Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Altında alım fırsatı, petrolde ise düşüş devam eder mi?

Editör
Adnan Çekcen
Abone Ol:

Altında yılbaşından bu yana yaşanan yukarı yönlü hareket “Alım fırsatı devam eder mi?” sorusunu gündeme taşıdı.

Yatırımcının aklındaki bir diğer soru ise petroldeki yükselişin sınırlı kalıp kalmayacağı oldu. Haftanın önemli gelişme ve beklentilerini Destek Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Adnan Çekcen şöyle yorumladı:

“Altını bu hafta itibariyle yukarı yönlü destekleyen bir çok dinamik ve veri söz konusuydu. Hafta başında Çin İmalat Satın Alma Müdürleri PMI verisi beklentileri karşılamayınca küresel kaygılar tekrar artmaya başladı ve güvenli varlık talebiyle beraber sarı metal destek buldu. Diğer taraftan hali hazırda piyasalarda bir FED iyimserliği hakimdi. Hafta ortasında FED’in kilit üyelerinden Dudley ve Fischer’ın; FED’in faiz artırımı konusunda küresel belirsizliğe dikkat çekmesi ve FED’in daha yumuşak adımlarla hareket edeceğine dair ifadeler kullanması doların değer kaybıyla sonuçlanırken altında yukarı yönlü bir ivmelenme izlendi. Ayrıca ABD verilerin hafta boyunca beklentilerin altında kalmasıyla beraber zayıf dolar endeksi sarı metali güçlü tuttu ve altın, yatırımcısına %3’ün üzerinde getiri sağladı. ABD tarafında açıklanan Tarım Dışı İstihdam verisinin piyasa beklentilerine paralel olumlu açıklanması önemliydi ancak altın tarafında bu zaten fiyatlanıyordu. Aynı zamanda ücret tarafında artış söz konusu olsa da Mart ayındaki olası FED’in faiz artırım ihtimali, Jennet Yellen’in konuşması sonrası şekillenecek. 10 Şubat’da Temsilciler Meclisinde yapacağı sunumda Mart ayına dair daha güvercin açıklamalar yapması bekleniyor. Bir taraftan Çin kaygılarının piyasada güvenli varlık talebini artırması diğer taraftan fiyatlanan FED iyimserliği altını önümüzdeki dönemde desteklemeye devam edecek gibi gözüküyor. Yellen önümüzdeki hafta piyasaları rahatlatan açıklamalarla Mart ayının pas geçeceğine dair bir sinyal verirse altında 1100 seviyelerini taban seviye olarak görmemiz söz konusu olabilir. Bu seviye üzerinde kalındığı sürece yükseliş trendi devam edebilir ve 1180 ve 1190 bölgesine doğru bir hareket görebiliriz.
Küresel piyasalardaki arz fazlası ve İran üzerindeki yaptırımların kaldırılmasıyla uzun süre zayıf seyrini sürdüren petrolde, bu hafta çıkan haberler ve doların seyri kayıpların bir miktar telafi olmasını sağladı. Bilindiği üzere petroldeki tarihi düşüş sadece küresel kriz alameti olarak görülmüyor. Aynı zamanda önemli enerji şirketlerini ve petrol üreten ülkeleri de olumsuz yönde etkiliyor. Dünyanın en büyük petrol şirketlerinde azalan karlılıktan dolayı işten çıkarılmalar hız kazanıyor. Royal Dutch Shell’de hafta ortasında çıkan haberlere göre 10 bin kişinin işine son verilirken, bir diğer İngiliz Petrol devi şirketi BP’de ise 7 bin kişinin işten çıkarılacağı konuşuluyor. Bu durum OPEC ülkelerini önümüzdeki dönemde harekete geçirebilir. Venezuela Petrol bakanı Eulogio Del Pino hafta ortasında yaptığı açıklamalarda OPEC üyelerinin çağrı yapması durumunda, üretimi kısmak adına toplantıya katılabileceklerini vurguladı. Bu haberlerle petrol hafta boyunca güçlü durmaya çalışsa da stoklardaki artışın devam etmesi petrolün yükselmesini engelliyor. Son 1 ayda %5’in üzerinde kayıp yaşayan petrol, haftalık bazda ise %4’ün üzerinde değer kaybetti. Petrolde OPEC tarafından bir adım gelmediği sürece yeni bir dip yapma olasılığı oldukça yüksek. Çin tarafındaki yavaşlama ve stoklardaki artış devam ettikçe, petrolde kalıcı bir yükseliş beklememek gerekiyor. Teknik görünümde ise hala düşüş kanalını koruyan petrolde kritik direnç noktası 35.00 dolar olarak görülebilir. 4 hafta boyunca bu seviyenin altında kaldığını görüyoruz. Ham petrolde bu seviyenin üzerinde bir fiyatlama görmediğimiz sürece 29.40 ve 27.70, yeni bir dip yapma isteği sürebilir.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER