Sosyal Medya Hesaplarımız

İbrahim Bostancıoğlu

Tedirginlik alışverişe yansıdı, hane tüketimi yerinde saydı

İbrahim Bostancıoğlu

Umarım bu verileri önümüzdeki günlerde ki ticari hayatınıza olumsuz katmak üzere değil, ‘Değişebilecek tüketici satın alma davranışlarını’ anlayabilmek ve ticaretinizi ona göre şekillendirmek için kullanırsınız.

Bu ayki yazım 17 Aralık’ta yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile başlayan olayların perakende ticarete etkileri. Çünkü TÜİK’in verilerine göre Tüketici Güven Endeksi 69,2’yle 16 ayın dibini görürken Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi iki aydır düşüşte.
Bu etkilerin tüketici satın alma davranışlarını nasıl değiştirebileceğini en iyi ortaya koyan kaynak olarak Ipsos’un Hane Tüketim Paneli’ni gördüğümden yazımı da bu kaynağın kendi internet sayfasında olan değerlendirmesine ayırdım.
Tedirginlik ve kısa dönem beklentilerden dolayı, Ocak ayında tüketicilerin satın alma davranışları değişti. Harcamalar ihtiyatlı bir şekilde azaltıldı. Ipsos Hane Tüketim Paneli verileriyle hazırlanan ve Dünya Gazetesi’nde yayınlanan habere göre: enflasyondan arındırıldığında harcama düzeyi sabit kaldı. Yılbaşından dolayı et ürünleri, alkollü içecek ve atıştırmalıklar dışında diğer tüm harcamalarda da düşüş yaşandı.
Ipsos Hane Tüketim Paneli sonuçları, 17 Aralık’ta yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile başlayan olayların ekonomi ve siyaset üzerindeki etkilerini yansıtıyor. Ocak ayı hane harcamalarına ilişkin rakamlar tüketicinin de ‘tedirgin’ ve ‘ihtiyatlı’ bir tutuma geçtiğini ortaya koyuyor. Aralık’taki küçülmenin (hane tüketiminde yüzde 3 daralma) ardından Ocak rakamları yeni bir trendi; tüketim talebinin kendini yeni koşullara uyarladığını gösteriyor. Alışverişten kısma eğiliminin, Ocak’ta etkisini göstermeye başlayan iç politik gerginliklerin, Şubat ayında da kredi kartlarına getirilen taksit sınırlandırması ve otomobil alırken yüzde 30 peşinat zorunluluğunun yürürlüğü ile birlikte artarak devam etmesi bekleniyor.
HTE sonuçlarına göre, Ocak ayında hane tüketimi bir önceki aya göre sabit fiyatlarla yüzde 1, cari fiyatlarla yüzde 3 arttı. Enflasyondan arındırıldığında, geçen yılın aynı dönemine göre harcama düzeyi sabit kalırken, cari fiyatlarla yüzde 8 büyüme gerçekleşti.

Harcama kalemlerindeki değişim
Sabit fiyatlarla hane tüketimi harcaması değişimine bakıldığında, “gıda ve içecek” harcamaları bir önceki aya göre yüzde 1 artarken, Ocak 2013’e göre ise yüzde 2’lik düşüş kaydetti. Bu kalem içerisinde yer alan genel gıda harcamaları ise önceki aya göre yüzde 1 geriledi, Ocak 2013’e göre de sabit kaldı. Önceki aya göre “kişisel bakım” harcamaları yüzde 1, “temizlik” harcamaları yüzde 5 ve “diğer” (ampül, pil v.b) harcamalar da yüzde 10 düşüş kaydetti.
Cari fiyatlarla hane tüketimi harcamalarında ise “gıda ve içecekler” ile “kişisel bakım” harcamalarının önceki ay ve önceki yılın aynı dönemine göre artış kaydettiği görülüyor. Gıda ve içecek harcamaları önceki aya göre yüzde 3, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6, kişisel bakım harcamaları da önceki aya göre yüzde 1 ve önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18 arttı. Temizlik (yüzde 3) ve diğer harcamalar (yüzde 8) önceki aya göre düşüş kaydederken, 2013’ün aynı ayına göre de arttı.

