Genel Haberler
TELKODER: “Türk İzleyicisi Vergi Cezasına Çarptırılmış Durumda!”
Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), D.Smart, Turkcell ve TTNET gibi TV platform işletmecilerinin uydu ve internet üzerinden sunduğu TV hizmetleri üzerindeki %33’lük vergi oranının çok yüksek seviyede olduğuna dikkat çekti.
TV yayınlarını eskiden çatılarımıza, balkonlarımıza kurduğumuz antenler aracılığıyla seyrediyorduk. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte uydu ve İnternet üzerinden, sadece oturma odalarımızdaki TV cihazımızdan değil, bilgisayarlarımızdan, tabletlerimizden ve cep telefonlarımızdan da TV seyretmek artık mümkün hale geldi. Bu yayınları D.Smart, Turkcell ve TTNET gibi TV yayıncılığı platformu sunan şirketlerden satın almaya başladık. Bu süreçte dünyadaki örneklerinden farklı olarak Türkiye’deki vergi oranları sebebiyle tüketicilerin cebinden daha fazla para çıkarken, bu hizmetlerin oluşturduğu sektör ise beklendiği gibi gelişmiyor. Bu soruna dikkat çekmek isteyen TELKODER tarafından yapılan açıklama ise şöyle:
Deprem Geçti, Artçısı Olan Vergiler 15 Yıldır Kesintisiz Sürüyor
1999 yılında yaşadığımız deprem ile geçici olarak hayatımıza giren Özel İletişim Vergisi (ÖİV), o tarihten bu yana devam ederek kalıcı duruma getirildi. Bu vergi daha sonraki yıllarda İnternet hizmet bedelleri %25-15’ler seviyesinden %5’lere kadar çekildi. Ancak, yayıncılık platformu hizmetlerindeki vergi yükü olduğu gibi bırakıldı. Bu durumdan bilgi ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan yayıncılık platformu olumsuz yönde etkileniyor ve bunun nihai etkisini de tüketici çekiyor. Bu vergiler, tüketicinin cebinden çıkıyor ve bilginin büyük kitlelere ulaşmasını önlüyor.
Dünyada iletişim hizmetlerine uygulanan vergiler ile ülkemizde uygulanan vergiler karşılaştırıldığında, Türkiye’de hem uygulanan vergilerin çok çeşitli ve karmaşık olduğu hem de vergilerin çok yüksek oranlarda uygulandığı görülüyor. Dünyada tüketicinin TV seyretmek için verdiği vergi oranı ortalama %20’ler seviyesinde iken ülkemizde %33 (KDV+ÖİV) oranında olduğu görülüyor. Ayrıca, ülkemizde yayıncılık platformlarının yayınlarının izlenebilmesi için kullanılan alıcı cihazları (receiver) üzerinden ithalat veya imalat aşamasında %19,7 oranında Özel Tüketim Vergisi, Bandrol ve Kültür Bakanlığı kesintileri de alınıyor. Bunların da en fazla %10 olacak şekilde azaltılması gerekiyor.
PAY TV Kullanım Yaygınlığı AB’de %63, Türkiye’de %30 Civarında
Bu vergiler ve kesintiler kullanım yaygınlığını olumsuz etkiliyor. Avrupa Birliğinde %63, Doğu Avrupa ülkelerinde %50’ler seviyesinde olan kullanım yaygınlığının ülkemizde %30’lar seviyesinde olduğunu tahmin ediyoruz. Hatta Doğu Avrupa ülkelerinde 2017 itibariyle %61 seviyesine ulaşması bekleniyor. Ülkemizde, Maliye Bakanlığı ile Ulaştırma Denizcilik Haberleşme Bakanlığı tarafından acil olarak yeni bir sektörel vergi reformu yapılmasına ihtiyaç duyuluyor.
Diğer yandan, Yayıncılık platformlarınca yapılan TV ve radyo gibi içerik satışı elektronik haberleşme hizmeti olmadığından sunulan bu hizmetler dolayısıyla alınan içerik bedellerinin Özel İletişim Vergisi (ÖİV)’ye tabi tutulmaması da gerekiyor. Tüketiciler içerik üzerinden ÖİV ödemek zorunda kalmamalılar.
Yerli Şirketler Vergi Yüküyle Ezilirken Yabancılar Çok Rahat
Ülkemizde uydu ve İnternet üzerinden film, dizi gibi alanlarda yayın yapan ve 6112 sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun kapsamında yerleşik kabul edilmediğinden lisans almak zorunda olmayan bazı yabancı kanallar ücret karşılığında izleniyor. Ancak bu yayınları yapan yabancı şirketler devlete vergi ödemiyorlar. Aynı işi yapan yerli şirketler ise devlete her türlü vergilerini ödüyorlar. Bu durum sektörde haksız rekabete yol açıyor. Devlet vergi kaybediyor. Haksız rekabete sebep olan ve vergi kaybına yol açan bu uygulamaların da makul çerçevede düzenlemesi, şartların dengelenmesi gerekiyor.
Genel Haberler
İsmar üyelerinden “Nostaljik” buluşma
1992 yılında Antalya’da Unilever tarafından gerçekleştirilen bir toplantıda tanışan İstanbullu marketçilerin ilerleyen aylarda oluşturdukları İsmar Marketler Zinciri üyeleri, aradan geçen 34 yıl sonra Hasan Yalçın’ın ev sahipliğinde, Ali Rıza Karadağ’ın koordinasyonunda 17 Ocak 2026 tarihinde Florya Uludağ Restorant’ta geleneksel buluşmalarında bir araya geldiler.
Birlikte ticari ilişkilerde de bulunan üyeler, dostluklarından hiçbir zaman taviz vermediler. 1992 yılında temelleri atılan İsmar, gelecekte de İstanbul PERDER’in oluşumuna neden oldu. İsmar üyeleri, geleneksel hale getirdikleri bu yemekler ile dostluklarını pekiştirirken sektörün geleceğine de adeta ışık tutuyorlar. Toplantıya katılan Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, bakliyat konusunda yaşanan gelişmeleri anlatırken kırımızı mercimek hariç tüm bakliyat çeşitlerindeki fiyat artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığını dile getirdi. Kaanlar Gıda Başkanı Mustafa Kaan’da süt sektöründe yaşanan gelişmeleri vurguladı. Kiler Holding Başkanı Nahit Kiler’de sektörel tecrübe ve birikimlerini dostlarıyla paylaştı.
Hasan Yalçın’da konuşmasında tüm katılan dostlarına teşekkür ederken mazeretleri nedeniyle katılamayanlarında mesajlarını iletti. Ali Rıza Karadağ ise konuşmasında buluşmanın unutulmayacak bir gün olduğunu, katılamayan arkadaşların mesajları ile hepsini yanlarında hissettiklerini ifade etti. Nahit Kiler ise bir sonraki buluşmanın Ramazan ayında Levent’teki Kiler Holding merkezinde iftar yemeği olarak gerçekleşeceği açıklamasında bulundu.
Katılanlar
Oturanlar soldan sağa: Mustafa Aslan, Kazım Bilgen, Muhsin Aslan, Şaban Ulu, Fehmi Kale, Mustafa Kağan, Alirıza Karadağ, Mehmet Reis, Nahit Kiler, Hasan Yalçın, Halil Göktürk, Mehmet Genç, Faik Karadağ.
Ayakta duranlar soldan sağa: Hakan Çemberci, Hüsnü Yazıcı, Metin Şakar, Ahmet Özdemir, Besim Açıkgöz, Metin Toka, Ahmet Toka, Sinan Şişeci, Kenan Şişeci, Alirıza Şişeci, Özgür Sezer, Ünal Nayman.
Mesaj gönderenler: Abdurrahman Kopuz, Ahmet Kanal, Ali Bilgen, Aslan Akyürek, Cemal Parlak, Cemal Özen (Onur Market), Erdal Tüfekçi, İbrahim Dilmaç, Mahmut Kara (Çağrı Market), Mehmet Yeğen (Anpa market), Rahim Tüfekçioğlu, Tuncer Ekiz
Genel Haberler
A101, e-ticaret yatırımlarına devam ediyor
Türkiye’nin 81 ilindeki 13 bini aşkın mağazasıyla perakende sektörünün en yaygın zincirlerinden olan A101, dijitalleşme ve tekno-perakendecilik vizyonu doğrultusunda e-ticaret alanındaki yatırımlarını büyütmeye devam ediyor.
Operasyonlarını çeşitlendiren A101, Düzce’nin Cumayeri ilçesinde yeni e-ticaret deposunu devreye alarak lojistik kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Yeni açılan tesisle A101’in toplam e-ticaret depo sayısı 2’ye, toplam depo kapasitesi ise %40 oranında artışa ulaştı. Böylece markanın e-ticaret sipariş operasyonları hem hız hem de erişilebilirlik açısından daha güçlü bir yapıya kavuştu. Tam kapsamlı yangın güvenlik sistemleriyle de donatılan tesis, A101’in operasyonel verimlilik ve iş güvenliği standartlarını en üst seviyede karşılayacak şekilde tasarlandı.
Yeni depo, artan online talebe hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunma hedefi doğrultusunda A101’in e-ticaret operasyonlarına önemli bir ivme kazandırmayı hedefliyor. Başta Batı Karadeniz ve Marmara olmak üzere geniş bir bölgeye daha hızlı teslimat imkanı sağlayan tesis, rota optimizasyonu, stok yönetimi ve müşteri deneyiminde katma değer yaratma misyonuyla hayata geçirildi. Depoda uygulanan gelişmiş stok yönetimi ve talep tahmini modelleri, ürün bulunurluğunu artırarak müşteri memnuniyetini güçlendirmeyi de hedefliyor.
Yeni e-ticaret deposu, A101’in sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimi yaklaşımının da önemli bir halkasını oluşturuyor. Enerji verimliliği, süreç optimizasyonu ve teknoloji entegrasyonuna dayalı altyapısıyla tesis; daha düşük karbon ayak izi, kaynak verimliliği ve dijitalleşme odaklı perakende modeline geçişi destekliyor. A101, e-ticaretteki büyüme kararlılığını sürdürürken, sürdürülebilirlik standartlarıyla uyumlu ve geleceğe hazır bir lojistik ekosistemi geliştirmeye yönelik yatırımlarına da devam ediyor.
Genel Haberler
Hanif Pehlivanoğlu Marketleri, kepenk indirdi
Ege perakende sektöründe uzun yıllar süren bir dönem Hanif Pehlivanoğlu marketlerinin kapanmasıyla sona erdi. 1980’li yıllardan bu yana sektörde yer alan iş insanı Hanif Pehlivanoğlu, Ege Bölgesi’ndeki son mağazalarını da kapatarak faaliyetlerine nokta koydu.
Ege Bölgesi’nin perakende alanında en bilinen markalarından biri olan Hanif Pehlivanoğlu Marketçilik, tüm mağazalarını kapatarak sektörden çekildi. Bir dönem bölge geneline yayılan 68 mağazasıyla dikkat çeken şirket, son iki yıldır uyguladığı küçülme politikasını tamamen sonlandırma kararıyla tamamladı.
Son bir yıl içerisinde 16 mağazasını kapatan Hanif Pehlivanoğlu, geçtiğimiz günlerde İzmir’in İçmeler, Poligon, Küçükyalı, Karşıyaka, Güzelbahçe, Bornova, Alsancak ve Çeşme Ilıca şubelerinin de faaliyetlerine son verdi. Böylece Ege’de Hanif Pehlivanoğlu ismiyle hizmet veren son marketlerin de kepenkleri indirildi.
Hanif Pehlivanoğlu’nun perakende serüveni, 1980 yılında Üçkuyular’da açılan ilk mağaza ile başladı. Ali Pehlivanoğlu, Muharrem Pehlivanoğlu ve Hanif Pehlivanoğlu kardeşler, yaklaşık 35 yıl boyunca birlikte büyüttükleri Pehlivanoğlu Şirketler Grubu’nu 2015 yılında üçe bölme kararı aldı.
Bu ayrılığın ardından Ali Pehlivanoğlu ve Muharrem Pehlivanoğlu, Ege Bölgesi’nin farklı illerinde faaliyetlerini sürdürürken, Hanif Pehlivanoğlu ise son yıllarda yaşanan ekonomik koşullar ve sektörel rekabet nedeniyle kademeli olarak mağazalarını kapattı.
Hanif Pehlivanoğlu’nun sektörden çekilmesi, Ege perakende dünyasında “bir dönemin kapanışı” olarak yorumlanıyor. Yerel markaların zincir marketlerle artan rekabeti karşısında ayakta kalmakta zorlandığı bir süreçte alınan bu karar, sektör temsilcileri tarafından dikkatle izleniyor.
