Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Türkiye’de kağıt ambalaj dönüşüm oranı yüzde 52

Editör
Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, Karton Ambalaj’dan sorumlu Başkan Yardımcısı Ali Can Duran
Abone Ol:

Türkiye’de karton ambalaj dönüşüm ortalaması yüzde 52 olurken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında bu oranın yüzde 60’a yükseltilmesi öngörülüyor.

Günümüzde kağıt ve karton malzemelerden üretilmiş ambalajların kullanımı sonrasında özel kutularına atılması gerekiyor. Bu kutularda ayrı ayrı biriktirilen kağıt ve karton ambalajlar lisanslı geri dönüşüm tesislerine getirilerek geri dönüşüme tabii tutuluyor. Türkiye’de 2 milyon 979 bin 101 ton karton ambalaj üretiliyor ve bu oranın 1 milyon 530 bin 578 tonu B1 kapsamında piyasaya sürülüyor. B1 kapsamında piyasaya sürülen kısmında gerçekleşen geri kazanım oranı yüzde 103 olarak kayıtlara geçerken depozitolu olarak piyasaya sürülen ambalajların ise 53 bin 428 tonu geri dönüştürülüyor.

“Reform niteliğinde yasal mevzuatlar gerekli”

Öte yandan uluslararası raporlara göre 2018 yıl sonunda geri kazanılmış karton ambalaj pazarının küresel büyüklüğünün 139 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bu alanda AB ülkelerinin, özellikle Almanya’nın önemli bir görev üstlendiğini söyleyen Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, Karton Ambalaj’dan sorumlu Başkan Yardımcısı Ali Can Duran, İsveç, Danimarka Kanada ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerin geri dönüşüm konusunda önemli mesafeler kat ettiğini söyledi. Duran, “Bu ülkelerde gerek yerel otoriteye gerekse dönüşüm için yetkilendirilmiş kurumlara dönük güçlü bir yasal mevzuat, geri dönüşümü mümkün kılacak teknik altyapı ve kamuoyunda geri dönüşüme ilişkin farkındalık ve güçlü ve sürdürülebilirlik üzerinden inşa edilmiş ‘geri dönüşüm’ kültüründen bahsedebiliriz. Bir diğer deyişle, geri dönüşümün yetersiz altyapıya sahip ‘geleneksel kağıt-karton hurdacılığı’ ile yapılmadığını ve ‘sürdürülebilirlik’ perspektifi ile ele alındığını söylesek yanılmayız. Öte yandan bahsettiğiniz ülkeler ‘karton ambalaj’ geri dönüşümüne ilişkin reform niteliğinde yasal mevzuat değişikliğine gidilen ülkeler. Örneğin Japonya bu konuda, 2006 tarihinde çıkarttığı bir yasayla süreci hızlandırdı ve bugün dünyada en önemli aktörlerden birine dönüştü. Diğer yandan bu ülkelerde geleneksel kağıt hurdacılığı yerine kurumsal ve büyük ölçekli yapılardan bahsediyoruz. Bu yapılar, kamu otoritesi tarafından sertifikalandırılmış ve teknik altyapının güçlü olduğu yapılar. Son olarak, bu ülkelerde güçlü bir toplumsal bilinci de vurgulamalıyız. Özellikle İsveç’te ambalajların ayrıştırılması oldukça yaygın bir uygulama olup, firmalar da ulusal programlara katkı sağlamaktadır. Örneğin; dünya tekstil perakende devi İsveçli bir firma, böyle bir ulusal programın üyesi olup, karton ambalaj geri dönüşümü yönünde katkı sağlamaktadır” dedi.

