Genel Haberler
Sektör çalışanlarına teşekkür ettiler!
Kategori Mağazacılığı Derneği (KMD) tarafından yedinci kez düzenlenen Perakende Teknolojileri Konferansı’nın 7 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirilen,
perakende sektörünün önemli çatı kuruluşlarının başkanlarının yer aldığı ilk oturumunda; KMD Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Tınastepe’nin moderatörlüğünde, Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Yönetim Kurulu Başkanı Galip Aykaç, Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Altaş, Tescilli Markalar Derneği (TMD) Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Stamati ve Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Demirer’in katılımıyla “Yeni Normal Ne Getirecek?” konusu işlendi.
Oturumda pandemi döneminin nasıl geçtiği, bu dönemin zorluklarına karşı nasıl önlemler alındığı ve gelecek dönem için beklentiler görüşüldü. Tüketici ihtiyaçlarının karşılanmasında operasyonlarını kesintisiz sürdüren perakende işletmelerinin en önemli yatırımı olan insan kaynağının bu dönemde daha da hayati değer taşıdığını vurgulayan KMD Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Tınastepe, sağlık çalışanlarından sonra bu dönem en önemli ve özverili mücadeleyi, canla başla işlerini yapan perakende çalışanlarının verdiğini belirtti.
TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, “Dijital alışveriş deneyiminin önemine daha çok ağırlık vermeli ve yatırımlarımızı şekillendirmeliyiz.” dedi. Bu dönemde kamu kurumlarıyla yapıcı bilgi alışverişinin sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Özpamukçu, “Sektörün, kira yardımı, borçların silinmesi gibi talepleri sürmekle beraber, kısa çalışma ödeneğinin devamı, ertelenen taksit ve vergi borçlarının ötelenmesi gibi beklentilerimizi de ilgili kurumlarla takip ediyoruz.” dedi.
Pandemi öncesinde gıda perakendesinin gerekli tedbirlerini alarak tüm tedarik zincirinde planlamalarını hayata geçirdiğini ifade eden GPD Yönetim Kurulu Başkanı Galip Aykaç “Sürecin başarılı yönetilmesinde, ortak hareket etmek ve hızlı tedbir almak önemli rol oynadı. Çalışanlarımızın sağlığının korunması için ekstra önlemler aldık. Kamunun aldığı önlemler ve yapıcı işbirlikleri de süreci yönetmemizde bize yardımcı oldu. Bu dönemde iletişimin de ne kadar önemli olduğunu gördük, kazandığımız deneyimler geleceğimizi planlarken bize yol gösterdi.” dedi.
Maliyetlerin artmasıyla sektörün olumsuz etkilendiğini belirten TMD Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Stamati “Dövizin dalgalanması, ek maliyetler, gümrük vergilerindeki düzenlemeler neticesinde, ithal ürün ağırlıklı hazır giyim perakendecileri olarak karlılıklarımızdan vazgeçerek ihtiyaçları karşılamaya çalıştık. Dijital çözümler sayesinde müşterimize evlerinde ulaştık ve satışlarımızı dengeledik.” dedi. E-ticaretin önemine değinen Stamati, teknolojinin gelişimiyle e-ticaret ve omnichannel uygulamalarının daha da çeşitleneceğini ve deneyimi ön plana çıkaracağını beklediklerini belirtti.
Hizmet ve deneyim satan bir kategori olarak, restoranlar ve gastronomi işletmelerinin pandemiden ağır etkilendiğini ifade eden TURYİD Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Demirer “Normalleşmenin hızlanmasıyla ve virüs ile mücadelede başarıya ulaştıkça, gerekli tedbirler de alınarak, sosyalleşmenin hızla artacağını bekliyoruz. Bu dönemin bize getirdiği yeniliklerle, menü inceleme, sipariş verme, ödeme gibi tüm hizmetleri temassız ve dijital yöntemlerle yapabilir durumdayız. Bu gelişmeler daha da artacak ve yeni deneyimler yaşatmak amaçlı kullanılabilecek.” dedi. Desteklerin sektör için önemine değinen Demirer, KDV indiriminin sürmesi, çalışma saatlerine dair düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi ve finansmanı kolaylaştıracak çözümler konusunda sektörün talebi olduğunun altını çizdi.
Perakende sektörü için büyük değeri olan alışveriş merkezlerinin, gerek oluşturduğu istihdam gerekse yatırım büyüklüğü olarak genel ekonomideki önemli etkisine değinen AYD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Altaş, perakende mağazalarına sağlanan kirasız dönem desteğinin dünyada tek örnek olduğunu belirtti. Altaş “Normalleşmenin ilk adımı alışveriş merkezlerinde atıldığı için yanlış bir algı oluştu. Halbuki alışveriş merkezleri kurumsal yönetimleri, tedbirlerin eksiksiz uygulanması ve denetimlerin sıkı takibi sayesinde çok güvenli mekanlar. Müşteri trafiğini etkileyen diğer bir konu olan iklimlendirmenin yapılamaması konusunun çözüme ulaştırılması için çalışmalarımız sürüyor. Mevcuttaki iklimlendirme sistemlerimiz, farklı mekanlardaki sistemlerden çok daha gelişmiş seviyededir. Bu algının değişmesi için perakendecilere de görev düşüyor. Bu konuda da destek bekliyoruz.” dedi. Kira indirimleri ve artış oranları konusuna da değinen Altaş döviz borcu olan alışveriş merkezlerinin, kiralarda TL’ye dönüş benzeri kredi ödemelerinde de dövizden TL’ye dönüş olması şeklinde desteklere ihtiyacının olduğunu vurguladı.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
