Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

SAP Forum’a sadelik ve dijital dönüşüm damgasını vurdu

Editör
Abone Ol:

İş dünyasından 5000’e yakın profesyonelin katılımıyla 19. kez gerçekleşen SAP Forum İstanbul’da, dijital dönüşümün farklı sektörlere etkileri değerlendirilirken dijital ekonomide teknolojinin rolü masaya yatırıldı.

SAP Forum İstanbul, 19. kez iş dünyasının   geniş katılımıyla gerçekleşti. ‘Sadeliği Keşfet’ (Discover Simple) temasıyla dijital dönüşüme odaklanılan etkinlikte, iş dünyasından orta ve üst düzey yöneticiler, kamu kurumlarından temsilciler, teknoloji profesyonelleri, akademisyenler, üniversite öğrencileri ve girişimcilerden oluşan bilgi teknolojileri ekosisteminden 5000’e yakın  kişi bir araya geldi. 20 salonda 127 sunumun ve canlı demo uygulamalarının gerçekleştirildiği SAP Forum İstanbul’da farklı sektörlerdeki öncü şirketlerden konuşmacılar, gerçek müşteri deneyimlerini, teknoloji yönetimine dair başarı hikayelerini ve öngörülerini paylaştı. Dijital dönüşüm ve bağlantı ekonomisinin etkisiyle giderek karmaşıklaşan iş dünyasında sadeleşen kurumlar yaratabilmenin sırlarının paylaşıldığı Forumda, Yılın SAP Dönüşümü Ödülü’ne Türk Telekom Grubu, ‘Kurumsal Kaynak Planlama Özel Ödülü’ne ise Türk Hava Yolları layık görüldü.
SAP Türkiye Genel Müdürü Zeynep Keskin açılış konuşmasında, sadeliğin karmaşanın içindeki düzeni yakalayabilmek olduğunu belirterek, “Hiper bağlantılı” dünyada 2020 yılında 75 milyar bağlı cihaz ve 65 trilyon dolarlık bir online ticaret hacmi beklentisinden bahsediyoruz. 2016 yılında dünyadaki toplam verinin yüzde 36’sı buluta taşınmış olacak. 2020 yılında sosyal medya üzerinde 2 milyar 550 milyon kullanıcı ve 6 yaşın üzerindeki nüfusun yüzde 90’nında cep telefonu olacağı öngörülüyor. Tüm bu teknolojik gelişmeler, beraberinde birçok değişimi tetikliyor. Müşterilerimiz değişiyor ve beklentileri artıyor; çalışanlarımızın beklentileri artıyor ve kaynaklar giderek azalıyor” dedi. Kısıtlı kaynakları daha iyi yönetebilmek için veriyi doğru kullanmanın, hızla anlamlandırmanın eskisinden çok daha önemli hale geldiğini belirten Zeynep Keskin, “Karmaşık iş yapış tarzı, hiper bağlantılı dünyanın sunduğu avantajlardan faydalanmayı oldukça zorlaştırıyor. Boston Consulting Group’un 200 şirket ile yaptığı “Complexity” araştırmasını sonuçlarına göre, 15 yıl öncesinin kurallarına göre tasarlanan iş süreçleri, karmaşık teknolojik altyapılar, karar verme süreçlerinin uzaması ve gerçek zamanlı olmaması nedeniyle şirketler zamanlarının yüzde 40 ila 80 arasında bir süreyi katma değer yaratmayan işlere harcayabiliyor. Bunun maliyeti ise 237 milyar dolarlık bir kayıp; kârlılıklarının yüzde 10’u! Karmaşık yapılar şirketlerin kârını yutan ve giderek büyüyen bir girdap haline gelebiliyor. Bu nedenle karar mekanizmalarımızı sadeleştirmeli ve hızlandırmalıyız. SAP olarak 25 farklı sektör için sadece çözüm üretmiyor, yol haritalarını belirliyoruz. Dünyanın en değerli 100 markasının yüzde 98’nin SAP’yi kullandığını; global ticaret hacminin yüzde 74’ünün SAP sistemleri üzerinden geçtiğini; çözümlerimiz ile dünya üzerindeki mobil kullanıcıların yüzde 97’sine dokunduğumuzu düşünecek olursak, 40 yılı aşan bu deneyimi, sadeliğe ulaşmak isteyen her ölçekten şirkete yenilikçi çözümler sunarak aktarıyoruz. Böylelikle Türk şirketlerinin küresel pazarlarda üstünlük sağlayacak rekabet gücü kazanmalarına teknolojimizle destek oluyoruz” diye konuştu.
SAP Chief Digital Officer (CDO) Jonathan Becher da yaptığı açılış konuşmasında dijital dönüşümün önemine değindi. “Dünyamız gittikçe hızlanan bir değişim sürecinde. Çalışma şeklimiz, tüketim şeklimiz, kaynakları kullanma şeklimiz ve yaşam deneyimlerimiz sürekli değişiyor. Dijital dönüşümün içerisindeyiz ve bu herkesi etkiliyor. 20. yüzyılda Sanayi Devrimi ne anlama geliyorsa bu gün de dijital dönüşüm bizim için o anlama geliyor. Yüzyıl önce birileri bizler için arabaları kullanırken bugün arabalar sürücüsüz olarak tasarlanıyor. Ancak tabii ki değişen tek şey teknoloji değil. Teknoloji dijital dönüşümün itici gücüyken, kültürel adaptasyon ise değişimin motorudur. Yaratıcılık ve inovasyon ancak sadelikle var olabilir. Şirketlerin iş süreçlerindeki karmaşa tıpkı kanser hücresi gibi hızla büyür ve inovasyonu öldürür. Tedavinin tek yolu ise sadeliği kucaklamaktır. Türkiye’deki şirketlerin de bu dönüşümün hızına yetişerek, stratejilerini belirlemeleri çok önemli.’’

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER