Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Haziran 2016’da AVM Ciro Endeksi yüzde 13,5 arttı

Editör

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği ile Akademetre Research tarafından ortaklaşa oluşturulan AVM Endeksi’nin Haziran ayı sonuçları açıklandı. Her ay düzenli olarak yayınlanan verilere göre ciro endeksi Haziran 2016 döneminde, 2015 Haziran ayına göre yüzde 13,5’lik artışla 194 puana ulaştı.  

AVM Endeksi verileri ikinci çeyrek bazında da geçtiğimiz yılın ikinci çeyreği ile karşılaştırıldığında yüzde 8,6 artış gösterdi. Endeks ikinci çeyrekte 190 puana ulaştı.

AVM’lerdeki kiralanabilir alan (m2) başına düşen cirolar Haziran 2016’da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,1 oranında arttı. Verimlilik, İstanbul’da 843 TL, Anadolu’da ise 668 TL olarak gerçekleşti. Türkiye ortalaması da 738 TL olarak kaydedilmiştir.

Çeyrek bazında da m2 başına düşen cirolarda artış yaşandı. AVM’lerdeki kiralanabilir alan (m2) başına düşen cirolar 2016 yılının ikinci çeyreği 2015 yılı ikinci çeyrek verileri ile karşılaştırıldığında yüzde 9 artarak 726 TL’ye ulaştı.

En yüksek ciro artışı giyim, ayakkabı-çantada

Geçtiğimiz yılın Haziran ayı ile karşılaştırıldığında 2016 Haziran döneminde kategoriler bazında endeks yüzde 13’lük bir artış gösterdi. En yüksek ciro artışı ise giyim kategorisinde yüzde 23’lük artışla yaşandı. Geçtiğimiz yılın Haziran ayı ile karşılaştırıldığında Haziran 2016’da ayakkabı-çanta kategorisi yüzde 22, yiyecek kategorisi yüzde 8, AVM’lerdeki diğer* alan ciroları yüzde 5, hipermarket kategorisi yüzde 2 artış kaydederken teknoloji hipermarket ciroları yüzde 5 oranında düşüş gösterdi

Haziran 2016 verileri bir önceki dönemin aynı ayı ile karşılaştırıldığında ziyaret sayısı endeksinde yüzde 2,1’lik azalma yaşanmıştır.

Ziyaret sayısı endeksi ikinci çeyrek bazında ise geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 1 oranında düşüş gösterdi.

AVM Endeksi Haziran 2016 ve ikinci çeyrek sonuçlarını değerlendiren AYD Başkanı Hulusi Belgü “AVM endeksi Haziran 2016 döneminde bir önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında yüzde 13,5 oranında arttı. 2016 ikinci çeyrek verilerine baktığımızda da ciro artışının yüzde 8,6 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Geçtiğimiz ay endeks sonuçlarını yorumlarken Ramazan ayının ve bayram öncesinin yaşanacağı Haziran ayında endekste bir miktar artış yaşanabileceğini; ard arda yaşanan saldırılar sonrasında da toparlanmanın yavaş da olsa başladığını ifade etmiştik. Açıklanan sonuçlar ve artışlar her ne kadar enflasyon altında da olsa bu tahminlerimizi doğruluyor.

Ülkemiz son derece zor bir dönemden geçiyor. Mart ayında yaşanan terör saldırıları sonrası ikinci çeyrekte normalleşme başlamıştı. Ancak yine de tedirginliğin sürdüğünü ziyaret sayılarına yaşanan düşüşten görebiliyoruz. Sonrasında Haziran ayı sonunda yaşanan Atatürk Havalimanı saldırısı ve 15 Temmuz darbe girişimi hepimizi derinden yaraladı. Bu gelişmelerin sektörümüze olan etkilerini önümüzdeki ay verilerinde daha ayrıntılı olarak görebileceğiz. Ancak ziyaret sayısı ve cirolarda özellikle olayların yaşandığı günlerde önemli düşüşler yaşandığını tespit ettik. Ülkemizde bu olumsuz ortamı yaratmak isteyenlere verilebilecek en iyi cevap, hayatın normal şekilde devam edebildiğini, aklın öfkenin önüne geçtiği, dengelerin sağlandığı bir durumu yaratabilmek ve yaşatabilmek. Biz sektör olarak bu konuda elimizden gelen tüm çabayı sarf edeceğiz.

Altını çizmek istediğimiz bir diğer önemli konu da ciroların; Dolar, Euro ve Tüfe karşısında artış kaydediyor olması. Ekte sizlerle de paylaşılan 2009 yılından bugüne “Kur Değişim Tablosu” incelendiğinde de görüleceği üzere metrekare verimliliği 245 puana yükselirken yani %145 artarken 2009 yılından beri en yüksek artışı gösteren Dolar dahi %73,6 artarken, Tüfe’de %55,4 ve Euro’da da %49,4 artış yaşanmıştır. Yani son 8 senede cirolar Dolar’ın da Euro’nun da üzerinde artmıştır. İçinden geçtiğimiz olağanüstü hal döneminde yaşanan gelişmeler yakından takip edilmektedir ve alınması gereken önlemler üzerinde de titizlikle çalışılmaktadır” dedi.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Haberler

Murat Ülker’den zincir marketlere yönelik “fahiş fiyat” suçlamalarına yanıt: Milletin aklıyla alay etmeyin

Editör

Yazar:

Pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, marketlere yönelik ‘fahiş fiyat’ eleştirilerine yanıt verdi. Murat Ülker, “Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki ‘Aldığın fiyata satma’, o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım” dedi.

Sözcü‘nün dün akşam İHA’yı kaynak gösterdiği, Hürriyet’ten Emre Eser’in haberi ve Cumhuriyet’in Dünya yazarı Vahap Munyar’ın köşe yazısına dayanan haberine göre Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve fahiş fiyatlamalarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ülker, Türkiye’nin büyük bir planlama sorunu olduğunu dile getirerek “Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki, ‘Aldığın fiyata satma’, o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım” dedi.

Dünya yazarı Vahap Munyar, Murat Ülker’in sözlerini köşesinde şöyle aktardı:

“Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, bir ara camilerde “dolar düşsün” diye dua edildiğine dikkat çekti:

Dolar bütün dünyada olan bir şey. Büyük de bir ekonomisi var.

Ardından ekledi:

– Asıl duayı bizim paramız değerli olsun diye yapmak lazım.

Enflasyon kadar büyürsek yerimizde saymış oluruz

Yıyldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, gelecek yıla ilişkin bütçelerin hazırlanması dönemi olduğunu belirtti:

– Bizim enflasyondan fazla büyümemiz lazım. Büyümede enflasyonu aşabiliyorsak başarılı oluruz. Enflasyon kadar büyürsek yerimizde saymış oluruz.

Ardından ekledi:

– Onun için bizim TL bazında çift haneli büyümemiz lazım.

Millet aptal değil fahiş fiyat varsa asla satın almıyor

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, gruba ait Şok Market zinciri dikkate alınarak sorulan soru üzerine konuya şöyle girdi:

– Vatandaş akıllı, markete gittiği zaman hangi ürün kaç para gayet iyi takip ediyor. Herhangi bir fahiş fiyat varsa asla almıyor. Millet aptal değil.

“Ya bu memleketin planlamacısı yok mu?” diye sorup sürdürdü:

– Market buradaki en zavallı kesim. Alıyor, satıyor. Desen ki, “Aldığın fiyata satma” o zaman hakikaten Alaeddin’in cini lazım.

Sordu:

– “Aldığın fiyata satmayacaksın.” Nasıl olacak bu iş?

“Tarladan markete” konusuna değindi:

– Biz zaten bunu yapıyoruz. Sözleşmeli tarım diye bir şey var. Biz burada büyüklerden bir tanesiyiz. Muazzam mal alıyoruz ve onları satıyoruz.

Zam yapınca satış düşüyor

Pladis Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, başta bisküvi olmak üzere atıştırmalık ürünlerin fiyat hassasiyetini şöyle anlattı:

– Bizim mallarda esneklik yok. Bizim mallar kuruş kuruş satılıyor. Örneğin 1 liralık ürüne zam yaparken 110 kuruş demek pratikte olmuyor. 125 kuruş yapınca da tüketici haklı olarak “Yüzde 25 zam yaptılar” diyor. Satışlar bir anda yarıya düşüyor.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Erdoğan fahiş fiyatlarla ilgili 5 marketi işaret etti!

Editör

Yazar:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD ziyareti sonrası New York’taki Türkevi’nde fahiş fiyatlarla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, “Bu 5 tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor. Bunlar eğer bu noktada daha adil davranırlarsa hem vatandaş uygun fiyatla ürün alabilecektir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD ziyareti sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Fahiş fiyat konusuyla ilgili Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

“Ticaret Bakanlığımız gerekli her türlü tedbiri alıyor”

“Bu konuda kısmen özellikle bu zincir marketlerin sınırsız uygulamaları var. Bu sınırsız uygulamalar karşısında biz de Ticaret Bakanlığı olarak bunların üzerine üzerine gideceğiz. Zincir marketlerin bu uygulamalarıyla mücadelede Ticaret Bakanlığımız gerekli olan her türlü tedbiri alıyor, alacak ve bunlara da gerekli operasyonları yapacaktır.

“Piyasalar alt üst oluyor”

Ağırlıklı olarak iş orada toplanıyor. Bütün üreticiden tüketiciye olan yerde zincir marketlerin buradaki yoğun ürünleri toparlaması… Bu da 5 tane zincir market. Bunlar bütün o ürünü toparlıyor. Bu 5 tane zincir marketin topladığı ürünle piyasalar alt üst oluyor. Bunlar eğer bu noktada daha adil davranırlarsa hem vatandaş uygun fiyatla ürün alabilecektir hem de üretici şu an itibarıyla kazanımını, parasını zamanında alma şansına ulaşacaktır.”

81 ilde fahiş fiyat denetimi

Öte yandan geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanlığınca, bazı zincir market şubelerinde etiket ve fahiş fiyat artışı denetimi yapılmıştı.

Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Şahin, Üsküdar’da gerçekleştirilen denetimler sırasında yaptığı açıklamada, yapılan çalışmalara ilişkin bilgi vermişti.

Ticaret Bakanlığının 81 ilde haksız fiyat artışına yönelik denetim süreci yürüttüğüne işaret eden Şahin, şunları söylemişti: “Bugün burada Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Konusunda Kanun kapsamında ürünlerin fiyatlarında yukarı yönlü bir artış var mı, fahiş bir artış var mı ve bu artış kimden kaynaklanıyor, bunu tespit etmek amacıyla denetimler gerçekleştiriyoruz. Bakanlığımız 81 il ve ilçelerde denetimleri sürdürüyor, denetimler devam edecek. Bugün biz de vatandaşın en çok tercih ettiği, özellikle temel gıda ürünlerinin denetimini gerçekleştirdik. Bu ürünlerin fiyatlarını denetledik.

Kasa fiyatı ile etiket fiyatı arasında bir fark olup olmadığını, etiketteki bilgilerin doğru olup olmadığını, diğer yandan indirimli fiyatlara ilişkin indirimlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin denetim yürüttük. Asıl önemli olan ise bu ürünlerde bir fahiş fiyat var mı yok mu, onu tespit edebilmek amacıyla, burada denetlediğimiz ürünlerin geriye dönük olarak alış ve satış fiyatlarını hem de bu ürünler nereden tedarik edilmişse, tedarikçilerin bilgilerini firmadan talep ettik.”
Şahin, bu bilgiler geldikten sonra Bakanlık merkezinde Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’nun haksız fiyat artışı olması durumunda 10 bin 900 TL’den 109 bin TL’ye kadar idari para cezası uygulayacağını söyledi.

Sorun kimden kaynaklandıysa cezanın ona uygulanacağının bilgisini veren Şahin, bunun da tespitinin yapılacağını dile getirdi.

Devamını Oku

Genel Haberler

Galip Aykaç: “Yapısal sorunlara eğilmemiz gerekiyor”

Editör

Yazar:

GPD (Gıda Perakendecileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Galip Aykaç, 14 Eylül 2021 Salı günü, BloombergHT’de yayınlanan “60 Dakika” programına konuk oldu. Aykaç, gıdada fiyat denetimi hakkında açıklamalarda bulundu ve fahiş fiyatların kontrol altına alınması için Derneğimizin çözüm önerilerini yineledi.

Galip Aykaç’ın açıklamalarından ana başlıkları, sizin için bir araya getirdik.
“Pandeminin etkisiyle Türkiye’nin lojistikle ilgili ciddi sorunları var. Üretimde sorunlu alanlar var ve ürün bize gelene kadar yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Biz ürünün alış fiyatına bakıyoruz, operasyonel masraflarımızı ilave edip üzerine de bir miktar kar koymaya çalışarak bunu piyasaya sürüyoruz. Burada da aşırı bir rekabet var; rekabetten dolayı son derece uygun gidiyoruz.”

Asıl mesele, yapısal sorunlar
Açıklamalarında Türkiye’de sebze-meyve üretimi konusunda bazı rakamlara da yer veren Aykaç, asıl çözülmesi gerekenin yapısal sorunlar olduğunu vurguladı. “Türkiye’de, yıllık 55 milyon ton sebze-meyve üretimi yapılıyor. Bunun %30-35’i fire olarak ayrılıyor. 35-37 milyon ton arasında satılabilir ürün var. Bunun da %10-15’ini perakendeciler satıyor. %85’i pazar, manav, restoranlar, yemek şirketleri ve otellerde tüketiliyor. Bir kısmı da ihraç oluyor. Böyle bir durumda, %15’lik kısmıyla ne yaparsanız yapın enflasyonu yukarı çıkaramazsınız. Bu yanlış algıyı ortadan kaldırmamız lazım. Asıl mesele, yapısal sorunlar. Bunun altını bir kere daha çiziyorum. Siyasi kaygılardan arındırılmış şekilde bu yapısal sorunlarımıza eğilmemiz lazım. Bizim aramızda hiçbir şey yok. Bizim halden aldığımız da var, üreticiden direkt aldığımız da var. Bunlar denetime tabi zaten. Ticaret Bakanlığı ve diğer birimler, bizleri çok sık denetliyorlar. Bu denetimlerde de buldukları bir şey varsa gerekeni yapıyorlar.”

Gıdada fahiş fiyat denetimi
“Şu anda, birkaç gündür denetimler var. Ne zaman sıkışılsa hemen denetime başvurarak çözeceklerini zannediyorlar. Bu böyle olmaz. Bunu daha farklı hale getirmemiz lazım. Perakende noktaları, aslında enflasyonun düşmesini sağlayacak şekilde bir rekabet içerisinde çalışıyorlar. Bir başka rakam söyleyeyim; bunlar Merkez Bankası’nın rakamlarıdır: Perakende sektörünün net kar marjı 1,6’dan 1,2’ye düşmüş durumda. Eğer burada bu işler yapılıyorsa bu paralar nerede diye ben de sormak istiyorum. Lütfen bizi töhmet altında bırakmasınlar. Fahiş fiyatla perakendenin bir alakası yok. Daha doğrusu bizim enflasyona ilave bir katkımız olamaz. Alış fiyatımız belli, satış fiyatımız belli, marjımız belli. Bunların çoğu da halka açık şirketler; bilançoları herkesin önünde. Burada böyle fahiş bir kar olsa bilançoda bir şey çıkar. Burası, kayıtlı-kurallı işleyen bir topluluk. Her şeyimiz kayıt altında.”

Gıda tedariğinde sorun nerede?
Galip Aykaç, “Halciler Derneği Başkan Yardımcısı da %8 maksimum bizim karlılığımız dedi. Biz de arada ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz” sorusu üzerine şöyle konuştu:
“Çok güzel bir soru bu. Zaten mesele burada. Yapısal sorun dediğimiz de bu. Tarladan çıktıktan sonra hangi şartlarda bu ürünler perakende noktasına ulaşacak? Tek tek çalışıp Hal Kanunu’nu yapmak, bu merhaleleri iyi hale getirmek lazım. Hallerin durumunu da biliyoruz. Sağlıksız şartlarda işleyen, maalesef birçok dükkânı birilerinin elinde işleyen bir yönetim sistemi orası. Buraların içerisine girip incelemek gerekiyor. Buralarda sorun alanlarımız var. Bunları ortadan kaldırmamız lazım. Bu aracıları aza indirmemiz lazım. Hep söylenen şu: “Tarlada 1 lira, nasıl oluyor da markette 5 lira?” Markete gelene kadar olan süreci hakikatten iyi incelediğimizde göreceğiz ki burada bir sürü sorun alanı var. Halde de var, halin öncesinde de var, halden bize gelene kadar ki bölümde de var. Bunları ortadan kaldırmamız lazım.”

Aşırı rekabet içinde fiyatları buralarda tutabildik”

Aykaç programda enflasyon rakamlarına da değindi: “Türkiye’nin Ağustos ayı üretici enflasyon rakamı, 45,5. Tüketici enflasyon rakamı, 19,25. Bu aradaki farka bakarak “Acaba bunu kim tutuyor burada?”, “Bu fark, tüketicinin lehine nasıl bu hale geliyor?” sorularının cevabı, organize perakende şirketleridir. Aşırı rekabet içinde fiyatları buralarda tutabildik. Yoksa çok daha büyük enflasyonla karşı karşıya kalmamız işten bile değil. Bunları bilmemiz lazım. Bir yerleri suçlarken gerçekten bilerek konuşmak lazım. Bilen de konuşuyor, bilmeyen de…”

Sorun, sebze-meyve ile sınırlı değil
Aykaç sözlerini şöyle sonlandırdı: “Konu sadece sebze-meyve ile sınırlı değil. Ankara’dan bazı yetkililer soruyor; “Ne oldu peynir fiyatları, süt fiyatları arttı? Ama bilmiyor ki çiğ süt fiyatlarını devlet arttırdı zaten. Bunlarla da mücadele ediyoruz, onlara da izahatta bulunuyoruz. Bu sektörün bu kadar töhmet altında bırakılması doğru değil. Bu fiyat artışlarıyla bu sektörün uzaktan yakından ilgili yok. Son derece marjinal ve kontrol altında her şey ve sektörün karlılığını da biraz evvel size söyledim. Böyle bir durumda bu paralar nerede diye tekrar sorayım. Böyle bir şey yok. Bu tamamen algı yönetimi. Bu algıya biz müsaade etmeyeceğiz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER