Sosyal Medya Hesaplarımız

AVM

Perakende pazarı kriz öncesi seviyelere ulaştı

Editör
Abone Ol:

Jones Lang LaSalle tarafından hazırlanan “Türkiye Gayrimenkul Piyasası 2010 Gelişmeleri ve 2011 Öngörüleri” başlıklı raporda, Türkiye’nin 2010 yılında OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülkelerden biri olduğu, bu güçlü büyümenin 2011 yılı tahminlerine göre devam edeceğinin öngörüldüğü belirtildi.

 

 Jones Lang LaSalle araştırma departmanı tarafından hazırlanan rapor, Türkiye Başkanı Avi Alkaş, Sermaye Piyasaları & Araştırma Direktörü Dr. Kıvanç Erman’nın katılımıyla gerçekleştirilen bir toplantıda paylaşıldı.

Türkiye’deki perakende, ofis, lojistik ve otel piyasalarını değerlendiren Jones Lang LaSalle Türkiye “Türkiye Gayrimenkul Piyasası 2010 Gelişmeleri ve 2011 Öngörüleri” raporunda;

-Perakende harcamaları ve tüketici güveninin kriz öncesi seviyelere döndüğü, 2010 yılında hızlanan perakendeci talebinin kira oranları üzerinde sınırlı bir etki yaratmasına rağmen perakende piyasaları kira oranlarında sınırlı da olsa bir yükselme öngörüldüğü,

-2010 yılında ofis piyasasında gözlemlenen kullanıcı talebi artışının, kira artışı olarak yansımasının 2011 yılında beklendiği,

-Yatırım yapılabilecek ürünün kısıtlı olması ve yerel mal sahiplerinin gerçekçi olmayan getiri beklentileri nedeniyle 2010 yılında sakin bir seyir izleyen yatırım piyasasının, yatırımcı talebindeki artışla birlikte 2011 yılında hareketlenmesinin beklendiği kaydedildi.

Perakende

Jones Lang LaSalle Türkiye Gayrimenkul Piyasası 2010 Gelişmeleri ve 2011 Öngörüleri raporuna göre; perakende harcamalarında gerçekleşen güçlü artış sebebiyle 2010 yılı perakendeciler için olumlu geçti. 2009 yılının ilk 11 aylık döneminde gerçekleşen %5 oranındaki perakende sektörü ciro artışına karşın, 2010 yılında %7’lik artış ciro artışı kaydedildi. Gıda dışı ve hazır giyim perakende cirolarında kriz öncesi seviyelere dönüldü ve gıda dışı perakende cirosu %16 (2009 %11), hazır giyim %27 (2009 %18) oranında büyüdü. Perakendecilerin daha güçlü bir yatırım politikası izlemeleriyle birlikte özellikle, birincil alışveriş merkezleri ve bazı ikincil şehirlerdeki modern alışveriş merkezleri güçlü bir perakendeci talebiyle karşılaştı.

2010 yılında Türk perakendecilerinin yurtdışında güçlü yatırımlar gerçekleştirdiğini vurgulayan Jones Lang LaSalle Türkiye Başkanı Avi Alkaş, “Koton, LCW, İpekyol, Boyner, Mavi Jeans gibi Türk markaları Bağımsız Devletler Topluluğu, Ortadoğu ve Balkan ülkelerinin yanı sıra Avrupa pazarında da agresif bir şekilde genişlemeye devam ediyor.  Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği’ne göre,  Avrupa’da 2.100 adet Türk markası mevcut. Önümüzdeki 10 yıl içinde bu rakamın 40.000’e yükselmesi bekleniyor. Hipermarket ve elektronik market zincirleri perakende piyasasının en aktif oyuncuları olmaya devam ediyor. Carrefour ve Tesco Kipa gibi uluslararası perakende zincirlerinin yanı sıra yerel markalardan Teknosa ve Migros da önemli oyuncular olarak öne çıktı. CarrefourSA, 2010 yılında 74 adet süpermarket ve bir adet hipermarket açılışı gerçekleştirirken, elektronik market perakende cirolarında %20 oranında bir büyüme gerçekleşti. Ayrıca geçtiğimiz yıl Prada, H&M,  Rossman, Godiva, David’s Bridal, Kipling ve Uterque gibi birçok yabancı marka da Türk piyasasına giriş yaptı” dedi.

Güçlü perakende harcaması ve ekonomik büyümenin henüz kira oranlarına yansımadığına değinen Avi Alkaş, “Perakende piyasasında yoğunluğun artması, alışveriş merkezi sahiplerinin pazarlık gücünü düşürmekte ve kira oranlarındaki artışı engelliyor. Zorlu Center gibi çekim merkezi haline gelmesi muhtemel projeler ve birincil merkezlerde yer alan alışveriş merkezlerine olan güçlü perakendeci talebi, kira oranlarındaki artışı tetikleyecektir. Bu durum özellikle, alışveriş merkezlerinin rekabet edilebilirlik özelliğini arttıran eğlence üniteleri gibi farklı değişkenlerinin önemini vurguluyor. Akvaryum, bilim ve teknoloji merkezi, kültür ve gösteri merkezi gibi güçlü eğlence merkezlerine sahip alışveriş merkezleri daha güçlü bir perakendeci talebi ile karşılaşacak” dedi.

2007 ve 2008 yılında 950.000–1 milyon m² arasında kiralanabilir alan artışı yaşanırken, 2009 ve 2010 yılında büyümenin yavaşlayarak 800.000 – 850.000 m²’ye gerilediğini ve bu durumun artan yoğunluk nedeniyle piyasada değişen trendin başlangıcı olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Jones Lang LaSalle Sermaye Piyasaları & Danışmanlık Hizmetleri Direktörü Dr. Kıvanç Erman,“ 2009 yılında toplam 855.000 m² kiralanabilir alana sahip 27 alışveriş merkezi açılırken, 2010 yılında toplam 827.000 m² kiralanabilir alana sahip 28 alışveriş merkezi açıldı. Kiralanabilir alandaki büyüme, 2009 yılında Anadolu ve İstanbul’da eşit olarak şekilde dağılırken, 2010’da Anadolu’da daha güçlü bir büyüme yaşandı. 2012 yılı sonuna kadar Anadolu’da 1,1 milyon m², İstanbul’da ise 850.000 m² kiralanabilir alanın perakende piyasasına girmesi bekleniyor. 2012 yılı sonu itibariyle, İstanbul’da toplam kiralanabilir alanı 3,5 milyon m²’ye ve Anadolu’da 5 milyon m²’ye ulaşmasıyla birlikte, Türkiye’deki toplam kiralanabilir alan 327 alışveriş merkezinde 8.47 milyon m²’ye ulaşacak. Ayrıca 2012 yılından itibaren İstanbul, perakende yoğunluğu bakımından Ankara’yı geçerek, Türkiye’nin en yoğun perakende piyasası olacak” dedi. Tekirdağ, Bursa ve Denizli gibi ikincil şehirlerin de Türkiye’nin en yoğun perakende piyasaları arasına girdiğini belirten Kıvanç Erman, Eskişehir’in, sıralamada hızlı bir yükselişe geçtiğini ve 2012 yılı sonunda Tekirdağ’ın ardından Türkiye’nin en yoğun dördüncü perakende piyasası olmasının beklendiğini sözlerine ekledi.

Ofis piyasası

Rapora göre; 2010 yılında ofis piyasasında toplam kiralanan alan 110.000 m² olarak gerçekleşmiş ve 2009 yılıyla hemen hemen aynı oranda kalmıştır. 2010 yılı boyunca gerçekleşen toplam işlem hacminin %55’i Asya yakasında iken, Merkezi İş Alanı’nda (MİA) bu oran %44 düzeyinde seyretmiştir. Birincil kira rakamları 2009 yılının çeyreğinden itibaren sabit kalarak, metrekare başına aylık 30 Euro düzeyinde gerçekleşmiştir. Kira oranlarında artış beklentisi güçlü bir şekilde devam etmektedir. Jones Lang LaSalle’in Ofis Saati çalışmasına göre, İstanbul saat 6’yı biraz geçe konumlandırılarak, kira artış trendinin başlamakta olduğuna işaret etmektedir.

Ofis piyasasında kiracı talebinde görülen artış doğrultusunda, İstanbul’daki boşluk oranlarının 2010 yılında düşüş eğilimi gösterdiğini söyleyen Kıvanç Erman, “ 2010 yılının ilk yarısında %9 düzeyinde olan İstanbul ofis piyasasındaki boşluk oranları yılsonunda %7,8 düzeyine gerilerken, 2010 yılının başlarında %6 düzeyinde olan merkezi iş alanındaki (MİA) boşluk oranları yılsonu itibariyle %3,6 seviyesine indi. Piyasaya giren yeni projeler ile birlikte Avrupa yakasının MİA dışı bölgelerinde yılın ilk çeyreğinde %10,6 olan boşluk oranı, yılsonu itibariyle %16,9’a yükseldi. İstanbul’un Asya yakasında ise, Akkom Ofis Park’ın ilk bloğu ve My Office gibi ofis projelerinin piyasaya girmesine rağmen, 2010 yılı sonu itibariyle boşluk oranları %5,6 düzeyine geriledi. Toplam kiralama işlem hacminin %55’ini kapsayan Asya yakası, kiracılar tarafından en çok tercih edilen ofis alt pazarı olarak öne çıkıyor. 2010 yılında İstanbul’da A sınıfı ofis gelişimi, geçtiğimiz yıla oranla daha yavaş bir büyüme gerçekleştirdi, 2009 yılında piyasaya giren ofis arzı 250.000 m²  iken, 2010 yılında 196.000 m²’de kaldı. A tipi ofis alanı arzındaki yavaşlamanın en önemli nedeni, Asya yakasındaki ofis gelişiminde bir yavaşlama görülmesidir. 2010 yılında Avrupa yakasındaki MİA dışı bölgeler 80.000 m² ile en büyük ofis alanı artışı kaydedilirken, MİA’da bu rakam 43.000 m², Asya yakasında da 73.000 m² ’de kaldı. 2010 yılı içerisinde MİA‘da tamamlanan ofis projeleri arasında Barbaros Plaza, Levent’te bulunan Gerçek Plaza ve Levent Ofis yer alıyor. Ümraniye’deki Doruk Plaza ile Akkom Ofis Park’ın ilk bloğu ve Ataşehir’de faaliyete geçen My Office İstanbul’un Asya yakasında tamamlanan başlıca ofis projeleri arasında. Tamamlanan ofis projeleriyle birlikte, İstanbul ofis piyasasındaki A tipi toplam ofis arzı 2010 yılı sonu itibariyle 2,5 milyon m²’ye yükseldi. MIA toplam A sınıfı ofis arzının %44’ünü oluştururken, Asya yakasında bu oran %29 ve Avrupa’nın MİA-dışı bölgelerinde ise %27 düzeyinde gerçekleşti. İnşaat halinde bulunan projeler göz önüne alındığında, İstanbul ofis piyasasında gelecek arz çoğunlukla, başta Ümraniye olmak üzere, İstanbul’un Asya yakasında bulunan ofis alt pazarlarında yoğunlaşıyor. Asya yakasında 200.000 m² A sınıfı ofis alanının piyasaya giriş yapması bekleniyor. Gelecek ofis arzı büyüklüğü bakımından, Asya yakasından ardından 153.000 m²  kiralanabilir ofis alanı ile Avrupa yakasının MİA dışı bölgeleri gelmektedir. Henüz inşaatına başlanmayan ofis projeleri hariç tutulduğunda, MİA’da yaklaşık 100.000 m² A tipi ofis alanının piyasaya giriş yapması tahmin edilmektedir” dedi.

Jones Lang LaSalle olarak, küresel yatırım fonlarından ve Körfez ülkelerinden Türk ofis piyasasına güçlü bir yatırımcı ilgisinin olduğunu gözlemlediklerini belirten Kıvanç Erman, “Özellikle, kredibilitesi yüksek kiracılara ve tek bir mülkiyete sahip ofis binaları güçlü bir talep ile karşılaşıyor. Fakat bu özelliklere sahip ofis binalarının kısıtlı sayıda olması, yatırım işlemlerinin gerçekleşmesini engelliyor. Jones Lang LaSalle piyasa bilgisi ve potansiyel yatırımcılarla ilişkilerimiz doğrultusunda, birincil getiri oranının %8’in çok az altında olduğunu düşünmekteyiz” dedi.

Lojistik piyasası

Jones Lang LaSalle Türkiye Gayrimenkul Piyasası 2010 Gelişmeleri ve 2011 Öngörüleri raporuna göre;  2009 yılında yaşanan ekonomik daralmadan en çok etkilenen sektör olan lojistik piyasasında, 2010 yılında ekonomik toparlanmayla beraber kiracı talebinde bir canlanma görülmesine karşın, kira oranları ve işlem hacmi üzerinde henüz etkili olmadı.

2010 yılının dördüncü çeyreğinde kiralama işlemlerinde artış gözlemlendiğine değinen Kıvanç Erman, “Yılın son çeyreğinde, ilk üççeyrek ile karşılaştırıldığında daha yüksek bir kiralama işlem hacmi ile karşılaşıldı. Dördüncü çeyrekte İstanbul’da gerçekleşen işlem hacmi, yaklaşık 150.000 m² olarak hesaplandı. Kiralama işlemlerinin 2/3’ü Asya yakasında gerçekleşirken, geri kalanı Avrupa yakasındaki Haramidere’de gerçekleşti. Avrupa yakası, Asya yakasına oranla daha düşük bir kiralama işlem hacmi ile karşılaştı. Kur paritesindeki hareketlenmelerden dolayı, arsa sahipleri kira rakamlarını Euro yerine Dolar üzerinden fiyatlandırmaya başladılar. Asya yakasında kira oranları metrekare başına aylık 5.5–7 Dolar arasında değişirken, Avrupa yakasında metrekare başına aylık 6-7 Dolar arasında gerçekleşiyor. Gelişmekte olan lojistik projelerinin sınırlı sayıda olması ve kiracı talebinde gözlemlenen canlanmayla beraber, 2011 yılında kira oranlarında bir artış beklenmektedir” dedi.

Otel piyasası

Raporda 2010 yılı başından itibaren otel piyasası koşullarının da diğer piyasalar gibi bariz bir düzelme gösterdiği ve ticari performanslarında olumlu etkiler görüldüğü belirtildi.

2010 yılının ilk on bir ayında, otellerde dolulukta %14,3’ lük ve odabaşına düşen gelirde geçen senenin aynı dönemine oranla %16’lık bir artış gerçekleşti. İstanbul’daki beş yıldızlı otellerin doluluk oranının ve ortalama oda fiyatlarının Ocak-Kasım döneminde yükselmesi, odabaşına düşen gelirde %18,9’luk artışa neden oldu. Birçok uluslararası organizasyonun İstanbul’da düzenlenmesi, doluluğun artmasında olumlu bir rol oynadı. Yurt dışından Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının, 2011 yılında artmaya devam etmesini beklemekteyiz. 2010 yılındaki en dikkat çeken açılış Pera Palas Otel oldu. Ayrıca İstanbul’da Green Park Hotel, Divan Çorlu ve Via Port Hotel açılırken; Anadolu’da ise Garden Inn Kütahya, Konya ve Kayseri’de ise Novotel ve Ibis Otelleri hizmete girdi. Uluslararası piyasalarda görülen toparlanmayla beraber, Türk otel piyasasına olan ilgi de artıyor. Ancak, satıcının istediği fiyat ve uluslararası yatırımcının düşündüğü fiyat arasındaki fark hala bir sorun olmaya devam ediyor. Bazı uluslararası yatırımcılar, otel projelerine inşaat döneminde ortak olarak girmeyi tercih ediyorlar.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

AVM

ECE Türkiye’den Adana’ya Stratejik AVM hamlesi

Editör

Yazar:

ECE Türkiye, Adana’daki Adapalm Alışveriş Merkezi ile Doğu Akdeniz bölgesinde güçlü bir perakende ve eğlence destinasyonu yaratmayı hedefliyor. Bölgenin önemli üreticilerinden Akpolat ailesinin yatırımıyla hayata geçen proje, 65 bin metrekare kiralanabilir alanı ve 200’ün üzerinde mağazasının yanı sıra, 8 bin metrekarelik çocuk ve genç eğlence merkezi “HUPALUPA” ve güçlü yeme-içme konseptleriyle öne çıkıyor.

ECE Türkiye’nin sektörel bilgi birikimi ve global gücü ile Akpolat Ailesi’nin uzun vadeli yatırım yaklaşımını bir araya getiren Adapalm Alışveriş ve Eğlence Merkezi, Adana şehir merkezinde bölgesel ölçekte stratejik bir yeniden konumlandırma projesi olarak ele alınıyor. 200’ün üzerinde mağazasıyla 2026 yılının son çeyreğinde açılacak olan Adapalm; Adana’nın büyüyen nüfus yapısı, çevre illerle kurduğu güçlü bağ ve mevcut perakende arzındaki boşluk dikkate alınarak, şehir içinden ve çevre illerden düzenli ziyaretçi çekecek bir çekim merkezi olarak kurgulanıyor.

Şehre ve ekonomik yaşama değer katacak bir merkez

Adapalm AVM; güçlü marka karması, çocuklara ve ailelere yönelik büyük ölçekli eğlence alanları, çok çeşitli gastronomi seçenekleri ve sosyalleşme alanlarıyla bölge ekonomisine canlılık kazandırmayı hedefliyor. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 2.000 kişiye istihdam sağlayacak proje, Adana’nın perakende ticaret ve hizmet ekonomisine uzun vadeli katkı sunacak. Alışveriş, eğlence ve yeme-içmeyi bir arada sunan bu bütüncül yapı, şehrin sosyal hayatında yeni bir cazibe merkez oluşturmayı amaçlıyor.

Projenin en dikkat çeken özelliklerinden biri, 8.000 metrekare alana sahip HUPALUPA olacak. Bu alan, yalnızca Adana’nın değil, tüm Akdeniz Bölgesi’nin en büyük çocuk ve genç eğlence merkezi olarak planlanıyor. Eğlence alanlarıyla Adapalm, aileler ve genç ziyaretçiler için benzersiz bir deneyim sunacak ve şehrin sosyal yaşamına değer katacak.

“Adana, mevcut AVM arzı açısından Türkiye ortalamalarının altında”

ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Adapalm’i planlarken Adana’nın demografik yapısını, günlük yaşam alışkanlıklarını ve bölgenin gelişim potansiyelini detaylı şekilde analiz ettik. Adana; nüfus büyüklüğü, çevre illerle kurduğu güçlü bağ ve artan yatırımlara rağmen, modern ve deneyim odaklı alışveriş merkezi arzı açısından Türkiye ortalamalarının altında kalan bir şehir. Bu da doğru kurgulanmış projeler için önemli bir fırsat alanı yaratıyor. ECE Türkiye olarak Adapalm’de küresel trendleri yerele taşıyan, nitelikli ve çeşitli marka karmasıyla      bölgeye ilkleri getiren, güçlü eğlence ve gastronomi arzıyla çekim gücü oluşturan ve sosyalleşme alanları ile günün her saatinde misafirlerimizin konforlu zaman geçirebildikleri bir buluşma noktası oluşturacağız. Markaların en yeni konseptleriyle bölge ile buluşacak olmaları bizleri heyecanlandırıyor.”

“Adana’nın potansiyeline güvenerek uzun vadeli bir vizyonla ilerliyoruz”

Adapalm AVM’nin yatırımcısı Sinan Akpolat, “Biz yatırımlarımızı her zaman yaşadığımız coğrafyaya uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ele alıyoruz. AVM yatırımlarına bakışımız; kısa vadeli getirilerden çok, doğru konumlandırma, sürekli gelişim ve güçlü iş birlikleri üzerine kurulu. Adapalm AVM’de de hedefimiz; bölgenin ihtiyaçlarını doğru okuyan, perakendeci için sağlıklı bir ticari zemin, ziyaretçiler için ise yıllar boyunca karşılık bulacak bir yaşam alanı oluşturmak. Bu vizyonu hayata geçirirken ECE Türkiye gibi sektörde güçlü ve deneyimli bir iş ortağı ile çalışmak, projenin temel yapı taşlarından biri oldu” dedi.

