Genel Haberler
2009’da “idare” eden perakende hesaplarını gelecek yıl için yapıyor
Krize karşı çeşitli kampanya ve promosyanların katkısıyla, zaman zaman da kârsız satışlarla bu yılı küçülme yaşamadan atlatmaya çalışan perakende sektörü umutlarını gelecek yıla bağladı.
Ancak yakın geleceğe ilişkin kaygı yaratan sorular da var: Fiyat odaklı rekabete gidilecek mi?.. Kampanyasız alışverişe nasıl uyum gösterilecek?..
Düşük kâr marjları, kampanya ve promosyonlarla bu yılı küçük oranlı da olsa büyümeyle kapatmayı öngören perakende sektörü, hesaplarını, “işlerin daha iyi olacağı”nı umduğu gelecek yıl için yapıyor.
Sektördeki son durumu değerlendiren Alışveriş Merkezleri Perakendecileri Derneği (AMPD) Başkanı Mehmet Nane, perakende sektörünün uzun vadeli planlama ile yatırımlarını ve istihdam çalışmalarını sürdüğünü belirterek, organize perakende sektörünün krizlerde mümkün olduğunca tüketicinin ve çalışanının yanında yer alma eğiliminde olduğunu kaydetti. Türkiye ekonomisindeki küçülmeye rağmen perakende sektörünün yılı büyümeyle kapattığını belirten Nane, bu durumun, sektörün kardan feragat eden özverili çalışmalarının önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
Mehmet Nane, 2008 yıl sonu verilerine göre 161 milyar dolar ciroya sahip toplam perakende sektörü içinde 67 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan organize perakendenin, AMPD 19 Endeksi’ne göre bu yılın ilk 7 ayında yüzde 6 oranında büyüme gösterdiğini de kaydetti. Türk tüketicisinin özellikle kriz dönemlerinde organize perakendeye yöneldiğini anlatan Nane, “Bu başta çelişkili gibi dursa da bu durumun temelinde organize perakendenin tüketiciye güven vermesi yatıyor. Tüketici harcadığı paranın karşılığında aldığı ürünün kalitesinden şüphe duymuyor”
Organize perakende sektörünün tamamında oranlar düşmekle birlikte büyümenin sürdüğüne işaret eden Mehmet Nane” alt sektörler itibarıyla gelişmelerle ilgili şu tespitleri dile getirdi: “Vergi indirimlerinden faydalanan sektörlerde tüketim yavaşlamışken, organize gıda perakendesinde tüketim artıyor. Alt sektörler bazında, gıda perakendesi cirosunda önceki aya göre yüzde 8 seviyesinde bir artış yaşadığı görülmektedir.
Gıda dışında ise aylık ciro değişimi yüzde 8 düşüş olarak gerçekleşmiştir. Hazır giyim sektörü cirosu da yüzde 8 düşmüştür. Bu gelişmelerde mevsimselliğin de etkisi vardır.” Tüketici Güven Endeksi’nin Temmuz’da bir önceki aya göre yüzde 12’ye yakın oranda düşüş göstermesinin ileriye dönük uyarı sinyalleri verdiğine dikkat çeken AMPD Başkanı Nane, “endeksin ayrıntılarına bakıldığında, tüketicinin hem mevcut durum algılamasında hem de geleceğe ilişkin beklentilerinde bozulma olduğu görülmektedir” yorumunu yaptı. Nane, özelikle eylül ayında okulların açılmasıyla ertelenemeyecek ihtiyaçların karşılanmasının, süren yüksek işsizlik ortamında tüketici için bir kaygı vesilesi olduğunu kaydetti.
Fiyat odaklı rekabet çözüm olamaz
Krizle birlikte perakende sektöründe yaşanan değişime de değinen Nane, krizin tüm dünyayı ve sektörleri olduğu gibi Türk perekande sektörünü de etkilediğini vurgulayarak, bu sebeple de yıllık ciro artışları ve büyümelerde çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara bir düşüş yaşandığına dikkat çekti. Nane, şöyle devam etti: “Ancak sektör yatırım yapmaya büyümeye devam ediyor. Yatırımlarda yer kapmalar yerini getiri ve verimlilik çalışmalarına bıraktı. İşletme sermayesi daha da önem kazanarak karar vermede en belirleyici faktör olmaya başladı. Duygusal olarak alınan kararlar daha bilimsel oldu diyebiliriz. Fiyat odaklı rekabet sadece bizim sektörümüz için değil, hiçbir sektör için bir çıkış noktası ya da çözüm olarak görülemez. Elbette zaman zaman bu tip uygulamalar kısa vadeli olarak devreye sokulabiliyor ancak bu tip kampanya ve uygulamalardan sektörün gelişimi adına elbette olumlu sonuçlar almak mümkün değildir ve kalıcı bir model olamaz.”
Sektör temsilcileri ne dedi?
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör:
Eldeki stoklar tükendi, yeniden üretim gerekli
“Gıda perakendeciliğinde Ramazan ayı vesilesiyle işler iyi. Gıdanın dışındaki işlerde maalesef gelişme söz konusu değil. Önümüzdeki süreçte iyi olmasını bekliyoruz. Geçen yıl ekim ayından itibaren son çeyrekle birlikte işletmeciler panik içinde senetlerini, çeklerini ödeyebilmek için çalıştılar. Bunlar içinde zararına satışlar, karsız satışlar oldu. Bunları yaparken üreticilerin ve perakendecilerin elinde belirli bir stok vardı. Buna istinaden de ‘stokları elden çıkaralım, bir hareket oluşturalım, işçimizi, kendi bulunduğumuz statümüzü koruyalım sonrasında da yeniden bu işleri hareketlendiririz’ diye bir düşünce vardı. Bu kriz havası bir yıla geldi hala büyük bir gelişme yok. Perakendecinin elindeki, üreticinin elindeki stoklar tükendi. Simdi artık yeniden imalat yapıp yeniden pazara çıkmak lazım. Bu konuda da maliyetler devrede. Satın alma gücü ya da hammadde temini sorunları gibi birtakım problemler var. Perakendede önümüzdeki dönemde zararına satış yapmak ya da stoku elden çıkarmak için birtakım kampanyalarla piyasayı hareketlendirebilmek gibi imkanların da olamayacağını düşünüyoruz. 2010 yılından umutluyum. Ama insanları, özellikle piyasalarda esnaf, perakendeci, üretici gibi bu bölümü soğutmamalıyız. Burada bir şeyleri kırıp dökmemeliyiz.”
AMPD Zincir Mağazalar Grup Başkanı Ali Murat Kızıltaş:
Asıl soru, kampanyasız satışlara nasıl alışacağımız
“Herkesin beklentisi yine benzer kampanyaların sonbahar-kış döneminde de uygulanacağı yönünde. Kışın da çok rahat geçeceğini tahmin etmiyorum. Son ay hariç beklentilerde bir düzelme olsa da işsizlik oranları aşağıya çekilmeden perakendede işlerin çok keyifli hale geleceğini tahmin etmiyorum. Kriz öncesinde yüksek gelire sahip ama şimdi işsiz kalan insanlar var. Bunların ellerindeki harcanabilir kaynaklar her geçen gün tükeniyor. Onlar tekrar eski seviyelerindeki gelire sahip olmadan perakende de işler eski günlerine kolay kolay gelemeyecektir. Tüm firmalar da bunun farkında. Stoklarını ürün yönetimlerini buna göre tekrardan adapte ediyorlar. Fiyatlandırmalarını buna göre tekrardan yapıyorlar. Ayrıca perakendede fiyat öne çıkmaya başladı. Firmaları para kazanmadan yaşamlarını sürdürecekleri bir dönem bekliyor. 2010’un ortalarına kadar da devam edeceğini öngörüyorum. Kış da bol kampanya ve indirimlerle geçecek. Daha sonra sektör kendini ve tüketiciyi kampanyasız hayata nasıl alıştıracak, en zor soru da bu. Tüketicinin indirim ve kampanya beklentilerini nasıl kıracağız?.. Bunun çok da kolay olacağını tahmin etmiyorum.”
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Ekrem Akyiğit:
2010 yılında düzelme olacak
“Perakende, ekonominin barometresidir. 2009 perakende için kayıp bir yıl diyebiliriz. Mevcut firmalar ayakta kalmak için çabaladılar. Promosyonlarla, fiyat indirimleriyle yılı kapatmayı amaçladılar. Önümüz bayram olduğu için bir hareketlilik olacaktır. Ekim, kasım, aralık aylarının çok kötü olacağını zannetmiyorum. Ekonomik verilere baktığımızda da bir sakinlik görünüyor. 0 nedenle. 2010 yılında bir düzelme olacak gibi görünüyor. Ramazan dolayısıyla gıdada bir hareketlilik de oldu.”
Kaynak: Dünya Gazetesi
Genel Haberler
Türkiye’nin En İyi Dijital Pazarlama Ajansları (Güncel Liste)
Dijitalleşen dünyada markaların hedef kitlelerine ulaşması artık tek bir kanaldan değil, birçok temas noktasından geçiyor. Arama motorlarından sosyal medyaya, performans reklamlarından içerik stratejisine kadar geniş bir alanı kapsayan bu süreç işletmelerin doğru bir iş ortağı seçmesini her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Bu noktada Türkiye’de faaliyet gösteren dijital pazarlama ajansları markaların büyüme hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol üstleniyor.
Dijital Pazarlama Ajansı Nedir?
Dijital pazarlama ajansı, markaların çevrimiçi görünürlüğünü artırmak, doğru kitleye ulaşmasını sağlamak ve ölçülebilir sonuçlar üretmek için strateji geliştiren, uygulayan ve raporlayan profesyonel yapılardır. Bu ajanslar SEO’dan sosyal medyaya, içerik üretiminden veri analitiğine kadar birçok disiplini bir araya getirerek markanın dijitaldeki tüm temas noktalarını bütünsel bir bakışla yönetirler. Sunulan dijital ajans hizmetleri arasında arama motoru optimizasyonu, performans reklamcılığı, sosyal medya yönetimi, içerik pazarlaması ve veri odaklı raporlama gibi alanlar bulunmaktadır.
Türkiye’de Öne Çıkan Dijital Pazarlama ve Reklam Ajansları
Türkiye’deki dijital pazarlama reklam ajansları ekosistemi son yıllarda hızla olgunlaştı ve veri odaklı bir yapıya kavuştu. Listede yer alan dijital pazarlama ajansları İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerde yoğunlaşıyor. Bunun başlıca sebebi hem yetenek havuzunun hem de kurumsal müşteri talebinin bu bölgelerde yüksek olması. İşte farklı uzmanlık alanlarıyla dikkat çeken bazı dijital pazarlama ajansları:
1- Kriko
Ataşehir/İstanbul merkezli Kriko, SEO & GEO, dönüşüm oranı optimizasyonu (CRO), içerik & outreach, ASO ve çerez yönetimi gibi alanlarda hizmet veriyor. Ayrıca ajansı perfomans pazarlama hizmetiyle Google, LinkedIn, TikTok ve Meta reklam ajansı olarak da değerlendirmek mümkün. Coca-Cola, A101, Petrol Ofisi, Vodafone, Denizbank ve Mavi gibi sektörlerinin önde gelen markalarıyla çalışan Kriko birçok sektörde deneyimli konumda. Ayrıca Great Place to Work sertifikaları ve MENA Search Awards gibi ödülleriyle hem çalışanlarına verdiği değerle hem de sunduğu hizmetlerle adından söz ettirmeye devam ediyor.
2- UnionIstanbul
Maslak/İstanbul merkezli UnionIstanbul, açık hava reklamlarından medya planlama ve satın almaya, SEO ve Google Ads yönetiminden sosyal medya reklamlarına kadar 360 derece bir hizmet yelpazesi sunan bir reklam ve dijital performans ajansıdır. Google Premier Partner statüsüyle dikkat çeken ajans, prodüksiyon, web yazılımı ve kurumsal kimlik gibi tasarım hizmetlerini de bünyesinde barındırıyor
3- Purplemurple
Gayrettepe/İstanbul merkezli Purplemurple 2017’den bu yana faaliyet gösteriyor. Sosyal medya yönetimi, dijital pazarlama (Meta ve Google Ads odaklı performans kampanyaları), kreatif servisler ve web tasarımı gibi alanlarda hizmet veren ajans tüm reklam süreçlerini bir arada yönetmeyi hedefliyor. Bunlara ek olarak son dönemde yapay zeka destekli video prodüksiyon gibi hizmetleriyle faaliyet alanlarını genişletmeye devam ediyor.
4- Kanguroo Creative
Denizli ve İzmir merkezli Kanguroo Creative, markaların hikayesini keşfederek doğru stratejiyle konumlandırmayı önceliklendiren bir marka stratejisi ve dijital iletişim ajansı olarak bilinmekte. Sosyal medya yönetimi, İnfluencer marketing ile YouTube ve TikTok içerik üretimiyle marka hikayeleştirme konularında uzmanlaşan ajans içerik üretmeden önce markayı kimliğini tanıyarak hareket ediyor.
5- Ajansbee
İzmir merkezli Ajansbee (Ajans Bee), marka oluşturma ve konumlandırmadan stratejik marka yönetimine, kurumsal imaj yönetiminden web sitesi geliştirmeye kadar geniş bir yelpazede 360 derece pazarlama ve web tasarım hizmeti veren bir reklam ajansıdır. Sosyal medya yönetimi, SEO çalışmaları, dijital reklam çalışmaları gibi hizmetler sunan ajans, genç ve dijital yaratıcılığı benimsemiş ekibiyle özgün ve kreatif sonuçlara ulaşmayı hedefliyor.
B2B Dijital Pazarlama İçin Ajans Seçimi
B2B dijital pazarlama yürüten şirketler için ajans seçiminde LinkedIn odaklı hedefleme, uzun satış döngülerine uygun içerik stratejileri ve nitelikli potansiyel müşteri (lead) üretimi konusundaki tecrübe özellikle önem taşır. B2B tarafında çalışan markaların, ajansın kurumsal sektörlerdeki referanslarını ve raporlama şeffaflığını mutlaka sorgulaması tavsiye edilir.
Dijital Ajans Hizmetleri Nelerdir?
Genel olarak dijital ajans hizmetleri şu başlıklar altında toplanabilir:
- SEO: Arama motorlarında görünürlüğü artıran teknik, içerik ve otorite çalışmaları
- Performans Pazarlaması: Google Ads, Meta Ads gibi platformlarda hedef odaklı kampanya yönetimi
- Sosyal Medya Yönetimi: İçerik üretimi, topluluk yönetimi ve marka dili oluşturma
- Veri Analizi ve Raporlama: Kampanya performansının ölçülmesi ve stratejilerin sürekli iyileştirilmesi
- Dönüşüm Oranı Optimizasyonu (CRO): Siteye gelen trafiğin satışa dönüşüm oranını artırma
Ajans Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
Doğru bir dijital pazarlama ve reklam ajansı seçerken şu kriterlere bakmakta fayda var:
- Hedef ve ihtiyaç uyumu: Ajansın hizmetleri sizin önceliklerinizle örtüşüyor mu?
- Referanslar ve vaka analizleri: Benzer sektörlerden somut, ölçülebilir sonuçlar sunuluyor mu?
- Şeffaf raporlama: Düzenli, anlaşılır raporlama ve açık iletişim sağlanıyor mu?
- Bütçe ve ROI dengesi: En ucuz değil, en iyi yatırım getirisini sunan ajans tercih edilmeli.
- Uzmanlık derinliği: SEO, performans pazarlaması veya sosyal medya gibi alanlarda gerçek uzmanlık var mı?
Doğru ajans seçimi markanın kısa vadeli kazanımlarından çok uzun vadeli ve sürdürülebilir dijital büyümesine hizmet eder. Kendi bütçenize, sektörünüze ve hedeflerinize en uygun iş ortağını seçmeden önce birden fazla ajansla görüşmeniz her zaman en sağlıklı yaklaşım olacaktır.
Genel Haberler
Dev satın alma tamamlandı
CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.
Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.
Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”
Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.
Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı
Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.
Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:
“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”
Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:
“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”
CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:
“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.
Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.
Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.
Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.
Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.
Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.
Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”
Yeni CEO Hatice Evren kimdir?
CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.
2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi. 2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.
Genel Haberler
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma
İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.
Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.
Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.
Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.
İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr
