Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Tarım reel sektörün temeli…

Editör

“Bu ülkede 80 milyon nüfus, 5 milyonu aşkın sığınmacı ve yabancı, 40 milyona yakın turisti doyuran tarım, gerçek reel sektördür”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımın reel sektörün temelini oluşturduğunu bildirerek, “ekonomik hayatın, ticaretin temelinde tarım vardır. Bütün ülkeler, istisnasız, tarımdan çıkan artı değeri kullanarak zenginleşmiştir. ABD’si, Almanya’sı, Fransa’sı, İngiltere’si, Hollanda’sı başta olmak üzere bütün gelişmiş ülkeler tarımla kalkındı. Kalkındıktan sonra da tarımı ihmal etmediler. Tarımda da dünyanın en büyükleri oldular” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarımın toplumda hak ettiği değeri almadığını, halkın tarımın sorunlarına yeterince ilgi göstermediğini belirtti. Tarımın, enerji ile birlikte hatta enerjinin de önünde stratejik sektörlerin başında geldiğini vurgulayan Bayraktar, dünyada gıda güvencesinden daha önemli bir şey olamayacağını kaydetti. 7,6 milyar olan dünya nüfusunun gıda ihtiyacının sürekli arttığını, beslenme eğilimlerinin değiştiğini, yapılan bilimsel çalışmalara göre 2050’de 9,8 milyara ulaşacak dünya nüfusunu beslemek için, şimdikinden yüzde 60 daha fazla gıda üretmek gerekeceğine dikkati çeken Bayraktar, “bütün bunlar tarımın öneminin azalmayacağını hatta çok daha fazla artacağını gösteriyor” dedi.
Reel sektörün temelinde tarım var
Sürekli “reel sektör reel sektör” denildiğini ama tarımın bu kapsamda görülmediğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“(Reel sektör reel sektör) deniliyor. Reel sektörün temelinde hangi sektör var? Tarım. İmalat sanayi içinde yer alan gıdanın yanı sıra, tekstil, içecek, tütün birinci derecede tarım sektörüyle bağlantılı. Tarım, sadece bununla da kalmıyor, ulaştırmadan finansa, yiyecek sektörüne, depolamadan, toptan ve perakende ticarete çok değişik sektörlere hammadde sağlamakta, kaynak aktarmaktadır. Milli gelire 52,3 milyar dolar katkı sağlayan tarım, 90 milyar dolara yaklaşan bitkisel, hayvan ve hayvansal ürün üretimiyle, 16-17 milyar dolarlık gıda ve tarım ihracatına imkan tanımasıyla, sağladığı 5,5 milyar dolarlık dış ticaret fazlasıyla, çoğunlukla 5 milyonun altına inmeyen yaz aylarında sanayiden fazla olan istihdamıyla, işsizliği 2 puan düşürmesiyle çok daha fazla kıymeti hak ediyor. Tarıma dayalı sanayiler de dahil edildiğinde istihdam sayısı 8 milyonu aşıyor.
Bugün hala kırsalda 20 milyon kişinin geçim kaynağı tarım ise tarımın sorunları göz ardı edilmemeli, el üstünde tutulmalıdır. Bu ülkede 80 milyon nüfus, 5 milyonu aşkın sığınmacı ve yabancı, 40 milyona yakın turisti doyuran tarım, gerçek reel sektördür.”
Reel sektörün katma değeri
Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) rakamlarına göre, tarımın yurtiçi hasıladan yüzde 6,1 pay aldığını bildiren Bayraktar, “imalat sanayi yüzde 16,7, toptan ve perakende ticaretin yüzde 11,5, inşaat sektörünün yüzde 8,2, ulaştırma, depolama sektörünün yüzde 7,9, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri yüzde 2,8, tarım gibi bizzat doğal kaynakları kullanarak üretimde bulunan sanayi kolları olan, elektrik, gaz, buhar ve havalandırma sistemi üretim ve dağıtımı yüzde 1,3, su temini; kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri yüzde 0,9, madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 0,8 pay alıyor” dedi.
Sanayi, hammadde ve ara malında dışa bağımlı
Sanayinin, hammadde ve ara malında dışa bağımlı olduğunu, ihracat için ithalat yaptığını belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Oysa, tarım bizzat doğada, toprağı işleyerek, çiftçinin emeğini katarak, mazot, gübre, ilaç hariç ithal ürün kullanmayarak ürün üretiyor, oransal olarak çok daha fazla katma değer sağlıyor. Bu da yetmiyor, sanayiye hammadde temin ediyor.
Gıda sanayi, imalat sanayi içinde yüzde 11 payıyla 24 sektör içinde birinci sırada gelmektedir. Tarım sektörü bu sanayinin hammaddesini sağlamaktadır. Pamuğu ve yünü işleyip ürün haline getiren tekstil sektörü de imalat sanayi içinde yüzde 9,9’luk paya sahiptir. Giyim sektörünün imalat sektöründeki payı yüzde 6,4’tür. Yine tütün sektörü, sanayi imalat sanayinde yaratılan katma değerden yüzde 0,7 pay alırken, tarıma dayalı sektörlerden deri sektörünün imalat sanayi içinde yüzde 0,8 payı bulunmaktadır. Bu imalat sanayinde yaratılan katma değerin yüzde 28,8’inin tarım kaynaklı olduğunu göstermektedir. Bu rakamın gayri safi yurtiçi gelirdeki karşılığı yüzde 4,81’i bulmaktadır.”
111 milyar dolarlık gıda ve alkolsüz içecek tüketimi
Türkiye’de hanehalkının bütçesinin yüzde 21,77’sini gıda ve alkolsüz içeceklere, yüzde 5,87’sini alkollü içecekler ve tütüne, yüzde 7,33’ünü giyim ve ayakkabıya, yüzde 8,05’ini lokanta ve otellere ayırdığını vurgulayan Bayraktar, “hanehalkının 2016 yılındaki 510,1 milyar dolarlık tüketiminin 111 milyar doları gıda ve alkolsüz içeceklere, 29,9 milyar doları alkollü içecekler ve tütüne, 37,4 milyar doları giyim ve ayakkabıya, 41,1 milyar doları lokanta ve otellere gidiyor. Bütün bu sektörlerin temelinde tarım var” dedi.
“Sanayiye verilen ilgi ve değeri, çiftçimize de gösterelim”
Sanayiciye sağlanan desteğin tarımdan esirgenmemesi gerektiğini belirten Bayraktar, “zor şartlarda üretim yapan, istihdam sağlayan, ihracat yapılmasına neden olan Türk çiftçisi, üvey evlat muamelesi görmemelidir” dedi.
İthal hammaddeye ihtiyaç duymadan üretim ve ihracat yapmak için sanayicilerin de tarımı ve çiftçiyi desteklemesi gerektiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Net ihracatçı olmak için stratejik bir sektör olan tarıma, sanayiciler tarafından daha fazla yatırım yapılmalı. Böylece tarım ürünlerine katma değer katılacak, hem çiftçimiz hem sanayici hem de ülkemiz kazanacaktır. Artık belli oldu ki dünyada savaşlar gıda ve sudan çıkacak. Bunu gören gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ülkelerin topraklarına göz dikti. Toprak satın alıp, kiralayıp bu savaştan galip çıkmanın hesabını yapıyorlar. Kendi arazilerine de gözü gibi bakıyorlar.
Bu gerçeği görelim, çiftçimize, tarım sektörüne değer verelim. Tarım sektörünü şaha kaldıralım. Sadece ülkemizi doyurmakla yetinmeyelim, bölgemizin de gıda ambarı olalım. Sanayiye verilen ilgi ve değeri, çiftçimize de gösterelim.”

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Haberler

5 büyük zincir markete özel müfettiş!

Editör

Yazar:

Ticaret Bakanlığı, son dönemde fahiş fiyat artışları ile gündeme gelen 5 büyük zincir markete ilişkin ilk adımı attı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, son dönemde, temel gıda ve ihtiyaç maddelerinde fahiş fiyat artışları olduğuna ilişkin vatandaşlar tarafından Bakanlığa iletilen başvuru ve şikayetler dikkate alınarak, 81 ilde fahiş fiyat artışı yapılıp yapılmadığına ve Fiyat Etiketi Yönetmeliğine aykırılıkların olup olmadığına ilişkin denetimlerin sürdürüldüğüne dikkat çekilerek, şöyle denildi:

“Bununla birlikte, tüm ülke sathında faaliyet gösteren ve en yaygın şube ağına sahip olan 5 büyük zincir markette yumurtadan süte, makarnadan pirince, sebze ve meyveden temizlik malzemelerine kadar geniş bir yelpazedeki üründe fahiş fiyat artışı yapılıp yapılmadığının tespiti için ticaret müfettişleri görevlendirilmiştir.

Bakanlık olarak, serbest rekabete ve piyasa koşullarına aykırı hareket ederek tüketicilerin mağduriyetine neden olanlarla mücadelemizi sürdürmekte ve bu konuda yasal çerçevede her türlü tedbiri almakta kararlıyız.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Murat Ülker’den zincir marketlere yönelik “fahiş fiyat” suçlamalarına yanıt: Milletin aklıyla alay etmeyin

Editör

Yazar:

Pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, marketlere yönelik ‘fahiş fiyat’ eleştirilerine yanıt verdi. Murat Ülker, “Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki ‘Aldığın fiyata satma’, o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım” dedi.

Sözcü‘nün dün akşam İHA’yı kaynak gösterdiği, Hürriyet’ten Emre Eser’in haberi ve Cumhuriyet’in Dünya yazarı Vahap Munyar’ın köşe yazısına dayanan haberine göre Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve fahiş fiyatlamalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ülker, Türkiye’nin büyük bir planlama sorunu olduğunu dile getirerek “Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki, ‘Aldığın fiyata satma’, o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım” dedi.

Dünya yazarı Vahap Munyar, Murat Ülker’in sözlerini köşesinde şöyle aktardı:

“Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, bir ara camilerde “dolar düşsün” diye dua edildiğine dikkat çekti:

Dolar bütün dünyada olan bir şey. Büyük de bir ekonomisi var.

Ardından ekledi:

– Asıl duayı bizim paramız değerli olsun diye yapmak lazım.

Enflasyon kadar büyürsek yerimizde saymış oluruz

Yıyldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, gelecek yıla ilişkin bütçelerin hazırlanması dönemi olduğunu belirtti:

– Bizim enflasyondan fazla büyümemiz lazım. Büyümede enflasyonu aşabiliyorsak başarılı oluruz. Enflasyon kadar büyürsek yerimizde saymış oluruz.

Ardından ekledi:

– Onun için bizim TL bazında çift haneli büyümemiz lazım.

Millet aptal değil fahiş fiyat varsa asla satın almıyor

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, gruba ait Şok Market zinciri dikkate alınarak sorulan soru üzerine konuya şöyle girdi:

– Vatandaş akıllı, markete gittiği zaman hangi ürün kaç para gayet iyi takip ediyor. Herhangi bir fahiş fiyat varsa asla almıyor. Millet aptal değil.

“Ya bu memleketin planlamacısı yok mu?” diye sorup sürdürdü:

– Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki, “Aldığın fiyata satma” o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım.

Sordu:

– “Aldığın fiyata satmayacaksın.” Nasıl olacak bu iş?

“Tarladan markete” konusuna değindi:

– Biz zaten bunu yapıyoruz. Sözleşmeli tarım diye bir şey var. Biz burada büyüklerden bir tanesiyiz. Muazzam mal alıyoruz ve onları satıyoruz.

Zam yapınca satış düşüyor

Pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, başta bisküvi olmak üzere atıştırmalık ürünlerin fiyat hassasiyetini şöyle anlattı:

– Bizim mallarda esneklik yok. Bizim mallar kuruş kuruş satılıyor. Örneğin 1 liralık ürüne zam yaparken 110 kuruş demek pratikte olmuyor. 125 kuruş yapınca da tüketici haklı olarak “Yüzde 25 zam yaptılar” diyor. Satışlar bir anda yarıya düşüyor.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Erdoğan fahiş fiyatlarla ilgili 5 marketi işaret etti!

Editör

Yazar:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD ziyareti sonrası New York’taki Türkevi’nde fahiş fiyatlarla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, “Bu 5 tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor. Bunlar eğer bu noktada daha adil davranırlarsa hem vatandaş uygun fiyatla ürün alabilecektir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD ziyareti sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Fahiş fiyat konusuyla ilgili Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

“Ticaret Bakanlığımız gerekli her türlü tedbiri alıyor”

“Bu konuda kısmen özellikle bu zincir marketlerin sınırsız uygulamaları var. Bu sınırsız uygulamalar karşısında biz de Ticaret Bakanlığı olarak bunların üzerine üzerine gideceğiz. Zincir marketlerin bu uygulamalarıyla mücadelede Ticaret Bakanlığımız gerekli olan her türlü tedbiri alıyor, alacak ve bunlara da gerekli operasyonları yapacaktır.

“Piyasalar alt üst oluyor”

Ağırlıklı olarak iş orada toplanıyor. Bütün üreticiden tüketiciye olan yerde zincir marketlerin buradaki yoğun ürünleri toparlaması… Bu da 5 tane zincir market. Bunlar bütün o ürünü toparlıyor. Bu 5 tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor. Bunlar eğer bu noktada daha adil davranırlarsa hem vatandaş uygun fiyatla ürün alabilecektir hem de üretici şu an itibarıyla kazanımını, parasını zamanında alma şansına ulaşacaktır.”

81 ilde fahiş fiyat denetimi

Öte yandan geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanlığınca, bazı zincir market şubelerinde etiket ve fahiş fiyat artışı denetimi yapılmıştı.

Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Şahin, Üsküdar’da gerçekleştirilen denetimler sırasında yaptığı açıklamada, yapılan çalışmalara ilişkin bilgi vermişti.

Ticaret Bakanlığının 81 ilde haksız fiyat artışına yönelik denetim süreci yürüttüğüne işaret eden Şahin, şunları söylemişti: “Bugün burada Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Konusunda Kanun kapsamında ürünlerin fiyatlarında yukarı yönlü bir artış var mı, fahiş bir artış var mı ve bu artış kimden kaynaklanıyor, bunu tespit etmek amacıyla denetimler gerçekleştiriyoruz. Bakanlığımız 81 il ve ilçelerde denetimleri sürdürüyor, denetimler devam edecek. Bugün biz de vatandaşın en çok tercih ettiği, özellikle temel gıda ürünlerinin denetimini gerçekleştirdik. Bu ürünlerin fiyatlarını denetledik.

Kasa fiyatı ile etiket fiyatı arasında bir fark olup olmadığını, etiketteki bilgilerin doğru olup olmadığını, diğer yandan indirimli fiyatlara ilişkin indirimlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin denetim yürüttük. Asıl önemli olan ise bu ürünlerde bir fahiş fiyat var mı yok mu, onu tespit edebilmek amacıyla, burada denetlediğimiz ürünlerin geriye dönük olarak alış ve satış fiyatlarını hem de bu ürünler nereden tedarik edilmişse, tedarikçilerin bilgilerini firmadan talep ettik.”
Şahin, bu bilgiler geldikten sonra Bakanlık merkezinde Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’nun haksız fiyat artışı olması durumunda 10 bin 900 TL’den 109 bin TL’ye kadar idari para cezası uygulayacağını söyledi.

Sorun kimden kaynaklandıysa cezanın ona uygulanacağının bilgisini veren Şahin, bunun da tespitinin yapılacağını dile getirdi.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER