Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

GPD – TPF birlikteliği zor görünüyor!

Editör
Abone Ol:

Ticaret Bakanlığı’nın uzun süredir gündemde tuttuğu Perakende Yasası’nda değişikliği hakkında iki tarafın yaklaşım farkı ortaya kondu.

Bir süredir gıda perakendesinin gelişimi için ortak hareket edebilmek için Gıda Perakendesi Gelişim Platformu kurma çabası içinde görüşmeler yapan, Gıda Perakencileri Derneği (GPD) ile Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) temsilcilerinin katıldığı Ortakakıl Konferansı’nda taraflar Perakende Yasası’ndan farklı beklenti içinde olduklarını ortaya koydular.

PL’ye yüzde 25 sınırlama

TPF Başkanı Ömer Düzgün, daha önce yayınladığımız röportajda ortaya koyduğu Perakende Yasası’ndan market açılışlarına sınırlama, çalışma saatlerine sınırlama, haftalık tatil günü ve KDV indirimi değişiklik taleplerinin yanında Ticaret Bakanlığı’nın yapmayı düşündüğü market markalı ürünlere (PL) sınırlama getirilmesine de destek verdi. Düzgün, “Market markalı ürünlerin total satış içinde yüzde 25 ile sınırlandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Böyle devam ederse Türkiye’de marka kalmayacak. Bu durum tekelleşmeye doğru de gidiyor. Yerli, yerel marketlerde bu ürünlerin satışı bu kadar yüksek değil” dedi.

“Market sayıları talebin çok üzerinde”

Maliyetlerin her geçen yıl arttığı ve karlılıkların azaldığı sektörde rekabetin sayısal büyüme üzerine değil, değer odaklı sürdürülmesi gerektiğini belirten Düzgün; “Bugün, talebin çok üzerinde market sayısı var. Fiyatla, mağaza lokasyonuyla, ürün çeşidiyle rekabet geride kaldı. Sayısal büyümeye odaklanma konusundaki ısrarlar, sektörümüzü tuzağa düşürmeye devam ediyor. Oysaki tüketicinin beklentileri ve alışveriş trendleri değişti. Yüz tüketicinin 70’i ortalama 3 market dolaşıp alışverişine karar veriyor. Yani market sepetleri bölündü. 30 bini aşkın marketin yanı sıra tüketicinin hayatına giren yeni kanallarla birlikte önümüzdeki dönemde market sepetleri bölünmeye devam edecek” açıklamasını yaptı.

GPD Başkanı Galip Aykaç ise yakın zamanda yayınladığımız röportajında ifade ettiği üzere Perakende Yasası’nda değiştirilmesi düşünülen maddelerin serbest ekonomi şartları çerçevesinde ticari süreçlerine müdahale getirmesinin tüketici aleyhine olacağını yineledi. Aykaç şöyle konuştu:

Serbest ticarete müdahale edilmemeli!

“Gündemimizde önemli yer tutan bazı düzenlemelere buradan kısaca değinmek istiyorum. Perakende, çok hızlı değişen, her oyuncusunun ayrı iş modeli ve dinamikleri olan tüketici odaklı bir sektör.

Dolayısıyla tüm akışı bir kalıba sokmaya çalışmak ve her yerde aynı sistemin işleyişini beklemek sektörümüzün doğasına aykırıdır. Serbest ekonomi şartları çerçevesinde de ticari süreçlerimize bu derece müdahale edilmesinin ortak akıl ile yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Örneğin, 29/01/2015 tarihli 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yapılması planlanan değişiklikler, tam da bu çerçevede tüketici aleyhine olacak değişiklikler olarak karşımıza çıkıyor.

“Market markalı ürünlerin enflasyonu düşüren etkisi var”

Değişiklik yapılarak, tüketiciye, daha uygun fiyata kaliteli ürün satışını getiren, bu ürünü üreten üreticiye ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan market markalı ürünlere kısıtlama getirilmesinin, tüketiciye hiçbir faydası olmayacağı gibi, enflasyonu düşüren etkisi kanıtlanmış bir ürünlerin neden kısıtlanmak istendiğini de anlayabilmek mümkün değildir.

Market markalı ürünler ile tüketiciye fiyat avantajı sağlamanın yanısıra, bu ürünlerin üretimini yapan küçük ölçekli işletmelere de önemli yatırım desteği sağlanmaktadır, olası bir kısıtlama durumunda atıl kalacak üretim kapasitelerinin de düşünülmesi, bunun yaratacağı ekonomik kaybın çok dikkatli hesaplanması gerekmektedir.

“Haftalık tatil talebi, tüm etkileri düşünülmeden ortaya atılmış!”

Benzer şekilde, mağazaların haftada 1 gün kapatılması yönündeki talep de, tüm etkileri düşünülmeden ortaya atılmış bir fikirdir. Böyle bir düzenlemenin yaratacağı istihdam kaybı ve bunun topluma, ekonomiye yapacağı olumsuz etki düşünüldüğünde uygulamanın hiçbir kesime fayda sağlamayacağı açıktır. Ticaretin ve yatırım serbestisinin bu ve benzeri düzenlemelerle kısıtlanması, günümüz koşullarına aykırı ve maalesef ülke gelişiminin önünü kesici pozisyondadır.

“Taslak geri çekilmeli”

Ülkemiz, ortak akıl ile kısa vadeli plan ve programlar yerine uzun vadeli plan ve programları vakit kaybetmeden çalışmalı, geliştirmeli ve uygulamaya başlamalıdır. Özellikle yurt dışından gelecek yatırımcıya güvenli bir ortam sunmak adına mevzuatlarımızı gözden geçirmeye, güncellemeler yapmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Yapılacak bu çalışmalara sektörümüz katkı vermeye her zaman hazırdır.

Perakende kanununda yapılması düşünülen değişiklik taslağının ilgili bakanlığımız tarafından geri çekilerek ortak akılın gereğini yapmak üzere ve acele edilmeden tekrar ele alınmasının zorunluk olduğunu ifade etmeliyim.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER