Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

2009’da “idare” eden perakende hesaplarını gelecek yıl için yapıyor

Editör
mehmet_nane
Abone Ol:

Krize karşı çeşitli kampanya ve promosyanların katkısıyla, zaman zaman da kârsız satışlarla bu yılı küçülme yaşamadan atlatmaya çalışan perakende sektörü umutlarını gelecek yıla bağladı.
Ancak yakın geleceğe ilişkin kaygı yaratan sorular da var: Fiyat odaklı rekabete gidilecek mi?.. Kampanyasız alışverişe nasıl uyum gösterilecek?..
Düşük kâr marjları, kampanya ve promosyonlarla bu yılı küçük oranlı da olsa büyümeyle kapatmayı öngören perakende sektörü, hesaplarını, “işlerin daha iyi olacağı”nı umduğu gelecek yıl için yapıyor.
Sektördeki son durumu değerlendiren Alışveriş Merkezleri Perakendecileri Derneği (AMPD) Başkanı Mehmet Nane, perakende sektörünün uzun vadeli planlama ile yatırımlarını ve istihdam çalışmalarını sürdüğünü belirterek, organize perakende sektörünün krizlerde mümkün olduğunca tüketicinin ve çalışanının yanında yer alma eğiliminde olduğunu kaydetti. Türkiye ekonomisindeki küçülmeye rağmen perakende sektörünün yılı büyümeyle kapattığını belirten Nane, bu durumun, sektörün kardan feragat eden özverili çalışmalarının önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
Mehmet Nane, 2008 yıl sonu verilerine göre 161 milyar dolar ciroya sahip toplam perakende sektörü içinde 67 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan organize perakendenin, AMPD 19 Endeksi’ne göre bu yılın ilk 7 ayında yüzde 6 oranında büyüme gösterdiğini de kaydetti. Türk tüketicisinin özellikle kriz dönemlerinde organize perakendeye yöneldiğini anlatan Nane, “Bu başta çelişkili gibi dursa da bu durumun temelinde organize perakendenin tüketiciye güven vermesi yatıyor. Tüketici harcadığı paranın karşılığında aldığı ürünün kalitesinden şüphe duymuyor”
Organize perakende sektörünün tamamında oranlar düşmekle birlikte büyümenin sürdüğüne işaret eden Mehmet Nane” alt sektörler itibarıyla gelişmelerle ilgili şu tespitleri dile getirdi: “Vergi indirimlerinden faydalanan sektörlerde tüketim yavaşlamışken, organize gıda perakendesinde tüketim artıyor. Alt sektörler bazında, gıda perakendesi cirosunda önceki aya göre yüzde 8 seviyesinde bir artış yaşadığı görülmektedir.
Gıda dışında ise aylık ciro değişimi yüzde 8 düşüş olarak gerçekleşmiştir. Hazır giyim sektörü cirosu da yüzde 8 düşmüştür. Bu gelişmelerde mevsimselliğin de etkisi vardır.” Tüketici Güven Endeksi’nin Temmuz’da bir önceki aya göre yüzde 12’ye yakın oranda düşüş göstermesinin ileriye dönük uyarı sinyalleri verdiğine dikkat çeken AMPD Başkanı Nane, “endeksin ayrıntılarına bakıldığında, tüketicinin hem mevcut durum algılamasında hem de geleceğe ilişkin beklentilerinde bozulma olduğu görülmektedir” yorumunu yaptı. Nane, özelikle eylül ayında okulların açılmasıyla ertelenemeyecek ihtiyaçların karşılanmasının, süren yüksek işsizlik ortamında tüketici için bir kaygı vesilesi olduğunu kaydetti.

Fiyat odaklı rekabet çözüm olamaz

Krizle birlikte perakende sektöründe yaşanan değişime de değinen Nane, krizin tüm dünyayı ve sektörleri olduğu gibi Türk perekande sektörünü de etkilediğini vurgulayarak, bu sebeple de yıllık ciro artışları ve büyümelerde çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara bir düşüş yaşandığına dikkat çekti. Nane, şöyle devam etti: “Ancak sektör yatırım yapmaya büyümeye devam ediyor. Yatırımlarda yer kapmalar yerini getiri ve verimlilik çalışmalarına bıraktı. İşletme sermayesi daha da önem kazanarak karar vermede en belirleyici faktör olmaya başladı. Duygusal olarak alınan kararlar daha bilimsel oldu diyebiliriz. Fiyat odaklı rekabet sadece bizim sektörümüz için değil, hiçbir sektör için bir çıkış noktası ya da çözüm olarak görülemez. Elbette zaman zaman bu tip uygulamalar kısa vadeli olarak devreye sokulabiliyor ancak bu tip kampanya ve uygulamalardan sektörün gelişimi adına elbette olumlu sonuçlar almak mümkün değildir ve kalıcı bir model olamaz.”

Sektör temsilcileri ne dedi?

seref_songorTürkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör:
Eldeki stoklar tükendi, yeniden üretim gerekli

“Gıda perakendeciliğinde Ramazan ayı vesilesiyle işler iyi. Gıdanın dışındaki işlerde maalesef gelişme söz konusu değil. Önümüzdeki süreçte iyi olmasını bekliyoruz. Geçen yıl ekim ayından itibaren son çeyrekle birlikte işletmeciler panik içinde senetlerini, çeklerini ödeyebilmek için çalıştılar. Bunlar içinde zararına satışlar, karsız satışlar oldu. Bunları yaparken üreticilerin ve perakendecilerin elinde belirli bir stok vardı. Buna istinaden de ‘stokları elden çıkaralım, bir hareket oluşturalım, işçimizi, kendi bulunduğumuz statümüzü koruyalım sonrasında da yeniden bu işleri hareketlendiririz’ diye bir düşünce vardı. Bu kriz havası bir yıla geldi hala büyük bir gelişme yok. Perakendecinin elindeki, üreticinin elindeki stoklar tükendi. Simdi artık yeniden imalat yapıp yeniden pazara çıkmak lazım. Bu konuda da maliyetler devrede. Satın alma gücü ya da hammadde temini sorunları gibi birtakım problemler var. Perakendede önümüzdeki dönemde zararına satış yapmak ya da stoku elden çıkarmak için birtakım kampanyalarla piyasayı hareketlendirebilmek gibi imkanların da olamayacağını düşünüyoruz. 2010 yılından umutluyum. Ama insanları, özellikle piyasalarda esnaf, perakendeci, üretici gibi bu bölümü soğutmamalıyız. Burada bir şeyleri kırıp dökmemeliyiz.”

AMPD Zincir Mağazalar Grup Başkanı Ali Murat Kızıltaş:
Asıl soru, kampanyasız satışlara nasıl alışacağımız

ali_murat_kiziltas“Herkesin beklentisi yine benzer kampanyaların sonbahar-kış döneminde de uygulanacağı yönünde. Kışın da çok rahat geçeceğini tahmin etmiyorum. Son ay hariç beklentilerde bir düzelme olsa da işsizlik oranları aşağıya çekilmeden perakendede işlerin çok keyifli hale geleceğini tahmin etmiyorum. Kriz öncesinde yüksek gelire sahip ama şimdi işsiz kalan insanlar var. Bunların ellerindeki harcanabilir kaynaklar her geçen gün tükeniyor. Onlar tekrar eski seviyelerindeki gelire sahip olmadan perakende de işler eski günlerine kolay kolay gelemeyecektir. Tüm firmalar da bunun farkında. Stoklarını ürün yönetimlerini buna göre tekrardan adapte ediyorlar. Fiyatlandırmalarını buna göre tekrardan yapıyorlar. Ayrıca perakendede fiyat öne çıkmaya başladı. Firmaları para kazanmadan yaşamlarını sürdürecekleri bir dönem bekliyor. 2010’un ortalarına kadar da devam edeceğini öngörüyorum. Kış da bol kampanya ve indirimlerle geçecek. Daha sonra sektör kendini ve tüketiciyi kampanyasız hayata nasıl alıştıracak, en zor soru da bu. Tüketicinin indirim ve kampanya beklentilerini nasıl kıracağız?.. Bunun çok da kolay olacağını tahmin etmiyorum.”

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Ekrem Akyiğit:
2010 yılında düzelme olacak

ekrem_akyigit“Perakende, ekonominin barometresidir. 2009 perakende için kayıp bir yıl diyebiliriz. Mevcut firmalar ayakta kalmak için çabaladılar. Promosyonlarla, fiyat indirimleriyle yılı kapatmayı amaçladılar. Önümüz bayram olduğu için bir hareketlilik olacaktır. Ekim, kasım, aralık aylarının çok kötü olacağını zannetmiyorum. Ekonomik verilere baktığımızda da bir sakinlik görünüyor. 0 nedenle. 2010 yılında bir düzelme olacak gibi görünüyor. Ramazan dolayısıyla gıdada bir hareketlilik de oldu.”

Kaynak: Dünya Gazetesi

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Genel Haberler

Palandöken, “Esnafa yeni yapılandırma şart”

Editör

Yazar:

Pandemi sonrası daha belini doğrultamayan esnaf ve sanatkarların en büyük isteğinin yeni bir yapılandırma olduğunu dile getiren TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Pandemi nedeniyle iki yılı aşkın süredir iş yapamayan esnafımız daha belini doğrultamadı. Üstüne bir de hem dünyada hem de ülkemizde baş gösteren ekonomik sıkıntılar nedeniyle esnafın girdi maliyetlerinde ciddi bir artış yaşandı. 2 milyonu aşkın esnafımızın birikmiş borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma şart. Yapılandırmayla birlikte esnafa sicil düzenlenmesi de sağlanarak sıfır faizli ve uzun vadeli nefes kredisi verilmeli. Bu sayede esnafımız yeniden ayağa kalkar, devletimiz de alacaklarını tahsil etmiş olur. Çünkü son 10 yılda yapılan yapılandırmalardan devletimiz 180 milyar liraya yakın tahsilat yapmış” dedi.

“Birikmiş kredi, SGK ve vergi borçları sıfır faiz ile ötelenmeli”

Esnafın birikmiş kredi, SGK ve vergi borcunu ödeyebilmesi için faizsiz ve uzun vadeli yeni bir yapılandırma gerektiğini belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “İki yılı aşkın süredir devam eden pandemide başta yiyecek içecek sektörü olmak üzere tüm sektörlerdeki esnaf ve sanatkarlarımızın ticari faaliyetleri sekteye uğradı. Verilen devlet desteklerinin akabinde vatandaşların aşılanması ve virüsün eski gücünü kaybetmesiyle birlikte kısıtlamalar kaldırıldığında tam esnafımız rahat nefes alacak derken tüm dünyada baş gösteren enerji krizi ne yazık ki ülkemize de yansıyarak başta akaryakıt olmak üzere, iş yeri kiraları, elektrik, doğalgaz gibi girdi maliyetlerini artırdı. Esnafımızın çoğu biriken borçlarını ödeyemediği gibi yeni borç altına girdi. Bunun için esnaf ve sanatkarlarımızın kredi, SGK ve vergi borcu gibi biriken borçlarını ödeyebilmesi için sıfır faizli ve uzun vadeli yeni bir yapılandırmaya gidilmeli. Mevcut faizler silinmeli” diye konuştu.

“Özel bankalar da esnafa kredi vermeli”

Öte yandan yapılandırmayla birlikte esnaf için sicil düzenlemesinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Palandöken, “Esnafımız pandemiyle birlikte biriken borçlarını ödemek için krediye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Uzun zamandır sıkıntı çeken esnafımızın yükünü hafifletmek için sıfır faizli ve uzun vadeli can suyu kredisi verilmeli. Bunun için de öncelikle esnafımızın krediye ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı. İlk olarak esnafa sicil düzenlenmesi sağlanmalı. Ayrıca sadece devlet ve kamu bankaları değil özel bankalar da ekonominin bel kemiği olan esnaf ve sanatkarlar için düşük faizli kredi imkanı sunmalı. Krediler ile yeni iş yeri açacak olan genç girişimcilerin de önü mutlaka açılmalı” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Genel Haberler

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Editör

Yazar:

Yılın indirim sezonu yaklaşıyor: 11.11 ve Black Friday

Her yıl sonbahar aylarının gelmesi ile birlikte hem alışverişçiler hem de pazar yerleri için heyecanlı bir döneme giriş yapıyoruz. Yüzlerce indirim ve kampanya ile karşı karşıya kaldığımız Black Friday döneminde birçoğumuz elbette ihtiyaçlarımızı da karşılamak istiyoruz. Normal dönemde çok daha yüksek meblağlar ödeyeceğimiz bir ürüne uygun fiyatlarla sahip olma şansı doğal olarak hepimizi cezbediyor. Söz konusu indirimlerden faydalanmak bu noktada mantıklı olduğu kadar gerekli de ancak yine indirimlerin gerçek olup olmadığını kontrol etmek ve ihtiyacımızdan fazlasını almamaya dikkat etmek gerekiyor.

Bu noktada bilinçli bir alışveriş süreci için iyi bir pazar araştırması yapmak gerekliliği aşikar. Birçok pazar yeri büyük indirim oranları ile kampanyalar yaptığını ilan etse de fiyat değişikliği noktasında bu indirimlerin göründüğü kadar büyük olmadığını fark ettiğimiz durumlar olabiliyor. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak adına fiyat karşılaştırmaları yaparak ve ürünlerin fiyat değişim grafiklerini inceleyerek Black Friday indirimleri dönemini avantajlı şekilde tamamlayabilirsiniz.

Elektronik, giyim, kozmetik, spor… her kategoride ihtiyacımız olabilir mi?

Sonbahar aylarında kuruyan yaprakların arasında yürümekten sonra belki de en heyecanla beklenen etkinlik alışveriş yapmak. Hem indirim ve kampanyalar hem de bir ürünü ucuza almanın vermiş olduğu heyecanı bastırmak elbetteki kolay değil. Ancak indirim dönemleri bir illüzyon mu yoksa gerçekten bizlerin indirimli ürün alabilmesi için planlanmış bir fırsat mı?

Elbetteki alışverişçiler kadar markalar için de önemli bir dönem Black Friday. Yıl içerisindeki kazançların birçoğunun söz konusu dönemlerde elde edildiği gerçeğini göz ardı edemeyiz. O nedenle markalar satışlarını artırmak adına indirimler yaparken, elbetteki kendi bütçelerini de düşünerek hareket etmek durumundalar. Buradan yola çıkarak kampanya dönemleri bizler için bir avantaj iken bütçemizi aşan bir soruna da dönüşebilir. Bu nedenle bilinçli bir alışverişçi olmakta fayda var.

Peki bu süreci doğru kararlar ile tamamlayabilmek adına neler yapabiliriz? İlk sıraya liste hazırlamayı yazabiliriz. Sadece 11.11 indirimleri için değil, günlük rutinimiz içerisinde market alışverişi dahi yaparken bir liste ile yola çıkmak her zaman sağlıklı bir alışveriş süreci sağlayacaktır. Tüketim toplumları ve değişen dünya parametreleri nedeniyle her şeyin ihtiyacımız gibi geldiğini hissedebiliyoruz ve özellikle indirim dönemleri bu duygularımızı çok daha derinden tetikleyebiliyor.

Bu nedenle üzerine düşünülmüş bir alışveriş listesi ile hareket etmek hem israfı önleyecektir hem de bütçemizi koruyacaktır. Söz konusu bilinçli alışverişin tek nedeni elbette bütçemizi korumak değil. Böylesine büyük bir tüketim alışkanlığından kaçınmamızın tek nedenini bütçemizi korumak olarak gördüğümüz taktirde içinde yaşadığımız Dünyada yalnız olduğumuzu zannedebiliriz.

Ama unutmamalıyız ki Dünya üzerinde milyarlarca insan bir arada yaşıyoruz ve sadece ürettiklerimizi değil doğanın bize sunduklarını da son sürat tüketmeye devam ediyoruz. İhtiyacımız dışında aldığımız her bir ürün bütçemizden götürdüğü kadar geleceğimizden ve doğamızdan da bir şeyler koparmaktadır. Hele ki yenilenebilir ve doğada çözünebilir ürünler tüketme konusunda pek de dikkatli bireyler değilsek, Dünyaya olan borcumuzu artırıyoruz denilebilir.

Elbette alışveriş dönemleri hepimiz için birer fırsat ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bu günlerde söz konusu indirimleri kaçırmak istemiyoruz. Hepimizin zaruri ihtiyaçları veya istekleri olabiliyor. Bunları karşılamak adına Black Friday indirimleri de önemli bir fırsat. O nedenle sunulan fırsatları değerlendirmek hepimizin hakkı. Ama bütçemizi koruyarak alışveriş yaptığımızı zannederken diğer taraftan cebimizden ve Dünyamızdan da fazlasını götürmemeye dikkat etmemiz gerekiyor.

Güvenilir adreslerden şaşmayın!

İndirim dönemlerinin karşımıza çıkardığı fırsatlar kadar yaratabileceği sorunlar da olabiliyor. Özellikle güvenli bir alışveriş süreci yaşamak adına dikkatli olmakta fayda var. Online alışverişte kredi kartı bilgilerimizi paylaştığımızı düşünürsek güvenilir adresleri tercih etmek aslında bir zorunluluk denebilir. Bu noktada SSL sertifikalı bir site üzerinden alışveriş yapmak kredi kartı bilgileri noktasında güvenli bir alışverişin kapılarını açmaktadır.

Bununla birlikte güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak her zaman ilk koşul olarak hatırlanmalı. Geçmiş alışveriş alışkanlıklarımızda da güvendiğimiz esnaf ve markaları tercih ettiğimizi hatırlarsak, internet üzerinden yapılan alışverişlerde de güvenilir satıcılardan alışveriş yapmak mantıklı bir tercih olacaktır. Aksi takdirde orijinal olmayan veya kalitesiz bir ürünle karşılaşma ihtimaliniz artabilir.

Bu noktada bizlere en yol gösterici seçeneklerden biri güvenilir pazar yerlerini tercih etmek ve o pazar yerinde satış yapan marka veya satıcının değerlendirmelerini okumak. Unutulmamalı ki birincil kullanıcı deneyimlerinin yer aldığı yorumlar son yıllarda fazlaca kullanılmaya başlandı ve bir ürün satın alırken hem o ürünle ilgili hem de satıcı ile ilgili ayrıntılara yer verilmekte. Söz konusu değerlendirmeleri okuyarak hem alacağınız ürünle ilgili hem de alışveriş yapacağınız mağaza ile ilgili ayrıntılara ulaşarak güvenli bir alışveriş deneyimi yaşayabilirsiniz.

Devamını Oku

Genel Haberler

“Yerli Market Haftası Fuarı” perakendenin yıldızlarını ağırlayacak

Editör

Yazar:

İstanbul Perakendeciler Derneği (PERDER) tarafından bu yıl 25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde gerçekleşecek Yerli Market Haftası Fuarı, 6’ncı kez perakende sektörünün öncü markalarını sektör paydaşları ile bir araya getirecek.

İstanbul PERDER’in ev sahipliğinde organize gıda perakendesine 6 yıldan bu yana imzasını atan Yerli Market Haftası (YMH), Pin Fuarcılık organizasyonunda WOW Convention Center’da üretici, tedarikçi ve perakende sektörüne hizmet sunan firmaları yerel zincir market temsilcileriyle buluşturacak. “Birlikte daha güçlüyüz” sloganıyla bu yıl “Dilek Gıda ve Hedef Grup” ana sponsorluğunda yapılacak fuarda katılımcı firmalar iki gün boyunca yeni ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Ayrıca perakendeye yıllarını vermiş isimler sektördeki gelişmeleri ve yenilikleri paylaşacaklar.

Bu yıl fuarda 90 standlı katılım ile yer alacak firmalarımızla birlikte yaklaşık 10 bin’e yakın ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini belirten İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere, “Yerli Market Haftası (YMH) ile bölgesel markaların ulusal marka olma yolunda ilerlemesine destek olmayı, onlara fayda sağlamayı amaçlıyoruz. Yerel perakendeci ve tedarikçi firmaları aynı çatı altında buluşturarak birbirlerini tanımalarını, dayanışma ve paylaşımda bulunarak iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Sunuculuğunu Ceyhun Yılmaz’ın üstleneceği YMH’ta ilk gün Yenilenebilir Enerji, Elektromobilite ve Enerji Verimliliği, Yeni Dünya Düzeninin İpuçları, Geleceğin  Perakende Trendleri konuşulacak. İkinci gün ise, PERDER Başkanları Oturumu ve Aile Şirketlerini Geleceğe Taşımak başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek.

Programın ilk gününde yer alacak konuşmacılar şöyle: Vat Enerji Hizmetleri Genel Müdürü M. Altuğ Karataş, Solarçatı CEO&Kurucusu Utku Korkmaz, S2C Kurucu Ortağı Uğur Kılıç, Atlas Space Kurucusu&CEO Ahmet Burçin Gürbüz, Payneer Ödeme Kuruluşu CEO’su Ergi Şener, SabancıDx Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı ve Teknosa Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Kalkan, Argus Growth Agency Kurucu&İş Geliştşrme ve Büyüme Danışmanı Bora Alçı ve I-Am Global Kurucu Ortağı emre Kuzlu.

İkinci gün ise sektörün duayen isimleri deneyimlerini ve sektördeki gelişmeleri paylaşacaklar. İstanbul PERDER Başkanı Faruk Güzeldere ve önceki dönem başkanları Ramazan Ulu, İhsan Biçen, Reşat Narman ile Erdal Tüfekçi aynı oturumda bir araya gelecek. Ardından 2M Parlak Gıda İK ve Kurumsal İletişim Direktörü Yasemin Parlak moderatörlüğünde Şölen CEO’su Elif Çoban, EVYAP CEO’su Mehmet Evyap ve Snowy Ulu Kardeşler Genel Müdürü Bülent Efe aile şirketlerinin geleceğini masaya yatıracak.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER