Genel Haberler
Teşvik talebi Ortak Gelişim Kongresi’ne damga vurdu
Gıda enflasyonu tüm yönleriyle özel sektör ve kamu tarafından mercek altına alındı, yeni çözüm reçeteleri yazıldı.
Gıda enflasyonunun tüm yönleriyle ele alındığı kongrede konular, bununla sınırlı kalmadı. Ulusal ve hatta uluslararası arenada başarı yakalamış markaların üst düzey yöneticilerinin yaptıkları açıklamalar, söz konusu markaların uyguladıkları stratejilerin yanı sıra gelecek stratejileri hakkında da ipuçlarını ortaya koyarken, başarı zincirini oluşturmak için halkaların her birinde tüketici başta olmak üzere herkese ve her kesime fayda ve değer yaratmanın en önemli unsur olduğu ortaya çıktı.
Kongrenin açılış konuşmaları GPD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Songör ve TAMPF Başkanı Kubilay Özerkan tarafından yapıldı. Mustafa Songör, “Perakende sektörü, çarpan etkisiyle beraber ekonomide daha güçlü bir etki yaratıyor. Bu önemli etkiyi yaratan bir sektörün teşviklerle daha da güçlendirilmesi gerekir” ifadeleriyle dikkat çekerken, Kubilay Özerkan ise “Perakende sektörü, sürekli istihdam yaratarak ekonomiye kalıcı değer yaratmakta öncülük ediyor. Esnek çalışma ve asgari ücret konusunda desteklerin gündeme alınmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Türkiye ekonomisi için yarattığı katma değeri her geçen yıl artırarak 2016 istatistiklerine göre üyeleriyle 105 milyar TL ciro ve 35 bin satış noktasında 300 binin üzerinde istihdam yaratan Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), 10 Ekim 2017’de “Perakendenin Yarattığı Değer” temasıyla “Ortak Gelişim Kongresi”ni dördüncü defa düzenledi. 800’ün üzerinde perakendeci ve tedarikçinin katıldığı kongre, daha öncekiler gibi büyük bir ilgi gördü. Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilen kongrede verilen ana mesaj, perakendenin yarattığı değerin sadece tüketiciye değil, tüm perakende eko sistemine ve ülke ekonomisine büyük katkı sağladığı oldu. Bu doğrultuda altı çizilen noktalardan biri de yeni değerler ve yeni yöntemler yolculuğunda tüketiciden gelen taleplerin yanı sıra daha iyi gıda ve daha düşük fiyat yaratmak için perakendeci ve tedarikçinin geliştirdikleri ortak çalışmalar oldu.
Açılış konuşmalarını GPD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Songör ve Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Özerkan’ın yaptığı kongrede sahneye çıkan ve tüm boyutlarıyla tartışılan konulardan biri gıda enflasyonu oldu. Diğer yandan sektörün gündemini yeniden belirleyecek kadar önemli konular hakkında alanının uzman ve üst düzey yöneticileri tarafından yapılan değerlendirmeler ve öngörülerle, perakende sektöründe tüketici yararına gelişimin, başarının en önemli unsurlarından biri olduğu çarpıcı örneklerle bir kez daha dile getirildi. Kongrede sektörün yakın ve orta vadeli geleceğine hakim olacak trendler hakkında da ilginç fotoğraflar ortaya çıktı.

Sadece ulusal alandaki başarı değil, uluslararası başarıyı yakalamış köklü isimlerin anlattıkları, tüketici odaklı başarının formüllerini ortaya çıkardı.
Diğer yandan etkinlikleriyle de ilgi gören “Ortak Gelişim Kongresi”nde tedarikçilerle Türkiye’nin en büyük gıda perakendecilerini bir araya getirerek tüketici odaklı yeni işbirlikleri geliştirmeye odaklanan 45 dakikalık “Tanışma Maratonu” ve 800’ü aşkın kişinin katılımıyla düzenlenen “Elektronik Oylama” gibi etkinlikler de ortaya çıkardıkları sonuçlar ile oldukça büyük ilgi gördü.
Ayrı bir salonda oluşturulan sergi alanında ise küçük üreticiler, ürünlerini sergileyerek ulusal perakendecilerle tanışma fırsatı yakaladılar. Küçük ve yerel üreticilerin büyümesini ve tüm yurda yayılmasını hedefleyen Ortak Gelişim Kongresi, yarattığı bu fırsatla da üreticilere desteğini sürdürdü.
GPD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Songör, perakendenin çarpan etkisine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Perakende sektörü, üretimin ilk safhalarından son tüketiciye kadar olan zincirin her halkasında, ürün ve hizmetlere, dolayısıyla ülke ekonomisine yeni bir değer ekliyor. Perakendenin çarpan etkisiyle, gıda perakendesinde yaratılan 1 birim değer, ülke ekonomimize 1.3 – 1.4 birim olarak ekleniyor. Yani bizde yaratılan 1000 TL, perakende ekosistemindeki üretim, nakliye, depolama, gibi tedarikçilerimiz, çözüm ortaklarımızla beraber ülke ekonomisine 1300 – 1400 TL olarak ekleniyor.”
Perakende sektörünün istihdama olan etkisini de vurgulayan Songör; “Yine yarattığımız değere ilişkin çarpıcı rakamları sizlerle paylaşmak isterim;
Türkiye toplam gelir vergisinin yüzde 18’i, kurumlar vergisinin yüzde 26’sı, KDV’nin yüzde 8’i perakende sektöründen sağlanıyor. Türkiye’nin önemli gündemi istihdama katkımız yadsınamaz boyutta; perakende sektörünün toplam çalışan sayısı 2 milyon civarında, Türkiye genelinde faaliyet bazında istihdam sağlama açısından perakende sektörü 2. sırada, Türkiye genel istihdamının % 13.6’sı ve hizmet sektörü istihdamının % 26’sı perakendede.” açıklamalarında bulundu.
Güncel konulara dair görüşlerini de açıklayan Songör; “Sebze meyve ticaretinde fireyi düşürme yolundaki çalışmaların çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu, bizim de sürekli çözüm geliştirdiğimiz bir konu. Fireyi ve israfı önlemek için gerek bizler gerek tedarikçilerimiz yoğun çalışıyor. Enflasyonla mücadelede bu firenin azaltılmasının önemli bir etken olduğuna biz de inanıyoruz. Ancak, getirilen düzenlemenin maliyeti kârlılık ve verimlilik mücadelesindeki sektörümüze ek bir yük getirecek. Düzenleme; üretici, aracı, hal ve marketlerde ciddi bir maliyet yaratacak. Yatırım maliyetlerinin üzerine enerji ve bakım maliyeti de eklenecek. Bu maliyetlerin tüketicimize en az düzeyde yansıması için, şimdiye kadar perakendenin pek de faydalanamadığı bir teşvik sistemi geliştirilmesini elzem buluyoruz. Üretici ve aracıların teşviklerle desteklenmesi gündemde iken, esas maliyeti yüklenen perakendecilerin bu teşvikler dışında bırakılmaması gerekir.” dedi.
Personel maliyetlerindeki artışa da değinen Songör, asgari ücret için getirilen desteğin uzatılmasının gündeme alınmasını beklediklerini vurguladı.
TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Özerkan da, perakendenin Türkiye’nin önemli sorunlarından olan istihdama katkısını vurgulayarak esnek çalışma ve eğitim desteklerinin yetersiz kaldığına dikkat çekti. Özerkan şöyle konuştu: “Perakende sektörü büyürken istihdama önemli destek sağlıyor. Özellikle de kadın ve genç istihdamında öncülük ediyoruz. Perakende sektöründeki kadın çalışan oranı 2014 yılına göre %18 artarken, erkek çalışan oranı %5 oranında artmakta. Ancak, mevcut durumda kadın ve genç istihdamı açısından esnek çalışma ve asgari ücret konusunda desteklerin gündeme alınmasını bekliyoruz.”
Gıda enflasyonu tüm yönleriyle özel sektör ve kamu tarafından mercek altına alındı, yeni çözüm reçeteleri yazıldı
“Ortak Gelişim Kongresi”nde düzenlenen paneller, sorunların tüm boyutlarıyla ele alınması ve çözümlerin masaya yatırılması kadar somut başarı hikâyelerinden ortaya çıkan başarı formüllerine odaklandı. Bu yönde düzenlenen ilk panel, sektörün olduğu kadar Türkiye’nin de gündeminden düşmeyen gıda enflasyonu oldu.
Moderatörlüğünü Bloomberg HT Ekonomi Koordinatörü Gökhan Şen’in yaptığı “Gıda Enflasyonuna Farklı Bakış Açıları ve Tedbirler” isimli panelin konuşmacıları yaptıkları değerlendirmelerle gıda enflasyonunun bilindik öyküsü kadar bilinmeyen yönleri ve çözüme giden yolları konuştular. Gıda enflasyonuyla ilgili çarpıcı değerlendirmeleri yapan isimler Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, Merkez Bankası Yapısal Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürü Doç. Dr. Semih Tümen, TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı-Metro Toptancı Market CEO’su Kubilay Özerkan ile GPD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı-Migros Ticaret A.Ş. CEO’su Özgür Tort oldu.
Tedarik zincirindeki her halka, enflasyonla mücadelede önem taşıyor
Perakendecilerin daha hızlı ve kaliteli ürün temini için doğrudan alıma yönelmelerinin enflasyonla mücadelede de önemli rol oynadığını belirten TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı-Metro Toptancı Market CEO’su Kubilay Özerkan; “Gıda enflasyonu konusuna sadece fiyatlardaki dalgalanma olarak yaklaşmıyor, bu konuyu bir milli servet ve ekonomik değer olarak ele alıyoruz. Bu sebeple, tüketim analizleriyle planlı üretimi teşvik ediyor, üreticiyi eğiterek ve sertifikalandırarak katma değeri yüksek ürünler üretmesini sağlıyoruz ve kooperatifçiliği, özellikle kadın kooperatiflerini destekliyoruz. Tarım kooperatiflerinin yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanındaki balıkçı kooperatifiyle de işbirliği yaparak balıkçılık alanında da sürdürülebilir bir iş modeli ortaya koyuyor, ekonomiye katkı sağlıyoruz.”
Kooperatifleşme güçlü üretici ve kazançlı tüketici demek
Gıda enflasyonu ile mücadelede kooperatifleşmenin önemine dikkat çeken GPD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Migros Ticaret A.Ş. CEO’su Özgür Tort ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Gıda enflasyonunda dengenin sağlanması ve maliyetlerin düşürülmesi için; üreticinin desteklenmesi, üretim ve paketlemede standartların sağlanması, güçlü bir lojistik sisteminin kurulması önemli. Fakat enflasyonla mücadelenin özünde aracıların azaltılması yatıyor. Orta ve uzun vadede kooperatiflerin çoğalarak büyük, güçlü ve kurumsal yapılar haline gelmesi, özel sektörün de bunun içinde yer alması gerekiyor. Biz, meyve-sebzede temin ettiğimiz ürünlerin yarıya yakınını doğrudan müstahsil ve kooperatiflerden alıyoruz. Türkiye’de Tarım Kredi Kooperatifleri ile ilk ve en fazla çalışan perakendeciyiz.”
Perakendede başarıya ulaşanlar, başarı hikâyesine giden yolun rotasını paylaştılar
Başarıyı uzun soluklu bir maraton olarak görmeleri kadar bu başarının elde edilebilmesi için başarı zincirindeki her bir noktanın güçlü olması gerektiği değeriyle hareket edenlerin başarılı olmanın formüllerini paylaştıkları “Başarı Hikayeleri” paneli ise yine büyük ilgi gördü. İki ayrı oturumda planlanan panelin Veriye Dayalı Çözümlerle Verimliliği Yakalamak” oturumundaki isimler Obase Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurucu Ortağı Haluk Alpay, Makro Market A.Ş. Lojistik Müdürü Görkem Arslan, Migros Ticaret A.Ş. Bilgi Teknolojileri ve İş Geliştirme Direktörü Kerim Tatlıcı oldu. Merkeze her adımda kaliteyi koyarak başarıya ulaşanların katıldıkları “Önce Kalite” oturumunun konuşmacıları ise McDonald’s Genel Müdürü Oğuz Uçanlar, Ulusal Kırmızı Et Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı-Hacıince Konya Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hacıince oldu.
Perakendenin dört büyük ismi yeni normali, gerçek patronun kim olduğunu, fayda sağlamanın ilk halkasını ve eşitlikçi bir iş anlayışını anlattı
Diğer yandan, “Ortak Gelişim Kongresi”nde kendi alanlarında ulusal ve hatta uluslararası başarıları yakalamış isimlerle gerçekleştirilen söyleşiler, gıda perakendeciliğindeki trend yaratan uygulamaların yanı sıra geleceğin gıda perakendeciliğinde yolculuğa çıkardı.
Söyleşiler, Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Gazeteci, Yazar Dr. Fatoş Karahasan tarafından gerçekleştirildi. Coca-Cola İçecek Türkiye Genel Müdürü Tugay Keskin, “Karmaşık Dünyada Başarı İçin 5+3 İpucu” başlıklı söyleşide kaotik dünyada başarıyı yakalamanın izlerini sürerken, P&G Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu’nun söyleşi sırasındaki açıklamaları, şirkette gerçek patronun kim olduğunu ortaya çıkardı. Turnaoğlu, “30 Yıllık Başarımızın Sınırı: Patron İstedi Biz Yaptık” söyleşisi ile tüketiciyi patron olarak algılamayı anlamanın ve bunu uygulamanın yöntemleri hakkında P&G’nin stratejisini paylaştı. Unilever Türkiye Satış ve Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ali Fuat Orhanoğlu ise söyleşide eşitlikçi bir uygulamanın yarattığı verimli sonuçların altını çizdi. Orhanoğlu, “Eşitlik Kazandırır” temalı söyleşisinde kadının istihdam ve işgücüne katılımının önemine, kadının güçlenmesinin iş dünyası tarafından sahiplenilmesine, bu alanda atılması gereken adımlara ve perakende sektöründe kadının işgücüne katılımına işaret ederken, Unilever’in bu yöndeki uygulamalarına ve aldıkları verimli sonuçlara dikkat çekti. Karahasan’ın son söyleşisi ise PepsiCo Türkiye ve Büyük Balkanlar Kurumsal İletişim Kıdemli Direktörü Esra İren ile oldu. İren’in söyleşi sırasındaki değerlendirmeleri ise sürdürülebilirlik vizyonunun anahtar uygulamalarından birini gözler önüne serdi. İren, “Fayda Gözeten Performans Vizyonu Kapsamında PepsiCo Tarım Uygulamaları” söyleşisinde şirketin, dünyanın en büyük tarım işletmelerinden biri olduğuna vurgu yaparken, tarım alanındaki uygulamaları ve bu alanda yarattıkları katma değerli faaliyetlerde fayda yaratmayı en önemli unsurlardan biri olarak nitelendirdi.
2017’ye hangi trendler damga vurdu, geleceğin tüketicisi kimdir, gıdada dünya trendleri nedir, sektörün ekonomiyle çok yönlü bağlantısı nasıl çözülebilir sorularına yanıt verildi
“Ortak Gelişim Kongresi”nde tartışılan konular ve açıklamalarıyla sektörün gündemini belirleyen isimler bunlarla sınırlı kalmadı. “Hızlı Tüketim Ürünlerinde Perakende ve Alışverişçi Trendleri” değerlendirilen bir diğer konu oldu. Nielsen Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan ve Perakende Hizmetleri Direktörü Tamer Gülsaç, bu alandaki son trendleri, gelişen kanalları, büyümeye katkı sağlayan kategoriler, inovatif yaklaşımlar ve yeni trendleri anlattılar. bpnİstanbul CEO’su Nüzhet Algüneş, “Pazarlama – Geleceğin Tüketicisine Bakış” başlıklı konuşmasıyla geleceğin fotoğrafını çeken isimlerden bir diğeri olurken, GS1 Başkanı ve CEO’su Miguel Lopera ise tüm dünyada sorunsuz bir ticaretin formülünü, “GS1: Ticaretin Küresel Dili” başlıklı konuşmasıyla paylaştı.
Diğer yandan, kongrenin iki önemli konuğu, gıda perakendeciliğine getirdikleri farklı bakış açıları ile dikkat çeken diğer isimler oldular. ECE Projektmanagement Küresel Gıda Servisi Başkanı Jonathan Doughty, “Gıda Servisinde Dünya Trendleri” hakkında yaptığı tespitler ve öngörülerle gıda servisinde günümüz kadar geleceğin yönünü çizerken, Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş ise “Ekonomi, Finans, Teknoloji, Gelecek ve Siz” konuşmasıyla gıda perakendeciliğinin çok yönlü dünyası hakkında ezber bozan açıklamalar yaptı.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
