Genel Haberler
MEB ve Metro Türkiye iş birliğine giriyor
11. Kalkınma Planı çalışmalarında Metro Türkiye tarafından paylaşılan Coğrafi İşaretli Ürünlerin ders olarak okutulması önerisi hayata geçiyor.
Metro Türkiye’nin katkılarıyla hayata geçirilen projenin detayları, 4 Mart Pazartesi günü Metro Türkiye Satın Alma Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç ve Mesleki ve Teknik Okullar Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Varın Numanoğlu’nun katılımıyla Gastronometro’da düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı.
Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi’nin sekizinci yılında bir hayallerini daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Deniz Alkaç, “Türk mutfağının potansiyelinin açığa çıkması ve dünyanın en bilinen mutfakları arasında boy göstermesi; Türk mutfağının değerlerinin korunması ve modern yorumlarla geleceğe taşınması ile mümkün. Gençlerin mutfak kültürümüz ve değerleri konusunda bilinçlenmesi ve eğitilmesi her şeyden önemli. Gastronominin geleceğini şekillendirecek gençlere bugünden dokunarak büyük bir adım atıyoruz” dedi.
Öğretmenlerin eğitimini öğretmenler verecek!
Proje kapsamında ilk etapta farklı illerden 50 formatör öğretmene Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro’da eğitmen eğitimi vereceklerini söyleyen Alkaç, sözlerine şöyle devam etti, “Gaziantep’ten, Kars’tan, İzmir’den, kısaca Türkiye’nin dört bir yanından öğretmenlerimize Coğrafi İşaretli Ürünler hakkında eğitim vereceğiz. Daha sonra bu öğretmenler kendi illerinde 20 ila 30 öğretmene eğitim verecek.”
Toplantıda, Türkiye’nin yüksek turizm potansiyeline ve hedeflerine de değinen Deniz Alkaç, “Türkiye 2019 yılında 50 milyon, 2023 yılında ise 70 milyon yabancı turist hedefliyor. Türkiye halihazırda doğal güzellikleri, tarihi ve kültürüyle turist çeken bir ülke. Sağlık ve spor turizmi alanındaki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Bizim hedefimiz, gastronomi turizminde de ön plana çıkabilmek. Bugün Barselona’ya seyahat eden bir kişi ortalama 1.150 dolar harcıyor ve bunun yaklaşık üçte biri gastronomi harcaması. Türkiye’ye seyahat eden bir turist ise ortalama 680 dolar harcıyor ve bunun yüzde 14’ü gastronomi harcaması olarak karşımıza çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanı, 2018 yılında Türkiye’deki konaklama gelirinin tahmini 10 milyar dolar, gastronomi gelirinin ise 5 milyar dolar civarında olduğunu açıkladı. Bu rakamı yukarı taşımak için hepimize görevler düşüyor. Projemiz kapsamında, 10 yılda Türkiye’nin yerel değerleri konusunda eğitim alacak yaklaşık 650 bin genç arkadaşımızın da buna çok büyük bir katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