“Karton ambalaj geri dönüşümünün ‘farkındalık’ ve ‘kültürle’ ilişkisi çok yüksek”

Türkiye’de geri dönüşümü yaygınlaştırmak için endüstriyel ve sosyal olmak üzere iki boyutlu bir düşüncenin olması gerektiğini belirten Duran, “Aslına bakarsanız endüstriyel kısımda karton geri dönüşümünü yüzde 50’den fazla paya sahip geleneksel kağıt hurdacılığından ayrıştıracak ve tehlikeli olmayan endüstriyel atıkların geri dönüşümünü hızlandıracak yasal mevzuat, tesislere yönelik teknik altyapı, sertifikasyon vb. çözümlerin daha da derinleştirilmesi gerekiyor. Diğer yandan, Türkiye’de karton ambalaj tüketiminin itici faktörleri olan perakende ve dışarıda yeme-içme sektörü devasa bir hızla büyüyor. Dolayısıyla, B2C segmentinde tüketiciyi bilinçlendirecek uygulamalara ihtiyacımız söz konusu. Karton ambalaj ayrıştırma ve sisteme kazandırma kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik ulusal düzeyde kampanyaların oluşturulması gerekiyor. Özellikle İskandinav ülkelerinde karton ambalaj geri dönüşümünün ‘farkındalık’ ve ‘kültürle’ ilişkisi çok yüksek. Doğru karton-kağıt ambalaj kullanımını merkeze alan ‘gıda ziyanına’ yönelik programlar söz konusu olup, özellikle karton ambalajın tasarımı burada rol oynuyor. İşte bizde birlik olarak karton ambalajların geri dönüşümünü özendirecek, her birinin tasarım odaklı katma değerini yükseltecek Karton Ambalaj ve Kağıt Ürünleri Tasarım Yarışması’nı organize ediyoruz. Genç tasarımcıların desteklendiği ve endüstriye ‘katma değerli’ tasarımların kazandırıldığı bu yarışma sayesinde tek kullanımlık değersiz ürünler yerine, geri dönüşüm kültürüne katkı sağlayan ve nihai kullanıcıyı bu yönde özendiren tasarımları ön plana çıkartıyoruz” diye açıkladı.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

ETİD iftarında e-ticaret sektörü bir araya geldi

Editör

Yazar:

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), geleneksel olarak düzenlediği iftar yemeğini, Wyndham Grand İstanbul’da gerçekleştirdi. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ın katılım gösterdiği iftarda e-ticaret ekosisteminin pazar öncüleri, uzmanları, perakendeciler, dağıtımcılar ve entegratörler buluştu. Hepsiburada, PttAVM ile Trendyol’un ana sponsor, ebebek, Uber ve Yemeksepeti’nin ise sponsor olduğu gecenin açılış konuşmasını ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çevikoğlu yaptı.

“Düşüncemiz 100 milyar dolarlık hedefi aştığımız yönünde”

Konuşmasına davetlilere teşekkür ederek başlayan Çevikoğlu, iftar programı sayesinde sektör paydaşlarıyla yeniden buluşmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Her sene geleneksel olarak düzenledikleri iftara bu sene de yoğun bir katılımın olduğunu ve bundan çok memnuniyet duyduklarını belirten Çeikoğlu, “2025 yılı e-ticaret için 100 milyar dolarlık bir hedefimiz vardı. Sektörümüze yönelik bu veriler mayıs ayında Bakanlığımız tarafından açıklanıyor ama bizim düşüncemiz 100 milyar dolarlık bu hedefi aştığımız yönünde. E-ticaret geçen senelerde olduğu gibi bu sene de büyümeye devam ediyor. Günümüzde sektörümüzde entegrasyonlarla büyümek oldukça önem taşıyor. Değişik disiplinlerin ve sektörlerin birbirileriyle entegrasyonu dünyanın gündeminde şu anda. Artık ‘her şeyi kendimiz yapacağız’ devri geçti. Herkes bildiği işi iyi yapsın ve onlarla entegre olalım. Bizim de dernek olarak tür gençlere ve girişimcilere bu alandaki desteğimiz devam ediyor” dedi.

2025 yılı e-ticaret hacmi 4,6 trilyon liraya yaklaştı

Küresel ekonomik büyümenin zayıf seyrettiği, dış ticaret artış hızının tarihsel ortalamanın altında kaldığı, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin giderek güç kazandığı bir dönemden geçildiğini anlatan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, bölgede yaşanan gelişmelere rağmen Türkiye’nin ekonomik büyümesini sürdürdüğünü dile getirdi.

Gürcan, 2025 yılı son çeyreğinde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 3,4 artarak ekonominin son 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansı gösterdiğini belirterek, “GSYH 1 trilyon 596 milyar dolara ulaşmıştır. Bu büyüme performansında ihracatın da katkısı belirleyici oldu. 2025 mal ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara yükselmiştir” ifadelerini kullandı.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de e-ticaretin gün geçtikçe geliştiğini söyleyen Gürcan, “2019’da Türkiye’de e-ticaret hacmi 136 milyar lira iken, 2024’te bu rakam 21 kat arttı. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin 2025 yılı e-ticaret hacmi 4,6 trilyon liraya yaklaştı” diye konuştu.

Gürcan, e-ticaret pazarının ve hacminin sürekli olarak büyümeye devam ettiğini belirtti. Bakanlık olarak sektöre yönelik yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi veren Gürcan, şunları kaydetti: “Ticaret Bakanlığı olarak hedefimiz alıcıların doğru ve eksiksiz bilgilendirildiği, satıcıların öngörülebilir koşullarda faaliyet gösterdiği ve piyasa aktörleri arasında adil dengenin sağlandığı e-ticaret ekosistemini tesis etmek. Bu doğrultuda e-ticarete güveni artırmaya yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülecek, ihtiyaç duyulması halinde idari tedbirleri hayata geçireceğiz. Bu bilinçle hareket ederek bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de sizlerle iş birliği yaparak sorunlara karşı en iyi çözümleri üreteceğimize yürekten inanıyorum.”

Devamını Oku

Genel Haberler

İSO’dan Londra’da e-ihracat çıkarması

Editör

Yazar:

İstanbul Sanayi Odası (İSO), Türk kozmetik, temizlik ve esans sektörünün küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla 15-18 Şubat 2026 tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’ya yönelik kapsamlı bir “E-Sektörel Ticaret Heyeti” programı gerçekleştirdi. İSO 30. Grup Temizlik Ürünleri, Kozmetik ve Esans Sanayii Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu başkanlığında düzenlenen heyette, sektörün önde gelen 12 firmasından 22 temsilci yer aldı.

Amazon ve TikTok UK ile kritik temaslar

Heyetin ilk günü, Birleşik Krallık ticaret mevzuatı ve e-ticaret dinamiklerinin masaya yatırıldığı üst düzey toplantılarla başladı. IMRG (İngiltere E-Ticaret Birliği), T.C. Londra Ticaret Müşavirliği, Worldpay, Moka United ve Amazon UK gibi dev kuruluşlarla bir araya gelen heyet; operasyonel süreçler, kategori yönetimi ve pazara giriş stratejileri hakkında saha bilgisi edindi. Heyet ayrıca, Londra’da Türk markalarının başarısını temsil eden Atelier Rebul mağazasını ziyaret ederek, perakende deneyimlerini yerinde inceledi. Programın son gününde ise dijital ticaretin yükselen gücü TikTok UK ofisi ve Sol Retail ile kurumsal görüşmeler gerçekleştirilerek yeni nesil satış kanalları değerlendirildi.

Stratejik görüşmeler ve lojistik çözümler

Heyetin ikinci günü, Türk firmaları ile Birleşik Krallık merkezli 40’a yakın şirket arasında kurulan dev bir ticaret köprüsüne sahne oldu. Büyük toptancılar, distribütörler ve zincir market temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda toplam 156 ikili iş görüşmesi (B2B) yapılarak önemli ticari iş birliklerinin temelleri atıldı. Programın devamında ise Trade Gateway Fulfillment Center’ı ziyaret eden heyet katılımcıları, e-ticaretin en kritik halkası olan depolama, lojistik ve sipariş karşılama süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu.

“Dijital ticaretin kalbindeyiz”

Programın sonuçlarını değerlendiren Heyet Başkanı ve İSO 30. Grup Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu, İngiltere pazarının Türk üreticiler için sunduğu fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi:

“Birleşik Krallık, dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Biz de İstanbul Sanayi Odası olarak, temizlik, kozmetik ve esans sektörlerindeki gücümüzü bu dijital dünyaya entegre etmek için Londra’dayız. Amazon UK ve TikTok UK gibi devlerle yaptığımız temaslar, firmalarımızın sadece ürün satmasını değil, küresel markalaşma süreçlerini de hızlandıracaktır. Gerçekleştirdiğimiz 156 adet B2B görüşme, İngiliz tüketicisinin Türk ürünlerine olan yüksek ilgisini kanıtladı. Amacımız, Londra’yı Türk markaları için kalıcı bir üs haline getirmektir.”

Program kapsamında ayrıca T.C. Londra Büyükelçisi Koray Ertaş’ı ziyaret eden heyet, İngiltere pazarındaki e-ticaret ekosistemi üzerine stratejik fikir alışverişinde bulundu.

Devamını Oku

Genel Haberler

Trendyol Go by Uber Eats ile iş birliği başlatıyor

Editör

Yazar:

Halihazırda Türkiye’nin birçok noktasında online hizmet veren A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats platformunda daha hızlı teslimat süreleriyle market fiyatlı ürünleri tüketicilerle buluşturacak. A101’in çok kanallı perakende yaklaşımının önemli bir adımı olarak konumlanan iş birliği çerçevesinde A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats platformunda 600’ü aşkın mağaza ile hizmet verecek.

Hızlı teslimat modeli kapsamında kurgulanan yeni yapıyla operasyonel verimliliğin artırılması ve kullanıcı deneyiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Platform üzerinden yürütülen sipariş ve teslimat süreçleri sayesinde akışın daha dengeli ilerlemesi ve teslimat sürelerinin kısalmasıyla birlikte müşterilere daha kesintisiz ve öngörülebilir bir alışveriş deneyimi sunulacak.

Online gıda pazarının 100 milyar TL’yi aşmasının öngörüldüğü bir dönemde hayata geçirilen bu iş birliğiyle, Trendyol Go by Uber Eats’in yaygın ve hızlı teslimat platformu sayesinde A101 Kapıda’nın online gıda perakendesindeki pazar konumunun daha da büyütülmesi amaçlanıyor.

A101 Kapıda Genel Müdürü Çağdaş Durmuş, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde; “Dünyada online gıda perakendesinin rekabeti; erişim ağı, teslimat hızı ve operasyonel verimlilik etrafında yeniden şekilleniyor. Türkiye ise genç nüfusu ve dijital adaptasyon hızıyla bu dönüşümün en hızlı yaşandığı pazarlardan biri.

Online alışverişte tüketicilerin en temel problemi, fiyatların mağazaya kıyasla çoğunlukla daha yüksek olması ve kampanyaların sürdürülebilir olmaması. A101 olarak ‘Hep Ucuz’ yaklaşımımızı online kanalda da tavizsiz şekilde sürdürmeyi temel öncelik olarak görüyoruz. Trendyol Go by Uber Eats üzerinde benimsediğimiz iş modeli, online fiyat algısındaki bu durumu ortadan kaldıran stratejik bir adım niteliği taşıyor.

Market fiyatlarımızı koruyarak, kampanya bağımlılığı yaratmadan; şeffaf, erişilebilir ve güvenilir bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Trendyol Go by Uber Eats’in gelişmiş dağıtım gücü sayesinde, online kanaldan uzaklaşmış tüketiciler dahil olmak üzere çok daha geniş bir coğrafyada, tüketicinin yanında duran, onu koruyan ve güven veren bir online market deneyimini herkes için erişilebilir hale getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Trendyol Go by Uber Eats Perakende Genel Müdürü Tanju Yaşar, iş birliğine ilişkin “Trendyol Go by Uber Eats olarak amacımız, güçlü markaları yaygın ve hızlı teslimat altyapımızla buluşturarak tüketicilere her zaman erişilebilir bir alışveriş deneyimi sunmak. A101 gibi Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biriyle hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, market alışverişinde fiyat, erişim ve kolaylık dengesini aynı anda mümkün kılan önemli bir adım. Gelişmiş lojistik kabiliyetimiz ve operasyonel tecrübemiz sayesinde A101 Kapıda’nın sunduğu ürünleri daha fazla şehirde, daha verimli şekilde tüketicilerle buluşturacağız.” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER