Sosyal Medya Hesaplarımız

İbrahim Bostancıoğlu

Gıda maddeleri ticaretinde trendler ve perspektifler

İbrahim Bostancıoğlu

ANUGA, 2015’de de dünya çapında kendi alanının en önemli fuarı olarak tüm gıda sektörü için önde gelen platform olmaya devam ediyor. Fuarın tanıtımı için İstanbul’da Koelnmesse Türkiye Temsilcisi Demet Tezulaş aracılığı ile bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya katılanlar arasında yer alan Almanya Gıda Perakendecileri Federal Birliği Genel Sekreteri Franz-Martin Rausch’un “Gıda maddeleri ticaretinde trendler ve perspektifler” başlıklı paylaşımının başlıklarının Türk gıda üreticileri ve perakendecilerine faydalı olacağını düşünerek köşemde özet paylaşmak istedim..

GfK tüketim ortamının gelişmesi hakkında hazırladığı güncel raporunda, Almanların reel gelirlerinde yükselme beklentisine sahip olduğu saptamasında bulunuyor. Bunun nedeni öncelikle düşük fiyatlar ve istikrarlı bir iş piyasası. Tüketiciler bu ek parayla harcama yapıyor.
AB içinde de tüketiciler, ekonomik krizin aşılabileceğine dair yeniden iyimser eğilimdeler. Büyük Britanya GfK’nın güncel tüketim ortamı endeksinin 16 yıldır konjonktür beklentileri açısından ölçülen en yüksek değere ulaştığı görüşünde. İspanyollar ülkelerindeki ekonomik gelişmeye 14 yıldır hiç olmadığı kadar olumlu bakıyorlar. Tüketim ortamları araştırmacıları İtalyan tüketicilerde de konjonktür umutları açısından esaslı bir dönüm noktası gözlemliyor.

Sürdürülebilir ürünler rağbet görmeye devam ediyor
Tüketicilerin, ellerindeki parayı sadece temel gıda maddelerine yatırmayıp ürünlerin diğer özelliklerine de önem vermeleri fırsatları zenginleştiren bir durum. Bu noktada gıda maddelerinin sürdürülebilir üretimi çevresinde devam eden tartışma her zamanki gibi önemli bir rol oynuyor.
Otto Group’un güncel bir araştırmasına göre tüketim etiği toplumsal ve ekonomik yaşam gerçekliğinde karşılık buldu. Bu araştırmaya göre Almanya’daki her iki tüketiciden biri biyolojik üretime, yerel üretime veya adil ticarete dayanan gıda maddelerini artık daha sık satın alıyor. Altı yıl önce ankete katılanların sadece dörtte biri bunu yapıyordu.
Bu tür ürünlere gittikçe artan ilgi arzın gelişmesinde de kendini gösteriyor. Etik olarak doğru ve adil üretilen ürünlerin arasında yer alan en önemli grup her zamanki gibi organik gıdalar. Dünya çapındaki en büyük organik gıda pazarı ABD. 2013 yılına ait güncel sayılara göre bu pazarda yakalanan ciro 24,3 Milyar Avro. İkinci sırada 22,2 Milyar Avroluk ciroyla AB yer alıyor. Avrupa’da en çok organik gıdayı Almanya satıyor (7,5 Milyar Avro ciro). Böylece Almanya ABD’nin ardından ikinci sırada yer alıyor, onu Fransa izliyor (4,4 Milyar Avro). Dördüncü sırada 2,43 Milyar Avroyla Çin yer alıyor.
Adil ticarete dayanan ürünler de gittikçe daha fazla rağbet görüyor. Bunların dünya çapındaki ciro hacmi şu anda 5,5 Milyar Avronun üstünde. Transfair’e göre adil ticarete dayanan ürünlerin hacmi sadece Büyük Britanya’da 2 Milyar Avro değerinde. Diğer önemli pazarlar ise Almanya, İsviçre, ABD, Fransa ve İsveç.
Sürdürülebilir gıda maddelerine yönelik trendin itici güçlerinden birisi de birçok tüketicinin kendi sağlığı konusunda duyduğu endişe. Bu sonuç Nielsen’in “Küresel Sağlık ve Esenlik Araştırması” başlıklı çalışmasında yer alıyor. Dünya çapında ankete katılan tüketicilerin yarısı kendini aşırı kilolu buluyor. Kilo vermek isteyenlerin yüzde 75’i beslenme tarzını değiştirmek istiyor. Somut olarak bu, şu anlama geliyor: Yüzde 65 vücuduna daha az yağ, yüzde 62 daha az şeker ve yüzde 57 daha çok taze ve işlenmemiş besin girmesini istiyor.
Gıda maddeleri sektörü hayvanlar için sağlıklı ortam konusunda kararlı
Almanya’da ve Avrupa’nın diğer ülkelerinde son iki yıl içinde bir etik tüketim kriteri özellikle odak noktası haline geldi: Hayvanların sağlıklı ortamlarda yetişmeleri. Tüketiciler medyada sürdürülen yoğun tartışma sayesinde domuz ve tavuk gibi ekonomide fayda sağlayan hayvanların beslenmesi, bakımı ve barınması hakkında gittikçe daha fazla kafa yorar hale geldiler.

Gıda maddelerinin ev dışı tüketimi hızla artıyor
GfK’ya göre Alman tüketiciler birkaç yıldan bu yana gıda maddeleri satan marketlere daha az gittiği gibi perakende ticaret içinde gıda maddelerinin satıştaki payında da düşüş yaşanıyor. Müşteriler temel gıda maddelerini gittikçe daha az satın alıyor ve kendi mutfaklarında gittikçe daha az yemek yapıyor. Buna karşılık gıda maddelerinin ev dışı tüketiminde artış var. Almanya’daki catering firmalarının 2003’den 2013’e kadar cirolarını yüzde 23 oranında arttırarak net 6,9 Milyar Avroya çıkarmalarının nedeni de bu.

Convenience (kolaylık) payı yükseliyor
Artık daha fazla kadın tam gün çalışıyor. Çocuk yuvalarında bakılan çocuk sayısı artık daha fazla. Mesleğe ayrılan ve işe gitmek için yolda harcanan zaman da aynı şekilde artıyor. Bunun sonucu olarak insanlar ana öğünleri artık evde yemiyor. Böylece insanları kendileri için yemek hazırlama becerileri de geriliyor. Basitçe söylersek: Çok çalışan ve zamanını yolda geçiren insanlar yemek yapmanın nasıl bir şey olduğunu unutmaya başladı. Bu gelişmenin karşısında yer alan trend ise şu: Tüketiciler zaman kaybını kendilerine başka şeyler bahşederek dengeliyorlar. Hala evinde yemek pişirenler ise kaliteli, fakat pişirilmesi kolay malzemelere yöneliyor.

Ticari markalar kalite ve fiyatla puan topluyor
Kalite stratejisinde firmaların ticari markaları da önemli bir rol oynuyor. Private Label Manufacturer Association’a göre özel markaların pazar payı Almanya’da 2010’dan 2013’e yüzde 44 oranında yükseldi. Bu büyüme öncelikle ticari markaların daha iyi hale gelmiş olmasıyla bağlantılı. Danışmanlık şirketi metrixLAB, sektörel dergi Lebensmittel Zeitung işbirliğiyle 2014’de yaptığı bir ankete göre, Almanya’da on müşteriden dokuzu ticari markaların kalite ve gösterişte marka ürünlerin düzeyine eriştiği görüşünde.

