Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

“Erdoğan -Putin zirvesi ihracatçının yüzünü güldürecek”

Editör
Hikmet Tanrıverdi

STK Başkanları, konu hakkında görüşlerini dile getirdiler. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, “Hazır giyim ihracatçıları olarak 9 Ağustos’ta St. Petersburg’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşecek zirveyi, büyük bir heyecanla ve umutla bekliyoruz. Bilindiği gibi Rusya Türk hazır giyim sektörünün en önemli pazarları arasında yer alıyor. Ruble’nin değer kaybı nedeniyle daralan Rusya pazarında uçak krizinin ardından ağır bir darbe aldık. Rusya’ya 2015’in 7 ayında 128 milyon dolar olan ihracatımız bu yılın aynı döneminde yüzde 49 daralarak 65 milyon dolara kadar düştü. Kriz çok daha dallanıp budaklanmadan iki tarafta sağduyunun galip gelmesini büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile Rusya lideri Vladimir Putin arasında 9 Ağustos’ta gerçekleşecek zirvenin iki ülke için çok olumlu sonuçları olacak. Zirvenin ardından Rusya’ya hazır giyim ihracatımızın yeniden ivme kazanacağına ve özellikle son çeyrekte yumuşama ikliminin meyvelerini toplayacağımıza inanıyorum. Eğer yeni bir sıkıntı olmaz ise 2017’de Rusya ile tamamen eski günlerimize döneceğimizi düşünüyorum” dedi.

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sami Kariyo: Markalarımızın ertelediği mağaza yatırımları ivme kazanacak

Rusya, Türk markalarının en çok mağazasının bulunduğu ve yatırım yaptığı ülke. 40’a yakın markamız 700 civarında mağazası ile Rusya’da faaliyet gösteriyor. Bu ülkeye sadece ürün satan firmalarımızın aksine markalarımızın Rusya’da milyon dolarla ifade edilen doğrudan yatırımları var.  Kasım ayında yaşanan üzücü olaydan sonra firmalarımız bu ülkede zor bir dönem geçirdi. Bazı markalarımız mağazalarını kapatmak zorunda kalırken, bazıları yatırımlarını erteledi. Krizin çok daha derinleşmeden sağduyunun galip gelmesini çok önemsiyoruz. İki lider arasındaki zirvenin ardından ilişkilerde hızlı bir onarım ve normalleşme sürecinin başlayacağını öngörüyoruz. Yeni süreçle birlikte Rusya’daki mağazalaşma ve büyüme stratejimiz ivme kazanacak.  Diğer taraftan Rusya’dan gelen turist sayısındaki artışın Türkiye’deki mağazaların cirolarına olumlu etkisi olacak.

Dosso Dossi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eraslan: Erdoğan – Putin zirvesinin ticaretimize yüzde 40  katkısı olacak

Rusya ile tarihi yüzyıllara dayalı derin ilişkilere sahibiz. Bunun bir sonucu olarak Türkiye ve Rusya arasında özellikle son 20 yılda, stratejik öneme sahip çok önemli ekonomik ve ticari işbirlikleri gelişti. Antalya’da 11 yıldır düzenlediğimiz Dosso Dossi Fashion Show’un da en büyük alıcılarını hep Rusya’dan gelen dostlarımız oluşturdu. Rusya ile yaşanan her sorundan bu ülkenin etki alanında bulunan diğer ülkelerle sürdürülen ticaret de olumsuz etkileniyor. Dosso Dossi organizasyonundan ekmek yiyen yüzlerce üretim tesisi ve binlerce çalışan ile beklemediğimiz bir süreci yaşadık. Geçen yıl Kasım ayında yaşanan talihsiz olay nedeniyle neredeyse kopma noktasına gelen ilişkiler, ülkelerimizin büyüklüğüne yaraşır bir olgunlukla kısa sürede tamir edilme sürecine girdi. Bunun hem Türkiye’de hem de Rusya’da büyük bir rahatlama yarattığını gözlemliyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 9 Ağustos’ta gerçekleşecek zirvenin ardından hızla normalleşme sürecinin başlayacağını düşünüyorum.  Yeni dönemin bizim ticaretimize de yüzde 40’lar düzeyinde olumlu yansımaları olacak.  Yumuşama sürecinin pozitif etkilerini hazır giyimin yanı sıra başta turizm olmak üzere tüm sektörlerimizde en kısa sürede göreceğimize inanıyorum.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Şeref Fayat: Normalleşme süreci için büyük bir adım atılmış olacak

Rusya, Türk hazır giyim endüstrisinin en önemli ihracat pazarları arasında yer alıyor.  Uçak krizinden başta hazır giyim ve tekstil olmak üzere birçok sektörümüz olumsuz etkilendi. Hazır giyimde neredeyse yüzde 50’lik daralma yaşadık. Ağırlıklı olarak Rusya’ya çalıştığı için sıkıntıya düşen işletmelerimiz oldu. Kayıp çok daha büyümeden iki ülke liderleri arasında sağduyunun hâkim olduğunu görmek geleceğe yönelik inancımızı arttırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin arasında gerçekleşecek zirve ile normalleşme süreci için büyük bir adım atılmış olacak.  Yeni dönemle birlikte Rusya’ya hem doğrudan ihracatımızda hem de yolcu beraberi eşya satışımızda büyük bir ivme yakalayacağımıza inanıyorum.

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Hüseyin Çetin:Rusya pazarında yeniden altın çağımıza döneceğiz

Rusya,  üç yıl öncesine kadar Türkiye ayakkabı sektörü için en büyük pazardı.  Adeta altın çağımızı yaşadığımız 2013 yılında 129 milyon dolara kadar ulaşan ihracatımız, bu ülkedeki ekonomik daralma nedeniyle 2015’te 70 milyon dolara geriledi. İhracatımıza bir darbe de uçak krizi vurdu.  2016’nın ilk altı ayında Rusya’ya ayakkabı ihracatımız yüzde 57 gerileyerek 17 milyon dolarda kaldı. ‘Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır’ anlayışı ile bu kaybı alternatif pazarlarla kapatmak için girişimlerimiz oldu.

Hasar çok daha büyümeden iki büyük komşu arasında yol kazası diyebileceğimiz uçak krizinin yaralarının kısa sürede sarılacak olması sektör olarak bizi çok umutlandırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşecek zirveden başta ayakkabı olmak üzere tüm sektörlerimiz için iyi haberler bekliyoruz. Eğer yeni bir olumsuzluk yaşanmaz ise talihsiz olayın izlerini en kısa sürede silip Rusya pazarında sektörel olarak yeniden altın çağımıza döneceğiz. 

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Haberler

Murat Ülker’den zincir marketlere yönelik “fahiş fiyat” suçlamalarına yanıt: Milletin aklıyla alay etmeyin

Editör

Yazar:

Pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, marketlere yönelik ‘fahiş fiyat’ eleştirilerine yanıt verdi. Murat Ülker, “Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki ‘Aldığın fiyata satma’, o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım” dedi.

Sözcü‘nün dün akşam İHA’yı kaynak gösterdiği, Hürriyet’ten Emre Eser’in haberi ve Cumhuriyet’in Dünya yazarı Vahap Munyar’ın köşe yazısına dayanan haberine göre Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve fahiş fiyatlamalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ülker, Türkiye’nin büyük bir planlama sorunu olduğunu dile getirerek “Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki, ‘Aldığın fiyata satma’, o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım” dedi.

Dünya yazarı Vahap Munyar, Murat Ülker’in sözlerini köşesinde şöyle aktardı:

“Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, bir ara camilerde “dolar düşsün” diye dua edildiğine dikkat çekti:

Dolar bütün dünyada olan bir şey. Büyük de bir ekonomisi var.

Ardından ekledi:

– Asıl duayı bizim paramız değerli olsun diye yapmak lazım.

