AVM
BMD Başkanı’ndan isyan bayrağı
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, yüksek döviz kurları nedeniyle dayanacak güçleri kalmadığını söyledi.
Öncel “AVM kiralarında bir çözüm bulunmaz ve mevcut tablonun devam etmesi halinde üzülerek söylüyorum mağaza kapanışları hızlanacak” dedi.
Döviz kurlarının son günlerde rekor üstüne rekor kırması alışveriş merkezlerindeki mağazaları zora soktu. Eski kontratlar nedeniyle hâlâ günlük kur üzerinden kira ödemesi yapmak zorunda kalan markalar, ya mağaza kapatıyor ya da kira uyarlama davası açıyor.
412 markanın AVM’de ve caddelerde yaklaşık 70 bin mağazada 400 bine yakın kişiyi istihdam ettiğini açıklayan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, son dönemlerde rekor kıran döviz kurları nedeniyle dayanacak güçleri kalmadığını söyledi. Öncel “Bizim kaptanlığımızdan şüphemiz yok, ancak fırtına uzadıkça hasar alıyoruz. Unutmayalım ki markalarımız dövizli harcamalarının tamamını sermayesinden, çalışanından, imalatçısından veya yatırımından kısarak yapıyor. Mevcut tablonun devam etmesi halinde üzülerek söylüyorum mağaza kapanışları hızlanacak. İsteyen kirasını yine dövizle ödeyebilir ancak markalara mutlaka TL seçeneği sunulmalı” dedikten sonra şunları söyledi:
“Dövize endeksli çalışmanın markalarımız üzerinde iki tür etkisi oluyor. Birincisi kurlardaki aşırı oynaklık. Biz bugünden bir yıl sonrasının üretimini planlamak durumundayız. Ancak bir yıl sonra kurun hangi seviyelerde olacağını ön göremediğimiz için sağlıklı plan yapıp gerçekçi bir maliyet çıkarmakta zorlanıyoruz. Bir diğer problem kurlardaki aşırı artış. Kur yükseldikçe kirasını dövizle ödeyen markalarımızın üzerindeki maliyet baskısı daha da büyüyor. Çok gerilere gitmemize gerek yok. Ocak 2015’te dolar 2,35, avro 2,83 TL idi. Bugün dolar 3,95, avro 4,72 TL’ye ulaştı. Yani üç yılda dolar kuru yüzde 68, avro yüzde 67 arttı. Kiranın markalar için en büyük gider kalemlerinden birini oluşturduğu bir piyasa gerçeğinde bu durumun sürdürülebilir olamayacağını herkesin bilmesi gerekiyor.”
Sinan Öncel, kur konusunun bugünün sorunu olmadığını, tehlikeyi çok önce gördüklerini ve bir yılı aşkın süredir kamuoyunu bıktırma pahasına ‘döviz üzerinden yapılan eski kira kontratları günün gerçeklerine uygun hale getirilsin’ talebini yinelediklerini hatırlattı. ‘Halden anlayan’ ve ‘Piyasa bankeri’ mantığı ile çalışmayan AVM yönetimlerinin markaların haklı isteklerini duyduğunu ifade eden Öncel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son iki yılda açılan AVM’lerin büyük bölümü ‘kazan-kazan’ yani sabit kira olmadan ‘cirodan belli oranda kira ödeme’ sistemi ile açıldı. Ancak bugünün koşullarına uymayan eski kontratlar markaları içinden çıkılmaz bir yöne doğru götürmeye devam ediyor.”
AVM
Tüketici harcamasını yeniden dengeliyor
ECE Türkiye, ilk sekiz aylık portföy verileri üzerinden perakende sektöründeki gelişmeleri ve değişen tüketici davranışlarını değerlendirdi. Veriler, toplam ciro performansının yanı sıra tüketici harcamalarındaki değişimin de perakende görünümünü şekillendirdiğini ortaya koyuyor.
Değerlendirmelerde; dezenflasyon sürecinin seyri, satın alma gücündeki gelişim, finansmana erişim ve yatırım ortamındaki öngörülebilirliğin sektörün gelecek dönem büyüme kapasitesi açısından belirleyici olacağına dikkat çeken ECE Türkiye Genel Müdürleri Semet Yolaç Canlıel ve Nuri Şapkacı, perakende ekosistemindeki mevcut durumu ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini paylaştı.
ECE Türkiye portföyünde ilk sekiz ayda moda kategorisinin cirosu yüzde 26, ayakkabı yüzde 17 artış gösterirken, eğlence yüzde 42, yeme-içme yüzde 33, sağlık yüzde 35, gıda ise yüzde 30 arttı. Bu sonuçlar, tüketicinin harcama kararlarında kategoriler arasında belirgin bir farklılaşma olduğunu ortaya koyuyor.
ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, kategori bazındaki farklılaşmanın tüketici davranışındaki değişimi anlamak açısından önemli bir gösterge olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Perakendede toplam ciroyu tek başına değerlendirmek, tüketimin yönünü anlamak açısından artık yeterli değil. Her kategorinin kendi fiyat dinamikleri, tüketici ihtiyacı ve satın alma sıklığı bulunuyor. İlk sekiz aylık verilerimiz de bu farklılaşmayı açık biçimde ortaya koyuyor. Moda ve ayakkabı gibi kategorilerdeki performans ile yeme-içme ve eğlence gibi deneyim odaklı alanlardaki gelişim birbirinden ayrışıyor. Tüketici, harcamalarını tamamen kısmaktan ziyade bütçesini farklı ihtiyaçlar ve deneyimler arasında yeniden dağıtıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde perakende performansını değerlendirirken yalnızca toplam ciro artışına değil, büyümenin niteliğine ve harcamanın hangi alanlara yöneldiğine de bakmak gerekiyor.”
Türkiye’de tüketicilerin yeni markaları ve trendleri takip etmeye devam ettiği, güçlü bir perakende pazarı olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Canlıel, “Sektörün geçmiş dönemlerde yaşanan dalgalanmalardan edindiği deneyim de bu dinamizmi destekliyor” dedi.
ECE Türkiye Genel Müdürü Nuri Şapkacı ise perakendeci, yatırımcı ve tüketici arasındaki üçlü dengeye dikkat çekti. Mevcut ekonomik koşullara rağmen markaların büyüme ve yeni mağaza açma iştahının sürdüğünü belirten Şapkacı, “Perakendeciler açısından büyümeyi sağlıklı bir nakit akışı ve sürdürülebilir operasyon yapısıyla gerçekleştirmek önemli. Diğer taraftan AVM’lerde doluluk oranlarının yüzde 100’e yaklaşması, büyümek veya pazara yeni girmek isteyen markaların uygun lokasyon bulmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle yatırım ortamının güçlenmesi ve ticari gayrimenkulde daha öngörülebilir bir zeminin oluşması, perakendenin fiziksel büyüme kapasitesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
“Perakendeciler için verimlilik ve optimizasyon öne çıkıyor”
Son yıllarda güçlü ciro performansı gösteren perakendeciler açısından önümüzdeki dönemde maliyet baskıları ve operasyonel verimlilik daha fazla önem kazanacak. İş gücü ve enerji maliyetlerinin yanı sıra tedarik süreçlerindeki değişim, markaları mağaza performanslarını ve operasyon yapılarını yeniden değerlendirmeye yöneltiyor.
Bu çerçevede mağaza portföylerinin optimize edilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve büyümenin daha sağlıklı bir nakit akışı yapısıyla desteklenmesi, perakendecilerin öncelikli gündemleri arasında yer alıyor.
2026’nın geri kalanında dengeli seyir, 2027’de verimlilik odağı
Önümüzdeki dönemde sektör açısından en önemli başlıklardan birinin dezenflasyonun kalıcılığı olacağı değerlendiriliyor. Enflasyonun daha düşük ve öngörülebilir bir patikaya oturmasıyla birlikte satın alma gücündeki iyileşmenin tüketici davranışına yansıması, bugün ertelenen harcamaların yeniden hareketlenmesi açısından kritik rol oynayacak. ECE Türkiye, 2026’nın geri kalanında hızlı bir sıçramadan ziyade daha dengeli bir seyir beklerken, yıl sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 30 seviyesinde gerçekleşmesini; portföyündeki ciro ve metrekare verimliliğinin de bu seviyeye yakın seyretmesini öngörüyor.
ECE Türkiye, önümüzdeki dönemde büyümeyi mevcut portföyün verimliliği ve operasyonel performansı üzerinden değerlendirmeyi sürdürecek. Yeni projelerde pazarı doğru okuyarak stratejisini oluşturan firmanın Çekmeköy Park ve Adapalm projeleri de bu yaklaşım doğrultusunda açılışa hazırlanıyor. ECEConnect ile dijitalleşmeye yatırım yapan ECE Türkiye, kaynakların daha etkin kullanılmasına ve operasyonel verimliliğin artırılmasına katkı sağlayacak uygulamalara odaklanıyor.
AVM
ECE Türkiye’den Adana’ya Stratejik AVM hamlesi
ECE Türkiye, Adana’daki Adapalm Alışveriş Merkezi ile Doğu Akdeniz bölgesinde güçlü bir perakende ve eğlence destinasyonu yaratmayı hedefliyor. Bölgenin önemli üreticilerinden Akpolat ailesinin yatırımıyla hayata geçen proje, 65 bin metrekare kiralanabilir alanı ve 200’ün üzerinde mağazasının yanı sıra, 8 bin metrekarelik çocuk ve genç eğlence merkezi “HUPALUPA” ve güçlü yeme-içme konseptleriyle öne çıkıyor.
ECE Türkiye’nin sektörel bilgi birikimi ve global gücü ile Akpolat Ailesi’nin uzun vadeli yatırım yaklaşımını bir araya getiren Adapalm Alışveriş ve Eğlence Merkezi, Adana şehir merkezinde bölgesel ölçekte stratejik bir yeniden konumlandırma projesi olarak ele alınıyor. 200’ün üzerinde mağazasıyla 2026 yılının son çeyreğinde açılacak olan Adapalm; Adana’nın büyüyen nüfus yapısı, çevre illerle kurduğu güçlü bağ ve mevcut perakende arzındaki boşluk dikkate alınarak, şehir içinden ve çevre illerden düzenli ziyaretçi çekecek bir çekim merkezi olarak kurgulanıyor.
Şehre ve ekonomik yaşama değer katacak bir merkez
Adapalm AVM; güçlü marka karması, çocuklara ve ailelere yönelik büyük ölçekli eğlence alanları, çok çeşitli gastronomi seçenekleri ve sosyalleşme alanlarıyla bölge ekonomisine canlılık kazandırmayı hedefliyor. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 2.000 kişiye istihdam sağlayacak proje, Adana’nın perakende ticaret ve hizmet ekonomisine uzun vadeli katkı sunacak. Alışveriş, eğlence ve yeme-içmeyi bir arada sunan bu bütüncül yapı, şehrin sosyal hayatında yeni bir cazibe merkez oluşturmayı amaçlıyor.
Projenin en dikkat çeken özelliklerinden biri, 8.000 metrekare alana sahip HUPALUPA olacak. Bu alan, yalnızca Adana’nın değil, tüm Akdeniz Bölgesi’nin en büyük çocuk ve genç eğlence merkezi olarak planlanıyor. Eğlence alanlarıyla Adapalm, aileler ve genç ziyaretçiler için benzersiz bir deneyim sunacak ve şehrin sosyal yaşamına değer katacak.
“Adana, mevcut AVM arzı açısından Türkiye ortalamalarının altında”
ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Adapalm’i planlarken Adana’nın demografik yapısını, günlük yaşam alışkanlıklarını ve bölgenin gelişim potansiyelini detaylı şekilde analiz ettik. Adana; nüfus büyüklüğü, çevre illerle kurduğu güçlü bağ ve artan yatırımlara rağmen, modern ve deneyim odaklı alışveriş merkezi arzı açısından Türkiye ortalamalarının altında kalan bir şehir. Bu da doğru kurgulanmış projeler için önemli bir fırsat alanı yaratıyor. ECE Türkiye olarak Adapalm’de küresel trendleri yerele taşıyan, nitelikli ve çeşitli marka karmasıyla bölgeye ilkleri getiren, güçlü eğlence ve gastronomi arzıyla çekim gücü oluşturan ve sosyalleşme alanları ile günün her saatinde misafirlerimizin konforlu zaman geçirebildikleri bir buluşma noktası oluşturacağız. Markaların en yeni konseptleriyle bölge ile buluşacak olmaları bizleri heyecanlandırıyor.”
“Adana’nın potansiyeline güvenerek uzun vadeli bir vizyonla ilerliyoruz”
Adapalm AVM’nin yatırımcısı Sinan Akpolat, “Biz yatırımlarımızı her zaman yaşadığımız coğrafyaya uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ele alıyoruz. AVM yatırımlarına bakışımız; kısa vadeli getirilerden çok, doğru konumlandırma, sürekli gelişim ve güçlü iş birlikleri üzerine kurulu. Adapalm AVM’de de hedefimiz; bölgenin ihtiyaçlarını doğru okuyan, perakendeci için sağlıklı bir ticari zemin, ziyaretçiler için ise yıllar boyunca karşılık bulacak bir yaşam alanı oluşturmak. Bu vizyonu hayata geçirirken ECE Türkiye gibi sektörde güçlü ve deneyimli bir iş ortağı ile çalışmak, projenin temel yapı taşlarından biri oldu” dedi.
Seda Akpolat ise projeyle ilgili olarak, “Adana; güçlü ticaret kültürü, genç nüfusu ve çevre illerle kurduğu bağlarla henüz tüm potansiyelini ortaya koymamış çok özel bir şehir. Adapalm AVM’yi, bu potansiyelin doğal bir parçası olacak şekilde; ailelerin, gençlerin ve şehrin sosyal hayatının bir araya geldiği, tüm paydaşları için yıllar boyunca değer üreten bir yaşam merkezi olarak konumlandırıyoruz. Hedefimiz, Adana’ya yakışan, şehirle güçlü bir bağ kuran ve bölgeye değer katan bir buluşma noktası yaratmak. HUPALUPA ile Akdeniz Bölgesi’nin en büyük çocuk ve genç eğlence alanını şehre kazandırmak da bu vizyonun önemli bir parçası” ifadelerini kullandı.
AVM
FİBA CP’den uluslararası başarı
Fiba Commercial Properties (Fiba CP), Türkiye’deki yatırımlarından İnegöl AVM ile uluslararası bir başarıya imza attı. İnegöl AVM çatısı altında hayata geçirilen “Gelenekten Geleceğe” projesi, dünyanın en itibarlı ödül programlarından biri olarak kabul edilen 22. Uluslararası İş Ödülleri (International Business Awards – Stevie® Awards) kapsamında dört ayrı dalda ödüle layık görüldü.
Proje, Avrupa’da Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı ve Toplum Katılımı Alanında Yılın İletişim/PR Kampanyası kategorilerinde Altın Stevie® Ödülü, Toplumsal İlişkiler ve Kurumsal Sorumluluk alanlarında ise Gümüş Stevie® Ödülü kazandı.
“Gelenekten Geleceğe” projesi, İnegöl’ün zengin kültürel mirasını sahiplenerek, geleneksel el sanatlarının yaşatılması, yerel halkın projeye aktif katılımı ve sosyal bağların güçlendirilmesini amaçladı. Katılımcı yaklaşımı, özgün içeriği ve sosyal etki odaklı yapısıyla jüri üyelerinin beğenisini kazanan proje, farklı kategorilerde aynı anda ödül alarak nadir bir başarıya imza attı.
Fiba Commercial Properties CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, ödülle ilgili yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: “Bu ödüller, sadece tek bir projenin başarısı olarak değerlendirilmemeli; aynı zamanda yerel kültüre duyduğumuz derin saygının, topluma karşı hissettiğimiz sorumluluğun ve uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonumuzun somut bir yansımasıdır. İnegöl AVM olarak bölgeyle güçlü bir bağ kurmayı, sadece bir alışveriş merkezi olmanın ötesine geçerek, sosyal yaşamın bir parçası olmayı önemsiyoruz. ‘Gelenekten Geleceğe’ projesiyle hedefimiz; geçmişin değerlerini günümüze taşıyarak, yerel halkın katılımıyla kültürel mirasımızı yaşatmak ve bu mirası gelecek kuşaklara ilham verici bir şekilde aktarmaktı. El sanatlarından topluluk atölyelerine, eğitimden etkileşimli etkinliklere kadar birçok bileşeni içinde barındıran bu kapsamlı yaklaşımımızın, dünya çapında kurumların toplumsal etkilerini ödüllendiren en saygın platformlardan biri olan Stevie Awards’ta 2 Altın ve 2 Gümüş ödülle onurlandırılması, bizler için büyük bir motivasyon kaynağıdır. Bu başarı; Fiba CP’nin kurumsal vizyonu, projeye gönül veren tüm paydaşlarımız, İnegöl halkının desteği ve özellikle özverili çalışmalarıyla süreci başarıyla yürüten İnegöl AVM ekibimizin ortaya koyduğu ortak emeğin gurur verici bir sonucudur.”