Restoran alanlarıyla fark yaratmak
İndirimli mağazaların kalite stratejisi, onların gittikçe süpermarket modeline yaklaşmasına yol açmış durumda. Süpermarketler sert rekabet ortamında müşteri çekebilmek için kaliteyi birkaç yıldır daha güçlü bir biçimde öne çıkarıyor. Öncelikle kaliteli gastronomi konseptlerinin gelişimi bunun bir parçası. Tüketiciler öğünlerini artık yolda yemek durumunda kaldıkları için süpermarketler mağazalarının içine giderek daha fazla restoran alanları kuruyor. Buralarda müşterilere kahvaltı ve öğle yemeği servisi yapılıyor. Bazılarında ise kaliteli gastronomik seçenekler bulunuyor. Bu amaçla yemekler açık mutfaklarda müşterilerin gözü önünde taze olarak hazırlanıyor. Süpermarketler bunun yanı sıra yemek kursları vererek müşterileri kendine bağlamaya çalışıyor.

Geleceğin trendi olarak online gıda ürünleri ticareti
Online gıda maddeleri ticareti henüz yapılanma aşamasında olsa da şirketler bu trendi kaçırmamalı. Danışmanlık şirketi A.T. Kearney ve Köln Üniversitesi’nin birlikte yaptıkları güncel bir ankete göre 2012’de tüketicilerin yüzde 82’si internetten hiç gıda maddesi ısmarlamamış. 2014’de bu oran yüzde 62’ye düşüyor. Sadece bir kez bunu deneyenlerin oranı yüzde sekizden 13’e çıkmış. 2014’de tüketicilerin yüzde yedisi dört ile sekiz kez arası internet siparişi gerçekleştirmiş. 2012’de bu oran yüzde bir.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Mayıs 2015- 75. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İbrahim Bostancıoğlu

Ev tekstilinin kalbi Denizli

İbrahim Bostancıoğlu

Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatı geçen sene 161,1 milyar dolarla gerçekleşti. Otomotiv sektöründen sonra gelen tekstil sektörünün içinde yer alan ev tekstilinin kalbi Denizli’de atıyor.

Türkiye; Çin, Hindistan ve Pakistan’dan sonra tasarım ve üretim gücüyle pamuklu ev tekstilinde dünyanın 4. büyük üreticisi. Yıllık ev tekstili ihracatı 1 milyar doları geçen ve tek başına 170 ülkeye ihracat yapan Denizli, pamuklu ev tekstili üretiminde dünyanın sayılı şehirlerinden biri. Denizli’den çıkan bir Türk markası olarak dünyanın birçok farklı coğrafyasına ulaşan Cotton Box, üretiminin yüzde 35’ini Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Karadağ, Polonya, Almanya, Hollanda, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, İran, İsrail, Lübnan, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, BAE, Fas, Cezayir, Tunus ve Libya gibi ülkelere ihraç ediyor. İran, Tunus ve Rusya gibi ülkelerde de Cotton Box tabelalı mağazaları bulunuyor. Markanın hassasiyetle üzerinde durduğu en önemli konu; markalı ihracat…

Türkiye kamuoyunun kilitlendiği ve bu satırları kaleme aldığımda halen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı kilidinin açılmadığı 31 Mart Yerel Seçimleri’nden hemen sonra (3-4 Nisan) markanın Denizli’de yapacağı Basın Gezisi’ne davet edildim. 20 Mart’ta ki 5,5 büyüklüğündeki Acıpayam depreminin ardından süren artçı sarsıntıların gölgesinde geziye katılmaya karar verdim. İyi ki de katılmışım.

Coğrafi konumu, termal su ve ikliminin uygunluğu nedeniyle ilk yerleşim izleri, Kalkolitik Döneme (M.Ö. 4000’ler) kadar uzanan ve kesintisiz yerleşime sahip olan Denizli’de şu ana kadar belirlenen 19 antik şehir ve 1000’e yakın kültürlü tescilli varlık mevcut.