Enflasyon kadar büyürsek yerimizde saymış oluruz

Yıyldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, gelecek yıla ilişkin bütçelerin hazırlanması dönemi olduğunu belirtti:

– Bizim enflasyondan fazla büyümemiz lazım. Büyümede enflasyonu aşabiliyorsak başarılı oluruz. Enflasyon kadar büyürsek yerimizde saymış oluruz.

Ardından ekledi:

– Onun için bizim TL bazında çift haneli büyümemiz lazım.

Millet aptal değil fahiş fiyat varsa asla satın almıyor

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, gruba ait Şok Market zinciri dikkate alınarak sorulan soru üzerine konuya şöyle girdi:

– Vatandaş akıllı, markete gittiği zaman hangi ürün kaç para gayet iyi takip ediyor. Herhangi bir fahiş fiyat varsa asla almıyor. Millet aptal değil.

“Ya bu memleketin planlamacısı yok mu?” diye sorup sürdürdü:

– Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki, “Aldığın fiyata satma” o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım.

Sordu:

– “Aldığın fiyata satmayacaksın.” Nasıl olacak bu iş?

“Tarladan markete” konusuna değindi:

– Biz zaten bunu yapıyoruz. Sözleşmeli tarım diye bir şey var. Biz burada büyüklerden bir tanesiyiz. Muazzam mal alıyoruz ve onları satıyoruz.

Zam yapınca satış düşüyor

Pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, başta bisküvi olmak üzere atıştırmalık ürünlerin fiyat hassasiyetini şöyle anlattı:

– Bizim mallarda esneklik yok. Bizim mallar kuruş kuruş satılıyor. Örneğin 1 liralık ürüne zam yaparken 110 kuruş demek pratikte olmuyor. 125 kuruş yapınca da tüketici haklı olarak “Yüzde 25 zam yaptılar” diyor. Satışlar bir anda yarıya düşüyor.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Erdoğan fahiş fiyatlarla ilgili 5 marketi işaret etti!

Editör

Yazar:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD ziyareti sonrası New York’taki Türkevi’nde fahiş fiyatlarla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, “Bu 5 tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor. Bunlar eğer bu noktada daha adil davranırlarsa hem vatandaş uygun fiyatla ürün alabilecektir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD ziyareti sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Fahiş fiyat konusuyla ilgili Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

“Ticaret Bakanlığımız gerekli her türlü tedbiri alıyor”

“Bu konuda kısmen özellikle bu zincir marketlerin sınırsız uygulamaları var. Bu sınırsız uygulamalar karşısında biz de Ticaret Bakanlığı olarak bunların üzerine üzerine gideceğiz. Zincir marketlerin bu uygulamalarıyla mücadelede Ticaret Bakanlığımız gerekli olan her türlü tedbiri alıyor, alacak ve bunlara da gerekli operasyonları yapacaktır.

“Piyasalar alt üst oluyor”

Ağırlıklı olarak iş orada toplanıyor. Bütün üreticiden tüketiciye olan yerde zincir marketlerin buradaki yoğun ürünleri toparlaması… Bu da 5 tane zincir market. Bunlar bütün o ürünü toparlıyor. Bu 5 tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor. Bunlar eğer bu noktada daha adil davranırlarsa hem vatandaş uygun fiyatla ürün alabilecektir hem de üretici şu an itibarıyla kazanımını, parasını zamanında alma şansına ulaşacaktır.”

81 ilde fahiş fiyat denetimi

Öte yandan geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanlığınca, bazı zincir market şubelerinde etiket ve fahiş fiyat artışı denetimi yapılmıştı.

Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Şahin, Üsküdar’da gerçekleştirilen denetimler sırasında yaptığı açıklamada, yapılan çalışmalara ilişkin bilgi vermişti.

Ticaret Bakanlığının 81 ilde haksız fiyat artışına yönelik denetim süreci yürüttüğüne işaret eden Şahin, şunları söylemişti: “Bugün burada Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Konusunda Kanun kapsamında ürünlerin fiyatlarında yukarı yönlü bir artış var mı, fahiş bir artış var mı ve bu artış kimden kaynaklanıyor, bunu tespit etmek amacıyla denetimler gerçekleştiriyoruz. Bakanlığımız 81 il ve ilçelerde denetimleri sürdürüyor, denetimler devam edecek. Bugün biz de vatandaşın en çok tercih ettiği, özellikle temel gıda ürünlerinin denetimini gerçekleştirdik. Bu ürünlerin fiyatlarını denetledik.

Kasa fiyatı ile etiket fiyatı arasında bir fark olup olmadığını, etiketteki bilgilerin doğru olup olmadığını, diğer yandan indirimli fiyatlara ilişkin indirimlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin denetim yürüttük. Asıl önemli olan ise bu ürünlerde bir fahiş fiyat var mı yok mu, onu tespit edebilmek amacıyla, burada denetlediğimiz ürünlerin geriye dönük olarak alış ve satış fiyatlarını hem de bu ürünler nereden tedarik edilmişse, tedarikçilerin bilgilerini firmadan talep ettik.”
Şahin, bu bilgiler geldikten sonra Bakanlık merkezinde Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’nun haksız fiyat artışı olması durumunda 10 bin 900 TL’den 109 bin TL’ye kadar idari para cezası uygulayacağını söyledi.

Sorun kimden kaynaklandıysa cezanın ona uygulanacağının bilgisini veren Şahin, bunun da tespitinin yapılacağını dile getirdi.

Devamını Oku

Genel Haberler

Galip Aykaç: “Yapısal sorunlara eğilmemiz gerekiyor”

Editör

Yazar:

GPD (Gıda Perakendecileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Galip Aykaç, 14 Eylül 2021 Salı günü, BloombergHT’de yayınlanan “60 Dakika” programına konuk oldu. Aykaç, gıdada fiyat denetimi hakkında açıklamalarda bulundu ve fahiş fiyatların kontrol altına alınması için Derneğimizin çözüm önerilerini yineledi.

Galip Aykaç’ın açıklamalarından ana başlıkları, sizin için bir araya getirdik.
“Pandeminin etkisiyle Türkiye’nin lojistikle ilgili ciddi sorunları var. Üretimde sorunlu alanlar var ve ürün bize gelene kadar yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Biz ürünün alış fiyatına bakıyoruz, operasyonel masraflarımızı ilave edip üzerine de bir miktar kar koymaya çalışarak bunu piyasaya sürüyoruz. Burada da aşırı bir rekabet var; rekabetten dolayı son derece uygun gidiyoruz.”

Asıl mesele, yapısal sorunlar
Açıklamalarında Türkiye’de sebze-meyve üretimi konusunda bazı rakamlara da yer veren Aykaç, asıl çözülmesi gerekenin yapısal sorunlar olduğunu vurguladı. “Türkiye’de, yıllık 55 milyon ton sebze-meyve üretimi yapılıyor. Bunun %30-35’i fire olarak ayrılıyor. 35-37 milyon ton arasında satılabilir ürün var. Bunun da %10-15’ini perakendeciler satıyor. %85’i pazar, manav, restoranlar, yemek şirketleri ve otellerde tüketiliyor. Bir kısmı da ihraç oluyor. Böyle bir durumda, %15’lik kısmıyla ne yaparsanız yapın enflasyonu yukarı çıkaramazsınız. Bu yanlış algıyı ortadan kaldırmamız lazım. Asıl mesele, yapısal sorunlar. Bunun altını bir kere daha çiziyorum. Siyasi kaygılardan arındırılmış şekilde bu yapısal sorunlarımıza eğilmemiz lazım. Bizim aramızda hiçbir şey yok. Bizim halden aldığımız da var, üreticiden direkt aldığımız da var. Bunlar denetime tabi zaten. Ticaret Bakanlığı ve diğer birimler, bizleri çok sık denetliyorlar. Bu denetimlerde de buldukları bir şey varsa gerekeni yapıyorlar.”

Gıdada fahiş fiyat denetimi
“Şu anda, birkaç gündür denetimler var. Ne zaman sıkışılsa hemen denetime başvurarak çözeceklerini zannediyorlar. Bu böyle olmaz. Bunu daha farklı hale getirmemiz lazım. Perakende noktaları, aslında enflasyonun düşmesini sağlayacak şekilde bir rekabet içerisinde çalışıyorlar. Bir başka rakam söyleyeyim; bunlar Merkez Bankası’nın rakamlarıdır: Perakende sektörünün net kar marjı 1,6’dan 1,2’ye düşmüş durumda. Eğer burada bu işler yapılıyorsa bu paralar nerede diye ben de sormak istiyorum. Lütfen bizi töhmet altında bırakmasınlar. Fahiş fiyatla perakendenin bir alakası yok. Daha doğrusu bizim enflasyona ilave bir katkımız olamaz. Alış fiyatımız belli, satış fiyatımız belli, marjımız belli. Bunların çoğu da halka açık şirketler; bilançoları herkesin önünde. Burada böyle fahiş bir kar olsa bilançoda bir şey çıkar. Burası, kayıtlı-kurallı işleyen bir topluluk. Her şeyimiz kayıt altında.”

Gıda tedariğinde sorun nerede?
Galip Aykaç, “Halciler Derneği Başkan Yardımcısı da %8 maksimum bizim karlılığımız dedi. Biz de arada ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz” sorusu üzerine şöyle konuştu:
“Çok güzel bir soru bu. Zaten mesele burada. Yapısal sorun dediğimiz de bu. Tarladan çıktıktan sonra hangi şartlarda bu ürünler perakende noktasına ulaşacak? Tek tek çalışıp Hal Kanunu’nu yapmak, bu merhaleleri iyi hale getirmek lazım. Hallerin durumunu da biliyoruz. Sağlıksız şartlarda işleyen, maalesef birçok dükkânı birilerinin elinde işleyen bir yönetim sistemi orası. Buraların içerisine girip incelemek gerekiyor. Buralarda sorun alanlarımız var. Bunları ortadan kaldırmamız lazım. Bu aracıları aza indirmemiz lazım. Hep söylenen şu: “Tarlada 1 lira, nasıl oluyor da markette 5 lira?” Markete gelene kadar olan süreci hakikatten iyi incelediğimizde göreceğiz ki burada bir sürü sorun alanı var. Halde de var, halin öncesinde de var, halden bize gelene kadar ki bölümde de var. Bunları ortadan kaldırmamız lazım.”

Aşırı rekabet içinde fiyatları buralarda tutabildik”

Aykaç programda enflasyon rakamlarına da değindi: “Türkiye’nin Ağustos ayı üretici enflasyon rakamı, 45,5. Tüketici enflasyon rakamı, 19,25. Bu aradaki farka bakarak “Acaba bunu kim tutuyor burada?”, “Bu fark, tüketicinin lehine nasıl bu hale geliyor?” sorularının cevabı, organize perakende şirketleridir. Aşırı rekabet içinde fiyatları buralarda tutabildik. Yoksa çok daha büyük enflasyonla karşı karşıya kalmamız işten bile değil. Bunları bilmemiz lazım. Bir yerleri suçlarken gerçekten bilerek konuşmak lazım. Bilen de konuşuyor, bilmeyen de…”

Sorun, sebze-meyve ile sınırlı değil
Aykaç sözlerini şöyle sonlandırdı: “Konu sadece sebze-meyve ile sınırlı değil. Ankara’dan bazı yetkililer soruyor; “Ne oldu peynir fiyatları, süt fiyatları arttı? Ama bilmiyor ki çiğ süt fiyatlarını devlet arttırdı zaten. Bunlarla da mücadele ediyoruz, onlara da izahatta bulunuyoruz. Bu sektörün bu kadar töhmet altında bırakılması doğru değil. Bu fiyat artışlarıyla bu sektörün uzaktan yakından ilgili yok. Son derece marjinal ve kontrol altında her şey ve sektörün karlılığını da biraz evvel size söyledim. Böyle bir durumda bu paralar nerede diye tekrar sorayım. Böyle bir şey yok. Bu tamamen algı yönetimi. Bu algıya biz müsaade etmeyeceğiz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER