Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

COVID-19 salgını sürecinde kriz yönetimi nasıl olmalı?

Editör
Abone Ol:

EY’ın (Ernst & Young) hazırladığı çalışmaya göre; COVID-19’un yarattığı etkilerle mücadelede odaklanılması gereken 5 temel alan ve yöneticilerin kendilerine sorması gereken 10 soru bulunuyor.

Çalışan sağlığı ve mutluluğu birinci öncelik

Şirketlerin en önemli varlığı çalışanları ve en büyük sorumluluğu çalışanlarına karşı taşıyorlar. Organizasyonların müşterileri ve paydaşları için en yüksek katma değeri yaratabilmelerinin yolu çalışanlarına sağlıklı bir ortamı sağlamalarından geçiyor.

COVID-19 salgını evden çalışma uygulamalarına geçişi yaygınlaştırırken, şirketler de bu değişime hızlı bir şekilde adapte olmaya çalışıyorlar. İş sürekliliğinin kesintiye uğramaması ve operasyonların olağan seyrinde sürdürülebilmesi için alternatif çalışma biçimleri geliştirilirken, aynı zamanda sağlık ve güvenlik gereksinimleri karşılanıyor. Bu süreçte özellikle iç iletişimin zamanında ve doğru şekilde yürütülmesi ve çalışan destek programlarının hayata geçirilmesi önem kazanıyor.

Hızlı, net, şeffaf iletişim

İletişimin açık ve hızlı olması ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi tüm kurumsal iletişim senaryolarında esastır. Ancak özellikle kriz dönemlerinde müşteri, çalışan, tedarikçi, yatırımcı ve düzenleyici kurumlarla iletişimin doğru şekilde yürütülmesi hayati önem taşıyor. Müşterilerin krizin hizmet ve ürünlerin sürekliliği üzerinde yaratabileceği etkiler ile ilgili önceden bilgilendirilmesi gerekiyor. Tedarik ve üretim aksamalarından dolayı sözleşme yükümlülüklerin yerine getirilememesi durumunda iletişimin açık olması büyük önem taşıyor. İletişimin proaktif olması ve hızlı aksiyonlar alınması cezai tazminat hafifletilmesine ve marka itibarının korunmasına destek olacaktır.

Harcamaların kontrollü olması ve bütçe açıkları için karşılık ayrılması

Öncelikle krizin bütçeler ve iş planları üzerindeki etkisinin belirlenmesi gerekiyor. Finansal performansın nasıl etkileneceğinin anlaşılması ve uzun vadeli etkilerin değerlendirmesi amacıyla finansal planların farklı senaryolarda stres testinden geçirilmesi önem taşıyor. Önceki bütçe varsayımları ve iş planlarının geçerli olamayacağı durumlarda esnekliğin korunmasına yönelik adımlar atılmalı ve planlar yeniden şekillendirilmeli. Gerekli olduğu durumlarda ise sermaye artırımına gidilebilir, borçlar yeniden yapılandırılabilir, bankalar, yatırımcılar veya hükümetten ek kredi desteği alınabilir. Operasyon giderlerinin genel olarak gözden geçirilmesi ve zorunlu olmayan giderlerin ortadan kaldırılması şart.

Tedarik zincirindeki aksamaların belirlenmesi ve giderilmesi

COVID-19 krizi süresince çok sayıda şirket operasyonlarında aksama yaşayacak ve normalden daha düşük bir performans sergileyecek. Salgından etkilenen ciddi seviyede etkilenen ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerin tedarik zincirlerinde aksama yaşaması ve üretim taahhütlerini yerine getirememesi yüksek ihtimal dâhilinde. Böyle bir ortamda şirketlerin tedarikçileri ile düzenli olarak iletişimde olması ve toparlanmaya yönelik planlar üzerinde çalışmaları gerekiyor. Bununla birlikte alternatif tedarik zinciri seçeneklerinin de değerlendirilmesi sürecin üstesinden gelinmesine yardımcı olacaktır. Örneğin; tedarik zinciri modelinin yeniden yapılandırılması, dijital ekosistemlere ve pazarlara yönelinmesi, yeni ve farklı işbirlikleri kurulması tedarik zincirlerinde aksamaya karşı alınabilecek aksiyonlar arasında yer alıyor.

Beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olunması

Organizasyonlar genel olarak olağan iş seyrinde karşılarına çıkabilecek hukuki engellere karşı hazırlıklı olurlar. Ancak COVID-19 salgını gibi öngörülemeyen krizler farklı hukuki güçlükler ortaya çıkarabilir.

Bu kapsamda krizin ekonomik etkilerinden ve tedarik aksaklıklarından dolayı oluşabilecek müşteri-tedarikçi anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi amacıyla sözleşmelerin risk değerlendirmesinden geçirilmesi ve önleyici aksiyonların belirlenmesi ve hatta gerektiğinde “mücbir sebep” şartlarına başvurulmasına yönelik hazırlıklı olunması gerekiyor. Paydaşlarla iletişim kurma aşamasında hukuk ekiplerine potansiyel yükümlülüklere ilişkin olarak danışılması önem taşıyor.

Liderlerin krizin üstesinden gelmesini sağlayacak 10 soru

Herhangi bir krizi yönetmenin en etkin yolu krizin bir adım ilerisinde olmaktan geçiyor. Şirketlerin kriz yönetim sistemlerini güncel tutmaları ve yakın vadede kriz öngörülmese dahi farklı senaryolara karşı hazırlıklı olmaları gerekiyor. Bu doğrultuda; liderlerin, organizasyonlarının dirençliliğini değerlendirmelerini ve mevcut kriz yönetim sistemlerinin uygunluğunu gözden geçirmelerini sağlayacak 10 soruyu kendilerine sormaları kriz sürecini daha rahat geçirmelerine yardımcı olacaktır.

  1. Kriz süresince organizasyonunuz çalışanlarının sağlığı ve mutluluğunu nasıl güvence altına alacak?
  2. Finansmanın sürdürülebilirliğini ve nakit rezervlerinin istikrarını nasıl sağlayacaksınız?
  3. Paydaşlarla iletişimin açık ve şeffaf olmasını sağlamak amacıyla iletişim sistemleri ve protokollerinin koordinasyonu ve standardizasyonunu sağladınız mı?
  4. Organizasyonunuzda kısa vadeli likidite etkilerini yönetecek ve gerekli önlemleri alacak kriz yönetim ekipleri bulunuyor mu?
  5. Kriz döneminde potansiyel riskleri değerlendirmek ve verilecek tepkileri belirlemek için organizasyonunuzda bir model uyguluyor musunuz?
  6. Krizin etkilerini bütçelendirme, iş planlama süreçleri ve erken uyarı mekanizmalarının hayata geçirilmesi açısından gözden geçirdiniz mi?
  7. Kriz büyük ölçekli finansal etkiler yarattığında, işletme modelinizi kısa ve orta vadede maliyetlerin düşürülmesi bakımından bu duruma nasıl adapte edeceksiniz?
  8. Talepteki bozulması şirketinizi nasıl etkileyecek ve kriz sonrasında nasıl bir toparlanma öngörüyorsunuz?
  9. Kriz ile birlikte gelecek tedarik zinciri ve üretim risklerini belirlediniz mi? Riskleri azaltmak için neler yapabilirsiniz?
  10. İşletme modeliniz mevcut krizin ve potansiyel gelecek krizlerin etkileriyle baş etme konusunda dirençli mi?
Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

A101, 2023 ürünün fiyatlarını sabitledi

Editör

Yazar:

A101, Ocak ayı boyunca 2023 üründe fiyatları sabitleyeceği müjdesini tüketicilere duyurdu. 70.000’den fazla çalışanı ve 600’ün üzerinde tedarikçisi ile A101, kampanya ile hem tüketicilerin alım gücünün korunmasına, hem de ülke ekonomisine destek olmaya devam edecek.

Yıl boyunca sürdürdüğü indirim kampanyalarına hız kesmeden devam eden A101, Ocak ayı sonuna kadar temel ihtiyaç ürünlerini de kapsayan tam 2023 üründe fiyat sabitlemesine gidecek.

Türkiye’nin en fazla mağazaya sahip perakende zinciri A101, 2023 yılında devam ettireceği haftalık kampanyalarla da, kaliteli ürünleri her daim en uygun fiyatlarla müşterilerine sunarak tüketicinin yanında olmaya devam edecek.

Devamını Oku

Genel Haberler

Onur Market, sabit fiyat uyguladığı ürünleri iki katına çıkarttı

Editör

Yazar:

Onur Market her ay binlerce üründe yaptığı indirimlerle müşterilerinin bütçelerini rahatlatıyor. Gıdadan kozmetiğe, taze sebze meyveden şarküteri ürünlerine kadar tüm kategorilerde yüzlerce üründe indirimli sabit fiyat uygulamalarını yıllardır kampanya prensibi olarak uyguluyor. 2023 yılına da fırsatlarla giren Onur Market indirimli sabit fiyat uyguladığı ürünleri Ocak ayında iki katına çıkarttı. Konuyla ilgili açıklama yapan Onur Marketler Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen “Yaptığımız tüm çalışmalarda, geliştirdiğimiz her projede, aldığımız tüm kararlarda her zaman alışverişçilerin lehine olacak faaliyetler içinde bulunmak gibi bir prensibimiz var. Sloganımıza da yansıttığımız Onur Sözlerimizle müşterilerimize; fiyatta, tazelikte, kalitede, lezzette ve hizmette Onur Sözü veriyoruz.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Genel Haberler

Yavuz Altun: Tüm zincir marketler indirime gidiyor

Editör

Yazar:

Happy Center Marketleri CEO’su Yavuz Altun, baz etkisi nedeniyle aralık ayından itibaren enflasyonun düşmeye başladığını yeni yılla birlikte enflasyonun hızla geriye gitmesini beklediklerini söyledi.

Aynı zamanda İstanbul Ticaret Odası Perakende Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi olan Altun, “Enflasyondaki bu düşüşe paralel olarak perakende fiyatlar da düşecek. Komite başkanı olarak zincir marketlerle görüştüm, hepsi fiyatlarda indirime gideceğini teyit etti. Sektör olarak halkımıza verebileceğimiz tüm desteği sunacağız” dedi.

Happy Center Marketleri olarak da gıda ve gıda dışı ürünlerde indirime gittiklerini ve indirimlerin her geçen gün devam edeceğini belirten Altun, “Yeni yılla birlikte gıda ve gıda dışı ürünlerde etiket fiyatlarını yüzde 10 ile 20 arasında düşürdük. Et ve süt ürünlerinde ise arza bağlı olarak ilerleyen süreçte indirim yapabiliriz. Enflasyonist etki azaldıkça başta gıda olmak üzere bütün ürünlere bu indirimleri yansıtmak istiyoruz. Ancak şu kadar üründe şu kadar indirim yapacağız gibi popülist söylemlerden uzak durup gerçek indirimi halkımıza yansıtma kararlılığındayız” dedi.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER