Genel Haberler
MKG: Yasadışı ticaret ile mücadele umudumuzu artırıyor
Marka Koruma Grubu (MKG) Sözcüsü Dr. Ali Ercan Özgür, Türkiye’de sahte ve korsan ürün ticaretinin yılda 11 milyar dolara yaklaştığını belirtti.
Türkiye’de yasadışı ticaret ile mücadeleye ve ticari marka haklarının etkin bir biçimde korunmasına odaklanan Marka Koruma Grubu (MKG), Dünya Gümrük Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. Fikri mülkiyet haklarının etkin şekilde korunmasının yatırımcılar açısından hayati önem taşıdığına vurgu yapılan açıklamada, yasadışı ürün ticaretinin ulaştığı boyuta dikkat çekildi. MKG Sözcüsü Dr. Ali Ercan Özgür, sahte, kaçak ve taklit ürün ticaretinin dünya genelinde yüzlerce milyar dolarlık hacme sahip olduğunu, Türkiye’de de ekonomiyi ve yatırımları olumsuz etkileyecek boyuta ulaştığını belirterek şunları söyledi:
“BASCAP (Sahtecilik ve Korsanla Mücadele İçin İş Dünyası Hareketi) verilerine göre Türkiye’deki sahte ve korsan ürün ticaretinin yıllık boyutu 11 milyar dolara yaklaştı. Sahte, taklit ve korsana ilave olarak kaçak ticareti de her yıl milyarlarca liralık vergi kaybına neden oluyor. Türkiye örneğin; her yıl kaçak akaryakıt nedeniyle 5 milyar lira ÖTV, kaçak sigara nedeniyle 5,5 milyar lira vergi gelirinden mahrum kalıyor. Yasadışı ticaret ayrıca, Türkiye’ye ciddi yatırımlar yapan, on binlerce kişiye istihdam sağlayan, vergi geliri üreten yatırımcıların fikri mülkiyet haklarını da gasp ediyor. Bu durum, yeni yatırımların önünü kesme riskini beraberinde getiriyor. YASED’in yaptığı bir araştırmaya göre, fikri mülkiyet haklarının korunmasında yapılacak %1 iyileştirme, yatırımlarda 1.9 milyar artış sağlıyor. Yasadışı ticaret ile mücadele bu yüzden ülkemiz için büyük önem taşıyor. Gümrük İdareleri ise bu mücadelede önemli bir görev üstleniyor. Özellikle gümrük denetimleri mücadele sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Son dönemde atılan adımlar ve açıklanan planlar, gelecek için umudumuzu artırıyor.”
Vatandaşlar ALO 136’yı arayarak mücadeleye destek verebilir
Dr. Ali Ercan Özgür, yasadışı ürün ticaretinin, tüketici güvenliği ve sağlığı açısından da önemli bir tehdit oluşturduğunu belirterek şunları söyledi:
“Tüketicilerin sahte ürünler nedeniyle uğradıkları mağduriyeti, hatta ölümle sonuçlanan trajedileri gazetelerden okuyoruz, televizyonlardan izliyoruz. Resmi kurum ve kuruluşlar, meslek örgütleri, şirketler bu tür felaketlere neden olan yasadışı ticaretle mücadele konusunda önemli adımlar atıyor. Cezaların caydırıcılığının artırılması, sıkılaştırılan denetimler sayesinde yakalamaların artması sadece birkaç örnek. Ancak tüm bu çabaların başarıya dönüşebilmesi için vatandaşların duyarlılığı da bir o kadar önem taşıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu konuda çok güzel bir adım attı. ALO 136 İhbar Hattı’nı yeniden aktif hale getirerek, mücadeleye ortak olmak isteyen tüketiciler için bir iletişim platformu oluşturdu. 2013 yılında sorumlu vatandaşların aramaları sayesinde 19 milyon liralık kaçakçılık olayı ortaya çıkarıldı. Ayrıca ihbarda bulunup, yasadışı ürünlerin yakalanmasını sağlayan vatandaşların ikramiye ile ödüllendirilmesi uygulaması da hayata geçirildi. 2014’te 5-6 milyon TL para ödülü dağıtıldığı açıklandı. Bu olumlu çalışmaları hayata geçiren tüm gümrük yetkililerini tebrik eder, Dünya Gümrük Günü’nü kutlarken, vatandaşlarımızdan da duyarlılıklarını artırarak sürdürmelerini bekliyoruz”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
