Genel Haberler
2009’da “idare” eden perakende hesaplarını gelecek yıl için yapıyor
Krize karşı çeşitli kampanya ve promosyanların katkısıyla, zaman zaman da kârsız satışlarla bu yılı küçülme yaşamadan atlatmaya çalışan perakende sektörü umutlarını gelecek yıla bağladı.
Ancak yakın geleceğe ilişkin kaygı yaratan sorular da var: Fiyat odaklı rekabete gidilecek mi?.. Kampanyasız alışverişe nasıl uyum gösterilecek?..
Düşük kâr marjları, kampanya ve promosyonlarla bu yılı küçük oranlı da olsa büyümeyle kapatmayı öngören perakende sektörü, hesaplarını, “işlerin daha iyi olacağı”nı umduğu gelecek yıl için yapıyor.
Sektördeki son durumu değerlendiren Alışveriş Merkezleri Perakendecileri Derneği (AMPD) Başkanı Mehmet Nane, perakende sektörünün uzun vadeli planlama ile yatırımlarını ve istihdam çalışmalarını sürdüğünü belirterek, organize perakende sektörünün krizlerde mümkün olduğunca tüketicinin ve çalışanının yanında yer alma eğiliminde olduğunu kaydetti. Türkiye ekonomisindeki küçülmeye rağmen perakende sektörünün yılı büyümeyle kapattığını belirten Nane, bu durumun, sektörün kardan feragat eden özverili çalışmalarının önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
Mehmet Nane, 2008 yıl sonu verilerine göre 161 milyar dolar ciroya sahip toplam perakende sektörü içinde 67 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan organize perakendenin, AMPD 19 Endeksi’ne göre bu yılın ilk 7 ayında yüzde 6 oranında büyüme gösterdiğini de kaydetti. Türk tüketicisinin özellikle kriz dönemlerinde organize perakendeye yöneldiğini anlatan Nane, “Bu başta çelişkili gibi dursa da bu durumun temelinde organize perakendenin tüketiciye güven vermesi yatıyor. Tüketici harcadığı paranın karşılığında aldığı ürünün kalitesinden şüphe duymuyor”
Organize perakende sektörünün tamamında oranlar düşmekle birlikte büyümenin sürdüğüne işaret eden Mehmet Nane” alt sektörler itibarıyla gelişmelerle ilgili şu tespitleri dile getirdi: “Vergi indirimlerinden faydalanan sektörlerde tüketim yavaşlamışken, organize gıda perakendesinde tüketim artıyor. Alt sektörler bazında, gıda perakendesi cirosunda önceki aya göre yüzde 8 seviyesinde bir artış yaşadığı görülmektedir.
Gıda dışında ise aylık ciro değişimi yüzde 8 düşüş olarak gerçekleşmiştir. Hazır giyim sektörü cirosu da yüzde 8 düşmüştür. Bu gelişmelerde mevsimselliğin de etkisi vardır.” Tüketici Güven Endeksi’nin Temmuz’da bir önceki aya göre yüzde 12’ye yakın oranda düşüş göstermesinin ileriye dönük uyarı sinyalleri verdiğine dikkat çeken AMPD Başkanı Nane, “endeksin ayrıntılarına bakıldığında, tüketicinin hem mevcut durum algılamasında hem de geleceğe ilişkin beklentilerinde bozulma olduğu görülmektedir” yorumunu yaptı. Nane, özelikle eylül ayında okulların açılmasıyla ertelenemeyecek ihtiyaçların karşılanmasının, süren yüksek işsizlik ortamında tüketici için bir kaygı vesilesi olduğunu kaydetti.
Fiyat odaklı rekabet çözüm olamaz
Krizle birlikte perakende sektöründe yaşanan değişime de değinen Nane, krizin tüm dünyayı ve sektörleri olduğu gibi Türk perekande sektörünü de etkilediğini vurgulayarak, bu sebeple de yıllık ciro artışları ve büyümelerde çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara bir düşüş yaşandığına dikkat çekti. Nane, şöyle devam etti: “Ancak sektör yatırım yapmaya büyümeye devam ediyor. Yatırımlarda yer kapmalar yerini getiri ve verimlilik çalışmalarına bıraktı. İşletme sermayesi daha da önem kazanarak karar vermede en belirleyici faktör olmaya başladı. Duygusal olarak alınan kararlar daha bilimsel oldu diyebiliriz. Fiyat odaklı rekabet sadece bizim sektörümüz için değil, hiçbir sektör için bir çıkış noktası ya da çözüm olarak görülemez. Elbette zaman zaman bu tip uygulamalar kısa vadeli olarak devreye sokulabiliyor ancak bu tip kampanya ve uygulamalardan sektörün gelişimi adına elbette olumlu sonuçlar almak mümkün değildir ve kalıcı bir model olamaz.”
Sektör temsilcileri ne dedi?
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör:
Eldeki stoklar tükendi, yeniden üretim gerekli
“Gıda perakendeciliğinde Ramazan ayı vesilesiyle işler iyi. Gıdanın dışındaki işlerde maalesef gelişme söz konusu değil. Önümüzdeki süreçte iyi olmasını bekliyoruz. Geçen yıl ekim ayından itibaren son çeyrekle birlikte işletmeciler panik içinde senetlerini, çeklerini ödeyebilmek için çalıştılar. Bunlar içinde zararına satışlar, karsız satışlar oldu. Bunları yaparken üreticilerin ve perakendecilerin elinde belirli bir stok vardı. Buna istinaden de ‘stokları elden çıkaralım, bir hareket oluşturalım, işçimizi, kendi bulunduğumuz statümüzü koruyalım sonrasında da yeniden bu işleri hareketlendiririz’ diye bir düşünce vardı. Bu kriz havası bir yıla geldi hala büyük bir gelişme yok. Perakendecinin elindeki, üreticinin elindeki stoklar tükendi. Simdi artık yeniden imalat yapıp yeniden pazara çıkmak lazım. Bu konuda da maliyetler devrede. Satın alma gücü ya da hammadde temini sorunları gibi birtakım problemler var. Perakendede önümüzdeki dönemde zararına satış yapmak ya da stoku elden çıkarmak için birtakım kampanyalarla piyasayı hareketlendirebilmek gibi imkanların da olamayacağını düşünüyoruz. 2010 yılından umutluyum. Ama insanları, özellikle piyasalarda esnaf, perakendeci, üretici gibi bu bölümü soğutmamalıyız. Burada bir şeyleri kırıp dökmemeliyiz.”
AMPD Zincir Mağazalar Grup Başkanı Ali Murat Kızıltaş:
Asıl soru, kampanyasız satışlara nasıl alışacağımız
“Herkesin beklentisi yine benzer kampanyaların sonbahar-kış döneminde de uygulanacağı yönünde. Kışın da çok rahat geçeceğini tahmin etmiyorum. Son ay hariç beklentilerde bir düzelme olsa da işsizlik oranları aşağıya çekilmeden perakendede işlerin çok keyifli hale geleceğini tahmin etmiyorum. Kriz öncesinde yüksek gelire sahip ama şimdi işsiz kalan insanlar var. Bunların ellerindeki harcanabilir kaynaklar her geçen gün tükeniyor. Onlar tekrar eski seviyelerindeki gelire sahip olmadan perakende de işler eski günlerine kolay kolay gelemeyecektir. Tüm firmalar da bunun farkında. Stoklarını ürün yönetimlerini buna göre tekrardan adapte ediyorlar. Fiyatlandırmalarını buna göre tekrardan yapıyorlar. Ayrıca perakendede fiyat öne çıkmaya başladı. Firmaları para kazanmadan yaşamlarını sürdürecekleri bir dönem bekliyor. 2010’un ortalarına kadar da devam edeceğini öngörüyorum. Kış da bol kampanya ve indirimlerle geçecek. Daha sonra sektör kendini ve tüketiciyi kampanyasız hayata nasıl alıştıracak, en zor soru da bu. Tüketicinin indirim ve kampanya beklentilerini nasıl kıracağız?.. Bunun çok da kolay olacağını tahmin etmiyorum.”
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Ekrem Akyiğit:
2010 yılında düzelme olacak
“Perakende, ekonominin barometresidir. 2009 perakende için kayıp bir yıl diyebiliriz. Mevcut firmalar ayakta kalmak için çabaladılar. Promosyonlarla, fiyat indirimleriyle yılı kapatmayı amaçladılar. Önümüz bayram olduğu için bir hareketlilik olacaktır. Ekim, kasım, aralık aylarının çok kötü olacağını zannetmiyorum. Ekonomik verilere baktığımızda da bir sakinlik görünüyor. 0 nedenle. 2010 yılında bir düzelme olacak gibi görünüyor. Ramazan dolayısıyla gıdada bir hareketlilik de oldu.”
Kaynak: Dünya Gazetesi
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
