Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Örsan: Nebim ile iş takip kalitemizi artırdık

Editör
Abone Ol:

1979 yılından bu yana üretici ve ihracatçı bir firma olarak faaliyet gösteren Örsan Tekstil, Muhasebe ve Mağazacılık yazılımlarından sonra üretim süreçleri için de Nebim Üretim’i tercih etti. Örsan Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Beyza ÖR, Nebim Üretim projesiyle ve sonuçlarıyla ilgili deneyimlerini paylaştı.

Firmanızı kısaca tanıtır mısınız?

Örsan Tekstil 1979 yılında babam Osman Ör tarafından küçük bir atölye olarak kurulmuş. Daha sonrasında 1987 yılında küçük bir atölyeden daha büyük bir yere taşınıp kendi ihracatını yapmaya başlamış. Zaman içerisinde büyüyerek 1997 yılında Sinop fabrikayı, 2005 yılında İstanbul Sancaktepe’de ki firmamızı kuruyor. İstanbul’da yaklaşık 25.000 m2 de 750 kişinin çalıştığı bir fabrikamız var. Sinop’taki fabrikamızda da 350 kişi istihdam ediyor. Yaklaşık 1000 kişinin üzerinde bir istihdamımız var. Tekstilde 40 yılı devirmiş bir firma aslında. İlk başta kendi üretimini yapsa da daha sonrasında şu an %90’ anın üzerinde ihracat yapan bir firmayız. Çalışanlarımızın çoğu 20 yılı aşkındır bizimle çalışıyor. O yüzden de baya köklü bir firmayız diyebilirim aslında.

Nebim Üretim ile süreci nasıl yönetiyorsunuz, işleyişi anlatabilir misiniz?

Nebim’in Muhasebe ve Mağaza çözümlerini aslında fabrika satış mağazamızda çok önceden beri kullanıyorduk. Üretim süreçlerimiz için ise bu zamana kadar daha çok kendimize özel yazılımlar yaptırmayı tercih ettik çünkü bizim çok fazla müşterimiz var ve tek bir çalışma şeklimiz yok. Müşterilere göre çok farklı olması sebebiyle hep özelleştirilmiş programlar kullanmaya çalışıyorduk fakat hiçbirini de çok verimli kullanamadık. Zaten Nebim’in muhasebe ve mağazacılık yazılımlarını uzun zamandır kullanıyoruz, Nebim Üretim programını da alalım ve hepsini entegre kullanabilelim istedik. Tabi bu iş bizi biraz zorladı çünkü az önce de bahsettiğim gibi bir ihracat firması olduğumuzdan dolayı birçok farklı müşterimiz var ve kendi üretimimiz olmadığı için de çok farklı çalışma şekilleri var. Kimisi kendi malzemesini gönderiyor, kimisi kendi kumaşını gönderiyor, kimisi ürünü sonra istiyor, kimisi farklı nakış istiyor gibi hepsinin çalışma şekilleri ve istekleri farklı. Bu yüzden de Nebim Üretim’in uyarlama aşamasında pandeminin de etkisi ile çok zaman ayırdık. Şu anda iş emri, reçete oluşturma modüllerini çok aktif bir şekilde kullanmaya başladık. Eski programı kullanmayı tamamen bıraktık. Bütün kartlarımız artık Nebim üzerinden çıkıyor. Satın Alma programını kullanıyoruz, oradan ihtiyaçlarımızı sipariş veriyoruz.

Projeyi fiili kullanıma alırken yaşadığınız deneyimlere göre önerilerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Her firmanın kendi dinamikleri çok başkadır diye düşünüyorum. Kendinize özelleştirmeye başladığınızda böyle istisnai durumlar ortaya çıktığında bazen programda kilit noktalar oluyor tabi ki. En kritik noktalarımız neler diye düşünüp bunları belirleyebilirler, programdan ne verim almayı istiyorlar bunu düşünebilirler. Hayal ettikleri gibi olmayabilir program biz birçok noktada o öylemi idi bu böylemi idi kendimizin hayal ettiği kısma çevirmek için çok uğraştık. Programı deneyimleme aşamasında bunları göz önünde bulundurabilirler.

Uygulamanın sağladığı en önemli faydalar neler oldu?

Biz şu anda aslında yıllık üretim kapasitesi 1.5 milyon olan bir firmayız. Pandeminin etkisi ile üretim kapasitemiz biraz düştü fakat şu anda barkodlu takip sistemini kullanıyoruz. Burada adetli takip, ürünün nerede olduğunu, hangi aşamada olduğunu takip edebiliyoruz. Bu bizim için önemli. Bir gecikme olduğunda programın bize uyarı verecek mekanizmalarını aktifleştirmeye çalışıyoruz. Bunlar, termin sözü verdiğimiz müşterilerimiz için özellikle çok önemli. Onun dışında dediğim gibi biz ihracat firmaları ile çalıştığımız için bizim için kalite çok önemli. Burada hata oranlarını, kalite oranlarını takip ediyoruz. Kumaş kontrol sistemini kullanıyoruz. Bütün kumaşlarımız %100 kontrol ediliyor çünkü mamule dönüşürse bizim için hatalı bir kumaş mamuldeyken çok daha büyük para kaybı ve zaman kaybı oluyor. %100 kumaş kontrolü yapıyoruz ve bunun için yine sizin modülünüzü kullanıyoruz. Burada kendimize özel formüllerimiz vardı ve bu özel formülleri Nebim’e verdik. Nebim de bu formülleri programda bize göre uyarladı. Nebim tüm bu aşamalarda bize yardımcı oluyor. Tabi uyarlamamız bitti diyebiliriz ama geliştirmelerimiz ihtiyaçlarımıza göre devam ediyor. Stok takibi, aksesuar depomuz, kumaş depomuzun stokları bunları biraz daha aktarmamız zaman alıyor çünkü 40 yıllık bir firmayız ve tahmin edersiniz ki elimizde birçok ürün ve malzeme var. Bu stokların kontrolü ve devamlılığı için de yine çalışmalarımız sürüyor.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Murat Ergin, Truva Kozmetik’te

Editör

Yazar:

Sektörün deneyimli isimlerinden Murat Ergin, merkezi Antalya da bulunan Truva Kozmetik firmasında Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Ergin, 2002 yılında Unilever’de işe başlayarak sektöre ilk adımını attı. Sırasıyla Bey Gıda, Levent Kimya, Banat, Bileşim Kimya ve Difaş’ta çeşitli departmanlarda görev yaptı.

Devamını Oku

Firmalardan

Lay’s, Anadolu Meraları ile işbirliği yapıyor

Editör

Yazar:

PepsiCo, PepsiCo Pozitif (Pep+) stratejisinin, Pozitif Değer Zinciri, Pozitif Seçenekler ile birlikte üç temel başlığından biri olan Pozitif Tarım başlığı altında Türkiye’de yaptığı çalışmalarla yenileyici tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda en sevilen yiyecek markalarından Lay’s, PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları işbirliğiyle yeni bir proje başlatarak yenileyici tarım uygulamalarını genişletiyor. Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle Konya’da PepsiCo ürünlerinin temelini oluşturan patates, pancar, ayçiçeği ve mısır gibi ürün grupları, yeşil gübreleme, kompost özütü gibi uygulamalar başta olmak üzere yenileyici tarım uygulamaları kullanılarak yetiştirilecek.

PepsiCo’nun Türkiye’deki cipslik patates üretiminin yüzde 60’ını gerçekleştirdiğini ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel, “Türkiye’deki 20 şehirde toplam 50.000 dönüm arazi üzerinde binlerce çiftçi ile birlikte cipslik patates üretimi yapıyoruz. Bu yıl, yenileyici tarım uygulamalarına yönelik olarak hayata geçirdiğimiz Lay’s Yenileyici Tarım Projesi ile Konya ili ve civarındaki çiftçilere ulaşacağız.  Uygulama arazisinde çiftçilerimiz hem yapılan uygulamaları gözlemleyecek hem de gerçekleştireceğimiz eğitimler ile yenileyici tarım tekniklerinin toprağa olan pozitif etkisine dair bilgi birikimini artıracak. Bununla birlikte, proje kapsamında başta kadın ve genç nesil çiftçilere olmak üzere vereceğimiz mikro destekler ile etki alanımızı artırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar Pozitif Tarım uygulamaları kapsamında yaptığımız teknoloji yatırımları sayesinde, iş birliği yaptığımız çiftçilerin tarlalarında 2010 yılından beri net tarla verimleri %30 artırıldı; depo fireleri %26 azaldı. Birim patates üretimi için tüketilen su miktarı %50, birim patates üretiminde salınan CO2 seviyesi ise yine %50 azaltıldı. Düşük basınçlı sulama teknolojileri konusunda yaptığımız çalışmalar ve verim artışı sayesinde tarımda birim başına kullandığımız suyu Türkiye’de %50 azaltmayı başardık. Croptrak adlı uygulamamızla tüm tarlalarımızda yapılan uygulamaları 2 yıldır online olarak takip ediyor ve aldığımız verilere göre çiftçilerimizi yönlendiriyoruz. Bununla birlikte tarım uygularımız arasındaki en iyi örneklerden biri olan Naturalis gübremizi, cips üretiminde kullandığımız patateslerin organik atıklarından üretiyoruz. Geleneksel bir gübreye kıyasla Naturalis, %40 daha az kimyasal içeriyor ve organik içeriğin yanı sıra besin de sağladığı için toprakta pozitif etki yaratıyor. Diğer taraftan çiftçileri bilinçlendirmek için PepsiCo Agro Akademi ile bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından çiftçilerimize 20 bin saatin üzerinde eğitim verilmesini sağladık. Şimdi de Anadolu Meraları ile gerçekleştirdiğimiz bu proje ile uygulama sahasında 1000 çiftçiye yerinde inceleme ve eğitim olanağı sağlayacağız. Bugüne kadar Agro Akademi ile başlattığımız bu eğitim yolculuğunu, şimdi de Anadolu Meraları ile yenileyici tarım uygulamalarına odaklanarak devam ettireceğiz” dedi.

Türkiye başta olmak üzere dünyada; “sürdürülebilir”in ötesinde ekolojik, ekonomik ve toplumsal olarak yenileyici tarımın hem anlayış olarak yerleşmesi, hem de somut olarak yaygınlaşmasına hizmet etmeyi amaçlayan Anadolu Meraları sosyal girişiminin Genel Koordinatörü Yasemin Kireç yenileyici tarımın önemine vurgu yaptı: “Onarım çağı diye adlandırdığımız bu dönemde; ekosistemleri onararak tarım yapmanın bu çağın en önemli konusu olduğuna dair küresel farkındalık çok büyük bir hızla artıyor. Bu yeni çağın getirdiği yenilikçi ve yenileyici yaklaşımlara cesaretle yaklaşan Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle gıda endüstrisinin dönüşümü için küresel ölçekte ses getirecek önemli bir adım atan PepsiCo Türkiye’ye gösterdikleri bu cesaret ve bu yolculuğa duydukları güven için teşekkür ediyoruz. PepsiCo Türkiye’yi, yenileyici tarıma gönül veren bütün aktörlerle, hep beraber kurmaya başladığımız onarım ekosisteminde görmekten mutluluk duyuyoruz.”

Devamını Oku

Firmalardan

Bilkom, karşılıklı kazancı hedefleyen müşteri odaklı hizmetler sunuyor

Editör

Yazar:

Sektördeki 38 yıllık tecrübesi ve uzman kadrosuyla, dünya çapında öncü markaların ürünlerini Türkiye’de 4.000’in üzerindeki farklı noktaya direkt ve endirekt olarak dağıtan, ülkemizin önde gelen Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) dağıtıcılarından biri konumunda olan Bilkom, hızlı büyümesini sürdürüyor. Bilkom Satış Direktörü Onur Başkan ile firmalarını, gelecek hedeflerini ve sektörü konuştuk.

Bilkom’u bizlere kısaca tanıtır mısınız? Hangi ürünlerin distribütörlüğünü yapıyorsunuz?

Müşteri portföyümüzde dünyadaki dijital ve mobil dönüşümü şekillendiren Apple, Huawei, TCL, DJI, Fitbit (Google), Alcatel, Logitech ve Hypergear gibi global markalar yer alıyor. Bu markalara ‘katma değerli ve odaklı distribütör’ sıfatıyla 360 derece marka yönetimi, iş geliştirme, kanal programları geliştirme ve tüketici deneyimi yönetimi ile müşteri odaklı hizmetler sunuyoruz.

Hissedarlarımızdan müşterilerimize, çalışanlarımızdan satış kanallarımız ve tüketicilerimize kadar dokunduğumuz tüm paydaşlarımıza değer katmak için ‘Bilkom Plus’ yaklaşımıyla çalışıyoruz. Tedarik ettiğimiz her ürünün arkasında ise ‘Bilkom Güvencesiyle’ duruyoruz.

 Pandemi işinize nasıl yansıdı? 2021 yılında ne kadarlık bir büyüme sağladınız?

Pandeminin hayatlarımızda yarattığı, halen tüm hızıyla devam eden değişim ve dönüşüm sürecini Bilkom olarak iyi değerlendirdik. Çalışanlarımızın büyük fedakarlığı, iş ortaklarımızın kıymetli yol arkadaşlığı ve müşterilerimizin büyük ilgisiyle işimizi büyütmeye devam ettik. Müşterilerimizin penceresinden bakarak, iş becerilerimizi geliştirerek, başta çalışanlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla özgün ve şeffaf iletişim kurmaya özen göstererek büyüme yolculuğumuza devam ettik.

Son 5 yıldır sektörün üzerinden büyüme performansına sahibiz. 2021 yılında da sürdürülebilir kârlı büyüme odağıyla sektörün üzerinde bir büyüme performansı sergiledik. Son 3 yıllık dönemde TL bazında gelirimiz ortalamada yüzde 33 artışla 5,4 milyar TL’ye (627 milyon ABD doları) yükseldi.

Pandemi döneminde globalde olduğu gibi Türkiye pazarında da bazı ürünlere yoğun talep oluştu. Bunda uzaktan eğitim, uzaktan çalışma, artan veri kullanımı, sağlıklı yaşam ürünlerine eğilim, evi ve yaşamı daha konforlu hale getirme arzusu gibi ihtiyaçların etkisi çok büyük. Kişisel bilgisayar, tablet, giyilebilir teknolojiler kategorilerinde ciddi büyüme yaşandı. Biz de bu ürün gruplarında çok ciddi büyüme elde ettik ve Pazar payımızı artırdık. Buna ek olarak yine TCL ile TV kategorisinde ciddi büyüme kaydettik. 2021’de, 2020’ye göre 5 kat büyüme elde ettik.

Elde ettiğimiz başarıda elbette sahip olduğumuz iş ortaklarının ve güçlü satış kanalının katkısı çok büyük. Türkiye’nin 81 ilindeki ve online platformlardaki güçlü iş ortaklarımız ile ürünlerimizi tüketiciyle buluşturduk.

2022 ve sonrası için hedefleriniz nelerdir?

Katma değerli ve odaklanmış distribütörlük anlayışımız doğrultusunda 2022 yılında dijital ve mobil yaşam odaklı ürün portföyümüzü, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) alanlarında geliştirmek amacıyla yeni marka ve kanal iş birlikleri üzerinde çalışıyoruz.

Bölgesel genişleme, yerli üretim, online kanallar, omni-kanal dağıtıcılık ve hizmet servis satışı, Bilkom’un geleceğe yönelik inovasyon odakları arasında yer alıyor. Online inovasyon projelerinden biri olarak hayata geçen uluslararası ödüllü kapalı pazar yeri platformu ‘Lonca Market’ üzerindeki yatırımlara devam edeceğiz. Yerli üretim odağı kapsamında “Üretici-Dağıtıcı” kimliğimizle televizyon ve akıllı telefon üretim yatırımlarını ve yeni üretim fırsatlarını değerlendireceğiz. Yapacağımız yeni yatırımlar ve işbirlikleri ile pazar payımızı ve satışlarımızı artırmayı hedeflemekle birlikte hizmet kalitesi ve danışman-ortak yaklaşımımızı pekiştireceğiz.  Satış ve satış sonrasında tüketicinin ihtiyaç ve taleplerine karşılık veren, tüketicinin “Bilkom Güvencesi” daha yakından tanıyacağı, hissedeceği bir marka olarak yolumuza devam edeceğiz. İş süreçlerinde ve hizmetlerimizde inovatif çözümleri geliştirmeye ve uygulamaya devam edeceğiz.

Bilkom’u rakiplerinden ayıran farklılıklar nelerdir?

Bizi sektörde ayrıştıran en önemli fark, Bilkom Plus diye tanımladığımız ve dokunduğumuz herkese ‘artı değer’ katmayı amaçladığımız temel iş felsefemiz. Bu doğrultuda iş ortaklarımız için ‘Danışman Ortak’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Kendimizi sadece ürün dağıtımı yapan bir distribütör olarak görmüyor, karşılıklı kazancı hedefleyen müşteri odaklı hizmetler sunuyoruz. Örneğin; Türkiye’de yapılanması bulunmayan ve bugüne kadar ülkemizde temsil edilmemiş markalar için bir yandan pazarı hazırlarken, diğer yandan da 360 derece marka yönetimi hizmeti vererek işlerini büyütmelerine katkı sağlıyoruz. Satış kanalları için dürüst ve tecrübeli bir iş ortağı olarak, sürdürülebilir ve uzun ömürlü iş birliğine odaklanıyoruz.

Tüketici deneyimini online’a taşıyabildiniz mi?

Pandemi öncesinde iş alanımız ağırlıklı olarak mağazalardı. Ancak pandemiyle birlikte tüketici online alışverişe yönelince biz de bu eğilime ayak uyduracak projeler geliştirdik. Örneğin, bu dönemde tüketicinin titiz davrandığı fiziki mesafeyi korumak için ‘Online Promotör’ uygulamasını hayata geçirdik. Bu, perakende mağazalarında sergilenen ürünlerimizin yanına yerleştirdiğimiz QR kod ile ürün ve fiyatlarla ilgili yönlendirme için satış danışmanına bağlanan ve doğrudan ilk ağızdan bilgi ve yönlendirme sağlayan bir kurgu. Bu sayede insan temasını offline’dan online’a çevirmek konusunda önemli ilerleme kaydettik. İnsan odağını da kaybetmeyecek uygulamalarımızı sürdürdük. Bundan sonra da hem B2B portalımız olan Bilkom Online hem de son kullanıcıya ulaşan tüm online kanallara destek vermeye devam edeceğiz.

Elektronik perakende sektöründeki hedefiniz ve konumunuz nedir?

Türkiye genelinde tüketici ve ticari kanallarımızda 81 ilde 4.000’in üzerinde farklı satış noktasında, yılda 2 milyonun üzerinde ürünü teknoloji meraklılarıyla buluşturuyoruz. Ürün & hizmet ve servislerimizi hem tüketici hem de iş ortaklarımıza ulaştırıyoruz. 38 yıllık tecrübemizle elektronik perakende sektöründe 1 numaralı akıllı telefon, giyilebilir aksesuar ve tablet dağıtıcısıyız. Bağımsız araştırma şirketlerinin verilerine göre, 2021 yılsonu itibarıyla elektronik perakende mağazalarında satılan her 5 akıllı telefondan ve tabletten 1’i ve yine tüm Türkiye genelinde her 4 akıllı saatten 1’i Bilkom çıkışlı. Bu ve benzeri veriler, şirketimizin elektronik perakende sektöründeki liderliğinin altını çiziyor. Bu konumumuzu güçlendirerek devam ettirmeyi hedefliyoruz.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER