Genel Haberler
Dolar neden düştü, seviyeler kalıcı mı?
Geçtiğimiz hafta AMB Başkan Draghi ve TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın açıklamaları öncesinde 3.06’ya kadar yükselen kurun haftayı kapatırken sert düşüşle 3.00 seviyelerine gelmesi “Dolar’da alım fırsatı mı?” sorusunu gündeme taşıdı.
Geride bıraktığımız hafta Dolar/TL’de hem Avrupa’daki gelişmelerin hem de iç piyasadaki açıklamalar fiyatlandı. Destek Menkul Değerler Araştıma Müdür Yardımcısı Adnan Çekcen, “Avrupa Merkez Bankası’ndan gelen ek teşvik sinyalleri yurtiçi piyasalarda oldukça iyimser bir hava yarattı. Önemli bir ticari hacme sahip olduğumuz Euro bölgesinde uygulanan parasal genişleme programının artırılacağı yönünde sinyaller TL’yi güçlü kılarken, aynı zamanda TCMB Başkanı Erdem Başcı’nın para politikasında sıkı duruşu vurgulayan açıklamaları Dolar/TL’yi geri çeken önemli sebepler arasında sayılıyor. “ dedi. Aynı zamanda geçtiğimiz haftanın son iki işlem gününde yaşanan petrol hareketinin de düşüşü desteklediğini kaydeden Çekcen, “Amerikan tipi Ham petrolün 28 dolardan 32’e dolara kadar çıkması, TL’yi de olumlu etkiledi. Krizi habercisi olarak küresel ekonomik kaygıları körükleyen petroldeki sert düşüşler, gelişmekte olan ülke piyasaları açısından da endişeyle takip ediliyor. Petrolün toparlanması bu endişeleri bir nebze iyimserliğe çevirince TL diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine paralel bir hareket gerçekleştirdi ve dolara karşı değer kazandı.” diye konuştu.
Piyasalarda hareketli bir haftaya giriş yapıldığına dikkat çeken Adnan Çekcen, dolarda 2.98 ve 3.00 bandının uygun bir alım bölgesi olduğunu ifade etti. Çekcen, “Yurtiçi tarafta İmalat Güveni, Ticaret Dengesi gibi verileri izlenecek. ABD tarafında ise büyüme, dayanıklı mal siparişleri ve konut sektörüyle ilgili veriler ön planda olacak. Ancak asıl hareketliliğin Çarşamba günü, ABD Merkez Bankasının(FED) faiz kararı ve açıklamaları sonrası yaşanması bekleniyor. Bir önceki toplantıda faizi yukarı çeken FED’den yeni bir faiz artırım adımı beklenmiyor. Ancak açıklamaları her zaman olduğu gibi hareketlilik yaratabilir. Bilindiği üzere küresel kaygılar, güçlü dolar ve düşük petrol fiyatları FED’in faiz artırımını engelleyen gelişmeler olarak biliniyor. Çarşamba akşamı FED yine bu dinamiklere dikkat çekip Mart ayındaki faiz artırım ihtimalini azaltan değerlendirmelerde bulunursa biz kurda yeni bir satış dalgası görebiliriz. Tersi senaryoda ise eğer FED bu noktalara fazla değinmediğini gösterir ve Mart ayını işaret ederse biz dolarda 2.98 ve 3.00 bandının uygun bir alım bölgesi olduğunu anlarız ve bu noktalardan 3.05 ve yine 3.07 seviyelerine kadar yükselişler söz konusu olabilir.” dedi.
Daha önce de bu bölgenin önemli dönüş yerleri olarak yatırımcılar tarafından değerlendirildiğini kaydeden Çekcen, “Yani biz bir çok kez bu bandın güçlü bir destek bölgesi olarak çalıştığına şahit olduk ve kurda alımlar genelde bu seviyelerden geldi. Yukarıda saydığımız gelişmelere bağlı olarak yine bu hafta pozisyonlar daha çok bu bölge üzerinde yoğunlaşacak. FED Mart ayına dikkat çekerse dolarda bu seviyelerden sert yükselişler görebiliriz. Fakat fiyatlamalar sonrası eğer kur 2.98’i aşağı yönlü geçerse, dolarda o zaman alıcı olmak riskli olabilir. 2.98’in altında bir fiyatlama bizi 2.95 ve hatta 2.93’lere kadar rahatlıkla götürebilir. Dolayısıyla bu hafta daha çok bu teknik seviyeler izlenmeli ve FED’den çıkacak kararlar ile ABD datalarının seyri dikkatle takip edilmelidir.” diye konuştu.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
