AVM
TL’ye geçiş AVM‘leri zorluyor
EVA Gayrimenkul Değerleme Kıdemli Müdürü Erdem Akyol, “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 12.09.2018 tarihli ve 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı”nın AVM yatırımcıları ve AVM kiracıları üzerindeki etkisi hakkındaki görüşlerini paylaştı.
AVM kiracıları sektörde uzun zamandır konuşulan bir konuydu. Genel giderlerinin sürekli döviz bazlı yükselmesine rağmen ciroların tatmin edici oranda artış göstermemesi, kira/ciro oranının kira ödeyen AVM kiracıları için kur artışında oldukça büyük bir sorun yaratmaktaydı. Bu konuya değinen Akyol, “Bu noktada birçok AVM yatırımcısı ek protokoller ile döviz kurlarını sabitleyerek kiracılarını dönemsel olarak rahatlatmaktaydı. Ancak 2018 Ağustos ayına gelindiğinde döviz kuru dalgalanmaları sonucunda euro 7,85, dolar ise 6,89 ile zirveye ulaşmıştı. Bu dönemde dolar ve euro kurlarının tarihin en yüksek seviyelerine çıkması sonucunda kur sabitleme yapılmayan AVM’lerde, kirasını ve/veya genel giderlerini dövize endeksli ödeyen perakendeciler için yıl içindeki bütçe hedeflerinin ciddi oranda sapmasına sebep oldu. Bu sürecin sonucunda birçok perakendeci için verimsiz noktalardaki mağazalarını kapama, AVM içerisinde daha küçük bir alana geçmek vb. aksiyon planları ile giderlerin azaltılması gibi operasyonel hamleler görülmekteydi. Süreç hem yatırımcı hem de kiracı için yürütülmesi zordu“ dedi.
Tebliğ neler getiriyor?
Akyol, sektördeki bu daralmaya bir nefes aldıracak hamle olarak nitelendirilen 32 sayılı Karar‘da Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında yapacakları bazı sözleşmelerde, sözleşmeye konu bedel ve sözleşmeden kaynaklı ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesinin yasaklandığını, döviz ve dövize endeksli sözleşme düzenleme yasağından istisna tutulacak işlemleri belirleme konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılındığını belirtti.
Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında belli durumlar haricinde 13 Eylül 2018’den önce yapılan ve halen yürürlükte olan döviz bazlı gayrimenkul satış ve kira sözleşmelerinde yer alan bedellerin ise Türk parasına dönüştürülmesinin zorunlu kıldığını ifade eden Akyol, tebliğde tekrar döviz veya dövize endeksli kiraya geçilmesi için 2 yıllık bir süre tanımlanmış olmasına karşın, tekrar döviz bazlı kira kontratlarına geçiş sürecinin daha yavaş ve 2 yıldan uzun bir sürede gerçekleşebileceğinin tahmin edildiğini söyledi.
Akyol, 32. madde uyarınca “Sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller 13.10.2018 tarihine kadar Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 02/01/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 02/01/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir” denildiğini belirtti.
Yabancı perakendeci yerli perakendeciye karşı dezavantajlı
Tebliğde yapılan bir değişiklikle ‘”yerleşik yabancı firmalara dövizle kiralama yapılabilir”’ kararının eklenmesi ile birlikte AVM’lerin tekrar hafif bir hareketlilik yaşadığını belirten Akyol, “Türk lirası üzerinden satış yapıp TL ciro elde eden yabancı bir perakendeci benzer sektörde faaliyet gösteren başka bir yerli perakendeci karşısında dezavantajlı duruma düşecektir. Tüm bu mevzuat bazlı gelişmelerin masanın her iki tarafında yer alan perakendeci ve AVM yatırımcısı üzerindeki etkilerini anlamak için AYD verilerine bakmak gerekli” dedi. Akyol, “Ülkemizde yaklaşık 58 milyar dolarlık AVM yatırımının yaklaşık %30’una tekabül eden kısmı tamamen yabancı sermaye tarafından gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Sektördeki AVM yatırımcılarının döviz borç seviyesi yaklaşık 15 milyar dolar seviyelerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu noktada AVM yatırımlarından borçlanmanın nasıl yapıldığına bakmak lazım. Maalesef döviz dışında bir yöntem göremiyoruz. Dövizle olan borcu Türk Lirası üzerinden finanse eden AVM yatırımcıları için hayat artık daha zor. AYD verilerini incelediğimize 2019 yılı Şubat ayında AVM’lerdeki perakende ciro endeksinin 2018 yılının aynı ayına göre %18,1 oranında artarak, %19,7 olarak açıklanan enflasyon oranının altında kaldığı görülüyor“ bilgisini ekledi.
Ciroların artmaması sorun yaratıyor
Akyol, “Perakendeciler için kira, operasyon giderler, genel giderler TÜFE/enflasyon bazlı artmasına karşın ciroların tatmin edici oranlarda artamaması önemli sorunlardan biri olarak ön plana çıkmakta ve bu durum sürdürülebilirlik açısından risk teşkil etmekte. Bu noktada ciroların gerek perakendeci gerekse AVM yatırımcısı tarafından dikkatli analiz ve projekte edilmesi gerekiyor. Ciroların takibi perakendeciler için ciro/(kira + ortak alan giderleri) dengesini test edebilmek, AVM yatırımcısı açısından ise TL’ye dönüş ile birlikte ciro farkı kirası, m2 ve kategori bazında verimliliği ölçebilmesi hatta doğru tahmin edilebilmesi önemli. Ayrıca bu süreç sürdürülebilirlik açısından, perakendeci için verimsiz mağazaların tespiti, AVM yatırımcısı için ise riskli kategori/mağazalar için gerekli operasyonel müdahalelerin yapılması için imkân sağlamaktadır“ dedi. “Artık sabit kira ile kiralama yapmanın zorlaştığının gelecek dönemlerde ciro azlı kiraların daha önemli olacağını görüyoruz. Ama bu da ileride yatırım yapılmasının önünü kapatacak, çünkü sabit bir kira garantisi olmayan bir mülkün finansmanın sağlamakta o denli zor olacak. Bu açıdan bakıldığından AVM yatırımlarının daha uzun bir süre göremeyeceğimizi öngörmek zor değil“ diye ekledi.
Bu noktada 32 sayılı tebliğin AVM yatırımcısı ve kiracısı açısından etkisi belirlemek için gerek son dönemde hızla artan e-ticaret, mevcut AVM rakipleri, inşaat halinde olan gelecek AVM’ler ve alışveriş caddeleri arasındaki yoğun rekabetin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Akyol, “Sektördeki AVM sahibi yabancı fonların ve yabancı sermayeli perakendecilerin özellikle 2019 yılı içindeki pozisyonları ve hamleleri önemle takip edilmelidir. Bu aşamada bankaların/finans kurumlarının AVM’nin dövize endeksli kontrat gelirleri üzerinden kredilendirme sürecinin yürüttüğü, ancak TL‘ye geçiş ile güncel kur üzerinden gelir elde edemeyen, ancak döviz borcu için yeniden bir yapılandırmaya gidemeyen AVM’ler için zor bir yıl olacağını söylemek yanlış olmayacaktır“ görüşünü ileri sürdü. Akyol, “AVM‘ler kira gelirine dayalı satışları gerçekleşen unsurlardır. Kira çarpanları artık düştü. Çünkü artık riskli yatırımlar olarak değerlendiriliyorlar, bu açıdan da yatırımcı kaybetti “dedi. Akyol, “Sonuç olarak 32 sayılı kararname her ne kadar perakendeye nefes aldırsa da, yatırımı yapılmış AVM‘lerin mevcut kredilerin sürdürülebilirliğinin riske girmesine neden oldu. İşler hiçbir taraf için kolay değil. Finansı sağlayan, yatırımcı ve perakendeci aynı gemide, umarız gemiyi batırmadan sürdürmeyi başarırlar“ diye ekledi.
AVM
ECE Türkiye’den Adana’ya Stratejik AVM hamlesi
ECE Türkiye, Adana’daki Adapalm Alışveriş Merkezi ile Doğu Akdeniz bölgesinde güçlü bir perakende ve eğlence destinasyonu yaratmayı hedefliyor. Bölgenin önemli üreticilerinden Akpolat ailesinin yatırımıyla hayata geçen proje, 65 bin metrekare kiralanabilir alanı ve 200’ün üzerinde mağazasının yanı sıra, 8 bin metrekarelik çocuk ve genç eğlence merkezi “HUPALUPA” ve güçlü yeme-içme konseptleriyle öne çıkıyor.
ECE Türkiye’nin sektörel bilgi birikimi ve global gücü ile Akpolat Ailesi’nin uzun vadeli yatırım yaklaşımını bir araya getiren Adapalm Alışveriş ve Eğlence Merkezi, Adana şehir merkezinde bölgesel ölçekte stratejik bir yeniden konumlandırma projesi olarak ele alınıyor. 200’ün üzerinde mağazasıyla 2026 yılının son çeyreğinde açılacak olan Adapalm; Adana’nın büyüyen nüfus yapısı, çevre illerle kurduğu güçlü bağ ve mevcut perakende arzındaki boşluk dikkate alınarak, şehir içinden ve çevre illerden düzenli ziyaretçi çekecek bir çekim merkezi olarak kurgulanıyor.
Şehre ve ekonomik yaşama değer katacak bir merkez
Adapalm AVM; güçlü marka karması, çocuklara ve ailelere yönelik büyük ölçekli eğlence alanları, çok çeşitli gastronomi seçenekleri ve sosyalleşme alanlarıyla bölge ekonomisine canlılık kazandırmayı hedefliyor. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 2.000 kişiye istihdam sağlayacak proje, Adana’nın perakende ticaret ve hizmet ekonomisine uzun vadeli katkı sunacak. Alışveriş, eğlence ve yeme-içmeyi bir arada sunan bu bütüncül yapı, şehrin sosyal hayatında yeni bir cazibe merkez oluşturmayı amaçlıyor.
Projenin en dikkat çeken özelliklerinden biri, 8.000 metrekare alana sahip HUPALUPA olacak. Bu alan, yalnızca Adana’nın değil, tüm Akdeniz Bölgesi’nin en büyük çocuk ve genç eğlence merkezi olarak planlanıyor. Eğlence alanlarıyla Adapalm, aileler ve genç ziyaretçiler için benzersiz bir deneyim sunacak ve şehrin sosyal yaşamına değer katacak.
“Adana, mevcut AVM arzı açısından Türkiye ortalamalarının altında”
ECE Türkiye Genel Müdürü Semet Yolaç Canlıel, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Adapalm’i planlarken Adana’nın demografik yapısını, günlük yaşam alışkanlıklarını ve bölgenin gelişim potansiyelini detaylı şekilde analiz ettik. Adana; nüfus büyüklüğü, çevre illerle kurduğu güçlü bağ ve artan yatırımlara rağmen, modern ve deneyim odaklı alışveriş merkezi arzı açısından Türkiye ortalamalarının altında kalan bir şehir. Bu da doğru kurgulanmış projeler için önemli bir fırsat alanı yaratıyor. ECE Türkiye olarak Adapalm’de küresel trendleri yerele taşıyan, nitelikli ve çeşitli marka karmasıyla bölgeye ilkleri getiren, güçlü eğlence ve gastronomi arzıyla çekim gücü oluşturan ve sosyalleşme alanları ile günün her saatinde misafirlerimizin konforlu zaman geçirebildikleri bir buluşma noktası oluşturacağız. Markaların en yeni konseptleriyle bölge ile buluşacak olmaları bizleri heyecanlandırıyor.”
“Adana’nın potansiyeline güvenerek uzun vadeli bir vizyonla ilerliyoruz”
Adapalm AVM’nin yatırımcısı Sinan Akpolat, “Biz yatırımlarımızı her zaman yaşadığımız coğrafyaya uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ele alıyoruz. AVM yatırımlarına bakışımız; kısa vadeli getirilerden çok, doğru konumlandırma, sürekli gelişim ve güçlü iş birlikleri üzerine kurulu. Adapalm AVM’de de hedefimiz; bölgenin ihtiyaçlarını doğru okuyan, perakendeci için sağlıklı bir ticari zemin, ziyaretçiler için ise yıllar boyunca karşılık bulacak bir yaşam alanı oluşturmak. Bu vizyonu hayata geçirirken ECE Türkiye gibi sektörde güçlü ve deneyimli bir iş ortağı ile çalışmak, projenin temel yapı taşlarından biri oldu” dedi.
Seda Akpolat ise projeyle ilgili olarak, “Adana; güçlü ticaret kültürü, genç nüfusu ve çevre illerle kurduğu bağlarla henüz tüm potansiyelini ortaya koymamış çok özel bir şehir. Adapalm AVM’yi, bu potansiyelin doğal bir parçası olacak şekilde; ailelerin, gençlerin ve şehrin sosyal hayatının bir araya geldiği, tüm paydaşları için yıllar boyunca değer üreten bir yaşam merkezi olarak konumlandırıyoruz. Hedefimiz, Adana’ya yakışan, şehirle güçlü bir bağ kuran ve bölgeye değer katan bir buluşma noktası yaratmak. HUPALUPA ile Akdeniz Bölgesi’nin en büyük çocuk ve genç eğlence alanını şehre kazandırmak da bu vizyonun önemli bir parçası” ifadelerini kullandı.
AVM
FİBA CP’den uluslararası başarı
Fiba Commercial Properties (Fiba CP), Türkiye’deki yatırımlarından İnegöl AVM ile uluslararası bir başarıya imza attı. İnegöl AVM çatısı altında hayata geçirilen “Gelenekten Geleceğe” projesi, dünyanın en itibarlı ödül programlarından biri olarak kabul edilen 22. Uluslararası İş Ödülleri (International Business Awards – Stevie® Awards) kapsamında dört ayrı dalda ödüle layık görüldü.
Proje, Avrupa’da Yılın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Programı ve Toplum Katılımı Alanında Yılın İletişim/PR Kampanyası kategorilerinde Altın Stevie® Ödülü, Toplumsal İlişkiler ve Kurumsal Sorumluluk alanlarında ise Gümüş Stevie® Ödülü kazandı.
“Gelenekten Geleceğe” projesi, İnegöl’ün zengin kültürel mirasını sahiplenerek, geleneksel el sanatlarının yaşatılması, yerel halkın projeye aktif katılımı ve sosyal bağların güçlendirilmesini amaçladı. Katılımcı yaklaşımı, özgün içeriği ve sosyal etki odaklı yapısıyla jüri üyelerinin beğenisini kazanan proje, farklı kategorilerde aynı anda ödül alarak nadir bir başarıya imza attı.
Fiba Commercial Properties CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, ödülle ilgili yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: “Bu ödüller, sadece tek bir projenin başarısı olarak değerlendirilmemeli; aynı zamanda yerel kültüre duyduğumuz derin saygının, topluma karşı hissettiğimiz sorumluluğun ve uzun vadeli sürdürülebilirlik vizyonumuzun somut bir yansımasıdır. İnegöl AVM olarak bölgeyle güçlü bir bağ kurmayı, sadece bir alışveriş merkezi olmanın ötesine geçerek, sosyal yaşamın bir parçası olmayı önemsiyoruz. ‘Gelenekten Geleceğe’ projesiyle hedefimiz; geçmişin değerlerini günümüze taşıyarak, yerel halkın katılımıyla kültürel mirasımızı yaşatmak ve bu mirası gelecek kuşaklara ilham verici bir şekilde aktarmaktı. El sanatlarından topluluk atölyelerine, eğitimden etkileşimli etkinliklere kadar birçok bileşeni içinde barındıran bu kapsamlı yaklaşımımızın, dünya çapında kurumların toplumsal etkilerini ödüllendiren en saygın platformlardan biri olan Stevie Awards’ta 2 Altın ve 2 Gümüş ödülle onurlandırılması, bizler için büyük bir motivasyon kaynağıdır. Bu başarı; Fiba CP’nin kurumsal vizyonu, projeye gönül veren tüm paydaşlarımız, İnegöl halkının desteği ve özellikle özverili çalışmalarıyla süreci başarıyla yürüten İnegöl AVM ekibimizin ortaya koyduğu ortak emeğin gurur verici bir sonucudur.”
AVM
V Metroway AVM yarın kapılarını açacak
Başakşehir’de hayata geçirilen V Metroway alışveriş merkezi, 3 Ekim Perşembe günü açılacak. Dört kat üzerine yayılan yaklaşık 25 bin metrekare kiralanabilir alanda, 80 ulusal ve uluslararası markaya ev sahipliği yapacak olan V Metroway, organize perakende arzını ziyaretçilerine sunarak artan nüfusun talep ve ihtiyaçlarına cevap verecek.
V Metroway’den 800 kişiye istihdam
Yatırımını İsra Holding’in yaptığı V Metroway alışveriş merkezi, bünyesinde yer alan 80 markasıyla birlikte 800 kişiye istihdam sağlayacak. Bölgedeki organize perakende arzının güçlenmesine de katkıda bulunacak olan alışveriş merkezi, aynı zamanda 20 binin üzerindeki A+ konut, Başakşehir Kent Meydanı, Kuzey Yakası Ofisleri, Çam ve Sakura Hastanesi, Millet Kütüphanesi gibi yapıların yakın çevresinde yer alıyor.
Abdurrahim Tavlı “V Metroway AVK, yeni buluşma noktası olacak”
V Metroway AVM’nin açılmasıyla birlikte Başakşehir’in yeni bir çehreye kavuşacağını ifade eden İsra Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Tavlı “Dinamiklerini çok iyi bildiğimiz bir bölge olan Başakşehir’i daha da canlı ve cazip hale getirecek V Metroway Alışveriş Merkezi’nin kapıları bugün itibariyle açılıyor. Yerli ve yabancı birçok markayı tek çatı altında toplayan V Metroway, sadece alışveriş yapmak için bir mekân değil; sosyal bir buluşma noktası olacak. İstanbul’un en değerli lokasyonlarının başında gelen Başakşehir ve çevre ilçelerinden de on binlerce kişiyi misafir edecek olan V Metroway, yenilikçi ve sürdürülebilir yaklaşımı, bölgede oluşturacağı istihdam, içinde barındırdığı markalar ve dünya standartlarındaki yönetim anlayışıyla başta Başakşehir olmak üzere tüm İstanbul’a değer katacak” dedi.
Tanınmış markalar ilk kez Başakşehir’de
Alışveriş merkezinin uzun dönemli yönetiminden sorumlu olan ECE Türkiye, büyük gelişme potansiyeli barındıran Başakşehir’in merkezinde bir konuma sahip olan V Metroway’de modern ve dengeli bir marka karması oluşturdu. Alışveriş merkezindeki ulusal ve uluslararası markaların tamamı Başakşehir’de ilk mağazalarını açarken, kiracı karmasında bölgede sevilen lokal markalara da yer verildi. Bu lokal markalar, V Metroway ile ilk kez bir alışveriş merkezinde yerlerini aldılar.
ECE Türkiye Eş Genel Müdürü ve COO’su Semet Yolaç Canlıel, “İçinde bulunduğumuz zorlu şartlarda gerek İsra Holding’in yaptığı yatırımda iş ortakları olmaktan gerekse perakendecilerin projemize ve bize güvenerek V Metroway’de yer almalarından ötürü ECE Türkiye adına büyük mutluluk ve gurur duyuyorum” dedi. Canlıel sözlerine şöyle devam etti: “Bugün, kiracılarımız ve ekiplerimizin inancı ve çabaları sayesinde projemizin açılışını yapıyoruz. Bu açılış, doğru yer ve zamanda, doğru projeler ve iş birlikleri ile sektörümüzün geleceğine olan ortak inancımızı göstermesi açısından büyük önem taşıyor.”
V Metroway Alışveriş Merkezi’nde Migros, Teknosa, Mavi, Mr. DIY, Superstep ve Rossmann gibi büyük metrekareli markalara Tiffany and Tomato, Armine Trend, Mizalle, Lizay Pırlanta, Koçak Gold, Yves Rocher, Kiğılı, D’s Damat, Avva, Samsung ve Siemens gibi farklı branşlarda faaliyet gösteren markalar eşlik ediyor. V Metroway, aralarında Espresso Lab, Kahve Dünyası, HD İskender, Bursa Kebap Evi, Green Salad, Saloon Burger ve Pidem’in de yer aldığı 18 kafe ve restoranı, 400 kişi oturma kapasiteli yeme-içme alanı, 600 metrekarelik çocuk oyun alanı, bin metrekareye yaklaşan terasları ve açık alanları ile ziyaretçilerine alışverişin yanında sosyalleşme, aileleri ile birlikte keyifli vakit geçirme ve eğlenme imkânı da sunuyor.
Ziyaretçiler, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde nüfusunun 1 milyon kişiye ulaşması beklenen Başakşehir’de açılan V Metroway’e, İstanbul Havalimanı ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü bağlantı yollarıyla birlikte Kuzey Marmara Otoyolu’nun yanı başındaki konumu sayesinde gerek toplu taşıma gerekse özel araçları ile veya yayan olarak kolayca ulaşabilecek. Alışveriş merkezinde ayrıca 550 araç kapasiteli bir otopark da ziyaretçilerin hizmetine sunulacak.
