Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Metro’dan gıda israfına katkı: ‘Gurme Kutusu’

Editör
Abone Ol:

Metro’nun restoran ve kafeler ile iş birliği kapsamında, tüketiciler tabaklarında kalan yemekleri ‘Metro Gurme Kutuları’ ile paket yaptırarak değerlendirebilecekler.

Gıda kayıplarının boyutları ve önemi hakkında kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla başlatılan Metro Gıda Hareketi yolculuğunun bir sonraki durağı “Metro Gurme Kutuları” oldu.

Gıda kayıp ve atıklarının önlenmesi ve milli kaynak israfının son bulması amacıyla son tüketiciler için hazırlanan Metro Gurme Kutuları, İstanbul’daki 14 restoranda hayata geçirildi. Projenin gelecek dönemde de büyüyeceğini belirten Metro yetkilileri “Restoran ve kafeler ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği çerçevesinde ‘Metro Gurme Kutuları’ ile son kullanıcıları gıda kayıp ve atıkları konusunda bilinçlendirerek, sipariş verip tüketemedikleri ürünleri değerlendirecekleri gurme kutularını kullanıma sunuyoruz. Restoranlarda ‘Metro Gurme Kutuları’ ile tabakta kalan yemekleri paket yaptırarak, bu ürünlerin çöpe gitmesine engel olarak bu yemekleri bir başka öğünde tüketebilir ya da hayvan dostlarınızla kalan yemekleri paylaşabilirsiniz” diye bilgi verdi.

‘Metro Gurme Kutuları’nı Bulabileceğiniz Restoranlar: Ağa Restoran, Alancha, Basta, Feriye Palace, Hacı Apdullah, Kırıntı, Midpoint, Nev Kanyon, Nicole, Osmani, Sahrap Pera, Şahin, Welldone, Yanyalı Fehmi. Gurme Kutularını yakın zamanda birçok restoranda daha bulabileceksiniz.

Türkiye’de gıda kayıp atık ve kayıpları ne durumda?

Türkiye’de üretilen 49 milyon ton meyve ve sebzenin yüzde 25-40’ının üretim ve dağıtım zinciri aşamasında kayba uğradığını veya satış ve tüketim aşamasında atık haline dönüştüğünü görüyoruz. TÜBİTAK araştırma verilerine göre, en iyimser tahminle kayba uğrayan ürün miktarı 11,6 milyon ton. Bu da yıllık yaş sebze-meyve ihracatımızın tam 4 katına karşılık geliyor. Parasal açıdan bakacak olursak, Türkiye’de sebze meyve ticareti 100 milyar TL civarında, bu miktarın minimum 25 milyar liralık bölümü kayba uğruyor.

Eğer yukarıda sözünü edilen gidişata ‘dur’ denmezse; Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin verilerine göre 2016-2017 döneminde; buğdayda 2 milyon 81 bin, domateste 1 milyon 537 bin, şeker pancarında 642 bin, arpada 563 bin, karpuzda 487 bin, mısırda 378 bin, üzümde 328 bin, elmada 322 bin, biberde 268 bin, patateste 223 bin ton ürün kaybedilecek.

Metro – TÜBİTAK araştırması hakkında

Bu bakış açısıyla gıda kayıpları konusunda karşı karşıya kalınan durumu, proje çerçevesinde bilimsel bir yaklaşımla ele alındı. Metro, bunun bir milli kaynak israfı olduğunun bilincinde olarak, meyve ve sebzede ağır kayıpları önlemek için TÜBİTAK’la birlikte fire nedenlerini araştırdığı ortak bir çalışma gerçekleştirdi.

TÜBİTAK ile birlikte fire nedenlerini tespit etmek üzere marul, domates ve şeftali ürünlerini baz alan, 8 ay süren bir araştırma yapıldı. Ürünlerin iyi koşullarda ve kötü koşullarda tedarikini temel alan bu araştırma neticesinde kötü koşullarda tedarik edilen ürünün, iyi koşulda tedarik edilene kıyasla 9 kat daha fazla atığa dönüştüğünü gözlemlendi.

Tedarik zincirinin altı aşamasının iyi ve kötü koşul örneklemleriyle yapılan araştırma sürecinin sonucunda; iyi tedarik zinciri uygulamaları ile önemli miktarda ürünün kaybedilmesinin önüne geçilmesinin mümkün olduğunu, yaşanan kayıpların en çok olduğu aşamaların paketleme ve nakliye olduğu görüldü.

Metro Toptancı Market ne yapıyor?

Metro, üreticilerin çeşitli zorluklarla ve kıt kaynaklarla ürettiği meyve ve sebzelerin çöpe atılmaması ve milli kaynakların israf olmaması için, kayıp ve atıkların en aza indirilmesi amacıyla tedarik zinciri ve satış koşullarını geliştiriyor ve standartlara uygun yatırım yapıyor. Tüketim analizleri yaparak; doğru miktar, kalite ve özellikte planlı üretim yaptırma hedefiyle kayıpları en aza indiriyor. Doğru ambalaj, paketleme ve soğuk zincirin kırılmadan ürünlerin nakliyesi konusunda uluslararası standartlarda uygulamaları hayata geçiriyor. ‘0’ kilometre yaklaşımı doğrultusunda yerel alımları tedarik zincirinin önemli bir parçası olarak görüyor. Doğrudan üretici ve üretici örgütleri ile çalışarak üreticileri eğitiyor, kalite ve miktar açısından doğru ürünlerin üretilmesini, doğrudan üreticinin kazanmasını sağlıyor.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Onur Market’ten perakendeye bilimsel yatırım

Editör

Yazar:

Türkiye’nin organize gıda perakendesi sektöründe önemli bir iş birliği hayata geçirildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Onur Market, akademik bilgi ile sektör deneyimini buluşturacak “İş Birliği Protokolü’nü” imzaladı.

İmzalanan protokol kapsamında, organize gıda perakendeciliğine odaklanan ve her yıl yayımlanması planlanan hakemli akademik editörlü bir kitap hazırlanacak. Çalışmanın temel amacı; sektörün karşı karşıya olduğu güncel sorunlara bilimsel çözümler üretmenin yanı sıra, geleceğin perakende anlayışına yön verecek yeni fikirlerin, fırsat alanlarının ve yenilikçi uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlamak, akademik çalışmaları teşvik etmek ve üniversite-perakende iş birliğini güçlendirmek.

Proje kapsamında hazırlanacak eser, “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” adıyla yayımlanacak. Kitapta; müşteri deneyimi, yapay zekâ ve veri analitiği, sürdürülebilirlik, tedarik zinciri yönetimi, gıda enflasyonu, e-ticaret, CRM, inovasyon ve perakende teknolojileri gibi sektörün geleceğini şekillendirecek pek çok başlık akademik bakış açısıyla ele alınacak.

Çalışmaya Türkiye genelindeki akademisyenler katkı sunabilecek. Bilimsel hakem değerlendirme sürecinden geçen çalışmalar kitapta yayımlanacak; kabul edilen makalelere telif ödemesi yapılacak. Ayrıca sektör açısından en yüksek katkıyı sağlayan üç araştırma, “Ekrem Özen Perakendeye Değer Katan Araştırmalar Ödülü” ile ödüllendirilecek.

İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Onur Market iş birliğiyle yürütülecek proje yalnızca bir yayın çalışması olmanın ötesinde; organize gıda perakendesine yönelik bilimsel literatürün gelişmesine katkı sağlayacak, sektörün geleceğine yön verecek ve akademi ile iş dünyası arasında sürdürülebilir bir bilgi köprüsü oluşturacak.

Onur Market Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen, iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Organize gıda perakendesi, milyonlarca insanın günlük yaşamına dokunan ve ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip bir sektördür. Sektörümüzün geleceğinin bilimsel çalışmalarla desteklenmesini çok değerli görüyoruz. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde akademik bilgi ile saha tecrübesini aynı platformda buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca bir kitap yayımlamak değil; sektörün gelişimine yön verecek, uygulanabilir fikirlerin üretildiği kalıcı bir bilgi ekosistemi oluşturmaktır. Bu projeyi, merhum Onursal Başkanımız Ekrem Özen’in eğitime, üretime ve ülkemize değer katma vizyonunun bir devamı olarak görüyoruz.”

Devamını Oku

Genel Haberler

BonVeno’nun büyüme hikayesinde en büyük Güç ‘Takım Ruhu’

Editör

Yazar:

Metro Grup’un, yeni nesil mağazacılık girişimi bonVeno, Türkiye’deki 3’üncü yaşına girdi. Açıldığı günden bu yana şehir hayatının yoğun temposuna yönelik pratik çözümler sunan bonVeno; market ve yeme içme çözümlerini bir araya getirerek tüketicilere alışverişte yeni bir alışkanlık kazandırdı. İstanbul içerisinde yaklaşık 90 mağazaya ulaşan bonVeno’nun elde ettiği bu başarının arkasında ise takım ruhunun ön plana çıktığı bir değerler zinciri yatıyor. Yenilikçilik, esneklik ve adaptasyon, çeşitlilik ve kapsayıcılık ve birlikte kazanma olarak 4 ana grupta toplanan bonVeno değerleri; daha iyisini yapmaktan çekinilmeyen, her çalışanın stratejinin bir paydaşı olduğu, değişen pazar koşullarına hızlı adaptasyonun sağlandığı güçlü bir takım kültürü yaratıyor.

Esnek, yalın ve hızlı çözümler

Mahalle aralarında kaliteli ve geniş ürün yelpazesini, ulaşılabilir fiyatlar ve güler yüzlü hizmetle buluşturarak yeni nesil alışveriş deneyimi sunduklarını ifade eden bonVeno Türkiye Genel Müdürü Eda Özkan; “Şehir hayatının yoğun temposunda pratiklik ihtiyacı giderek artıyor. bonVeno ile bu ihtiyacı karşılayabilmek adına alışveriş listesindeki her bir ürün için farklı bir noktaya gitmektense tek bir çatı altında konforlu bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Tüketiciler nezdinde de kısa sürede iyi bir karşılık bulduk. Bir Metro girişimi olmamız nedeniyle duyulan güven de elbette bonVeno’ya karşı ilgiyi ve sevgiyi pekiştirdi. Bu hizmet anlayışının arkasındaki çalışan gücü ise yadsınamaz. Başarımızın sürdürülebilirliği için yenilikçiği teşvik ediyor; hatadan korkmayan bir anlayışla çalışıyoruz. Böylelikle değişen pazar koşulları ve müşteri taleplerine daha esnek, yalın ve hızlı çözümlerle adapte olabiliyoruz. Güvene dayalı iş birliğimiz ve güçlü takım ruhumuzla, bonVeno enerjisini her bir mahalleye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz’’ dedi.

Konsept mağazacılık anlayışı

Üç yıl gibi kısa bir süre içerisinde tüketiciler günün her anında konsept mağazacılık anlayışıyla hizmet veren bonVeno’yu yaşamlarının bir parçası haline getirdi. Sabah erken saatte okula ya da işe giderken taze sıkma meyve suları, kahve ya da hızlı bir kahvaltı için, bonVeno kapılarını 07.30’da açmış oluyor. Akşam 22.00’a kadar oldukça geniş ürün gamına sahip temel market ihtiyaçlarından hızlıca tüketilebilen geleneksel ev yemeklerinden makarnalara, el açması pizzalardan taze salatalara ve artık bir klasik haline gelen ‘bonVeno Sosislisi’ gibi özel lezzetlere günün her saatinde ulaşabilmek mümkün.

Her mahallede bonVeno hedefi

Sunduğu ürün çeşitliliği, ulaşılabilir fiyatları ve pratik çözümleriyle tüketicinin hayatını kolaylaştıran güvenilir bir çözüm ortağı olan bonVeno, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Her mahalleye kendi enerjisini taşımayı amaçlayan bonVeno, sonraki aşamada öncelikli olarak Metro’nun bulunduğu diğer büyük şehirlerde konumlanmayı planlıyor.

Devamını Oku

Genel Haberler

BMD üyelerinin yüzde 56’sının kira/ciro oranları yüzde 15’i geçti

Editör

Yazar:

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD), Fast Company ile düzenlediği “Perakende Buluşması 2026” toplantısında konuşan, BMD Başkanı Sinan Öncel, BMD çatısı altındaki 214 üye ve 516 marka ile pandemiden bu yana her ay düzenli yaptıkları anketlerle sektörün nabzını tuttuklarını söyledi. Fahiş kira atış taleplerinin uzun zamandır markalar için bir numaralı sorun olduğunu vurgulayan Öncel, şöyle devam etti:

“Haziran 2022’de 100 bin lira kira ödediğimiz bir mağazanın kirası, o tarihte 6 bin 68 dolara denk düşüyordu. Aynı mağaza için bugün 11 bin 164 dolar karşılığı kira ödüyoruz. Bu tabloya rağmen, hâlâ yüzde 300-400’e varan fahiş kira artış talepleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Yüksek oranlı artışlar, kira/ciro oranlarına olumsuz yansıyor. 2024’te üyelerimizin yüzde 20’sinin kira ciro oranı yüzde 16 ve üzerindeyken, 2025’te bu oran yüzde 42’ye, 2026’nın ilk dört ayında ise yüzde 56’ya yükseldi. Perakendede ciddi kan kaybına neden olan bu konuyla ilgili gerekli yasal düzenlemenin yapılması konusunda Adalet, Hazine ve Maliye ve Ticaret Bakanlığımızla yakın görüşmelerimiz devam ediyor.”

BMD: Yerli harcaması yurt dışına kayıyor

BMD Başkanı Sinan Öncel, konuşmasında yeme içme başta olmak üzere birçok sektörde maliyet enflasyonunun perakende sektörü için çok önemli bir sorun olduğunu vurguladı. Yüksek maliyetler nedeniyle Türkiye’nin yabancılar için alışveriş cazibesini kaybettiğini belirten Öncel, “Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, 2025’in ilk dört ayında 284 milyar lira olan yabancıların Türkiye’deki toplam kartlı harcaması, bu yılın aynı döneminde 229 milyar liraya düştü. Aynı dönemde yerli kartlarla yurt dışından yapılan harcamaların ise 227 milyar liradan 341 milyar liraya çıktığını görüyoruz. Yani yerli harcaması yurt dışına kayıyor.” diye konuştu.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER