Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

İş dünyasının lider isimleri biraraya geldi

Editör
Abone Ol:

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) Fast Company ile düzenlediği “Perakende 2025 – Ne Oldu Ne Olacak?” etkinliği, iş dünyasının lider isimlerini bir araya getirdi. Toplantıda Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ile LC Waikiki CEO’su Vahap Küçük ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin de aralarında bulunduğu konuşmacılar, katılımcılarla deneyimlerini ve değerlendirmelerini paylaştılar.

BMD Başkanı Öncel: Hazır giyim mağazası için pırlanta mağazası emsal gösteriliyor

Toplantının açılışında konuşan BMD Başkanı Sinan Öncel her ay yaptıkları düzenli anketlerle üye markaların nabzını tuttuklarını hatırlattı. 2025’in ilk iki ayında markaların adet satışlarında ve cirolarında düşüş olduğunu hatırlatan Öncel, mart ayının şubata göre daha iyi gittiğini gittiğini bildirdi. Anketlerde markaların en öncelikli sorun olarak fahiş kira artışı talepleri ve AVM’lerde bir türlü şeffaflaşamayan genel giderlerin öne çıktığını vurgulayan Öncel, “Kira tespit davalarında da son zamanlarda karşılaştığımız bir olay var. Örneğin bir AVM’de hazır giyim markası için kira tespit davası açılıyor ama emsal olarak pırlanta mağazasının kirası gösteriliyor. Dolayısıyla davanın hazır giyim firmamız aleyhine sonuçlanma durumu olabiliyor. Bu konuyu bakanlığımızın dikkatine sunmak üzere çalışmamızı yapıyoruz” dedi.

Bülent Eczacıbaşı: Kaynaklarımızı aynı noktaya odaklarsak çok şey yapabiliriz

Toplantının “İş  insanları için denemeler” başlıklı oturumda Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, dünyanın karmaşık sorunlarını anlamlandırıp çözmede bireysel deneyimlerin yetersiz kaldığının altını çizdi. İş hayatındaki deneyimlerini yazdığı kitaplarda okurla paylaştığını anlatan Eczacıbaşı, özetle şunları söyledi:

“İş insanları olarak yeterince üzerinde durmuyoruz ama odaklanmadan sorunları çözmek mümkün değil. Bu karmaşık dünyada dikkatimizi dağıtan büyük bir mesaj bombardımanı altında yaşıyoruz. Böyle bir ortamda odaklanmak çok kolay bir şey değil. Ancak kimi uzmanlara göre başarının tek koşulu odaklanmak. Dikkatimizi, kaynaklarımızı belli bir noktaya odaklarsak çok şey yapabiliriz. Bunun hem iş hayatında hem de doğada örneklerini görüyoruz. Örneğin güneş ışığının odaklandığı bir cam parçası bir ormanı yakabiliyor. Odaklanmadan korkunç bir güç doğuyor. Ancak odaklanmada da bir denge olması gerekiyor. Çünkü aşırı odaklanmanın da yanlış tercihlere neden olduğu şirket örnekleri olduğunu da biliyoruz.”

Konuşmasında liderlik konusuna da değinen Bülent Eczacıbaşı, bütün liderlerin ortak özelliğinin verdikleri mesajlar olduğunu söyledi. Eczacıbaşı, “Liderler insanlara ümit veriyorlar, daha iyi bir yaşam, daha parlak bir gelecek vadediyorlar. Ben liderlik konusunda ‘hizmetkar liderlik’ kavramını benimsiyorum. Hizmetkar liderliğin temelinde liderin çalışanların haklarına sahip çıkması geliyor.” dedi.

