Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Mide Savaşları süpermarket zincirlerini sil baştan değiştirecek

Editör
ThoughtWorks Türkiye Proje ve Operasyon Direktörü Güvenç Güngör
Abone Ol:

Büyük şehirlerdeki hızlı hayat akışı ve yemek yeme alışkanlıklarının değişmesi, süpermarket alışveriş kültürünü yeniden yaratıyor.

Tüm dünyadaki dijitalleşme trendi, sağlıktan eğitime finanstan gıdaya birçok sektörün yaklaşımını değiştirdi. Yemek ve gıda alışveriş alışkanlıklarının değişmesi ise perakende şirketlerini değişime zorluyor. Küresel teknoloji danışmanı ThoughtWorks Türkiye Proje ve Operasyon Direktörü Güvenç Güngör, “Tüketici trendlerine bağlı inovasyonlar geliştiremeyen, hızla fark yaratacak ve uygulanabilecek esnek dijital platformları veya kendine özgü geliştiricileri olmayan süper marketler canlı canlı yenilecekler. Marketlerin stok birim numarasına değil, yemek ve öğüne odaklanması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.

İnsanların yemek yeme alışkanlıklarının hızla dönüşüm geçirdiğini dile getiren Güngör, sektördeki rekabetin işgücü maliyetlerinin azaltılması, dağıtım yöntemleri, satın alma ve işbirlikleri gibi alanlara odaklanmış durumda olduğunu kaydetti. Güngör, “Oysa ki Y Kuşağı, nakit sıkıntısı çektiği zamanlarda bile dışarıda yemek yiyor ve bu kuşağın neredeyse 3’te biri ürünlerden çok tecrübelere para harcamayı tercih ediyor. Bu bireyler, eğlence ve macera hissini arıyorlar” dedi. Globalleşmenin ülkeler arasındaki sınırları ortadan kaldırırken, global yemekleri ortaya çıkardığına dikkat çeken Güngör, aile ile yenen yemeklerin ise Türkiye’de yüzde 70 ortalama ile hala üst sıralarda yer aldığını ancak büyük şehirlerde bu oranın değişmeye başladığını gözlemlediklerini ifade etti.

Müşteri odaklı inovasyona gidilmeli

Ipsos Global Trends araştırmasına göre, “Yeni şeyler denemede ben genellikle arkadaşlarım arasında ilkimdir” söylemine katılanlarda Türkiye’nin yüzde 54 ile ikinci sırada yer aldığını belirten Güngör, sözlerini şöyle sürdürdü: “En önemli inovasyonlar, bizim “mide savaşları” adını verdiğimiz rekabeti kazandıracak olanlar… Tüketilen gıda miktarı artmadığı için rekabet, öğünlerden pay almaya dayanıyor. Gereken yetenek ve teknolojiye sahip oldukları takdirde, büyüklüklerinden bağımsız olarak tüm marketler, müşteri odaklı inovasyondan yararlanabilir. Tedarik zinciri inovasyonları, tüketicinin ne gördüğü ile başlar. Biz her şeyi, hemen istiyoruz. Yemek seçimlerinin yarısı, aynı gün içinde yapılıyor. Market alışverişi sırasında tüketiciler yalnızca alışverişin ne kadar uzun süreceğini değil, aldıkları ürünü ne zaman yiyeceklerini de düşünüyorlar.”

Tüketicinin yakın gelecekte ses komutu ile gıda alışverişi yapmaya başlayacağına dikkat çeken Güngör, “Yakında restoran şefleri istedikleri her ürünü tedarikçilerden anında, tek bir komutla, eldivenlerini bile çıkarmadan sipariş verebilecekler. Bugünün tüketici trendi, ses… Siri, mesajlaşma ve navigasyon platformları hızla yazıdan sese kayıyor. Innit gibi şirketler, kullanıcının müdahalesi olmaksızın içindeki yemeği tanıyıp otomatik olarak pişiren fırınlar geliştiriyorlar. Innit’in buzdolabı, kalan malzemelerle hangi yemekleri yapabileceğinizi söylüyor. Marketler ya bu bağlantı teknolojileriyle işbirliğine gider, ya da sofradaki yerlerini kaybederler” dedi.

Süpermarket zincirlerinin çoğunun, tüketicilerin alışverişlerinde farklı karar süreçlerinin ve psikolojilerin devrede olduğu gerçeğine öncelik vermediğine değinen Güngör, e- ticaret hacmi her yıl yaklaşık yüzde 24 oranında büyüse de gıda ürünlerinin internet üzerinden satışının büyümesinin yüzde 15 dolaylarında kaldığını aktardı. Güngör, perakende sektöründeki en yüksek ciro oranının süpermarket kategorisinde olduğunu ancak sektördeki şirketlerin büyük kısmının henüz online satışı olmadığını belirtti.

İnsanların yemek yeme alışkanlıklarıyla ilgili yapılacak çok şey olduğunu ve bunların süpermarketlere entegre edilebileceğini vurgulayan Güngör, şunları söyledi: “ThoughtWorks Avustralya’nın en büyük market zinciri olan Woolworth’s için bir dijital strateji geliştirdi. ThoughtWorks ekibi müşterilere ürünlerin satışını artırmak için bir “mağaza için öğün planlayıcı” fikri geliştirdiler. Mağaza içine yerleştirilen iPad’lerde müşteri bir tarif seçtiğinde, akşam yemeği reyonunda tarif için ihtiyaç olan tüm ürünler raflardaki LED ışıklarla aydınlatılarak müşterinin alışverişi daha hızlı ve kolay hale getiriliyor. Ortaya çıkan değişim, mağazanın en fazla gelir yaratan özelliği halini aldı. Müşteri trendlerini anlayabilme ve bunları fark yaratacak değer önerilerine dönüştürebilme yeteneğiyle uygulamaya koyabilecek teknoloji tüm sektörü sil baştan değiştirebilir. Marketlerin stok birim numarasına değil, yemek ve öğüne odaklanması gerektiğine inanıyoruz.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER