Genel Haberler
Hasan Vatan, Konya Perakende Zirvesi’nde
Vatan Bilgisayar Genel Müdürü Hasan Vatan, 24 Aralık’ta Konya’da düzenlenecek olan Perakende Zirvesi’nde hem başarı öyküsünü anlatacak hem de elektronik perakendecilikte yerel başarıyı gündeme getirecek.
Şu an dünyadaki en önemli sektörlerden biri olan teknoloji sektörünün Türkiye’deki en önemli isimlerinden biri olan Vatan Bilgisayar’ın çok ilgi çekici bir başarı hikayesi var. Pek çok girişimci adayına örnek olabilecek bir hikayesi olan Hasan Vatan, bu hikayeyi ayrıntılı olarak “Bu Vatan İçin Neler Yapmadık ki?” kitabında da anlatmıştır.
Kitapta sayısal verilerden çok önüne çıkan fırsatlardan ve bu fırsatları nasıl değerlendiğinden bahseden Hasan Vatan, karşılaştıkları zorlukları ve bunlarla nasıl baş ettiklerini de birinci ağızdan anlatıyor. Girişimci adaylarının, hatta tüm iş dünyasının okuması gereken bu kitaptan bazı satırbaşları.
Vatan, 1983 yılında Taksim-Elmadağ’da babasıyla beraber işlettiği oto yedek parça deposundan dönüştürdüğü bilgisayar dükkanı ile Türkiye’nin ilk bilgisayar mağazasını açtı. Günün şartları gereği çok kısıtlı imkanlarla ancak birkaç bilgisayar bulunan bu mağazayla başlayan serüven bugün Türkiye çapında sektörün önemli markalarından biri haline geldi.
Kurulduğu yıllarda Türkiye’de bilgisayar sektörünün daha yolun çok çok başlarında olduğundan uzunca süre küçük bir işletme olarak yoluna devam etti Vatan Bilgisayar. Ta ki 2001 yılında açtıkları Topkapı mağazasına kadar. 2001 yılı, yani Türkiye’nin mali krizden çok büyük yaralar aldığı dönem… Binlerce firmanın kepenk indirdiği, çok ciddi zararların ortaya çıktığı zaman Vatan Bilgisayar için çöküşe gitmenin aksine tam bir sıçrama noktası oldu. Topkapı mağazasını açmaya karar verirken çok düşündüklerini söyleyen Hasan Vatan, maliyet ve riskleri göz önünde bulundurunca böyle bir mağaza açmanın anlamsız olduğunu belirtti. Buldukları mağaza çok önceden terk edilmiş ve içine uzun zaman el değmemiş bir haldeydi. Tüm bunlara rağmen mağazayı açmak isteyen Hasan Vatan, maliyeti karşılamak için çok akıllı bir çözüm buldu.
Binanın Reklam Değeri
İşlek bir anayola yakın konumda bulunan mağaza büyüklüğüyle de dışarıdan dikkat çekici durumdaydı. Bu konum ve büyüklüğü kullanmak isteyen Vatan, teknoloji firmalarıyla reklam anlaşması yaptı. Zaten çatı ve bina reklamlarına yüklüce para ödeyen firmalar, reklamlarını başka binalar yerine bu mağazaya vermeyi kabul ettiler. Vatan Bilgisayar da binanın her yanını bu teknoloji firmalarının büyük tabelalarıyla kapladılar ve buradan elde ettikleri reklam geliriyle maliyetleri ve kirayı karşıladılar. Yani bir işyeri açmaktaki en büyük masraflardan biri olan açılış masraflarını ceplerinden para çıkmadan karşıladılar.
Mağazayı kurmak elbette yetmiyor, içini de doldurmak gerekiyor. Özellikle teknoloji ürünleri yüksek maliyetli olduklarından mağazanın içini doldurabilmek için de belli miktar para harcamak gerekiyor. Bu masrafı kapatmak için de yine akıllıca bir çözüm bulundu.
Firmaların Depo Masrafları
Kriz nedeniyle firmalar masrafları kısmak için olabildiğince özen gösteriyorlar. Satışların da oldukça kötü durumda olması bu firmaların stoklarında, depolarında yalnızca yük yapan binlerce ürün bulunmakta. Bunu fırsat bilen Hasan Vatan, firmaların depolarındaki ürünlerini mağazalarına koymalarını, bu şekilde hem depo masraflarından kaçınacaklarını hem de depoda satılması imkansız olan ürünlerin göz önünde bulunarak satılmasını sağlayabileceklerini söylüyor. Firmalar kendileri için oldukça cazip bu öneriyi kabul ediyor ve Vatan Bilgisayar raflarını doldurmaya başlıyor. Böylece onbinlerce lira tutabilecek bir masraftan daha para ödemeden kurtuluyor.
Mağaza kuruldu, raflar dolduruldu, sıra mağaza çalışacak kişileri bulmaya geldi. Böylesi büyük bir mağazada çalışacak kişi sayısı da bir hayli fazla olacaktır. Bunların maliyetlerini karşılamak için ise yine krizi fırsat bilerek attıkları şu adım oluyor.
Teknoloji Firmalarının Çalışanları
Kriz nedeniyle firmaların bütçelerde kesintiye gitmişti. Bu konuda yaşadıkları bir diğer sıkıntı ise bünyelerinde bulundurdukları çalışan sayısının fazlalığıydı. Hasan Vatan firmalara kriz nedeniyle satış yapmakta zorlanan satışçılarını kendi mağazalarında çalıştırabileceklerini, bu şekilde hem ürünlerini daha kolay tanıtma fırsatı bulacaklarını hem de daha fazla satış yapabileceklerini söyledi. Bu fikre firmalar da sıcak baktı ve bünyelerinde bulundurdukları ve yeterli verim alamadıkları satış elemanlarını Vatan Bilgisayar’a göndermeyi kabul etti. Vatan Bilgisayar da her firma için mağazalarında bir bölüm ayırdı ve satışçılar kendi markalarına ait bölümlerde alıcıyla daha birebir şekilde ürünlerini satma imkanı buldu. Bu şekilde çalışan maliyetlerini de en aza indiren Vatan Bilgisayar için sıradaki adım reklam masrafları oldu.
Reklam Maliyetlerinin Azaltılması
Gazeteler de krizden etkilenen bir diğer sektördü, bu vesileyle reklam maliyetlerini olabildiğince düşük seviyeye çekmişlerdi. Ancak yine de reklam almakta zorlanan gazeteler, sayfalarını doldurabilmek için yeni yazarlara gereksiz paralar ödüyordu. Hasan Vatan bu sayfayı uygun bir fiyatla kendilerine tahsis etmelerini rica etti ve bunu kabul eden gazetelere reklam vermeye başladı. Bu reklamların maliyetlerini de yine tedarikçi firmalardan karşıladı. Tedarikçi firmalar da gazetelere tam sayfa reklam vermeye sıcak bakmıyordu, dolayısıyla Vatan Bilgisayar ile ortak bir şekilde böyle bir reklam vermek onların da işine gelecekti. Böylece bu sayfada Vatan Bilgisayar ismi altında tedarikçilerin ürünleri ve reklamları yer aldı.
Kredi Kartı Komisyonunun Azaltılması
Bu sırada kredi kartı da insanların cüzdanlarına girdi ancak bankalar kredi kartı alışverişlerinde oldukça yüksek komisyonlar alıyordu. Bu komisyonlardan doğacak masrafları karşılamak için Vatan Bilgisayar Finansbank ile anlaşma yaptı ve yukarıda bahsi geçen reklam sayfasında onların da reklamına yer vererek bu komisyon masraflarını en aza indirdi. Ayrıca Finansbank da bu sayede müşteri sayısını artırmış oldu.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