Vahap Küçük: 25 ülkede pazar lideriyiz

LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük de “Perakendenin duayeni” başlıklı oturumda

LC Waikiki’nin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği süreçler ve mevcut durum hakkında değerlendirmelerde bulundu. Firmaların değişimi en güçlü oldukları zamanda yapması gerektiğini vurgulayan Küçük, şöyle devam etti:

“Biz ihracattan en iyi parayı kazandığımız dönemde marka yatırımı yaptık. 1998’de markayı satın aldık. İlk mağazaları Anadolu illerinde açtık. İstanbul’da da önce Ümraniye gibi semtlerde ilk mağazalarımızı müşterilerimizle buluşturduk. Yurt dışına açılım sürecinde de benzer bir strateji izledik. Avrupa gibi doymuş pazarlar yerine gelişmekte olan pazarlara odaklandık. Bugün beş kıtada, 60 ülkede mağazamız var. 25 ülkede pazar lideriyiz. Halen Avrupa’nın en büyük beş moda markasından biriyiz. Birkaç yıl içinde ilk üçe girmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Vahap Küçük, LC Waikiki’nin toplam cirosunun yüzde 40’ının yurt dışı mağazalardan geldiğini sözlerine ekledi.

Mustafa Gültepe: Asyalı rakiplere göre abd pazarında hâlâ yüzde 20-25 pahalı kalıyoruz

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, “Ticaret savaşları ne getirecek” başlıklı oturumda ABD’nin yeni tarifeleri ve ihracatın güncel gelişmeleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı yeni tarifelerin ilk bakışta Türkiye için pozitif göründüğünü belirten Gültepe, şunları söyledi:

“Çin’in dışındaki ülkeler için tarifelerin uygulanması 90 gün ertelendi. 90 gün sonrası için ne olacağını öngöremiyoruz. Mevcut tabloda Türkiye en düşük tarifenin uygulandığı ülkeler arasında yer alıyor. Bu anlamda Asya’daki rakiplerimize göre avantajlıyız. Ancak maliyetlerimiz çok yüksek olduğu için yeni tarifeler devreye girse bile ABD pazarında Asyalı ülkelere göre yüzde 20-25 pahalı kalıyoruz. Farkı yüzde 10-15 düzeyine indirebilirsek ABD pazarında ihracatımızı artırma şansımız olabilir. Dolayısıyla bizim hızla yeniden rekabetçi düzeye gelebilememizgerekiyor. Bunun da yolun üretimi ve sanayiyi önceleyen politikalardan geçiyor.

Perakende 2025 etkinliğine katılan diğer konukların konuşmalarında öne çıkan başlıklar şöyle:

Hepsiburada CEO’su Nilhan Önal gökçetin: “285 milyon ürünümüz var. Bunu insan gücüyle yönetemeyiz. Bu devasa operasyonları yönetmek için yapay zeka tabanlı programlara ihtiyaç var. TÜBİTAK ile güçlerimizi birleştirdik ve yapay zeka enstitüsü kurduk. 1000 mühendisimiz var. Çıkan bütün teknolojileri Türkiye’nin paylaşımına açıyoruz.”

Jumbo Ceo’su Hakan Zihnioğlu: “E-ticaretle birlikte müşteri için günün her saatinde alışveriş yapma imkânı ortaya çıktı. Müşterinin alışveriş alışkanlığı günün farklı saatlerinde değişiklik gösterebiliyor. Bunu en iyi yöneten, farklı müşteri gruplarına özel kampanyalar geliştiren markalar rakiplerine göre avantaj sağlıyor.”

Rubik Para Ceo’su Yusuf Akbal: “Fizik mağazada ya da e-ticarette alışverişini tamamlayıp ödeme aşamasına gelen müşterilerden yüzde 18’i ödeme sistemindeki güvensizlik ve konforsuzluk nedeniyle alışverişten vazgeçebiliyor. Dolayısıyla markaların bu durumu dikkate almaları gerekiyor. Ödeme sistemleri önümüzdeki dönemde çok daha önemli hale gelecek.”

E-Ticaret İşletmecileri Derneği (Etid) Başkanı Hakan Çevikoğlu: “Türkiye’de e-ticaretin oranı yüzde 20’lere ulaşmış bulunuyor. Ülkemizde her gün 16-17 milyon adet e-ticaret paketinin dağıtımı yapılıyor. Dünyada her dört e-ticaret paketinden biri ülke dışına gönderiliyor. Türkiye’de bu oran 20’de bir. Dolayısıyla  bu alana daha fazla odaklanmalıyız.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER