Genel Haberler
Bağdat Caddesi ve Nişantaşı yeme içme trendi ile direniyor
Bağdat Caddesi açılması beklenen güçlü markaların pozitif etkisiyle 2018’i karşılıyor. Kiralama hacminin son 3 yıldır düştüğü İstiklal Caddesi ise değişen ziyaretçi profili ve perakendeci yapısıyla eski potansiyelini kazanmak için zamana ihtiyaç duyuyor.
Cushman&Wakefield, Avrupa yakasında İstiklal Caddesi ve Rumeli, Teşvikiye, Vali Konağı ve Abdi İpekçi’yi kapsayan Nişantaşı Bölgesi ile Anadolu yakasındaki Bağdat Caddesi olmak üzere İstanbul’un 3 ana caddesini inceleyen ‘İstanbul Alışveriş Caddeleri’ raporunun dördüncüsünü yayınladı. Buna göre 2016 yılında caddeler toplamında 52 olan kentsel yenileme çalışmasının yoğunlaşarak 2017 yılında 65’e çıkması ve yaya trafiğinin azalması caddeleri etkileyen faktörlerin başında geldi. Perakendede lokalleşme ile yeme içme sektörüne ilginin artmasına karşın, 2016 yılında boş olan 91 mağazanın sadece 43’ü kiralanabildi ve kiralama hacmi 3 yıldır benzer seviyelerde gerçekleşti. 2015 yılında toplam 112 kiralama işlemi, 2016 yılında 105 ve 2017 yılında ise üç ana cadde toplamında 109 kiralama işlemi oldu. Rapora göre, 2016 yılında gerçekleşen yeni kiralama işlemlerinin % 19’u yeme içme sektörüne aitken, 2017 yılında bu oran işlemlerin yaklaşık dörtte biri (% 23) olarak gerçekleşti. 2016 yılında 141 mağazada faaliyet gösteren uluslararası marka sayısı, 2017 yılı itibariyle % 7 düşüşle 132’ye geriledi.
Rapora göre, Bağdat Caddesi İstiklal Caddesi’ne kıyasla kentsel yenileme çalışmalarının zamanla azalması ile orta vadede, Nişantaşı ise ‘kısmen’ tekrar güçlerine kavuşabilecek görünüyorlar.
Bağdat Caddesi’nde 2016’da 27 adet olan kentsel yenileme proje sayısının 2017 sonu itibariyle 41’e ulaşması, artan boş mağaza sayısı ve inşaat halindeki binaların yanı sıra, halen yaklaşık 2 bin konutun yarım kalmış olması ile birlikte, geçen seneye nazaran ziyaretçi sayısında hem hafta içi hem de hafta sonu ciddi bir düşüş yaşadı. 2016 yılında düşüş gösteren boş mağaza sayısının 2017’de yükselerek tekrar 2015 seviyelerine çıkması ile caddenin ortalama ziyaretçi sayısı %27 oranında düşüş gösterdi. Ancak açılması beklenen Chanel, Eataly, Apple, Samsung gibi global markalar ile, kira seviyelerinin dövizde yaşanan volatilite nedeniyle düşüyor olması, Bağdat Caddesi’nin daha hızlı toparlanma göstereceğine işaret olabilir. Bu toparlamanın itici güçlerinin ise genel olarak yeme-içme ve caddeye yeni giriş yapması beklenen uluslararası markalar ile olması beklenmektedir.
Bağdat Caddesi’nde son 1 sene içerisinde 2016’da boş olan 42 mağazanın % 50’si kiralanabildi. Toplamda gerçekleşen 43 kiralama işleminin 26’sını ise yeni girişler oluşturdu.
Rapora göre, Nişantaşı’nda özellikle en büyük lüks moda markalarını barındıran Abdi İpekçi Caddesi’nde 2017’deki kentsel yenileme çalışmaları ve boşluk oranlarının artması nedeniyle genel olarak Nişantaşı Bölgesi’nin yaya trafiği hafta içinde geçen seneye oranla %19 düşerken, ara ve arka sokaklarda artan restoran ve kafelerle hafta sonundaki ziyaretçi sayısının %12 oranında arttığı gözlemlendi. Toplam kiralama hacmi geçen seneye nazaran düşen Nişantaşı’da kiralama işlem sayısının 2017 itibariyle bir nebze de olsa azalmasının en önemli nedenlerinden biri özellikle Teşvikiye ve Abdi İpekçi’de yoğunlaşmış olan kentsel yenileme çalışmaları. Bir önceki seneye kıyasla 2017 itibariyle inşaat sayısı 8’den 16’ya çıktı, metrekare bazında ise % 92’lik bir artış olduğu kaydedildi. Son 1 sene içerisinde ise 31 kiralama işleminin neredeyse yarısı hazır giyim kategorisinden gerçekleşirken, bu kategorideki işlemlerin % 64’ü ise ulusal markalar tarafından yapıldı. Lüks ve erişilebilir lüks marka işlemleri ise toplamda 8 adetle sınırlı kaldı. Lüks ve erişilebilir lüks marka işlemleri ise toplamda 8 adetle sınırlı kaldı.
İstiklal Caddesi, artan boş mağaza sayısı ve inşaat halindeki binaların yanı sıra, 2017 başından beri süren tramvay bakım ve yol çalışmaları nedeniyle, bir önceki yıla kıyasla yaya trafiğinde hem hafta içi hem de hafta sonu ciddi bir düşüş yaşadı.
Son bir sene içinde artan yenileme çalışmaları nedeniyle 2017’de hem hafta içi hem de hafta sonunda yaya trafiği % 11 oranında azaldı. Bununla birlikte gelecek dönemde başlayacak yeni Atatürk Kültür Merkezi projesi İstiklal Caddesi’ni tekrar canlandırma potansiyeli taşıyor.
Verileri değerlendiren Cushman&Wakefield Yönetici Ortağı Toğrul Gönden, “Ana cadde pazarı, döviz kurundaki dalgalanmalar, perakendedeki büyümenin yavaşlaması ve kentsel yenileme çalışmaları göz önüne alındığında bir süre daha kırılgan olmaya devam edecektir. Buna rağmen, Bağdat Caddesi’nin umut vaat ederek daha hızlı düzeleceğini tahmin ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