Seda Akpolat ise projeyle ilgili olarak, “Adana; güçlü ticaret kültürü, genç nüfusu ve çevre illerle kurduğu bağlarla henüz tüm potansiyelini ortaya koymamış çok özel bir şehir. Adapalm AVM’yi, bu potansiyelin doğal bir parçası olacak şekilde; ailelerin, gençlerin ve şehrin sosyal hayatının bir araya geldiği, tüm paydaşları için yıllar boyunca değer üreten bir yaşam merkezi olarak konumlandırıyoruz. Hedefimiz, Adana’ya yakışan, şehirle güçlü bir bağ kuran ve bölgeye değer katan bir buluşma noktası yaratmak. HUPALUPA ile Akdeniz Bölgesi’nin en büyük çocuk ve genç eğlence alanını şehre kazandırmak da bu vizyonun önemli bir parçası” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

AVM

FİBA CP’den uluslararası başarı

Editör

Yazar:

Fiba Commercial Properties (Fiba CP), Türkiye’deki yatırımlarından İnegöl AVM ile uluslararası bir başarıya imza attı. İnegöl AVM çatısı altında hayata geçirilen “Gelenekten Geleceğe” projesi, dünyanın en itibarlı ödül programlarından biri olarak kabul edilen 22. Uluslararası İş Ödülleri (International Business Awards – Stevie® Awards) kapsamında dört ayrı dalda ödüle layık görüldü.

Proje, Avrupa’da Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı ve Toplum Katılımı Alanında Yılın İletişim/PR Kampanyası kategorilerinde Altın Stevie® Ödülü, Toplumsal İlişkiler ve Kurumsal Sorumluluk alanlarında ise Gümüş Stevie® Ödülü kazandı.

“Gelenekten Geleceğe” projesi, İnegöl’ün zengin kültürel mirasını sahiplenerek, geleneksel el sanatlarının yaşatılması, yerel halkın projeye aktif katılımı ve sosyal bağların güçlendirilmesini amaçladı. Katılımcı yaklaşımı, özgün içeriği ve sosyal etki odaklı yapısıyla jüri üyelerinin beğenisini kazanan proje, farklı kategorilerde aynı anda ödül alarak nadir bir başarıya imza attı.

Fiba Commercial Properties CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, ödülle ilgili yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: “Bu ödüller, sadece tek bir projenin başarısı olarak değerlendirilmemeli; aynı zamanda yerel kültüre duyduğumuz derin saygının, topluma karşı hissettiğimiz sorumluluğun ve uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonumuzun somut bir yansımasıdır. İnegöl AVM olarak bölgeyle güçlü bir bağ kurmayı, sadece bir alışveriş merkezi olmanın ötesine geçerek, sosyal yaşamın bir parçası olmayı önemsiyoruz. ‘Gelenekten Geleceğe’ projesiyle hedefimiz; geçmişin değerlerini günümüze taşıyarak, yerel halkın katılımıyla kültürel mirasımızı yaşatmak ve bu mirası gelecek kuşaklara ilham verici bir şekilde aktarmaktı. El sanatlarından topluluk atölyelerine, eğitimden etkileşimli etkinliklere kadar birçok bileşeni içinde barındıran bu kapsamlı yaklaşımımızın, dünya çapında kurumların toplumsal etkilerini ödüllendiren en saygın platformlardan biri olan Stevie Awards’ta 2 Altın ve 2 Gümüş ödülle onurlandırılması, bizler için büyük bir motivasyon kaynağıdır. Bu başarı; Fiba CP’nin kurumsal vizyonu, projeye gönül veren tüm paydaşlarımız, İnegöl halkının desteği ve özellikle özverili çalışmalarıyla süreci başarıyla yürüten İnegöl AVM ekibimizin ortaya koyduğu ortak emeğin gurur verici bir sonucudur.”

Devamını Oku

AVM

V Metroway AVM yarın kapılarını açacak

Editör

Yazar:

Başakşehir’de hayata geçirilen V Metroway alışveriş merkezi, 3 Ekim Perşembe günü açılacak. Dört kat üzerine yayılan yaklaşık 25 bin metrekare kiralanabilir alanda, 80 ulusal ve uluslararası markaya ev sahipliği yapacak olan V Metroway, organize perakende arzını ziyaretçilerine sunarak artan nüfusun talep ve ihtiyaçlarına cevap verecek.

V Metroway’den 800 kişiye istihdam

Yatırımını İsra Holding’in yaptığı V Metroway alışveriş merkezi, bünyesinde yer alan 80 markasıyla birlikte 800 kişiye istihdam sağlayacak. Bölgedeki organize perakende arzının güçlenmesine de katkıda bulunacak olan alışveriş merkezi, aynı zamanda 20 binin üzerindeki A+ konut, Başakşehir Kent Meydanı, Kuzey Yakası Ofisleri, Çam ve Sakura Hastanesi, Millet Kütüphanesi gibi yapıların yakın çevresinde yer alıyor.

Abdurrahim Tavlı “V Metroway AVK, yeni buluşma noktası olacak”

V Metroway AVM’nin açılmasıyla birlikte Başakşehir’in yeni bir çehreye kavuşacağını ifade eden İsra Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Tavlı “Dinamiklerini çok iyi bildiğimiz bir bölge olan Başakşehir’i daha da canlı ve cazip hale getirecek V Metroway Alışveriş Merkezi’nin kapıları bugün itibariyle açılıyor. Yerli ve yabancı birçok markayı tek çatı altında toplayan V Metroway, sadece alışveriş yapmak için bir mekân değil; sosyal bir buluşma noktası olacak. İstanbul’un en değerli lokasyonlarının başında gelen Başakşehir ve çevre ilçelerinden de on binlerce kişiyi misafir edecek olan V Metroway, yenilikçi ve sürdürülebilir yaklaşımı, bölgede oluşturacağı istihdam, içinde barındırdığı markalar ve dünya standartlarındaki yönetim anlayışıyla başta Başakşehir olmak üzere tüm İstanbul’a değer katacak” dedi.

Tanınmış markalar ilk kez Başakşehir’de

Alışveriş merkezinin uzun dönemli yönetiminden sorumlu olan ECE Türkiye, büyük gelişme potansiyeli barındıran Başakşehir’in merkezinde bir konuma sahip olan V Metroway’de modern ve dengeli bir marka karması oluşturdu. Alışveriş merkezindeki ulusal ve uluslararası markaların tamamı Başakşehir’de ilk mağazalarını açarken, kiracı karmasında bölgede sevilen lokal markalara da yer verildi. Bu lokal markalar, V Metroway ile ilk kez bir alışveriş merkezinde yerlerini aldılar.

ECE Türkiye Eş Genel Müdürü ve COO’su Semet Yolaç Canlıel, “İçinde bulunduğumuz zorlu şartlarda gerek İsra Holding’in yaptığı yatırımda iş ortakları olmaktan gerekse perakendecilerin projemize ve bize güvenerek V Metroway’de yer almalarından ötürü ECE Türkiye adına büyük mutluluk ve gurur duyuyorum” dedi. Canlıel sözlerine şöyle devam etti: “Bugün, kiracılarımız ve ekiplerimizin inancı ve çabaları sayesinde projemizin açılışını yapıyoruz. Bu açılış, doğru yer ve zamanda, doğru projeler ve iş birlikleri ile sektörümüzün geleceğine olan ortak inancımızı göstermesi açısından büyük önem taşıyor.”

V Metroway Alışveriş Merkezi’nde Migros, Teknosa, Mavi, Mr. DIY, Superstep ve Rossmann gibi büyük metrekareli markalara Tiffany and Tomato, Armine Trend, Mizalle, Lizay Pırlanta, Koçak Gold, Yves Rocher, Kiğılı, D’s Damat, Avva, Samsung ve Siemens gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren markalar eşlik ediyor. V Metroway, aralarında Espresso Lab, Kahve Dünyası, HD İskender, Bursa Kebap Evi, Green Salad, Saloon Burger ve Pidem’in de yer aldığı 18 kafe ve restoranı, 400 kişi oturma kapasiteli yeme-içme alanı, 600 metrekarelik çocuk oyun alanı, bin metrekareye yaklaşan terasları ve açık alanları ile ziyaretçilerine alışverişin yanında sosyalleşme, aileleri ile birlikte keyifli vakit geçirme ve eğlenme imkânı da sunuyor.

Ziyaretçiler, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde nüfusunun 1 milyon kişiye ulaşması beklenen Başakşehir’de açılan V Metroway’e, İstanbul Havalimanı ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü bağlantı yollarıyla birlikte Kuzey Marmara Otoyolu’nun yanı başındaki konumu sayesinde gerek toplu taşıma gerekse özel araçları ile veya yayan olarak kolayca ulaşabilecek. Alışveriş merkezinde ayrıca 550 araç kapasiteli bir otopark da ziyaretçilerin hizmetine sunulacak.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER