları tercih ettiğimizi hatırlarsak, internet üzerinden yapılan alışverişlerde de güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak mantıklı bir tercih olacaktır. Aksi takdirde orijinal olmayan veya kalitesiz bir ürünle karşılaşma ihtimaliniz artabilir.

Bu noktada bizlere en yol gösterici seçeneklerden biri güvenilir pazar yerlerini tercih etmek ve o pazar yerinde satış yapan marka veya satıcının değerlendirmelerini okumak. Unutulmamalı ki birincil kullanıcı deneyimlerinin yer aldığı yorumlar son yıllarda fazlaca kullanılmaya başlandı ve bir ürün satın alırken hem o ürünle ilgili hem de satıcı ile ilgili ayrıntılara yer verilmekte. Söz konusu değerlendirmeleri okuyarak hem alacağınız ürünle ilgili hem de alışveriş yapacağınız mağaza ile ilgili ayrıntılara ulaşarak güvenli bir alışveriş deneyimi yaşayabilirsiniz.

Devamını Oku

Genel Haberler

“Yerli Market Haftası Fuarı” perakendenin yıldızlarını ağırlayacak

Editör

Yazar:

İstanbul Perakendeciler Derneği (PERDER) tarafından bu yıl 25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde gerçekleşecek Yerli Market Haftası Fuarı, 6’ncı kez perakende sektörünün öncü markalarını sektör paydaşları ile bir araya getirecek.

İstanbul PERDER’in ev sahipliğinde organize gıda perakendesine 6 yıldan bu yana imzasını atan Yerli Market Haftası (YMH), Pin Fuarcılık organizasyonunda WOW Convention Center’da üretici, tedarikçi ve perakende sektörüne hizmet sunan firmaları yerel zincir market temsilcileriyle buluşturacak. “Birlikte daha güçlüyüz” sloganıyla bu yıl “Dilek Gıda ve Hedef Grup” ana sponsorluğunda yapılacak fuarda katılımcı firmalar iki gün boyunca yeni ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Ayrıca perakendeye yıllarını vermiş isimler sektördeki gelişmeleri ve yenilikleri paylaşacaklar.

Bu yıl fuarda 90 standlı katılım ile yer alacak firmalarımızla birlikte yaklaşık 10 bin’e yakın ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini belirten İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere, “Yerli Market Haftası (YMH) ile bölgesel markaların ulusal marka olma yolunda ilerlemesine destek olmayı, onlara fayda sağlamayı amaçlıyoruz. Yerel perakendeci ve tedarikçi firmaları aynı çatı altında buluşturarak birbirlerini tanımalarını, dayanışma ve paylaşımda bulunarak iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Sunuculuğunu Ceyhun Yılmaz’ın üstleneceği YMH’ta ilk gün Yenilenebilir Enerji, Elektromobilite ve Enerji Verimliliği, Yeni Dünya Düzeninin İpuçları, Geleceğin  Perakende Trendleri konuşulacak. İkinci gün ise, PERDER Başkanları Oturumu ve Aile Şirketlerini Geleceğe Taşımak başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek.

Programın ilk gününde yer alacak konuşmacılar şöyle: Vat Enerji Hizmetleri Genel Müdürü M. Altuğ Karataş, Solarçatı CEO&Kurucusu Utku Korkmaz, S2C Kurucu Ortağı Uğur Kılıç, Atlas Space Kurucusu&CEO Ahmet Burçin Gürbüz, Payneer Ödeme Kuruluşu CEO’su Ergi Şener, SabancıDx Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı ve Teknosa Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Kalkan, Argus Growth Agency Kurucu&İş Geliştşrme ve Büyüme Danışmanı Bora Alçı ve I-Am Global Kurucu Ortağı emre Kuzlu.

İkinci gün ise sektörün duayen isimleri deneyimlerini ve sektördeki gelişmeleri paylaşacaklar. İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere ve önceki dönem başkanları Ramazan Ulu, İhsan Biçen, Reşat Narman ile Erdal Tüfekçi aynı oturumda bir araya gelecek. Ardından 2M Parlak Gıda İK ve Kurumsal İletişim Direktörü Yasemin Parlak moderatörlüğünde Şölen CEO’su Elif Çoban, EVYAP CEO’su Mehmet Evyap ve Snowy Ulu Kardeşler Genel Müdürü Bülent Efe aile şirketlerinin geleceğini masaya yatıracak.

Devamını Oku

Genel Haberler

BMD üyeleri Rusya’da

Editör

Yazar:

BMD üyeleri, perakende sektörünü gözlemlemek amacıyla Rusya’ya gittiler. DEİK Rusya İş Konseyi Başkanı İzzet Ekmekçibaşı, BMD Başkanı Sinan Öncel, Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kamar ve Gizia Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kutlu, geziye katıldılar.

Moskova’da Kievskaya Ploshchad Group (Europeiskiy, Olimpiskiy, Schelkovsky), Colliers Group, ADG Group, Alışveriş Merkezleri Birliği (SCA) üyeleri, Moskova’nın özellikle lüks segment en ünlü iki AVM’si TSUM ve GUM yöneticileri, Rusya’da mağazaları bulunan üye marka temsilcileri ve Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar ile görüşmeler gerçekleştirdiler.

Moskova’daki görüşmelerde pek çok batılı markanın mağazalarının kapalı olduğu, önemli bir bölümünün ise ülkeden çıkma yönünde niyet bildirdiği bilgisi aktarıldı. Öte yandan mağazaları açık olarak faaliyete devam eden batılı marka sayısının da az olmadığı gözlemlendi.

Devamını Oku

POPÜLER