Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Hayat Kimya, temizlik kağıdı sektöründe 3,5 yılda %25 pazar payına ulaştı

Editör
Orhan İdil
Abone Ol:

2006 yılında Papia, Familia ve Teno markaları ile temizlik kağıdı sektörüne Türkiye’nin 2. büyük temizlik kağıdı üreticisi olarak adım atan Hayat Kimya, 3 ve 4 katlı tuvalet kağıdından sonra şimdi de 6 katlı tuvalet kağıdı üretimine başladı.

Hayat Kimya, 6 katlı “Papia Deluxe Tek Yaprak Yeter” ürünü için 15 milyon dolarlık yeni üretim hattı kurdu.

2009 yılını %25 pazar payı ile kapatan Hayat Kimya, sene başında çıkardığı renkli desenlere sahip Papia Decor Havlu ve şimdi de yeni tuvalet kağıdı 6 katlı “Papia Deluxe Tek Yaprak Yeter” ile pazardaki kalite çıtasını daha da yükseltecek yenilikleriyle 2010 yılında pazar lideri olmayı hedefliyor.

Grubun ana markası “çünkü daha iyisine layıksın” sloganı ile yola çıkan Papia, Türk temizlik kağıtları sektöründe çok katlı devrin öncüsü konumunu sürdürüyor. Türkiye’de ilk kez 2006 yılında 3 katlı ve 2007 yılında 4 katlı tuvalet kağıdı konforuyla tüketiciyi buluşturan Papia, şimdi de 6 katlı tuvalet kağıdını “Papia Deluxe Yek Yaprak Yeter” adı ile tüketicinin beğenisine sunuyor.

Papia Deluxe: Türkiye’de üretilen ilk ve tek altı katlı tuvalet kağıdı

Türkiye’de 6 katlı tuvalet kağıdı üretim teknolojisine sahip tek firma olan Hayat Kimya “Papia Deluxe Tek Yaprak Yeter” ile tüketicilere arzu ettikleri dayanıklılığı sunuyor. Özel harmanı ve 6 katı sayesinde “Papia Deluxe Tek Yaprak Yeter”, suyla temasında kesinlikle dağılmıyor, klozete atıldığında ise kolayca eriyor. Standart tuvalet kağıtlarından %30 daha büyük yapraklara sahip Papia Deluxe’ün tek yaprağı bile tüketicinin ihtiyacını kolayca karşılamaya yetiyor.

Papia’nın sektördeki konumunu değerlendiren Hayat Kimya Genel Koordinatörü Prof. Dr. Orhan İdil, “Papia, Familia, Teno markaları ile temizlik kağıdı sektörüne 2006 yılı Nisan ayında giren Hayat Kimya, 3,5 yıl gibi kısa bir sürede %25 pazar payına ulaştı. İlk çıktığımız yıldan günümüze kadar tüketicilerimizin istekleri ve tercihleri doğrultusunda ürünlerimizi geliştirerek tüketiciyi birçok yenilikle buluşturduk. Son olarak da kriz döneminde yatırımlarımıza devam ederek sektördeki iddiamızı güçlendirdik. 2010 yılında yeni yatırımlarımız ve yeni ürünlerimiz ile pazar lideri olmayı hedefliyoruz.”dedi.

Orhan İdil, “35 yıldır Türk tüketicisi tek katlı ve 2 katlı ürünlere mahkum edildi. Papia’nın pazara çok katlı ürünleri sunması ile birlikte tüketicinin bu ürünlere gösterdiği ilgiyi fark eden rakiplerimiz de bizim açtığımız yoldan yürümeye başladı. Bu değişime öncü olduğumuz ve tüketicinin yaşam kalitesini yükseltmeye katkı sağladığımız için gurur duyuyoruz” diyerek Papia’nın Türkiye’deki çok katlı ürünlerin öncüsü olduğunun altını çizdi.

Altı katlı Papia Deluxe tek yaprak yeter’in önemine değinen Hayat Kimya Temizlik Kağıtları Pazarlama Müdürü Aysel Aydın, “Türkiye’de tuvalet kağıdının ıslak kullanımı yaygın olduğundan yaptığımız tüketici araştırmalarında tüketici beklentilerinde ürünün dayanıklılığının birinci kriter olarak karşımıza çıktığını gördük. Tüketici, tuvalet kağıdında elinde yeterli dolgunluğu hissedene kadar en az 4 ile 6 yaprak arası tuvalet kağıdı kopartıyor. Altı katlı tuvalet kağıdı sayesinde tüketici tek bir yaprakla istediği kağıt dolgunluğuna ve dayanıklılığına ulaşmış oluyor. Böylece Papia Deluxe Tek Yaprak Yeter, tek seferde 5 veya 6 yaprak yerine tek yaprak kullandırarak tüketicinin kullanım alışkanlıklarında da bir devrim yaratıyor” açıklamasını yaptı.

Papia Deluxe, Hayat Kimya temizlik kağıtlarının sektördeki iddiasını güçlendirecek

Aysel Aydın, Türkiye’de kişi başı temizlik kağıdı tüketiminin 2.5 kg civarında olduğunu belirtti. Aysel Aydın, “Avrupa’da 12 kg ile Türkiye’nin 5 katı civarında tüketim gerçekleştiriliyor. Temizlik kağıdı tüketiminin %48’ini tuvalet kağıdı, %23’ünü havlu ve %25’ini ise peçete oluşturuyor. Toplam hanelerin yalnızca %25-30’u tuvalet kağıdı tüketiyor ve bu nedenle Türkiye’de temizlik kağıdı pazarının büyüme potansiyeli yüksek” dedi

Türkiye’de temizlik kağıdı sektöründe kalite kriterlerini değiştirdiklerini ve tüketiciyi pek çok yenilikle tanıştırdıklarını belirten Aydın, Hayat Temizlik Kağıtları olarak her segmente hitap eden markaları ve geniş ürün yelpazesi ile temizlik kağıdı tüketiminin artmasına da ciddi anlamda katkıları olduğunu vurguladı.

Aysel Aydın, temizlik kağıdı sektörüne çok katlı ürünleri ilk kez sunarak tüketicinin ihtiyacı olan yumuşaklık ve dayanıklılığı Papia markasında buluşturduklarını hatırlattı. Aydın,“Yeni ürünümüz Papia Deluxe Tek Yaprak Yeter, pazardaki iddiamızı güçlendirecek” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem başlıyor

Editör

Yazar:

Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.

Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.

Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.

Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.

Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi

Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.

Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.

Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.

Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.

Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.

Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Difaş’tan çocuklarda ağız sağlığına dikkat çeken yaklaşım

Editör

Yazar:

Ağız sağlığı eğitiminin erken yaşta başlaması büyük önem taşıyor. İlk dişin çıkmasıyla birlikte başlayan bakım süreci, çocuğun ilerleyen yaşlarda sürdüreceği alışkanlıklarının temelini oluşturuyor. Difaş, her yaşa uygun ürün geliştirme yaklaşımını bu bilinçle şekillendiriyor.

Difaş Genel Müdürü Yalçın Kaynak, “Difaş olarak çocukların ağız sağlığını bir halk sağlığı meselesi olarak görüyoruz. Erken yaşta kazanılan alışkanlıkların bireyin tüm yaşamını etkilediğinin bilinciyle hareket ediyor, her yaş grubuna uygun ürünler geliştirirken çocukların gelecekteki sağlık davranışlarına da katkı sağlamayı hedefliyoruz.  Süt dişleri geçici olsa da çocukların beslenme, konuşma ve çene gelişimi açısından kritik bir rol üstleniyor. Bu süreçte ailelerin bilinçli yaklaşımı ve çocuklara rol model olması belirleyici oluyor. Aynı zamanda dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri de ağız sağlığının korunmasında önemli bir yer tutuyor. Ağız bakımını, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biri olarak görüyoruz. Bu nedenle çocukların doğru alışkanlıkları küçük yaşta edinmesini desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çünkü sağlıklı gülüşlerin, erken yaşta atılan bilinçli adımlarla mümkün olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu

Kaynak “Difaş olarak 0-3 bebek, 4-7 & 8-14 çocuk ve 15+ yaş çocuk, genç ve yetişkin bireyler için geliştirdiğimiz ürün çeşitleri ile ağız bakımını yaşa uygun hale getiriyoruz. Alanında uzman ekipler tarafından geliştirilen bu ürünler, yumuşak, yuvarlatılmış kıllarıyla çocukların hassas diş etlerini korumaya yardımcı olurken; ergonomik, sapları sayesinde de kolay tutuş sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de çocuklarda ağız sağlığı farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Devamını Oku

Firmalardan

Yapay zekada yeni dönem: Pilottan değere, veriden karara

Editör

Yazar:

Küresel ekonomik dalgalanmaların kalıcı hale geldiği yeni dönemde, rekabet avantajı hızlı ve tutarlı karar alabilme kapasitesiyle şekilleniyor. Türkiye’nin önde gelen yazılım ve bilgi teknolojileri çözüm sağlayıcılarından Obase, yapay zekanın kurumlarda ölçülebilir iş sonuçları üreten stratejik bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor.

Obase CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, yapay zeka yatırımları ile gerçek iş sonuçları arasındaki uçurumu kapatmanın mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor: “Deloitte araştırmasına katılan yapay zeka liderlerinin yalnızca yüzde 20’si somut gelir büyümesi elde ettiğini söylüyor; yüzde 74’ü halen ‘hedefliyoruz’ aşamasında. Büyük AI kurumsal yazılım devlerinin dahi ücretli kullanıcı tabanına penetrasyonu yüzde 3’te kalıyor. Yatırımlar ile sonuçlar arasındaki bu boşluk, yapay zekanın kurumsal karar süreçlerine gerçek anlamda entegre edilememesinden kaynaklanıyor. Obase AIR, mevcut sistemlerle tümleşerek veriyi doğrudan aksiyona dönüştüren ve ölçülebilir sonuç taahhüt eden bir karar zekası platformu olarak bu noktada çözüm sunuyor. Hayata geçirdiğimiz karar zekası projeleri sayesinde şirketlerde ciro artışı, maliyet yönetimi, işgücü verimliliği ve müşteri deneyimi alanlarında dramatik iyileşmeler kaydediyoruz. Nitekim 2025 yılında müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik hayata geçirdiğimiz bir projemizde, operasyonel verimlilikte 80 katın üzerinde bir iyileşme sağladık.”

Karar ve sonuç odaklı yeni iş modelleri öne çıkıyor

Yapay zeka olgunluğunda küresel tablo endişe verici: Şirketlerin yüzde 78’i yapay zeka kullandığını söylerken, yalnızca yüzde 1’i kendini gerçek anlamda olgun kabul ediyor. Bu “pilot tuzağının” temel nedeni, yapay zekanın iş süreçlerine ve karar mekanizmalarına entegre edilememesi. Teknoloji dünyasında önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor: Yazılım lisansı satmaktan, ölçülebilir iş sonucunu taahhüt etmeye doğru hızlı bir geçiş var. Artık yatırımlar; lisans bedeli, altyapı maliyeti veya “sistem kuruldu mu?” sorusuyla değil, üretilen somut iş değeriyle ölçülecek bir döneme giriyoruz. Obase AIR’ın temelindeki Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) modelleri bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor.

Result-as-a-Service (RaaS) modeli, artan satış oranları, optimize edilen operasyonel giderler ve iyileşen müşteri deneyimi gibi ölçülebilir sonuçlara odaklanan bir yaklaşım sunuyor. Yapay zekanın kritik görevler üstlendiği yeni dönemde karar süreçlerinin tutarlılığı iş sürekliliği açısından belirleyici rol oynuyor.  Decision-as-a-Service (DaaS) yaklaşımı, yapay zeka modellerini kurumsal iş kurallarıyla entegre ediyor. Bu sayede fiyat optimizasyonu, stok planlama, kredi değerlendirme ve risk analizi gibi alanlarda kararlar otomatik ve ölçeklenebilir biçimde üretiliyor.

Bülent Dal, bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “McKinsey, yapay zeka ve analitiğin sektörler genelinde yıllık 9,5 ila 15,4 trilyon dolar katma değer potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. Bu potansiyeli  gerçekleştirebilmeninyolu karar hızını ve karar kalitesini artırmaktan geçiyor. Obase AIR ile tam olarak bunu yapıyoruz. Müşterilerimizde veriyi aksiyona, kararı rekabet avantajına dönüştüren projeler hayata geçiriyor ve RaaS ve DaaS yaklaşımlarıyla ölçülebilir iş değeri üretiyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER