Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Şirketler neden tedarikçi değişimine gidiyor?

Editör
Entegre Dijital Pazarlama Platformu Setrow Genel Müdürü Turgut Taneli.
Abone Ol:

Peki ne oluyor veya neden şirketler anlaşma yaptığı şirketleri değiştirme eğiliminde?

2019 yılında Accenture’ın gerçekleştirdiği global çapta 3 farklı kıtada yapılan “Service is the new sale” isimli araştırma, bu konuyu ele almış durumda. Toplam 10 ülke ve 16 sektörde 748 B2B alıcı ve 1.499 B2B satıcının ankete tabi tutulduğu araştırmada, B2B dönüşümünün üç temel direği (organizasyon stratejisi, faaliyetler ve altyapı) hakkında sorulara yanıt verildi.

Entegre Dijital Pazarlama Platformu Setrow Genel Müdürü Turgut Taneli, B2B firmaların hizmet şirketlerini değiştirmelerinin nedenlerini değerlendiren araştırmanın dikkat çeken maddelerini ele alıyor.

Hizmet bedeli

Araştırmada hizmet şirketini değiştirme gerekçeleri içinde ilk sırada bulunan “Hizmetin Bedeli”ni işaretlendiğinin altını çizen Turgut Taneli “Hizmet bedeli konusu aslında hizmet firması özelinde değişebilecek bir konu. Bu konunun özellikle gelişmiş ülkelerde ele alınma şekli fiyat/performans iken, gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerde ise hizmet bedeli, ağırlıklı olarak salt fiyata bakılarak ele alınmaya devam ediyor. İkinci durum aslında günün sonunda şirketlerin aleyhine çalışan bir karar modeli.” diyor.

Fiyat teklifleri ve gizli maliyetler

“Gerekçelerden diğer ise, benim şahsen ve uzun süredir gönülden katıldığım “Fiyat listelerinin karmaşık olması, uzun ve gizli maliyet” içermesi. Kuzey Avrupa ülkelerinde özellikle de İsveç’te günlük yaşam ve ticarette en sık kullanılan ve Türkçeye sadelik, basitlik olarak çevirebileceğimiz “Enkelhet” yaklaşımıdır. Oysa bunun aksine pek çok hizmet şirketi, fiyat teklifleri ne kadar uzun, görkemli ve şaşalı olursa şirket veya hizmeti alan şirket üzerindeki etkisinin o denli yüksek olacağını düşünür. Bu net bir yanılgıdır.” diyen Taneli, belli ürün ve hizmette seçenek sayısını arttırmanın alıcının kararını zorlaştıracağını ve hatta satın alma kararından vazgeçirebileceğini belirtiyor. Taneli “Benzer şekilde hizmet sözleşmesinin sonrasında ortaya çıkan hizmet alan şirketin toplam sahip olma maliyetini doğrudan etkileyen gizli maliyet konusu, hizmetten vazgeçme adına en önemli kriterler arasında. Bu madde bana kalırsa özellikle bizim coğrafyamızda maalesef hizmet alan şirket tarafından da manipüle edilebilen bir durum.” diyerek hizmet satan şirketlerin sonradan doğabilecek muhtemel maliyet veya ek ücret gerektirebilecek hizmetleri baştan muhakeme edebilmelerinin son derece önemli olduğunu belirtti.

Robotik yapılar ve otomatik sistemler

“Büyüyen hizmet şirketlerinin satış odaklı olmaları, zaman içinde verilen hizmetin butik bir yapıdan çıkıp robotik hale dönmesi ve yine zaman içinde hizmet alan firmanın daha otomatik hizmetler almaya başlaması da bir önemli neden olarak listede kendine yer bulmuş.” diyen Turgut Taneli şirketlere şu önerilerde bulunuyor; “Burada hizmet veren şirketlerin değişen şartları öngörerek şirket içi yapılanmasını ele alması, flat iş birimleri üretebilmesi, insiyatif alan ve kullanabilen iş üniteleri çıkarması kritik bir unsur. Artan ciro ve karlılıkla paralel yürütülmeyen şirket içi organizasyon evrimleri, bu neden için en büyük gerekçe. Örneğin; belli bir süre önce gerçek bir kişinin yanıtladığı destek hattından bugün 7-8 kademeli bir çağrı merkezi menüsünden sonra talebini iletecek bir kişiye belki erişebilmesi, o kişinin o dakika aldığı hizmeti değiştirmesine kadar varabilen bir kararı tetikleyebiliyor. Öte yandan yine aynı sektörde olup segmentasyonunu doğru yapan ve buna göre bir otomasyon kuran bir şirket, doğru bir logic ile müşterisini ilk telefonda doğrudan gerçek bir kişiyle karşılayan o telefon görüşmesini bir Upsell veya Cross sell ile kapatabiliyor.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Genel Haberler

BMD üyeleri Rusya’da

Editör

Yazar:

BMD üyeleri, perakende sektörünü gözlemlemek amacıyla Rusya’ya gittiler. DEİK Rusya İş Konseyi Başkanı İzzet Ekmekçibaşı, BMD Başkanı Sinan Öncel, Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kamar ve Gizia Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kutlu, geziye katıldılar.

Moskova’da Kievskaya Ploshchad Group (Europeiskiy, Olimpiskiy, Schelkovsky), Colliers Group, ADG Group, Alışveriş Merkezleri Birliği (SCA) üyeleri, Moskova’nın özellikle lüks segment en ünlü iki AVM’si TSUM ve GUM yöneticileri, Rusya’da mağazaları bulunan üye marka temsilcileri ve Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar ile görüşmeler gerçekleştirdiler.

Moskova’daki görüşmelerde pek çok batılı markanın mağazalarının kapalı olduğu, önemli bir bölümünün ise ülkeden çıkma yönünde niyet bildirdiği bilgisi aktarıldı. Öte yandan mağazaları açık olarak faaliyete devam eden batılı marka sayısının da az olmadığı gözlemlendi.

Devamını Oku

Genel Haberler

Ayşen Zamanpur’dan 2. kitap

Editör

Yazar:

Silk and Cashmere’nin kurucusu Ayşen Zamanpur, ilk kitabı Kaşmir Yolu’ndan sonra ikinci kitabı olan Diren Keçi’yi yayımladı. Doğan Kitap tarafından yayımlanan ve Yılın İş Dünyası Marka Kitabı olarak gösterilen kitapla ilgili Ayşen Zamanpur, şunları söylüyor:

“Tutkuyla yaratılan ve dünyaya yayılan 30 yıllık bir markanın gerçek öyküsü. İlk kitabım Kaşmir Yolu’nun ilk cümlesi ‘Bu benim ilk ve son kitabım’dı. Ama sözümde duramadım. Yine yazdım. Neden mi? Diren Keçi’de anlatıyorum.”

Devamını Oku

Genel Haberler

İTO: Nihai hedefimiz BTM’den bir Turcorn çıkarmak

Editör

Yazar:

İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından girişimciliğin desteklenmesi amacıyla kurulan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), beşinci yaşını verdiği iftarla kutladı. İTO ve BTM Başkanı Şekib Avdagiç ile BTM Mütevelli Heyeti’nin de katıldığı iftarda girişimciler, yatırımcılar, mentorlar başta olmak üzere tüm ekosistem yer aldı. Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen iftar yemeğinde, BTM’nin beş yıl içinde kat ettiği yol kısa bir film olarak katılımcılarla paylaşıldı.

İftarda konuşan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Dünyada bir ticaret odası tarafından kurulan ilk start-up merkezi olma özelliği taşıyan BTM beş yaşına girdi. BTM bu beş yıl içinde sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin startup üssü oldu ve dünyanın sayılı merkezleri arasında yer aldı. Yine bu sürede Türkiye de, küresel anlamda önemli bir girişimcilik merkezi kimliği kazanıp, global bir oyuncu çıkarmayı da başardı” dedi.

“Büyük bir memnuniyetle ifade edeyim ki, az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Kuşkusuz bu işlerin en büyüğü de Türk girişimciliğine ve yatırım kültürüne ‘bilginin ticarileştirilme fikrini’, bir daha çıkmamak üzere sokmak olmuştur” diyen Avdagiç, “BTM, yatırımcılık konusunda da ciddi farkındalıklar oluşturdu. Yatırımcı Hızlandırma Platformu programını devreye sokarak, başarılı iş insanlarımız start-uplara ve yeni nesil girişimcilere olan bakış açılarını değiştirdi. BTM olarak, 2021’de 172 yatırım eşleştirmesi gerçekleştirdik. Nihai hedefimiz ise 2022’de BTM’den bir Unicorn yani bizim tabirimizle bir Turcorn çıkmasını sağlamak” dedi.

Avdagiç şöyle devam etti: “Burada bir kez daha ifade etmek isterim ki, İTO yönetimi olarak biz BTM’nin bu hedeflerine ulaşması için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. 2018’den 2022’ye kadar yaptıklarımız, bundan sonraki dönemde de yapacaklarımızın teminatıdır. Nasıl ki, 300 metrekarelik bir binada başlayan BTM hizmetlerini, hayalleriyle orantılı yeni mekanlarda sürdürmesini sağladıysak, şimdi de küresel hedefleriyle uyumlu yeni mekanlara sahip olmasını sağlayacağız. Yeni dönemde İTO binamızın yanında inşa edeceğimiz modern merkezimiz, Türkiye’nin yenilikçilik, girişimcilik ve start-up üssü haline gelecek… Böylece BTM’nin fiziki büyüklüğünü de 20 bin metrekareye taşıyacağız.”

Avdagiç, “Biz küreselleşen dünyada, fiziksel salgınların da, iktisadi hastalıkların da ülke ekonomilerini nasıl derinden etkileyip hallaç pamuğu gibi savurduğunu gördük. Yine gördük ki, salgın hastalıkların bize bulaşmaması için nasıl ‘aşı, maske ve mesafe’ gibi tedbirler alıyorsak, iktisadi hastalıklar içinde koruyucu tedbirler almalıyız. Biz inanıyoruz ki, bizi bulaşıcı iktisadi hastalıklardan koruyacak olan BTM gibi kalkanlarımızdır. BTM ve girişimci ekosistemimiz, bizim küresel ekonomik salgınlara karşı koruyucu aşılarımızdır” dedi.

BTM Genel Müdürü İbrahim Elbaşı da yaptığı konuşmada, “Hem ulusal hem de uluslararası alanlarda ülkemizi başarıyla temsil eden BTM, bu başarısını kıtalararası platformlara taşıyarak Amerika, Mozambik ve Güney Afrika gibi birçok ülkede girişimcilik ekosistemiyle ilgili programların içinde yürütücü olarak yer aldı. Kısa bir süre önce ‘Yılın Yatırım Platformu Ödülü’nü de alan BTM, beş yıllık süreçte almış olduğu ödüllerle hem girişimcilere hem de yatırımcılara yönelik gerçekleştirdiği hizmetlerden tam not almayı başardı. Tabi bu anlamda kıymetli desteklerinden dolayı İTO’ya, değerli yöneticilerimize, bu yolda birlikte yürüdüğümüz paydaşlarımıza, iş ortaklarımıza, girişimcilerimize ve tüm BTM çalışanlarına teşekkür ediyorum. Bu başarıların katlanarak devam etmesi için gece gündüz çalışmaya devam edeceğimizi herkesin bilmesini istiyorum” dedi.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER