Genel Haberler
Groseri, ‘diyaloga’ yatırımla büyüyor
Levent Uğurses, “Organize perakende Türkiye’de daha yokken bu işleri büyük beceri ile yapan bakkal amcalarımızın müşterileri ile sağladığı sıcak temas ve hizmeti, değişen dünya şartlarına göre devam ettiriyoruz” dedi.
Gıda perakendeciliği sektöründe hızla ilerleme kaydeden ve bugün Adana ile Mersin’deki zincir mağazalarıyla büyümesini sürdüren Groseri’nin rakiplerinden farkı, diyaloga yatırım yapması. Aktif büyüklüğüne karşın CRM programı ile müşterileriyle çok ciddi bir bağ kurmayı başaran Groseri, bu bağı güçlü kılabilmek için de diyaloga sürekli yatırım yapıyor. Groseri Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Levent Uğurses, sektördeki geçmişi 1989 yıllına dayanan ve bugün kendisi ile birlikte M. Ali Önür ve Ersin Özdemir’den oluşan 3 ortaklı yapısıyla toplam 101 aktif kasa büyüklüğüne erişen Groseri’nin farkını ve gücünü, müşterileriyle süregelen diyalogdan aldığım söyledi. Uğurses, “Müşteri bağı bizde çok güçlü. Bu bağı daha da sağlamlaştırmak için çalışanlarımızın müşterilerimizle kontrollü bir şekilde diyalog sağlamasına özen gösteriyoruz” diye konuştu.
Sosyal içerikli kampanyalar düzenlediklerini, bu kapsamda gelenekselleşmiş çeşitli etkinliklerinin olduğunu belirten Uğurses, “Temel pazarlama stratejimizin dayanak noktası; organize perakende Türkiye’de daha yokken bu işleri büyük beceri ile yapan bakkal amcalarımızın müşterileri ile sağladığı sıcak temas ve hizmeti, değişen dünya şartlan ve beklentilere uygun olarak organize perakendecilik alannında devam ettirmek oldu. Teknolojik altyapıya ciddi yatırım yapıp, CRM’i kullanarak binlerce müşterimizle benzer teması sağlamaya çalışıyoruz” dedi.
Müşterilerinin özel günlerini paylaşıyorlar
Bugüne kadar sosyal içerikli çok sayıda etkinlik gerçekleştirdiklerini bildiren Uğurses, bu etkinleri arasında yaklaşık 10 yıldır devam eden başarılı öğrencileri ödüllendirme ve burs kampanyalarının, meslek günleri indirimlerinin, sağlık günleri konferanslarının olduğunu kaydederek, “Groseri yaz okulu projemiz, Groseri yemek kursları, Devlet Tiyatrosu bilet hediyelerimiz, kasada çalan zille gelen hediyeler, Groseri yılın annesini anneler günü seçmemiz, hastanelerde o gün tüm doğum yapanları hediyelerle ziyaretimiz, babalar günü tavla yarışmaları, sevgililer günü balomuz, iftar davetlerimiz, yılbaşında her yıl bin evi noel baba kılığında ziyaret ederek hediye verme, aşure, sıkma, sucuk ekmek günlerimiz, yaz tekne turlarımız, doğum gününde indirimler, hamile bayanlara indirimler, eşofmanla gelenlere indirimler gibi etkinliklerimiz ilk akla gelenler” dedi. Groseri’yi farklı kılan bir diğer önemli yapının taze ürünler sunmak olduğunu belirten Uğurses, “Bölge halkının nabzını yoklayarak yoğunlaştığımız sosyal içerikli kampanya dinamiğimiz ve çalışanımızın hizmet kalitesinin dışında taze ürünlerde, özellikle et, sebze-meyve, şarküteri ürünlerinde gösterdiğimiz hassasiyetimiz ve operasyonel başarımız, bizi farklı kılan bir diğer önemli unsur” dedi.
101 aktif kasa, 15 mağaza
Groseri’nin 10’u Adana, 4’ü Mersin ve 1’i Ceyhan’da olmak üzere toplam 15 mağaza sayısına ulaştığı bilgisini veren Levent Uğurses, yılı 180 milyon TL ciroyla kapatmayı planladıklarını söyledi. Yaklaşık 850 kişiye istihdam sağladıklarını da belirten Uğurses, “Şu anda 101 aktif kasa sayısı itibari ile Adana, Ceyhan ve Mersin’de en yaygın ve en büyük şirket durumundayız” diye konuştu.
Levent Uğurses, şunları kaydetti: “Merkez depo ve lojistik tesisimizin birinci etap projesi devreye girdi. Önümüzdeki yıl ikinci etap proje ile et, sebze-meyve, şarküteri hazırlama, paketleme, soğuk odalar ile fırın, sucuk üretim ve araç bakım birimlerimizi aynı çatı altında toplayacağız. Ayrıca, sebze meyve dalında faaliyet gösteren diğer şirketimiz ‘Meseri’ yem kadrosu ile resmen operasyona başladı. Bunlarla meşgul olurken, durmadık ve yeni projelerde de hız aldık. İki yeni mağaza anlaşması daha yaptık. 25 Eylül’de Mersin- Mezitli mağazamızın resmi açılışını yaptık. Daha sonrasında 2010 Ramazan ayında Adana-Türkmenbaşı mağazamızı açmak üzere inşaat çalışmalarına başladık. Bu mağazamız Adana’daki ilk apartman altı olmayan çatı tip projeli mağazamız olacak. 1999 yılında ‘2010’da yüz kasa hedefine ulaşacağız’ demiştik. Şu anda 4 ay öncesinden 101 kasa olduk. Yeni hedefimiz, 2030 yılında 250 kasaya ulaşmak.”
Hedef, gıda perakendeciliğinde Çukurova liderliği
Groseri olarak yatırımlarına hızla devam edeceklerini kaydeden Levent Uğurses, iyi bir lokasyon tespit etmeleri halinde 18 ayda bir mağaza açmaya devam edeceklerini açıkladı. Çukurova Bölgesi’nde gıda perakendeciliği alanında lider olmak istediklerine vurgu yapan Uğurses, şunları söyledi: “Adana, Mersin ve Ceyhan operasyonumuza ilave Tarsus, Hatay, İskenderun, Osmaniye, Kozan, Silifke, Erdemli gibi komşu yerleşimlere de açılmak istiyoruz. Sonrasında gelişen dinamikler bizi bölge dışına taşırsa önceliğimiz İstanbul’da olmaktır, ilerdeki en büyük hedefimiz de Paris ve Londra’da mağazalar açmaktır. İnandığım Türk lokal perakendeciler mutlaka bir gün Avrupa’da bu işi başaracaklardır. Biz olmasak da Türkiye’den mutlaka birileri becerecektir bu işi, çünkü insan kimyamız ve kültürümüzün bizlere verdiği tüm özellikler bu işi başarma şansımızı Avrupalı’dan daha yüksek hale getirmektedir.”
Kaynak: Dünya Gazetesi
Genel Haberler
Dev satın alma tamamlandı
CarrefourSA hisselerinin yüzde 89,28’inin Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık’a (A101) devri tüm yasal onayların ardından resmen tamamlandı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, CarrefourSA’nın sermayesini temsil eden payların yüzde 89,28’lik bölümünün Aydın Grup’a devrine ilişkin Rekabet Kurumu dahil tüm yasal onay süreçleri tamamlandı ve devir işlemi gerçekleşti.
Devirle birlikte Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık şemsiyesi altında yer alan perakende devleri CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. Bu yeni döneme CarrefourSA CEO’su Hatice Evren liderlik edecek.
Açıklamada görüşleri yer alan Aydın Grup Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Bostan, yeni bir sayfa açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“CarrefourSA’nın yeni yatırımımızla sağlamlaşacak finansal yapısı, bize daha cesur adımlar atma imkanı veriyor. Mağazalarımıza gelen herkes için daha iyi bir deneyim sunmayı, alışverişi daha keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz. İş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz açısından da güven veren, değer yaratan ve birlikte büyüme iştahını artıran bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Çalışanlarımız için ise enerjisi yüksek, gelişim alanı açan, parçası olmaktan gurur ve heyecan duyulan bir iş yeri olmayı hedefliyoruz. Güçlü bir finansman, ekosistem ve sağlıklı bir ticaret, bu yolculuğun merkezinde yer alacak.”
Erhan Bostan, CarrefourSA’nın en güçlü yönlerinden birinin taze, kaliteli ve zengin ürün çeşitliliği olduğunu belirterek, bu gücü daha da büyüterek Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacaklarını bildirdi.
Bostan, “Hedefimiz, Türkiye’nin her ilinde ve çok daha fazla noktada tüketicilere ulaşmak ve erişilebilirlikle kaliteyi birlikte geliştirmektir. Ekonomiye kattığımız değeri, istihdamımızı ve yerli tedarikçilerimizle kurduğumuz iş birliğini çok daha öteye götüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Sabancı Holding 85.5 milyon dolar ödeme yaptı
Nisan ayında satışa ilişkin Sabancı Holding tarafından yapılan açıklamada satış işleminin 325 milyon dolarlık şirket değeri üzerinden yapılacağı ifade edilmişti.
Söz konusu açıklamada şu bilgiler yer almıştı:
“Söz konusu Sözleşme uyarınca, Carrefoursa’nın 325.000.000 ABD Doları olarak belirlenen toplam şirket değeri esas alınarak hesaplanacak nihai hisse değeri, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi tutarları üzerinden yapılacak kapanış düzeltmelerine tabi olacaktır. Kapanış düzeltmeleri sonucunda hesaplanacak nihai hisse değerinin negatif olması halinde, söz konusu negatif farkın ana ortaklara isabet eden kısmının tamamı için Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş.’ye ek bir finansal yükümlülük çıkabilecektir.”
Sabancı Holding tarafından KAP’a gönderilen açıklamada ise şu bilgiler yer aldı:
“Carrefoursa’nın 325.000.000 USD olarak belirlenen toplam şirket değerinin, sözleşmede belirtilen şartlara uygun şekilde kapanış tarihindeki net borç ve net işletme sermayesi tutarları dikkate alınarak düzeltilmesi sonucunda Sabancı Holding tarafından Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye 85.479.120 USD ödeme yapılmış olup, kapanış hesaplarında yapılacak çalışma sonrasında söz konusu ödeme tutarı güncellenecektir.”
CarrefourSA CEO Kutay Kartallioğlu, bu konuda şu açıklamada bulundu:
“Şirketimizde yeni bir dönem başlıyor: Yapılan Genel Kurul toplantısı ile birlikte şirketimizin ana hissedarlık yapısı değişti ve Yeni Mağazacılık A.Ş. (Aydın Grubu) CarrefourSA’nın ana hissedarı oldu. A101 ve CarrefourSA markaları farklı yönetim yapıları ve ayrı çatılar altında, kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde hareket edecekler, bunu tekrar vurgulamak isterim. Şirketimize, iş ortaklarımıza, müşterilerimize ve tüm CarrefourSA ailesine hayırlı, uğurlu olsun.
Ben ise CarrefourSA’da geçen 22 yıl ve Sabancı Topluluğu bünyesindeki 25 yıllık yolculuğumun ardından bayrağı devrediyorum; planlı ve güvenli bir geçiş için bir süre daha CEO danışmanı olarak destek vermeye devam edeceğim.
Son sekiz yıldır CarrefourSA’nın CEO’su olarak görev yapmak, meslek hayatımın en büyük ayrıcalıklarından biri oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, büyük bir gurur ve derin bir minnettarlık hissediyorum.
Bu süreçte CarrefourSA’yı daha güçlü, daha çevik ve geleceğe daha hazır bir şirkete dönüştürmek için önemli adımlar attık. Dijital dönüşümü hızlandırdık, yapay zekâyı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası hâline getirdik, çok kanallı yapımızı güçlendirdik, sürdürülebilirlik hedeflerimizi ileri taşıdık ve uzun yıllar değer üretmeye devam edecek bir inovasyon kültürü oluşturduk.
Ancak en değerlisi, tüm bunları birlikte başarmış olmamızdı. Bu yolculuk boyunca birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadığım tüm CarrefourSA ailesine; Sabancı Topluluğu’na, Carrefour Grubu’na, Yönetim Kurulumuza, müşterilerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Güveniniz, desteğiniz ve ortak vizyonumuza olan inancınız, bu başarı hikâyesinin en değerli parçası oldu.
Şimdi ise geçmişe duyduğum büyük bir minnettarlıkla, geleceğe aynı heyecan ve merakla bakıyorum. Teknolojinin, yapay zekânın ve dönüşüm odaklı liderliğin iş dünyasını yeniden şekillendirdiği bu dönemde; büyüme, dönüşüm ve kalıcı değer yaratımına katkı sağlamayı heyecanla bekliyorum.
Bu yolculukta birlikte yürüdüğüm herkese gönülden teşekkür ediyorum.”
Yeni CEO Hatice Evren kimdir?
CarrefourSA ve A101, faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürecek. CarrefourSA’daki yeni döneme ise CEO Hatice Evren liderlik edecek.
Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu olan Hatice Evren, 2010 yılında ABD’ye giderek New York Üniversitesi’nde Yönetim yüksek lisansı yaptığı sırada Araştırma Asistanı olarak çalıştı ve orada kendi girişimini de kurdu. Daha sonra The Boston Consulting Group bünyesinde çalışmaya başlayan Evren, Harvard Business School’da MBA eğitimini tamamladı. MBA sonrası The Boston Consulting Group İstanbul ve Dubai ofislerinde çalıştı.
2019 yılından itibaren Getir’e katılan Hatice Evren, Chief Transformation Officer olarak göreve başladı. 2021 yılında Getir ve GetirMore’un CEO’luğunu üstlendi. 2023 -2024 arasında Chief of Global Functions olarak teknoloji, veri, ürün, müşteri hizmetleri, tedarik ve lojistik zinciri ve operasyonel mükemmellik departmanlarında tüm coğrafyalarda (Türkiye, Avrupa, ABD) küresel fonksiyonların liderliğini yaptı. Ocak 2024-Kasım 2024 arasında ABD Grubu (Getir&Fresh Direct) CEO’su olarak görev yaptı. Getir’in Türkiye’deki market hizmetlerinin (Getir & GetirBüyük) CEO’su olarak devam etti.
Genel Haberler
İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden ödüllü yarışma
İstanbul Ticaret Üniversitesi, “Bilgi, Organize Perakendesiyle Buluşuyor” adı altında bir yarışma düzenledi.
Dereceye girenlere “Ekrem Özen Perakende Değer Katan Araştırmalar” ödülü verilecek. “Organize Gıda Perakende Yönetiminde Yeni Paradigmalar” kitabında da özgün araştırmalara yer alacak.
Üniversiteden yapılan açıklamada, “Organize gıda perakendeciliğine yönelik özgün araştırmalara editörlü kitapta yayınlama fırsatı tanınacak” yer alırken jüri tarafından seçilen çalışmalarında ödüllendirileceği ifade ediliyor.
Konu başlığı ve özet gönderimi için son tarih ise 7 Ağustos 2026.
İletişim: retailresearch@ticaret.edu.tr
Genel Haberler
Müşteri ilişkilerinde yapay zeka devrimi
Küresel pazar verilerine göre, müşteri ilişkileri yönetimi dünyada en hızlı büyüyen yazılım segmenti olmayı sürdürürken pazar büyüklüğünün 2026 yılında 126,17 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırım getirisinin (ROI) her 1 dolarlık harcama için yaklaşık 8,71 dolar kazanç sağladığı bu yeni ekonomik düzende, veri odaklı stratejiler bir tercih olmaktan çıkarak her ölçekteki işletme için stratejik bir gereklilik haline geliyor. Özellikle hiper-kişiselleştirme ve deneyim ekonomisinin ön plana çıktığı günümüzde, müşterinin bir sonraki adımını tahmin edebilen yapay zeka destekli sistemler rekabetin ana belirleyicisi konumunda bulunuyor.
Nitekim Nobel ödüllü davranış bilimci Daniel Kahneman’ın “hızlı ve yavaş düşünme” teorisine göre insan kararlarının yaklaşık yüzde 95’i bilinçaltında ve anlık şekilleniyor; yalnızca yüzde 5’i bilinçli bir akıl yürütmeden geçiyor. Geleneksel CRM sistemleri ise büyük ölçüde bu yüzde 5’lik katmanı, yani müşterinin ne aldığını kaydedebiliyor; kararın arkasındaki asıl tetikleyiciyi, nedeni ise büyük ölçüde kaçırıyor.
Yapay Zeka destekli müşteri yönetiminin kurumsal gelecekteki rolünü vurgulayan OBASE CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, konuyu şu sözlerle özetliyor: “CRM sistemleri sayesinde uzun süredir müşterilerimizin davranışsal verisini yüksek doğrulukla gözlemleyebiliyoruz. Müşterilerin neye, ne zaman, ne kadar ve ne sıklıkta para harcadığını ölçebilir durumdayız. Makine öğrenmesi tabanlı modellerle bir sonraki satın alma davranışını tahmin edebiliyor, ‘ne satın alabilir?’ sorusuna güçlü cevaplar üretebiliyoruz.”
Geleneksel yöntemlerin kurumsal veriyi analiz etme yeteneğine sahip olduğunu ancak arka plandaki derin motivasyonu çözme noktasında yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirten Dal, sözlerine şöyle devam etti: “Büyük Dil Modelleri (LLM) artık bu süreci kökten değiştiriyor; müşteri etkileşimlerini sayısal verilerin ötesine taşıyarak anlamsal veri olarak işliyor. Sohbet kayıtları, çağrı merkezi transkriptleri, e-posta içerikleri ve sosyal medya mesajları aracılığıyla müşterinin gerçek ‘niyetini’ ve motivasyonunu kavramak artık mümkün hale geliyor. Böylece CRM sistemleri, sadece davranışsal hareketleri izleyen yapılar olmanın ötesine geçerek gerçek anlamda kurumsal motivasyonları anlayan yepyeni bir mimariye dönüşüyor. Örneğin bir müşteri ‘hafta sonu misafirlerim gelecek, glutensiz tarifler için neler önerirsin?’ diye sorduğunda, aslında yalnızca bir sepet değil; kalıcı bir beslenme hassasiyeti hakkında bilgi veriyor. Ya da bir kutlama için ürün ararken, taraftarı olduğu takımı ve katılmaktan keyif aldığı etkinlik türünü de bizimle paylaşmış oluyor. Bu bilgiyi elinde tutan perakendeci, müşterisini artık çok daha derinden tanıyor.”
AIR ile CRM teknolojileri öğrenen yapılara dönüşüyor
AIR Yapay Zeka Platformu, CRM sistemlerini yalnızca analiz yapan araçlar olmaktan çıkarıp sürekli öğrenen sistemlere dönüştürüyor. Geleneksel sistemlerde müşteri davranışının pasif olarak izlendiği dönem, yerini yapay zeka destekli aktif öğrenme süreçlerine bırakıyor. Kullanıcıdan gelen tüm bilgileri bağlamsal olarak ele alıp işleyen bu yeni mimaride; müşteri, ürün arama sürecinde satın alma gerekçesini kendi ifadeleriyle ayrıntılı biçimde ortaya koyabiliyor. Satın alma sürecine eşlik eden yapay zeka araçları, müşteriye doğrudan ‘Bu ürünü neden tercih ettiniz?’ diye sorarak bu kıymetli bilgiyi kurumsal hafızanın resmi ve sistematik bir parçası hâline getiriyor.
Obase AIR; yapay zekanın kurumlarda güvenli, anlamlı ve sürdürülebilir biçimde çalışabilmesi için gereken tüm bileşenleri tek bir mimaride bir araya getiren uçtan uca bir platformdur. Kurumun dağınık veri kaynaklarını, iş süreçlerini ve yapay zekâ modellerini ortak bir zeminde buluşturarak teknolojiyi operasyonların ayrılmaz bir parçası hâline getiriyor.
Büyük dil modellerini (LLM) kurumun kendi verisiyle çalışacak şekilde konumlandıran platform, yapay zeka profesyonellerine genel geçer cevaplar üreten bir araç sunmanın ötesine geçerek kurumun bağlamını, terminolojisini ve müşteri gerçekliğini anlayan güçlü bir iş ortağına dönüşüyor. Güvenli veri yönetişimi, yapılandırılmamış veriyi anlamlandıran bağlamsal zeka yardımı ve mevcut sistemlerle sorunsuz entegrasyon bu yapının temel taşlarını oluşturuyor. Bu bütünleşik ekosistemde kurumlar artık sadece ‘ne olduğunu’ değil, ‘neden olduğunu’ yani davranışın altındaki gerçek motivasyonu da anlayan, ölçeklenebilir ve kalıcı bir kurumsal yeteneğe kavuşuyor.