Denizli’de turizmin lokomotifi Pamukkale…

İtalyan Arkeoloji Heyeti’nin 1957’de başlatıp devam ettiği UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan Pamukkale Ören Yeri Hierapolis Antik Kenti kazı çalışmaları 62’ıncı yılını geride bırakmış. İtalyan heyetin yılın sadece belli zamanlarında devam ettirdiği kazı çalışmaları daha yıllarca sürecek gibi. Oysa Pamukkale Üniversitesi’ne bağlı Türk Kazı Ekibi’nin 2002’de başladığı kazıya neredeyse aralıksız devam edilmesi sayesinde 17 yılda çok hızlı yol alınmış.

hiyeropolis antik tiyatro

Laodikeia; Küçük Asya’nın en önemli kilisesinin bulunduğu dünyaca bilinen antik şehir…

UNESCO Geçici Dünya Mirası Listesi’nde yer alan antik Laodikeia Kenti, Denizli il merkezinin 6 km. kuzeyinde coğrafi bakımdan çok uygun bir noktada ve Lykos ırmağının güneyinde kurulmuş. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok “Lykos’un kıyısındaki Laodikeia” şeklinde geçmekte. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent M.Ö. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente Antiokhos’un karısı Laodike’nin adı verilmiş. Laodikeia, M.Ö. I. yüzyılda Anadolu’nun en önemli ve ünlü kentlerinden biri. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme ait. İmparator Caracalla zamanında Laodikeia’da bir seri kaliteli sikke basılmış. Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmış. Küçük Asia’nın yedi ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermekte. M.S. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem kenti yerle bir etmiş. Tekrar yapılan şehir M.S. 602 yılındaki depremden sonra terkedilmiş.

Gelenekten geleceğe, Hierapolis’ten dünyaya…

Cotton Box, ticari hedeflerinin yanında; bu coğrafyanın bir temsilcisi olarak bölgeyi dünyaya tanıtmak ve aktarmak adına kültürel bir misyon yükleniyor. Hierapolis’in isim haklarına sahip olan marka, tasarlayacağı özel ürün ve koleksiyon gruplarıyla bu görevin belli kısmını yerine getirmeyi hedefliyor. Cotton Box Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut ‘Bizler bu ülkenin, bu toprakların ticaret ve sanayi elçileri olmakla birlikte, antik çağdan bu güne yaşanmış kültürlerin de mirasçısı olarak bu misyonu geleceğe taşımamız gerektiğini düşünüyoruz. Bizim ürünümüzü alan her hangi bir ülkedeki bir tüketici, sadece bir nevresim takımı almakla kalmayacak; Türkiye’yi, bu toprakları, kültürümüzü tanıyacak. 2019 İlkbahar & Yaz Koleksiyonu’muzdaki ‘Gelenekten Geleceğe’ konseptimiz ile kültürel ögelerimizi dünya tüketicileri ile buluşturuyoruz’ dedi.

pamukkale teleferik

Denizli – Teleferik – Bağbaşı Yaylası

Denizli Büyükşehir Belediyesinin 1500 metre uzunluğundaki 8 kişilik, 24 kabinden oluşan teleferik hattı ile Bağbaşı Kent Ormanı’ndan 1400 metre rakımlı Bağbaşı Zeytin Yaylası’nın o güzel ve muhteşem doğasındaki yaylasına ulaşılmakta.

Teleferik üst istasyonda kafeterya ve 1700 m mesafedeki yaylada restoran, kafeterya, piknik alanları, konaklamak isteyenler için çadır alanları ve ahşap bungalovlar ve odalar bulunmakta.

Devamını Oku

İbrahim Bostancıoğlu

HTÜ’de ki fiyat artışı sadece sebze – meyvede mi?

İbrahim Bostancıoğlu
nielsen kasim 2018 enflasyon

Son zamanların en çok konuşulan ekonomik konunun “Fiyat artışı” olduğunda sanırım hepimiz hem fikiriz. TÜİK verilerine göre bile Ocak ayında yüzde 1,06’lık enflasyon artışını yüzde 6,43 gıda fiyatları içinde ki ortalama yüzde 30 zamlanan yaş sebze – meyve grubu yukarı çekti. Yüzde 24,94’lük ev eşyasının harcama grubu ağırlığı 8,33 olduğundan dikkat çekmeyebilir ancak yüzde 21,58’lik artış ve 16,78’lik harcama grubu ağırlığı olan ulaşım fiyatlarındaki artışın hiç konuşulmaması neden? Sizce 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere kısa süre kalmasının etkisi olabilir mi?

Hazine ve Maliye Bakanı’nın “Pazar ve market fiyatlarını takip ediyoruz” açıklamasından kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı’nın marketleri uyarmasının ardından Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan yapılan denetimlerde tam 1.825 ürünün etiketiyle oynanıp gramajının eksiltildiğin tespit ettiklerinin açıkladı. Ne Cumhurbaşkanı ne Hazine ve Maliye Bakanı ne de Bakan Pekcan’ın ağustos-eylül aylarında yapılan fahiş artışların kur düşüşüne rağmen yeterince geriye çekilmediği sözlerine Hızlı Tüketim Ürünü (HTÜ) STK’larından, temsilcilerinden bir açıklama gelmedi. Acaba neden?

“Sükut ikrardan gelir” atasözünün doğruluğunu Nielsen’in Süpermarket Enflasyon tabloları ve Brandzone’nin kampanya fiyat analizleri ortaya koyuyor. Ancak kamuoyunda Hızlı Tüketim Ürünleri (HTÜ) fiyat artışları sadece sebze – meyve özelinde tartışıldı.

Hükümet tarafından belediyelerin kuracağı “Tanzim satış noktaları”yla çözüm arayışına gidiliyor. Bakan Albayrak’ın yaptığı açıklamaya göre İstanbul, Ankara büyükşehir belediyeleri tarafından en kısa zamanda tanzim satış uygulanmaya başlanacak. Ve özellikle fiyatında regülasyona ihtiyaç duyulan sebze, meyvelere öncelik verilecek. Yıllar önce belediyeler tarafından başlatılan bu uygulamanın şartları o yıllarda serbest piyasa ekonomisi için “Haksız rekabet” oluşturduğu gerekçesiyle perakende sektör temsilcileri tarafından şiddetle eleştirilmişti. Bakalım 2019 yılındaki Türkiye’nin değişen şartlarında bu haklı eleştiriler tekrarlanacak mı?

Görünen o ki 2 Kasım’da yayınlanan Enflasyon artışı eski ticari anlayışı geri mi getirdi? başlıklı yazımda dikkat çektiğim tehlike gerçekleşti. Ve bazı tedarikçiler ve perakendecilerde enflasyonist dönemdeki alışkanlık nüksetti. Nielsen’in son yayınladığımız Kasım 2018 Süpermarket Enflasyonu’na göre Kağıt Ürünleri’nde %56,2, Ev Temizlik Ürünleri’nde %54,2, Kişisel Bakım Ürünleri’nde %41,1’lik yıllık fiyat artışı yaşanmıştı. Brandzone’nin Retail Türkiye için derlediği tabloda göreceğiniz üzere……

Brandzone tabloKonuyla ilgili hem market temsilcileri hem de üretici firma temsilcileriyle yaptığımız sohbetlerde artan fiyatların varlığı kabul edilerek şu olası nedenler sıralanıyor:

  • Döviz kurundaki artışın ürün maliyetlerine yansıması,
  • Genel giderlerdeki (SSK, elektrik, enerji, vb)
  • Kredi kullanım maliyetinin artışı,
  • Vade farkı,
  • Son zamanlarda birçok sektörde artan konkordato, iflas artış sebebiyle tedarikçinin aldığı önlemler.
Devamını Oku

İbrahim Bostancıoğlu

Yeni hal yasa taslağı neler getiriyor?

İbrahim Bostancıoğlu

2012 yılında Hayati Yazıcı’nın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda çıkan 5957 Sayılı Kanun’un (Sebze Ve Meyveler İle Yeterli Arz Ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun) değiştirmek isteği daha sonraki bakan Bülent Tüfenkçi tarafından sıklıkla dile getirilmişti.
Ülkemizde ki ve Avrupa’da ki örnek halleri yerinde inceleyen eski bakan Bülent Tüfenkçi döneminde tasarı haline gelemeyen Hal Kanunu’nun yeni kurulan Ticaret Bakanlığı’nın ilk bakanı Ruhsar Pekcan’ın 5 aylık döneminde taslağa dönüştü.

Perakende sektörü tarafından da merakla beklenen taslağa web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Tanımlar değişti

Tasarı kapsamına sebze ve meyvelerin yanı sıra et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, su ürünleri, arı ürünleri ve kesme çiçeğin de mal tanımına dahil edilmesiyle Türkiye gıda, tarım ve hayvancılık ticareti kuralları yeniden belirleniyor. Umarım yeni ticaret yapısı bu ürünlerin üretimini artırıp kaybı en aza indirmeye hizmet eder.

Komisyonculuk uygulamasına son verilip toptancı hallerin kurulacağı yerleri belirlemek üzere Hal Yeri Tespit Komisyonu şöyle tanımlanmış: Toptancı hali kurulacak yerler, Bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ilgili belediye, ticaret veya ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği ile ziraat odası temsilcilerinden oluşan Hal Yeri Tespit Komisyonu’nca oy çokluğuyla belirlenecek.

Toptancı hallerinin kurulması

Ticaret Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığınca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin görüşü alınarak belirlenen illerde, Hal Yeri Tespit Komisyonu1 tarafından belirlenen yerlerde laboratuvar, soğuk hava deposu ve elektronik ticaret platformu gibi hizmet tesislerini de içerecek şekilde, sebze ve meyvelerle birlikte diğer gıda ürünlerinin ve kesme çiçeğin de alınıp satılabileceği merkezler olarak Bakanlıkça kuruluş izni verilen anonim şirketlerce kurulması, pazarlama odaklı ve profesyonel bir anlayışla işletilmesi ve yönetilmesi amaçlanmakta.

Sisteme bildirim ve kayıt

Tasarıda, toptan sebze ve meyve alım satımının kayıt altına alınabilmesi için bildirim işleminin hangi aşamada kimler tarafından yapılacağı ve kapsamına ilişkin hususlar düzenlenmiş.

Üretici örgütleri, malların alım ve satımı

Üretici örgütlerince toptancı hallerinde yapılan satışları teşvik etmek amacıyla vergi istisnası getiriliyor.

Hal rüsumu kalkıyor

Taslağa göre toptancı hallerin belediyeler tarafından kurulmayacak olması nedeniyle sebze ve meyvelerin üzerindeki maliyetin azaltması amacıyla hal rüsumu ve cezalı hal rüsumu kaldırılıyor.

Bununla birlikte, üreticiden tüketiciye arz zincirinin kısaltılması amacıyla komisyon esaslı faaliyetlerin kaldırılması, üretici örgütlerinin sektörde daha çok yer alması amacıyla üretici örgütlerine sağlanan imkânların artırılması, üretici örgütlerinin ortak ve üyelerinin mallarının satışına aracılık edebilmelerine imkân sağlanması, hal hakem heyetlerinin daha verimli çalışması, kontrol ve denetimlerde etkinliğin sağlanması ve bildirim işlemlerinin usul ve esaslarına yönelik değişiklikler yapılmış. 


1 Sebze Ve Meyveler İle Yeterli Arz Ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Taslağı’nın 4. maddesinin 4. bendine göre toptancı hali kurulacak yerler, Bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ilgili belediye, ticaret veya ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği ile ziraat odası temsilcilerinden oluşan hal yeri tespit komisyonunca oy çokluğuyla belirlenir.

Devamını Oku

İbrahim Bostancıoğlu

POPÜLER