Yılbaşı hariç tüm harcamalarda düşüş
Yılbaşı harcamalarını da kapsayan Ocak ayında, 2 ana kalemde sabit fiyatlarla önceki aya göre ciddi büyüme elde edildi. “Gıda ve içecekler” kalemi başlığı altında yer alan et ve işlenmiş et ürünleri yüzde 20, alkollü içecekler ise yüzde 12 artış kaydetti. Atıştırmalık harcamalarında yüzde 2, “kişisel bakım” kategorisindeki kâğıt harcamalarında da yüzde 3 artış oldu.
kategori ciro degisimAileler, diğer bütün gıda ürünlerini ise daha az harcadı. Söz konusu ürünler dışında, “gıda ve içeceklerde” genel gıda, yağ, süt ve süt ürünleri, içecek, alkolsüz içecek ve diğer gıda, “kişisel bakımda” vücut bakım ve saç bakım, “temizlikte” çamaşır-bulaşık yıkama ile ev temizliği harcamalarında yüzde 1 ile 5 arasında değişen oranlarda düşüşler kaydedildi.
Cari fiyatlarla ise önceki aya göre et ve işlenmiş et harcamaları yüzde 22, alkollü içecek harcamaları yüzde 14 ve atıştırmalık harcamaları yüzde 4 arttı. Genel gıda dışında yine “gıda ve içecekler” kalemindeki tüm ürün harcamaları, kağıt hariç tüm “kişisel bakım” harcamaları, “temizlik” harcamaları ve diğer harcamalarda da yüzde 1 ile 8 arasında düşüş yaşandı.

Tekil süpermarketlerin payı yüzde 25’e ulaştı
Hane Tüketim Endeksi (HTE) sonuçlarına göre, indirim süpermarketlerinin payı son bir yılda önemli artış kaydederek yüzde 16’ya ulaştı. Perakendecilerde aylık harcama endeksinde en büyük pay ise tekil süpermarketlere ait.
Tekil süpermarketlerin payı geçen yılın aynı dönemine göre düşse de yüzde 25 oldu. Bu dönemde yerel ve ulusal zincirler ile bakkallar da pay kaybetti.

Zorunlu ihtiyaç dışındaki harcamalar kısıtlanabilir

Tüketicilerin tedirginliği devam eder ve kısa dönem beklentileri iyileşmez ise satın alma davranışları değişecektir. Alınması zorunlu ancak marka değeri düşük ürünlerin büyük ambalajların, hatta açık ürünlerin tercih edilecektir. Pazar alışverişinin de artması sürpriz olmayacaktır. Böyle dönemlerde tüketiciler daha planlı ve hedefli alışveriş yapmaları beklenir.
Tedirginlik sürer, fiyat artışları ile birlikte aile bütçesi zorunlu olarak yeniden yapılandırılırsa bundan en çok diğer sektörler etkilenecektir. Döviz kurunun bu seviyelerde devam etmesi halinde yaşanacak fiyat artışlarının da etkisi ile aile bütçeleri yeniden yapılandırılacaktır. Ve bu da zorunlu ihtiyaç olmayan hazır giyim, ev eşyası, eğlence gibi, turizm gibi sektörlerin ciro düşüşü yaşamasını sağlayabilecektir.

Yazarımızın bu yazısı Retail Türkiye Dergisi’nin Şubat 2014- 60. sayısında yayınlanmıştır.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İbrahim Bostancıoğlu

Ev tekstilinin kalbi Denizli

İbrahim Bostancıoğlu

Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatı geçen sene 161,1 milyar dolarla gerçekleşti. Otomotiv sektöründen sonra gelen tekstil sektörünün içinde yer alan ev tekstilinin kalbi Denizli’de atıyor.

Türkiye; Çin, Hindistan ve Pakistan’dan sonra tasarım ve üretim gücüyle pamuklu ev tekstilinde dünyanın 4. büyük üreticisi. Yıllık ev tekstili ihracatı 1 milyar doları geçen ve tek başına 170 ülkeye ihracat yapan Denizli, pamuklu ev tekstili üretiminde dünyanın sayılı şehirlerinden biri. Denizli’den çıkan bir Türk markası olarak dünyanın birçok farklı coğrafyasına ulaşan Cotton Box, üretiminin yüzde 35’ini Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Karadağ, Polonya, Almanya, Hollanda, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, İran, İsrail, Lübnan, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, BAE, Fas, Cezayir, Tunus ve Libya gibi ülkelere ihraç ediyor. İran, Tunus ve Rusya gibi ülkelerde de Cotton Box tabelalı mağazaları bulunuyor. Markanın hassasiyetle üzerinde durduğu en önemli konu; markalı ihracat…

Türkiye kamuoyunun kilitlendiği ve bu satırları kaleme aldığımda halen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı kilidinin açılmadığı 31 Mart Yerel Seçimleri’nden hemen sonra (3-4 Nisan) markanın Denizli’de yapacağı Basın Gezisi’ne davet edildim. 20 Mart’ta ki 5,5 büyüklüğündeki Acıpayam depreminin ardından süren artçı sarsıntıların gölgesinde geziye katılmaya karar verdim. İyi ki de katılmışım.

Coğrafi konumu, termal su ve ikliminin uygunluğu nedeniyle ilk yerleşim izleri, Kalkolitik Döneme (M.Ö. 4000’ler) kadar uzanan ve kesintisiz yerleşime sahip olan Denizli’de şu ana kadar belirlenen 19 antik şehir ve 1000’e yakın kültürlü tescilli varlık mevcut.

Denizli’de turizmin lokomotifi Pamukkale…

İtalyan Arkeoloji Heyeti’nin 1957’de başlatıp devam ettiği UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan Pamukkale Ören Yeri Hierapolis Antik Kenti kazı çalışmaları 62’ıncı yılını geride bırakmış. İtalyan heyetin yılın sadece belli zamanlarında devam ettirdiği kazı çalışmaları daha yıllarca sürecek gibi. Oysa Pamukkale Üniversitesi’ne bağlı Türk Kazı Ekibi’nin 2002’de başladığı kazıya neredeyse aralıksız devam edilmesi sayesinde 17 yılda çok hızlı yol alınmış.

hiyeropolis antik tiyatro

Laodikeia; Küçük Asya’nın en önemli kilisesinin bulunduğu dünyaca bilinen antik şehir…

UNESCO Geçici Dünya Mirası Listesi’nde yer alan antik Laodikeia Kenti, Denizli il merkezinin 6 km. kuzeyinde coğrafi bakımdan çok uygun bir noktada ve Lykos ırmağının güneyinde kurulmuş. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok “Lykos’un kıyısındaki Laodikeia” şeklinde geçmekte. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent M.Ö. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente Antiokhos’un karısı Laodike’nin adı verilmiş. Laodikeia, M.Ö. I. yüzyılda Anadolu’nun en önemli ve ünlü kentlerinden biri. Kentteki büyük sanat eserleri bu döneme ait. İmparator Caracalla zamanında Laodikeia’da bir seri kaliteli sikke basılmış. Laodikeia halkının da katkılarıyla kentte çok sayıda anıtsal yapı yapılmış. Küçük Asia’nın yedi ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması, Hıristiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermekte. M.S. 60 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem kenti yerle bir etmiş. Tekrar yapılan şehir M.S. 602 yılındaki depremden sonra terkedilmiş.

Gelenekten geleceğe, Hierapolis’ten dünyaya…

Cotton Box, ticari hedeflerinin yanında; bu coğrafyanın bir temsilcisi olarak bölgeyi dünyaya tanıtmak ve aktarmak adına kültürel bir misyon yükleniyor. Hierapolis’in isim haklarına sahip olan marka, tasarlayacağı özel ürün ve koleksiyon gruplarıyla bu görevin belli kısmını yerine getirmeyi hedefliyor. Cotton Box Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Turgut ‘Bizler bu ülkenin, bu toprakların ticaret ve sanayi elçileri olmakla birlikte, antik çağdan bu güne yaşanmış kültürlerin de mirasçısı olarak bu misyonu geleceğe taşımamız gerektiğini düşünüyoruz. Bizim ürünümüzü alan her hangi bir ülkedeki bir tüketici, sadece bir nevresim takımı almakla kalmayacak; Türkiye’yi, bu toprakları, kültürümüzü tanıyacak. 2019 İlkbahar & Yaz Koleksiyonu’muzdaki ‘Gelenekten Geleceğe’ konseptimiz ile kültürel ögelerimizi dünya tüketicileri ile buluşturuyoruz’ dedi.

pamukkale teleferik

Denizli – Teleferik – Bağbaşı Yaylası

Denizli Büyükşehir Belediyesinin 1500 metre uzunluğundaki 8 kişilik, 24 kabinden oluşan teleferik hattı ile Bağbaşı Kent Ormanı’ndan 1400 metre rakımlı Bağbaşı Zeytin Yaylası’nın o güzel ve muhteşem doğasındaki yaylasına ulaşılmakta.

Teleferik üst istasyonda kafeterya ve 1700 m mesafedeki yaylada restoran, kafeterya, piknik alanları, konaklamak isteyenler için çadır alanları ve ahşap bungalovlar ve odalar bulunmakta.

Devamını Oku

İbrahim Bostancıoğlu

HTÜ’de ki fiyat artışı sadece sebze – meyvede mi?

İbrahim Bostancıoğlu
nielsen kasim 2018 enflasyon

Son zamanların en çok konuşulan ekonomik konunun “Fiyat artışı” olduğunda sanırım hepimiz hem fikiriz. TÜİK verilerine göre bile Ocak ayında yüzde 1,06’lık enflasyon artışını yüzde 6,43 gıda fiyatları içinde ki ortalama yüzde 30 zamlanan yaş sebze – meyve grubu yukarı çekti. Yüzde 24,94’lük ev eşyasının harcama grubu ağırlığı 8,33 olduğundan dikkat çekmeyebilir ancak yüzde 21,58’lik artış ve 16,78’lik harcama grubu ağırlığı olan ulaşım fiyatlarındaki artışın hiç konuşulmaması neden? Sizce 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere kısa süre kalmasının etkisi olabilir mi?

Hazine ve Maliye Bakanı’nın “Pazar ve market fiyatlarını takip ediyoruz” açıklamasından kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı’nın marketleri uyarmasının ardından Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan yapılan denetimlerde tam 1.825 ürünün etiketiyle oynanıp gramajının eksiltildiğin tespit ettiklerinin açıkladı. Ne Cumhurbaşkanı ne Hazine ve Maliye Bakanı ne de Bakan Pekcan’ın ağustos-eylül aylarında yapılan fahiş artışların kur düşüşüne rağmen yeterince geriye çekilmediği sözlerine Hızlı Tüketim Ürünü (HTÜ) STK’larından, temsilcilerinden bir açıklama gelmedi. Acaba neden?

“Sükut ikrardan gelir” atasözünün doğruluğunu Nielsen’in Süpermarket Enflasyon tabloları ve Brandzone’nin kampanya fiyat analizleri ortaya koyuyor. Ancak kamuoyunda Hızlı Tüketim Ürünleri (HTÜ) fiyat artışları sadece sebze – meyve özelinde tartışıldı.

Hükümet tarafından belediyelerin kuracağı “Tanzim satış noktaları”yla çözüm arayışına gidiliyor. Bakan Albayrak’ın yaptığı açıklamaya göre İstanbul, Ankara büyükşehir belediyeleri tarafından en kısa zamanda tanzim satış uygulanmaya başlanacak. Ve özellikle fiyatında regülasyona ihtiyaç duyulan sebze, meyvelere öncelik verilecek. Yıllar önce belediyeler tarafından başlatılan bu uygulamanın şartları o yıllarda serbest piyasa ekonomisi için “Haksız rekabet” oluşturduğu gerekçesiyle perakende sektör temsilcileri tarafından şiddetle eleştirilmişti. Bakalım 2019 yılındaki Türkiye’nin değişen şartlarında bu haklı eleştiriler tekrarlanacak mı?

Görünen o ki 2 Kasım’da yayınlanan Enflasyon artışı eski ticari anlayışı geri mi getirdi? başlıklı yazımda dikkat çektiğim tehlike gerçekleşti. Ve bazı tedarikçiler ve perakendecilerde enflasyonist dönemdeki alışkanlık nüksetti. Nielsen’in son yayınladığımız Kasım 2018 Süpermarket Enflasyonu’na göre Kağıt Ürünleri’nde %56,2, Ev Temizlik Ürünleri’nde %54,2, Kişisel Bakım Ürünleri’nde %41,1’lik yıllık fiyat artışı yaşanmıştı. Brandzone’nin Retail Türkiye için derlediği tabloda göreceğiniz üzere……

Brandzone tabloKonuyla ilgili hem market temsilcileri hem de üretici firma temsilcileriyle yaptığımız sohbetlerde artan fiyatların varlığı kabul edilerek şu olası nedenler sıralanıyor:

  • Döviz kurundaki artışın ürün maliyetlerine yansıması,
  • Genel giderlerdeki (SSK, elektrik, enerji, vb)
  • Kredi kullanım maliyetinin artışı,
  • Vade farkı,
  • Son zamanlarda birçok sektörde artan konkordato, iflas artış sebebiyle tedarikçinin aldığı önlemler.
Devamını Oku

İbrahim Bostancıoğlu

Yeni hal yasa taslağı neler getiriyor?

İbrahim Bostancıoğlu

2012 yılında Hayati Yazıcı’nın Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda çıkan 5957 Sayılı Kanun’un (Sebze Ve Meyveler İle Yeterli Arz Ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun) değiştirmek isteği daha sonraki bakan Bülent Tüfenkçi tarafından sıklıkla dile getirilmişti.
Ülkemizde ki ve Avrupa’da ki örnek halleri yerinde inceleyen eski bakan Bülent Tüfenkçi döneminde tasarı haline gelemeyen Hal Kanunu’nun yeni kurulan Ticaret Bakanlığı’nın ilk bakanı Ruhsar Pekcan’ın 5 aylık döneminde taslağa dönüştü.

Perakende sektörü tarafından da merakla beklenen taslağa web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Tanımlar değişti

Tasarı kapsamına sebze ve meyvelerin yanı sıra et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, su ürünleri, arı ürünleri ve kesme çiçeğin de mal tanımına dahil edilmesiyle Türkiye gıda, tarım ve hayvancılık ticareti kuralları yeniden belirleniyor. Umarım yeni ticaret yapısı bu ürünlerin üretimini artırıp kaybı en aza indirmeye hizmet eder.

Komisyonculuk uygulamasına son verilip toptancı hallerin kurulacağı yerleri belirlemek üzere Hal Yeri Tespit Komisyonu şöyle tanımlanmış: Toptancı hali kurulacak yerler, Bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ilgili belediye, ticaret veya ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği ile ziraat odası temsilcilerinden oluşan Hal Yeri Tespit Komisyonu’nca oy çokluğuyla belirlenecek.

Toptancı hallerinin kurulması

Ticaret Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığınca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin görüşü alınarak belirlenen illerde, Hal Yeri Tespit Komisyonu1 tarafından belirlenen yerlerde laboratuvar, soğuk hava deposu ve elektronik ticaret platformu gibi hizmet tesislerini de içerecek şekilde, sebze ve meyvelerle birlikte diğer gıda ürünlerinin ve kesme çiçeğin de alınıp satılabileceği merkezler olarak Bakanlıkça kuruluş izni verilen anonim şirketlerce kurulması, pazarlama odaklı ve profesyonel bir anlayışla işletilmesi ve yönetilmesi amaçlanmakta.

Sisteme bildirim ve kayıt

Tasarıda, toptan sebze ve meyve alım satımının kayıt altına alınabilmesi için bildirim işleminin hangi aşamada kimler tarafından yapılacağı ve kapsamına ilişkin hususlar düzenlenmiş.

Üretici örgütleri, malların alım ve satımı

Üretici örgütlerince toptancı hallerinde yapılan satışları teşvik etmek amacıyla vergi istisnası getiriliyor.

Hal rüsumu kalkıyor

Taslağa göre toptancı hallerin belediyeler tarafından kurulmayacak olması nedeniyle sebze ve meyvelerin üzerindeki maliyetin azaltması amacıyla hal rüsumu ve cezalı hal rüsumu kaldırılıyor.

Bununla birlikte, üreticiden tüketiciye arz zincirinin kısaltılması amacıyla komisyon esaslı faaliyetlerin kaldırılması, üretici örgütlerinin sektörde daha çok yer alması amacıyla üretici örgütlerine sağlanan imkânların artırılması, üretici örgütlerinin ortak ve üyelerinin mallarının satışına aracılık edebilmelerine imkân sağlanması, hal hakem heyetlerinin daha verimli çalışması, kontrol ve denetimlerde etkinliğin sağlanması ve bildirim işlemlerinin usul ve esaslarına yönelik değişiklikler yapılmış. 


1 Sebze Ve Meyveler İle Yeterli Arz Ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Taslağı’nın 4. maddesinin 4. bendine göre toptancı hali kurulacak yerler, Bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ilgili belediye, ticaret veya ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği ile ziraat odası temsilcilerinden oluşan hal yeri tespit komisyonunca oy çokluğuyla belirlenir.

Devamını Oku

İbrahim Bostancıoğlu

POPÜLER